O zaman teyzesi çocuğun gücünden biraz korktu çünkü bı yapabildiği en güçlü büyüydü:Sadece konuşmasını denetim altı na almaya ve onu susturmaya değil, aynı zamanda, sihirsanatın da hizmette bulunması için onu kendisine bağlamaya çalışmıştı10Büyü onu bağladığı halde çocuk yine de gülebilmişti. Kadın bir şey söylemedi. Dumandağılıncaya kadar ateşin üzerine su döktü ve içmesi için oğlana su verdi. Odanın havasıtemizlenip çocuk tekrar konuşmaya başlayınca ona, şahinin çağrıldığmda gelmesi-nisağlayan asıl ismini öğretti.Bu, Duny'nin tüm hayatı boyunca izleyeceği büyücülük yolundaki, bir gölgeyi avlamak içindenizde ve karada, ölüm kral-lığının ışıksız kıyılarına kadar kovaladığı yoldaki, ilk adımıydı.Şahinleri adlarıyla çağırdığmda, havadan kendisine doğru alçaldıklanni ve prenslerin avcıkuşları gibi bileğine şimşek kanatlarıyla konduklarım anladığı zaman, diğer isimlerin açlığımduyarak teyzesine gidip atmacanın da, balık kartalının da, kartalın da isimlerim öğrenmekistedi. Gücün sözcüklerim öğrenebilmek için cadının kendisinden istediği herşeyi yaptı;öğrendikle-rinin hepsi yapması veya bilmesi hoş şeyler olmasa da, öğrettiği herşeyi öğrendi.Gont'ta bir söz vardır: Bir kadın büyüsü kadar zayıf. Bir söz daha vardır: Bir kadın büyüsükadar habis. Onak-çaağaç'ın cadısı kara büyücü değildi; Kadim Güçler'le bir alışverişiolmamış, yüksek sanatlarla da hiç uğraşmamıştı; ama cahil insanlar arasında yaşayan cahilbir kadın olarak yeteneğim, sık sık aptalca ve belirsiz amaçlara harcıyordu. Gerçekbüyücülerin bildiği, yolunda hizmet verdiği ve büyülerim gerçekten gereksinim duyulmadankullanmalarım engelleyen Denge ve Düzen hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Onun her durumiçin bir büyüsü vardı ve sürekli tılsımlar yapıyordu. Bilgilerinin çoğu, beş para etmez birerhileydi; ayrıca gerçek büyüyü, sahte büyüden ayıramıyordu. Bir sürü hastalık tanıyordu; belkide hasta etmekte, iyi etmekten daha ustaydı. Birçok köy cadısı gibi aşk iksirleri kay-natabiliyordu; ama daha başka, daha çirkin iksirleri de vardı, erkeklerin kıskançlık venefretine yarayan. Fakat bu tür çalışmaları genç çırağından uzak tutuyor, ona, elindengeldiğince dürüst bir sanat öğretmeye çalışıyordu. îlk başlarda Ged'in büyücülük sanatından aldığı tüm zevk çocukçaydı; bu sanatın ona verdiği,hayvan ve kuşları etkileme-sine yarayan güç ve bunların bilgisiydi. Tüm yaşamı boyunca da11bundan hep zevk aldı. Onu sık sık yüksek çayırlarda, etrafınc yırtıcı kuşlarla gören diğerçocuklar, ona Çevik Atmaca adı takmışlardı; gerçek isminin bilinmediği daha sonrakiyaşamınc gündelik isim olarak taşıdığı bu ismi de böylece edinmiş oldu.Cadı kadın; bir sihirbazın insanlar üzerinde edinebilec" büyük gücü, şerefi ve zenginliğianlattıkça, Duny daha yar;bilgiler edinmeye koyuldu. Çok çabuk öğreniyordu. Cadı < övüyordu; köyün çocukları iseondan korkmaya başladılar. K dişi de, kısa bir süre sonra, insanlar arasmda önemli biri olacna emindi. Böylece on iki yasma kadar cadıyla, kelime keli büyü büyü, çalışmaya devam ettive kadının bildiği şeylerir ğunu öğrendi. Cadı ona bulma, bağlama, onarma, açma ve yaçıkarma tılsımlarıyla ilgili ve şifalı otlar ve tedavi konuş bütün bildiklerim öğretti. Halkşairlerinin öyküleri ve B Kahramanlıklar hakkında bildiği herşeyi ona söyledi; öğrel olansihirbazın kendisine öğrettiği Gerçek Lisan sözcukleı da Duny'ye öğretti. Ayrıca Duny, Kuzey Yakası Vadisi'n Doğu Ormani'nda, bir kasabadan bir kasabaya gezen ikliı ve gezginhokkabazlardan, çeşitli numaralar, şakalar ve gi tılsımları öğrenmişti. içte, bu hafif tılsımlarınbirinin say< içindeki büyük gücün varlığım kanıtladı.O günlerde Kargad İmparatorluğu güçlüydü. împan Kuzey ve Doğu Uçyöreleri arasında kalandört ülkeden Karego-At, Atuan, Hur-at-Hur, Amini. Buralarda konuş' Adalar Diyarı'nda veyadiğer Uçyöreler'de konuşulan hi< benzemez; buraların insanları da, kanın renginden ve yarterin kokusundan hoşlanan, beyaz tenli, sarı saçlı, vahş:insanlardır. Bir yıl önce kırmızı yelkenli gemilerden olu larının büyük gücüyle akınlar yaparak, Torikles ve güçl olan Torheven'e saldırmışlardı. Bu olayın haberi kuzey kadar geldi fakatGontlu hükümdarlar kendi korsan meşgul olduklarından diğer ülkelerin kederlerine pekmediler. Derken Spevy de Karglar'ın eline düştü, ya yakıldı yıkıldı, halkı esir alındı; öyle ki
Leave a Comment