Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Bernard Werber - Karıncalar

Bernard Werber - Karıncalar

Ratings: (0)|Views: 130 |Likes:
Published by seherizm

More info:

Published by: seherizm on Jul 28, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

08/09/2012

pdf

text

original

 
Bernard Werber _ KarıncalarKAR
Đ
NCA:Boy: 0.01 ile 3 santimetre arasında de
ğ
i
ş
en böcek.A
ğ
ırlık: 1 ile 150 miligram arası.Yumurtlama: Sperm hücreleri stokuna ba
ğ
lı olarak diledi
ğ
ince.Beslenme Biçimi: Her
ş
ey yiyen.Tahmini nüfus: Milyarlar ötesinde ya
ş
ayan.Edmond Wells Göreceli ve Mutlak Bilgi Ansiklopedisi7IUYANDIRICIOkudukça duyumun, hiç de umdu
ğ
unuz gibi olmadı
ğ
ını göreceksiniz.Emiakçi, binanın tarihi yapıt sınıfina dahil oldu
ğ
unu, Rönesans ça
ğ
ında ya
ş
bilginlerin oturdu
ğ
unu, ancak bunların kimler oldu
ğ
unu hatırlamadı
ğ
ını açıkladı.Merdivene do
ğ
ru yürüdüler lo
ş
bir geçide ula
ş
tılar, rastladı
ğ
ı bir butona bo
ş
 yere bastı ve bıraktı.- Hay Allah! Bu buton çalı
ş
mıyor.Duvarları büyük bir dikkatle yoklayarak karanlı
ğ
a gömüldüler. Nihayet emlakçıkapıyı bulmu
ş
açınca da bu defa ba
ş
arı ile elektrik dü
ğ
mesine basmı
ş
tı, ortalıkaydınlanınca mü
ş
terisinin yüz ifadesinin bozuk oldu
ğ
unu gördü.- Neyiniz var Mösyö Wells?- Bir nevi fobi. Bir
ş
ey yok.- Karanlık fobisi mi?- Evet. Fakat
ş
imdi daha iyiyim.Etrafı dola
ş
tılar
Đ
ki yüz metre karelik bir bodrum katı idi.
ş
a-nya ancaktavan h izasında birkaç hava ve ı
ş
ık penceresi ile açılmı
ş
olmasına ra
ğ
men,daire Jonathan'ın ho
ş
una gitmi
ş
ti. Bütün duvarlar tekdüze griye boyanmı
ş
tı veher yer toz toprak içinde idi. Fakat titiz davranmak istsmiyordu.
Ş
imdiki dairesi bunun be
ş
te biri idi. Üstelik kira ödeme gücüne sahip de
ğ
ildi;çalı
ş
ğ
ı çilingirlik
ş
irketi i
ş
ine son verme
ğ
e karar vermi
ş
ti.Edmond dayının bu mirası gerçekten hiç beklenmedik büyük bir
ş
anstı.
Đ
ki gün sonra, karısı Lucie, o
ğ
ulları Nicolas ve tüyleri kırptırılmı
ş
 9cüce kani
ş
leri Quarzazate, Sbarites'ler soka
ğ
ı 3 numaraya yerle
ş
mi
ş
lerdi.- Ben, dedi Lucle kızıl renkli gür saçlarını arkaya iterek, bu duvarların griyeboyanmı
ş
olmasından
ş
ikâyetçi de
ğ
ilim. Zevkimize göre dekore etmek olasılı
ğ
ınaeri
ş
memiz kolay olacaktır Burada yapılacak çok i
ş
var. Sanki bir tutukevini oteldüzenine getirmek gibi bir
ş
ey.- Odam nerede? diye sordu Nicolas.- Dipte sa
ğ
da.- Hırr! hırr! diye hırladı köpek, Lucie'nin kolları arasında evlilik zamanındankalma sofra takımlarını ta
ş
ıdı
ğ
ına aldırmadan onun baldırlarını hafifçe ısırmayakoyuldu.Birden büyük bir çeviklikle kendini tuvalete kilitledi; kapı tokma
ğ
ına kadarsıçrayabiliyor ve kilidi çevirebiliyordu.- Savurgan dayını, onu iyi tanıyor musun sen? diye sordu Lu-cie.- Edmond dayım mı? Gerçekte hatınmdan kalan tek olay, ben küçükken beniomuzlarına alır, kollarımı kolları ile iki yana açar ve benimle uçak oyunuoynardı. Bir defasında çok korkmu
ş
ve üzerine i
ş
emi
ş
tim.Herkes gülü
ş
tü.- O zaman da ödlekmi
ş
sin demek ki? diyerek Lucie ona takıldı. Jonathansöylenenleri duymazlıktan gelmi
ş
ti.- Beni azarlamadı. Sadece anneme
ş
unu söyledi: "Onun bir pilot olmayaca
ğ
ıbelliydi..." Ondan sonra annem bana ya
ş
antımı dikkatle izledi
ğ
ini söylerdi,fakat ben onu bir daha hiç görmedim.- Mesle
ğ
i ne idi?- Bir bilgin idi. Bir biyolog galiba.Jonathan bir süre daldı. Sonuç olarak ona iyilik eden ki
ş
iyi pek iyitanımıyordu.Oradan 6 km. ötedeBEL-O-KAN
 
Bir metre yükseklikte10Elli kat toprak altındaElli kat toprak düzeyinin üstündeYörenin büyük
ş
ehriTahmini nüfus: 18 milyonSenelik üretim:- 50 litre yaprak biti
ş
urubu- 10 litre kırmızı böcek
ş
urubu- 4 kilo çayır mantarı- Dı
ş
arıya atılan iri kum: 1 ton- Kullanılabilir geçitler: 120 kilometre- Zemin alanı: 2 m2Bir ı
ş
ık belirir. Bir ayak kıpırdar. Üç aylık kı
ş
uykusundan sonra ilkkıpırdânı
ş
. Di
ğ
er bir ayak yava
ş
ça ilerler, bir üçüncüsü onu takip eder. Sonrabir gövde. Sonra bir canlı, sonunda on iki canlı.Saydam kanlarının atardamarlarında dola
ş
masına yardımcı olmak için titremeyeba
ş
larlar. Kanlan koyu durumdan ence likörüm-sü duruma ve sonunda akıcı halegelir. Yava
ş
yava
ş
kalp atı
ş
ı ba
ş
lar, hayat iksirinin azalarının ucuna kadarula
ş
ğ
ını hisseder, biyo-mekanizmalar ısınır, a
ş
ırı derecede karma
ş
ık olaneklemleri harekete geçer. Koruyucu kabuklarla kaplı olan dizkapakları, heryerde, çekici güçlerinin en üst düzeye ula
ş
masına olanak sa
ğ
lar.Do
ğ
rulurlar. Vücutları yeniden soluk alır. Hareketleri düzensizdir,halsizdirler. Hafifçe silkinirler ve hırıltı çıkanrlar. Ön ayakları dua edergibi a
ğ
ızları hizasında birle
ş
ir, fakat hayır, pençelerini antenlerinitemizlemek için ıslatmaktadırlar.Bu uyanan on iki durmadan kar
ş
ılıklı olarak birbirlerini ovu
ş
tururlar. Sonrayakınındakileri uyandırmayı denerler, fakat ancak kendi vücutlarını hareketegeçirebilecek kadar bir güce sahip oldukla-nnı anlarlar, ba
ş
kalarınasunabilecekleri enerjileri yoktur ve vazgeçerler.O zaman vücutları heykelle
ş
mi
ş
kız karde
ş
lerinin arasında güçlükle ilerlemeyeba
ş
larlar. Büyük Dı
ş
Aleme do
ğ
ru yönelirler.11So
ğ
uk kanlı organizmalarının güne
ş
in ısısını alması gerekir.Bitkin bir durumda ilerlerler. Attıkları her adım acı kayna
ğ
ıdır. Tekrar uykuyadalmayı ve milyonlarca e
ş
leri gibi rahat olmayı o kadar çok isterler ki! Fakatne yazık ki
Đ
lk uyanan onlardır.
Ş
imdi'bü-tün siteyi canlandırmalıdırlar.
Ş
ehrin yüzeyinde dola
ş
maya ba
ş
larlar, güne
ş
in ı
ş
ı
ğ
ı gözlerini kama
ş
tırır fakatbu saf enerji o kadar güç vericidir ki!Güne
ş
oyulmu
ş
iskeletlerimize gir. Sızlayan kaslarımızı harekete geçir. Veda
ğ
ınık zihinlerimizi toparla.Bu yüzüncü bin yıldan kalma eski bir kızılkannca sarkı
ş
ıdır. O ça
ğ
da da ilksıcaklıkla kar
ş
ıla
ş
tıkları zaman bu
ş
arkıyı söylemek hevesine kapılırlardı.
ş
arıya çıkar çıkmaz bir yöntem do
ğ
rultusunda temizlenmeye ba
ş
larlar. Beyaz birtükürük salgılarlar ve onunla çenelerini ve ayaklarını sıvarlar.Fırçalanırlar. Bütün bunlar de
ğ
i
ş
mez törensel kurallardır. Önce gözler. Heryuvarlak gözü olu
ş
turan bin üç yüz küçük pencerecik tuzdan arındırılır,nemlendirilir ve kurutulur. Aynı u
ğ
ra
ş
antenler, alt azalar, orta azalar, üstazalar için de uygulanır. Son olarak, güzel kızıl zırhlannı ate
ş
damlası gibiı
ş
ıldayıncaya kadar parlatırlar.Uyanmı
ş
bu on
Đ
ki karınca arasında bir tane damızlık erkek karınca bulunur. Bel-o-kan
ş
ehrinde ya
ş
ayan karıncaların ortalama büyüklü
ğ
ünden biraz daha küçüktür.Dar çeneleri vardır ve birkaç aydan fazla ya
ş
amamak üzere programlanmı
ş
tır,fakat "hemcinslerine oranla duyulmamı
ş
ayrıcalıklara sahiptir.Sınıfın ilk üstünlü
ğ
ü cinsellik ta
ş
ıması nedeni ile be
ş
göze sahip olmasıdır.Çok büyük ve yuvarlak olan iki tanesi ona 180° lik görü
ş
açısı verir, di
ğ
er üçküçük göz de üçgen
ş
eklinde alnına yerle
ş
tirilmi
ş
tir. Belirli sayıyı a
ş
ın bugözler gerçek bir kızılötesi ı
ş
ık toplayıcılarıdır, bu sayede en karanlık birortamda bile uzaktan herhangi12bir ısı kayna
ğ
ını bulup ortaya çıkarma gücüne sahiptirler.

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->