Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
5Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Dinin Kökeni

Dinin Kökeni

Ratings: (0)|Views: 124|Likes:
Published by teon60
Richard Dawkins - Tanrı Yanılgısı (Bölüm:5, Sayfa:151-192)
Richard Dawkins - Tanrı Yanılgısı (Bölüm:5, Sayfa:151-192)

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: teon60 on Jul 29, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/29/2014

pdf

text

original

 
1
DD
İİ
NN
İİ
NNKKÖÖKKEENN
İİ
 
"Zaman, çaba, acı ve gizlilik gerektiren dünyanın dört bir yanını sarmış dinsel ayinsaçmalıkları, bir evrim psikoloğu için dinin insanoğluna hiçbir şekilde uyumsağlayamayacağının en belirgin işaretleridir." 
 
MARK KOHEN
 
D
 ARWİNİZM EMREDER 
 
D
i
nin nereden kaynaklandığı ve neden her medeniyet tarafından benimsendiğikonusunda herkesin kendine has, gözde bir teorisi vardır. Bu fikir avuntu ve huzur verir. Topluluklardaki birliktelik hissini canlandırır. Neden var olduğumuzun
 
kavranması arzusunu doyurur. Tüm bunların açıklamasını birazdan yapacağımancak, konuya belirli nedenlerden ötürü öncelik kazanmış bir soruyla giriş yapmak istiyorum: Darwinci doğal seçilim sorgusu.
 
Darwinci evrimin ürünleri olduğumuzun bilincinde olarak, doğal seçilimin din
d
ürtüsü yönündeki baskı veya baskılarının aslen neler olduğunu kendimizesormalıyız. Bu soru Darwin ekonomisinin standartlaşmış başlıklarına kıyasla dahakaçınılmazdır. Din çok savurgan ve bir o kadar da ölçüsüzdür ve Darwinci seçilimdevamlılık arz eden bir süreç zarfında israfı saptar ve yok eder. Doğa tıpkı cimri birmuhasebeci gibi adeta bir kuruşun hesabını yapar. Zamanı titizce kollar ve her türisrafı sert ve acımasızca cezalandırır. Darwin'in açıkladığı üzere 'doğal seçilim, her
gün ve her saat dünya
 bütünündeki her değişikliği, hatta en zayıf olanı bile dikkatealır; kötü olanı çürüğe çıkarır, güzel olan her şeyi korur ve ayıklar; tüm organik  varlıkların gelişiminde, her nerede ve her ne zaman bir fırsat yakalarsa sessiz veacımasız bir görevi üstlenir.' Eğer vahşi bir hayvan sürekli olarak gereksiz bir eylemsergiliyorsa, doğal seçilim yaşamın ve üremenin devamlılığının korunması adına buhayvanı eleyip, zamanı ve enerjiyi daha verimlice değerlendiren rakiplerine şanstanıyacaktır. Doğanın anlamsız keyif oyunlarına tahammülü yoktur. Her an hersaniye gözümüze çarpmasa da merhametten yoksun faydacılığın (utilitarianizm)
 borusu ötmektedir.
Diğer yandan, bir tavus kuşunun kuyruğu kusursuzca sergilenen bir keyif oyunudur.Kuyruğun sahibine sağ kalma konusunda bir yarar sağlamadığı çok açıktır. Fakat onudaha gösterişsiz rakiplerinden ayıran genleri barındırmaktadır. Kuyruk aslında birreklamdır ve dişileri cezbederek doğanın ekonomisindeki yerini alır. Aynı durum, birçardak kuşunun çardağına adadığı zama
n ve emek için de geçerlidir: bu, çimen, ince
dallar, renkli meyveler, çiçekler ve bazen incik, boncuk ve gazoz kapaklarından oluşan
 bir tür ilave kuyruktur. Veya reklamla ilgisi olmayan bir örnek olarak göze çarpan
'karınca banyosu' nu ele alalım: Alakarga gibi kuşların bu sıra dışı alışkanlıkları, bir bakıma karınca yuvasında 'yıkanmak' ya da karıncaları tüyler üzerine uygulamaktır.Karınca banyosunun faydasının ne olduğu konusunda herkes kararsızdır; bu belki detüylerdeki parazitlerden arınmaya yarayan bir tür hijyen sağlama tekniğidir; konuüzerinde farklı başka varsayımlar da vardır ancak hiç biri sağlam bir kanıtladesteklenmemiştir. Lakin ayrıntılar üzerindeki bu kararsızlık, Darwinizmcileri
 
2
karınca banyosunun mutlaka bir fayda 'sağladığı' konusunda özgüvenli varsayımlarda bulunmaktan alıkoymayacaktır (ve koymamalıdır da.) Bu meselede sağduyulu bir birleşme sağlanabilir ancak Darwinizm mantığı, "eğer kuşlar böyle bir eylemsergilemeselerdi, bu durum genetik başarılarının istatistiksel olasılıklarına z
arar
 verirdi" diyerek özel bir nedenin altını çizer. Üstelik bu zararın kesin yönünü henüzkeşfetmemiş olsak bile. Darwinizmci sonuç şu iki gözlemden ileri gelir ki, doğalseçilim zaman ve enerji israfını acımasızca cezalandırmakta, diğer yandan kuşlar
sür
ekli olarak karınca banyosuna zaman harcamaktadırlar. Eğer bu 'uyarlamacı'
prensibin tek cümlelik bir özetini duymak istersek, sözü seçkin Harvard genetikçisi
Richard Lewontin'e bırakmalıyız (biraz haşin ve abartılı terimleri tercih ettiği kabul
edilmelidi
r): 'Sanırım tüm evrimcilerin hemfikir olmak zorunda kaldıkları bir nokta vardır ve bu, bir organizmanın kendi ortamında ürettiği işten daha iyi bir üretmenin gerçekten imkânsız olduğudur.' Eğer karınca banyosunun hayatta kalmak  ve üremek adına mutlak bir faydası olmasaydı, doğal seçilim çok uzun zaman önce bueylemden sakınan canlıları ayıklamış olurdu. Bir Darwinizmci aynı yorumu dineuyarlamak isteyebilir ki bu, buradaki tartışmamızın esas gereksinimidir.
 
Bir evrimci için dinsel ayinler, 'güneşli bir
 
alanda dolaşan tavus kuşları gibi gözeçarparlar' (Dan Dennett'in ifadesi.) Dinsel tutum, apaçık olarak karınca banyosunun ya da çardak imalinin insanoğlundaki karşılığıdır. Zaman israfıdır, enerji israfıdır vegenelde bir Cennet Kuşu'nun tüylerinin olduğu gibi aşırı derecede şatafatlıdır. Din,dindar bireylerin hayatına zarar verebileceği gibi, diğerlerinin hayatına da zarar verebilir. Binlerce insan belirli bir dine bağlılıklarından ötürü türlü eziyetlerçekmiştir. Geçmiş birçok hikâyede bir parça farklı, alternatif inançları benimsemişkişiler fanatik yobazlarca işkencelere layık görülmüştür. Din bazen çok zenginolabilen kaynakları bir çırpıda bitiriverir. Mesken olarak kullanılmayacak ya daherhangi bir faydalı amaca asla hizmet etmeyecek bir Ortaçağ katedralinin inşası yüzyıllar sürebilir. Bu bir çeşit mimari tavus kuşu kuyruğu mudur? Eğer öyleyse,reklam kime yöneliktir? Kutsal müzik ve dinsel resimler genellikle Ortaçağ veRönesans tarzının tekelindedir. Dindar insanlar tanrıları için ölmüş ve
öldürm
üşlerdir; sırtlarındaki kanlı kırbaç yaralarıyla, ömür boyu bekâret ya dasonsuz sükûnet uğruna yemin eder ve tüm bunların dine hizmet adına olduğunusöylerler. Bunların ne faydası olabilir? Dinin faydası nedir?
 'Fayda' ifadesiyle Darwinizm, gerçekte genle
rin sağ kalma süresinin artmasına etkieden faydayı ima eder. Şu önemli noktayı es geçmemeliyiz ki Darwinizmci faydanınalanı bireysel organizmanın genleriyle sınırlı kalmamaktadır. Bu faydanın olası üçalternatif hedefi vardır. Bunlardan ilki grup seçilim
i (grup seçilimi) teorisinden
kaynaklanır ve buna birazdan geleceğim. İkinci hedef The Extended Pbenotype'ta(Yayılmış Fenotip) savunduğum teoriden doğar: gözlem altındaki bireyin genleri başka bir bireyin genlerinin güçlü etkisi altında olabilir, belki de
bir parazitin
genlerinin. Dan Dennett bize, nezlenin tıpkı din gibi tüm insanlar için evrenselolduğunu ancak bu virüsün bize yararı olduğunu söyleyemeyeceğimizi hatırlatır.Bünyesinde barındırdığı parazitin başka bir bünyeye sıçramasına çanak tutacak şekilde davranmaya itilen birçok hayvan örneği vardır. Bu konuyu 'yayılmışfenotipin1 temel teorisi' isimli çalışmamda özetledim: 'Bir hayvanın davranışı, budavranışa "ait" genlerin yaşam süresini uzun tutmaya meyillidir. Bu genler budavranışı sergileyen belirli bir hayvanın bedenine ait olsa da olmasa da.'
 
Üçüncü alt başlıkta 'temel teori', 'gen' terimini daha genel bir terim olan 'replikatör'ile değiştirebilir. Dinin heryerdeliği, dinin büyük ihtimalle bir fayda sağlamakta
 
3
olduğu izlenimini yaratır ancak 
bu fayda, biz ya da genlerimiz üzerinde olamaz. Belki
de, din tıpkı bir replikatör gibi genlerinkine benzer bir yöntemle yayıldığından, yalnızca dinsel görüşlerin süregelmesine fayda sağlamış olabilir. Bu konuya daha
sonra 'Sakin ol, Çünkü Menilerimin Üze
rinde Yürüyorsun' başlığının altındadeğineceğim. Aynı zamanda Darwinizmin daha geleneksel yorumlarını ele alacağımki burada 'fayda' bireysel sağ kalma ve üreme kabiliyetiyle ilgili faydayı
kastetmektedir.
 Avustralya yerlileri gibi avcı
-
toplayıcı insanlardan oluşan kabileler muhtemelenuzak atalarımızın yaşam tarzına benzer bir şekilde yaşamaktadırlar. Yeni Zelanda ve Avustralyalı bilim filozofu Kim Sterelny, kabile yaşantısındaki çarpıcı bir tezataparmak basar. Yerliler elverişli yeteneklerinin fazlasıyla sınandığı koşullar altındamükemmel bir şekilde 'sağ kalırlar.' Sterelny açıklamasına şöyle devam eder; bizimkadar akıllı olabilirler ancak bu aklı kötü yönde kullanırlar. Doğal dünya hakkındaoldukça bilgili olan ve ciddi zorluklara rağmen sağ kalmanın üstesinden ustalıklagelebilen bu insanlar, topluca zihinlerini yanlışlığı apaçık olan inançlarla doldururlarki bu inançlar için 'faydasız' demek aslında sorunu cömertçe basite indirgemektir.Sterelny, Papua Yeni Gineli yerlileri bizzat tanır. Bu insanlar besinin zor elde edildiğiçetin koşullarda, 'biyolojik çevreyi efsanevi biçimde doğru kavrayarak yaşamayısürdürürler. Ancak bu kavrayışlarını dişilerin regl kirliliği ve büyüyle ilgili derin ve yıkıcı takıntılarla harmanlarlar. Yerel medeniyetlerin çoğu, büyü ve cadı korkusu ve buna eşlik eden şiddetten acı çeker.' Sterelny bizi kendimize şu soruyu sormaya daveteder, 'aynı anda nasıl hem çok zeki hem de çok aptal olabiliyoruz?
 
 Ayrıntılar dünya genelinde farklılık gösterse de her medeniyetin, zaman, sağlık ve güçisrafına yol açan ve de düşmanlık provoke eden ayinleri şart koşan, bunlara ek olarak gerçek dışı fikirleri ve yaratıcılığa ket vuran fantezileriyle zararlı nitelik taşıyan birinancı vardır. Bazı eğitimli bireyler dini benimsemekten vazgeçmiş olabilir ancak genelde her biri vazgeçmek için bilinçli bir karar vermek zorunda kaldığı dinsel birkültür içinde yetiştirilmiştir. Eski Kuzey İrlanda şakası, 'Evet, ancak sen bir Protestanateist misin yoksa Katolik ateist mi?' çok keskin bir gerçeği yansıtır. Dinsel davranıştıpkı heteroseksüel davranış gibi evrensel bir eğilim olarak düşünülebilir. Her ikigenelleme de bireysel istisnalar içerebilir ancak tüm bu istisna kişiler aslında sadececaydıkları ilkenin anlamsızlığını çok iyi sezmişlerdir. Bir
türün evrensel özellikleri en
nihayetinde bir Darwinizm açıklaması gerektirir.
 
 Açıkça görülüyor ki, cinsel davranışın Darwinci faydasını açıklamakta bir zorluk  yoktur. Bu bebek yapmakla ilgilidir, özel durumlar doğum kontrolü ya da eşcinsellik çelişki yaratır görünse de. İnsanlar neden oruç tutar, namaz kılar, yalvarır, kendinikırbaçlar, bir duvarın önünde çılgınca bir edayla kafasını aşağı yukarı sallar, savaşır ya da yaşamı yıpratan, hatta durumlarda yaşamı sonlandırabilen, pahalıya mal
olan eylemler
gerçekleştirir?
 
D
İNİN BARİZ FAYDALARI
 
D
insel inançların insanı strese bağlı hastalıklardan koruduğu yönünde zayıf birkanıt vardır. Kanıt kuvvetli değildir ancak telkin tedavisinin nadir durumlarda işe

Activity (5)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
Engin Yorulmaz liked this
Halil Dönmez liked this
seyirlugatcisi liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->