• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
Download
 
EKMEK
&
ÖZGÜRLÜK
 AYLIK YASİ DER
u
SAYI 2
u
EKİM 2009
u
2TL
Yıkmazsanız,kapitalizm yıkılmaz
IMF direktörü için İstanbul’daen iyi yerin, yerin yedi kat altıolduğu bundan daha iyi anlatı-lamazdı Dominique Strauss-Kahn’a: Kendisi, İstanbul’da biran için gün yüzünü görebilirdiama o zaman da kocaman göv-desini ayakkabı teki hede ala-bilirdi. Mahir Çayan’ın on yıllarönce ileri sürdüğü “çağımızdaemperyalizm bir içsel olgudur”argümanı ancak Kahn’ın Kon-eransı sırasında olduğu kadarhakikate yakın bir anlatıma ka-vuşabilirdi. Kendisine öykünü-len Irak’lı gazeteci Muntadaral-Zeidi işgalci ABD BaşkanıBush’un kaasına Bağdat’taTürkiye’den ithal edilmiş bir“no name” ayakkabı atmıştı.IMF Başkanı’nın kaasına İs-tanbul’a atılansa, büyük olası-lıkla Vietnam ya da Çin’de üre-tilmiş bir Alman markası -“Ni-ke”- idi. Kapitalizmin bütündünyayı saran küreselbunalımı, yalnızca bü-rün ülkelerin bir ve ay-
AKP hükümeti IMF ile bir yeni anlaşma imzalamasa da bu onusermayenin kolekti menajeri olmaktan alakoymayacak
Ülker
>>
12
Dalfidan
>>
14
Kalyon
>>
16
Yurtsever
>>
18
Yeşilöz
>>
26
Tonak 
>>
36
Tören
>>
34
Sönmez
>>
44
Cumhuriyet Kürtler için debayram olacaksa…
Yalçın Yusuoğlu
saya
>>
10
Şener
>>
42
Adana Demirspor-Livorno karşılaş-ması sadece utbol değildi, kardeşlik-ten de azlasıydı ama polis coplarıçalışmaya başlayınca güzel rüyamızkorkunç bir kabusa dönüştü.
Kılıç
>>
25
Liman direnişini örgütleyen TÜM-TİS eği-tim uzmanı Savaş Gürkan, direnişe katıl-mış işçilerden Battal ve Petrol-İş şube baş-kanı TÜRK-İŞ il temsilcisi Adil Alaybeyoğ-lu ile Ekmek & Özgürlük Mersin temsilci-leri konuştu.
>>
2Ertuğrul Kürkçü
 
Okur Mektubu
2
EKMEK & ÖZGÜRLÜK
Serbest bölge işçiler için bircezaevi. Son dönemlerde kri-zin de etkisiyle bölgede iştenatmaların hortlaması, işçiler-de büyük bir korku ve kaosasebep olurken, patronlar cep-hesinde güce dönüştü. Bun-dan dolayı, işçiler ayağındanprangaları ve sırtından kamçı-sı eksilmeyen bir kölelik süre-cine sokuldu. Burada tuvalet ihtiyacını karşılarken bile, pat-ronların istekleri doğrultu-sunda hareket etmenin dışın-da hiçbir seçenek yok. İşçiysenhastalanamaz, özel bir işinolamaz, ailen olamaz, arkada-şın olamaz, sosyal yaşantın hiçolamaz, bedenen ve ruhen yo-rulmuş olamazsın… Hiçbir şe-kilde bu tür “lükslerin” olamazkısacası.Bütün ipler patron ve onunmaşa olarak kullanıldığı uşak-larının elindedir. Burada herşeyden önemli ve öncelikliolan patronun işidir. İşçilerinihtiyaç ve istekleri, son sırada-dır ve buna rağmen sıranın si-ze gelmesini sabırla beklese-niz de boşuna... Sıra hiçbir za-man bizlere gelmez!Deyim yerindeyse, bütün işçi-ler programlanmış birer ro-bottur. Sahip ne emrederseonu yaparlar. Ancak, “robot ol-maya razıyım, yeter ki ihtiyaç-larım karşılansın” diyerek ro-botların sahiplerinden gör-dükleri özenli bakımı görmeyibeklerseniz, yine yanılırsınız.Ben yirmi yıldır bölgede çalı-şıyorum. Hayatımın en güzelyıllarını bölge elimden aldı gö-türdü. Ben de öylece seyircikalmışım. Bunun da arkınaçok geç vardım.Bütün bu yaşananlara ve işçi-lerin bütün olanaksızlık ve ça-resizliklerine karşın; bütün iş-çilerin pimi çekilmiş birerbomba konumunda oldukları-nı hissediyor ve görebiliyo-rum.Bu ağır koşullar sırtlarında birkambur ve artık bu kamburlayürüyemiyorlar. Fakat bukamburdan, prangalardan vekamçılardan kurtulup dik du-rabilmek için gereken bilinç,özgüven ve inançtan da yok-sunlar. Ama beyinlerinde veyüreklerinde büyüttükleri öy-le bir öfke var ki kan ile gelenbebeğin doğumuna benzer.Mesele, onu avuçlarımızın ara-sına almayı becerip ne yapaca-ğımızı bilebilmekte. Belki bu-nun için de bir ışık, bir ses, birel ya da kendilerini güvendehissedebilecekleri bir dayanakgörmeyi bekliyorlardır.Dünya biz işçilerin sırtındandönüyor, patronlar bizim eme-ğimizle zenginleşiyor ve eme-ğimizin patronu oluyorlar. Buyük gemisi bizim gücümüz veemeğimizle ve onurlu bir ya-şam sürdürebilmek için sattı-ğımız emek gücümüzle yol alı-yor.Sahip olduğumuz gücümüzünbüyüklüğünü bilelim, görelim,anlayalım; bilmeyenlere, gör-meyenlere, anlamayanlara an-latalım, gösterelim, duyuralım.Emeğimize sahip çıkıp emeği-mize göz koyanlardan hesapsoralım. Hep beraber el ele “YaHepimiz, Ya Hiçbirimiz” sloga-nıyla başarabiliriz. Yeter kiinanalım…
Hatice Kaya
Mersin Serbest Bölge’de işçi ökesibileniyor
nı kriz dinamiğinin pençesindekıvranmalarına yol açmaklakalmıyor, baskı biçimlerini ol-duğu kadar o baskıları protes-to biçimlerini de benzeştiriyor.Gene de gözle görülür bir arkvar. Bu, kapitalist devletler veekonomilerin bu kuşatıcı süre-ci bir hiyerarşi içinde yaşama-larından doğan bir ark.Bunun bir sonucu, İstanbul’daKahn’a isabet etmeyen ayak-kabının sahibinin, birkaç saat sonra bir yaygın TV kanalındakendi eylemini yorumlayabil-mesiyse, öbürü, Al-zeidi’ninağır işkencelerden sonra ceza-evinde uzun bir süre geçirmekzorunda kalmasıydı.Farklar çok… Ancak kriz bütünbu arkları tek bir dünya eko-nomisinin işleyişi içinde gitgi-de daha çok eritiyor. Daha ge-riden gelen ülkeleri ilerlemele-ri nispetinde gitgide daha çokmerkez ülkelere yaklaştırıyor.Türkiye toplumsal mücadele-ler açısından son yirmi yıldagiderek daha yaygın bir biçim-de, kendi Batısı’ndaki toplum-ları bir dış bükey aynadan yan-sıtır oldu. Daha küçük ölçüdeve daha çarpık, ama benzer. Bubenzerlikler arasında, emekçisınıflar arasında krizden he-men sonra değilse de belirli birsürede baş göstermesi bekle-nen kitlesel karşı koyuşlarınortaya çıkmaması. İşçilerin işkayıplarını dolaysız kitleseltepkiler vermeksizin karşıla-maları, yoksulluk ve yoksunlu-ğu geleneksel telafi mekaniz-malarıyla –akrabanın, eşindostun yardımı, aşırı tasarru vb- gidermeyi seçmeleri. Dahasağa, popüler demagoglara ku-lak kabartmaya daha yatkınhale gelmeleri, kendi öz eylem-lerinden kuşku duymaları.Şüphesiz, bunların tam zıddıdavranışları daha küçük ölçek-lerde de olsa görmüyor değiliz;ancak hâkim yön bu değil he-nüz. Krizde kazanılan başarı-lar, direnişler, karşı koymakiçin oluşturulan yeni örgütlerekarşın, büyük kitlelerin dikkatiegemen sını seçenekleri ara-sında bir sarkaç gibi gidip geli-yor.Küresel kriz, Antonio Grams-ci’nin on yıllar önce hegemon-ya üzerine söylediklerini birkez daha doğruluyor. Kriz, ka-pitalist düzeni bütün hücrele-rine kadar sarabilir, onun da-yattığı değerleri yerle bir ede-bilir, onun üretim tarzını zıva-nasından çıkarabilir, onun de-mokrasisi, ya da diktatörlüğü-nün beş para etmez olduğunusergileyebilir. Ama eğer büyükkitleler, kapitalizmin emekleriüzerinde yükseldiği işçi yığın-ları, onun yıkılmakta olduğu-nun arkında, onun yerine talipdeğilseler, o hiçbir zaman ken-diliğinden yıkılmaz.Kapitalizm, bir şey, bir toplum-sal durum değil, bir ilişkidir:İnsanla insan arasındaki bağınpiyasa üzerinden kurulduğu,meta ve para türünden değerebüründüğü bir ilişki. Bu ilişkibüyük kitlelerin gözünde in-sanlığın ezeli ve ebedi hali ola-rak meşruiyetini sürdürdükçe,IMF’nin gelmesi de gelmemeside, Türkiye’nin IMF ile anlaş-ma yapması da yapmaması dakapitalistler karşısında emek-çilerin mağduriyetleri bakı-mından esaslı bir ark yarat-mayacaktır. O nedenle sosya-listlerin halka çıkıp çıplak ha-kikati anlatmaya devam etme-leri gerekiyor. Ya o, kendininolana hükmetmek, kendinineendisi olmak için ayağa kal-kacak ve kolekti sözcüsünü,sosyalist hareketi, öne doğruitecek, ya da kapitalizm ken-diyle birlikte bu dünyayı sonu-na doğru sürükleyecek. Amakitleler onun meşruiyetini sor-gulamadıkça ve yıkmak içinharekete geçmedikçe IMF’li yada değil kendi kendine yıkıl-mayacaktır. Onun yıkılmasıiçin devrimci hareketin emek-çileri ikamesi de çıkar yol de-ğildir, çünkü bir ilişki onun ikitaraı arasındaki gerilim katla-nılmaz hale gelmedikçe kop-maz. Kapitalizm emekçi ile ser-maye sahibi arasındaki bu rızasürdükçe “payidar” kalır. Onunyıkılması için sizin ondan vaz-geçmeniz, onu yıkmayı isteme-niz, ona son vermeniz gerekir.Bunun için harekete geçme-yenlerin neden kapitalizminbu büyük krizden geçerken deyerli yerinde durmakta oldu-ğuna şaşmamaları gerekir.
Yirmi yıldır bölgedeçalışıyorum. Hayatı-mın en güzel yıllarınıbölge elimden aldıgötürdü. Ben de öyle-ce seyirci kalmışım.Bunun da arkına çokgeç vardım.
>>
 
Türkiye
EKMEK & ÖZGÜRLÜK
3
DTP'li milletvekillerinindokunulmazlığına saldırı
Ankara 11. Ağır Ceza Mahke-mesi, DTP'li Emine Ayna, Sela-hattin Demirtaş ve Sebahat Tuncel'den sonra Aysel Tuğ-luk'un da mahkemeye zorla ge-tirilmesine karar verdi. Kararatepki gösteren Aysel Tuğluk,''zorla götürülsem de iade ver-meyeceğim'' derken, EmineAyna kararın Meclis çatısı al-tındaki eşitsizliği ve çite stan-dartı ortaya çıkardığını söyledi.Ayna, “Meclis’te milletvekili se-çilmeden önce haklarında on-larca yolsuzluk davası açılanBaşbakan’ın ve milletvekilleri-nin davaları dokunulmazlık ne-deniyle durduruldu. SadeceDTP’lilerin davalarının devametmesi ayrımcılıktır” dedi.DTP'liler bu krizin aşılması içinAnayasa'nın değişmesi gerek-tiğine dikkat çektiler. DTPGrup Başkan Vekili SelahattinDemirtaş şunları söyledi:“Mahkemenin yapabileceği birşey yoktu. Krizi mahkeme de-ğil, Meclis’in çözmesi gerekir.Mahkeme Meclis’e ırsat vere-rek çözüm bulmasını istedi.Ancak, Meclis olayı ertelemekdışında bir şey yapmadı. Karar,hukuka ve yasalara aykırıdır.Bu krizin aşılması için ya Ana-yasa'nın değiştirilmesi, ya dakürsü dokunulmazlığı hariçherkesin dokunulmazlığınınkaldırılması gerekir.”Ankara 11. Ağır Ceza Mahke-mesi, duruşmayı 30 Aralık2009'a erteledi.
Yeşil sahada ırkçı sloganlar
Bursaspor ile Diyarbakır-spor'un Bursa'da oynadıklarımaçta, Bursaspor taratarla-rınca atılan ırkçı sloganlar bü-yük tepki topladı. Diyarba-kırspor Kulüp Başkanı ÇetinSümer, Bursaspor'a ceza veril-memesi durumunda ligdençekileceklerini söyledi. Maçboyunca devam eden siyasisloganların ardından Bursas-por taratarlarının Diyarba-kırspor seyircisine saldırdığı-nı kaydeden Sümer, şöyle ko-nuştu:''Siyasi ve ırkçı içerikli slogan-lar küçük bir grup taraındanve kısa süreli yapılmış olsaydıbunu anlardık. Ancak maçtanönce başlayan ve aralıksız de-vam eden sloganlar maç so-nuna kadar devam etti. Bunahakemin ve Bursaspor yöneti-cilerinin müdahalede bulun-mayışı bizi derinden üzdü.Ben bu saldırıların ardındanmaç sırasında şere tribününüterk ederek, taratarlarımızınyanına gittim. Bursasporluyöneticiler müdahalede bu-lunmadı bile. Hakeme maçiçinde sloganlar için uyarıanonsu yaptırması için yöne-ticilerimizle haber ulaştırdık.Ancak anons yapmadılar."Diyarbakırspor Basın SözcüsüSuat Önen ise, bu olayların ilkolmadığını belirterek Bursa-spor maçında "PKK dışarı"sloganlarıyla başlayan veşidddetle süren olayları "ırkçıtavır" diye niteledi. Önen,"şartlar değişmezse, her giti-ğimiz yerde bu ülkenin takımıolarak değil de, arklı bir şe-kilde karşılanırsak, ligden çe-kiliriz. Çünkü insan kanı akı-yor. Taratarlar birbirine giri-yor. Hangi takımdan olursa ol-sun bunlar Türkiye utbolse-verleri. Buna sebep olacaksak,bu ligde olmayacağız", dedi.
Meclis açıldı,gündemdekritik konularvar
Türkiye Büyük Millet Mecli-si'nin 23. dönem 4. yasama yılı1 Ekim’de CumhurbaşkanıAbdullah Gül’ün konuşmasıylabaşladı. Ekim’de kritik konu-lar tartışılacak
Kürt açılımı
Hükümetin Meclis Genel Ku-rulu'nda gündeme getirmeyiplanladığı konuların başında,"Kürt açılımı" var. Hükümetin"demokrasi açılımı" adını ver-diği Kürt sorununu çözme gi-rişimleriyle ilgili oturumu buay yapması bekleniyor. Hükü-metin, görüşmelerin "kapalı"olmasını istiyordu. Ancak Mil-liyetçi Hareket Partisi'nin(MHP) itirazları üzerine, gö-rüşmenin açık yapılması bek-leniyor.
Ermenistan'la anlaşma
İki ülke arasındaki sınırın açıl-masını da içeren protokoller,10 Ekim'de Türkiye ve Erme-nistan Dışişleri Bakanlarınınbuluşmasında imzalanacak.Daha sonra onaylanması içinGenel Kurul'un gündeminegelecek.
Sınır ötesi operas-yon:
Kuzey Irak'taki PKK mi-litanlarına operasyon düzen-lemeye izin veren sınır ötesioperasyonlara 17 Ekim'denitibaren bir yıl daha yetki ve-ren tezkerenin 6 Ekim'de oy-lanması planlanıyor. Genel-kurmay, Cumhuriyet HalkPartisi ve MHP tezkereye des-tek veriyor.
DTP'li milletvekillerininyargılanması
Demokratik Toplum Partisi(DTP) milletvekillerinin doku-nulmazlıklarına karşı yargı-lanmalarının sürdüğü davala-ra zorla getirilmeleri ihtimali,hükümeti rahatsız ediyor. Do-kunulmazlığın DTP milletve-killerini de koruyacak şekildegenişletilmesini sağlayacakAnayasa değişikliğinin deMeclis'in ilk gündemlerindenbiri olması bekleniyor.
Selahattin DemirtaşEmine AynaSebahat Tuncel
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...