Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
R.İhsan Eliaçık’ın Aşırı-Yorumlarının Eleştirisi

R.İhsan Eliaçık’ın Aşırı-Yorumlarının Eleştirisi

Ratings: (0)|Views: 737|Likes:
Published by syenilgi

More info:

Published by: syenilgi on Aug 12, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as RTF, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/13/2014

pdf

text

original

 
“Yaşayan Kur’an” mı “Yeni Bir Kur’an” mı? -1
Bülent
ŞahinErdeğer
-R.İhsan Eliaçık’ın Aşırı-Yorumlarının Eleştirisi-Giriş:BismillahirrahmanirrahimUzun yıllardır İslami camianın fikirsel gelişimine katkı sağlamaya çalışan İhsanEliaçık “Yaşayan Kur’an: Türkçe Meal ve Tefsir” (İnşa Yayınları, Nisan 2007İstanbul) isimli 3 ciltlik meal-tefsir çalışmasıyla Kur’an ilimleri alanında daortaya bir hayli tartışmalı tezler öne sürmekte. Eliaçık’ın yeni bir tefsire duyulanihtiyaca vurgu yapması Kur’an’ı anlama ve anlatma yolunda ortaya konan 3ciltlik bu çalışmayı değerlendirmeyi gerekli kıldı. İlim ahlakı ve adalet gereğideğerlendirme çalışmamız boyunca işlenen tüm konu başlıkları, meal-tefsirinmüellifiyle İnşa yayınlarının merkezinde yaptığımız düzenli oturumlarlatartışılmış, yanlış anlamaya mahal vermeyecek düzeyde birebir olarakkonuşulmuştur.Makalemiz, Kur’an ilimleriyle ilgilenen bir okuyucu gözüyle söz konusuçalışmanın olumlu yönlerini vurgulamaya, sorunlu gördüğümüz yönlerinitartışmaya açmaya, açılım olarak değerlendirilebilecek kimi noktalarını ise öneçıkartmaya çalışacağız.1- “Yaşayan Kur’an”’ın Olumlulukları ve Açılımlar:Çalışma’nın meale yüklediği anlam itibariyle 14 asır öncesi nüzul ortamındangünümüz kültür evrenine aktarılması sorununun altı çizilmektedir. Harfi harfiçevirilerin teknik olarak doğru olsalar dahi meal’in hedefi açısından başarısızolduğu ortadadır. Meal aktarılan metnin mesajının 2. Dilde net olarakanlaşılabilmesi ise meal yapan müellifin 2. Dili de en az çeviri yapılan dil kadariyi bilmesi ve metinde bunu gözetmesi gerekmektedir. Kur’an meallerindeki enönemli eksiklik türkçe cephesindeki kıtlıktır diyebiliriz. Kur’an’daki Arapçadeyimlerin Türkçe’de karşılayabilecek atasözleri ve deyimlerle meallendirilmesibu açıdan önemli bir gerekliliktir. Bu açıdan “Yaşayan Kur’an: Türkçe Meal- Tefsir” çalışması başarılı bir çaba olarak değerlendirlebilir. Yazar, çoğu deyimi Türkçe’deki izdüşümüyle meale yansıtmış tam olarak karşılığı olmayan Arapçakullanımları ise tefsir bölümünde açarak Türkçe’deki yankısını okuyucayaulaştırmaya çalışmıştır.Ayrıca Kur’an kelime ve kavramları Arapça sözlüklerin ve geçmiş dönemtefsirlerin yardımıyla izah edilmeye çabalanmış bu kavramların güncelyansımaları örnekleriyle verilmiştir.Çalışma tefsir tarihinde “içtimai/sosyal tefsir ekolü” olarak adlandırlan okuma
 
çizgisine mensup bir bakış açısı yansıtmaktadır. Kur’an’a mazlum-zalimçekişmesi çerçevesinde yaklaşılmakta ve bu yaklaşım tarzı pek çok ayetingüncelleştirilmesinde bir araç olarak kullanılmaktadır. Nüzul ortamının sıcakakışını günümüz okuyucusuna azami ölçüde yansıtmaya çalışan “YaşayanKur’an” Kitab’ı Muhammed(as) ve arkadaşlarının 23 yıl boyunca yürüttükleriİslami mücadele içinde anlamlı bir yere oturtabileceğimizi göstermektedir. 23yıllık bu mücadelenin içinde hayat bulan Kur’an aynı zamanda bu mücadeleyişekillendirmekte ve muhatabını bu mücadeleye dahil etmektedir. İşte bu denlisıcak bir ortamın tam ortasında yeralan İlahi hitabın 14 asır sonrasında bir“kutsal metin” olarak tekrar ediliyor oluşuna dikkatleri çeken müellif yenidenbugün vahyi mesajı güncelleştirmenin yollarını aramakta, nüzul ortamıylagünümüz ortamı arasında paralel örnekler vermektedir.2- Eliaçık’ın Düşünsel Dünyası: “Liberal Sosyalist İslam”Kanaatimiz odur ki, Eliaçık 28 Şubat sonrası Türkiye İslamcılığının yaşadığı kimisorunlardan hareketle cemaat çalışmalarından kendisini özellikle soyutlamış,bireysel entelektüel etkinlik alanında ilerlemeyi seçmiştir. Bu bireyselentelektüel çabası esnasında ise eklektik bir düşünme tarzını “farklılık” adınaiçselleştirmiştir. Dolayısıyla özellikle gerek geçmişinde edindiği Seyyid Kutub-Mevdudi-Şeriati düşünsel mirasının üzerine Sir Seyyid Ahmed Han, FazlurRahman ve Muhammed Abid Cabiri’den yoğun etkilenmeleri de katmak gerekir.Siyasal İslami söylemden demokrat, liberal sosyalist bir dindarlık söyleminegeçiş yapan Eliaçık’ın son dönem makalelerinde ve Yaşayan Kur’an’ındaİslam’ın naturalist/materyalist yorumlanışını görebilmekteyiz. Gerek Kutub veMevdudi de gerekse de Fazlur Rahman ve Cabiri de kendi metodolojiktutarlılıklarını eserlerinde müşahade edebilmekteyken Eliaçık’ın düşüncedünyasında metodolojik bir arayışı, tamamlanmamış bir usul(süzlüğ)ü degörmekteyiz. Hüküm ayetleri konusunda tarihselci, müteşabih ayetlerdebatıni/aşırı sembolist ama tüm Kur’an okumalarında naturalist bir tarzıgözlemlenmektedir. Marksist düşünür Hikmet Kıvılcımlı’nın Kur’an’ı materyalistperspektiften okumasına benzer bir anlamlandırma dizgesiyle karşılaşıyoruz.Bu sebeple “Yaşayan Kur’an” Kur’an metnine “rağmen” yapılanrasyonalist/batıni yorumlarla Mushafta olmayan yeni bir Kur’an niteliğinesahiptir.3- “Sembolizm/Alegori/Müteşabihat” ile “Aşırı Sembolizm/Batınilik” arasındakiFarkKur’an’da bulunan müteşabih/sembolik ifadeler genellikle 3 yaklaşımladeğerlendirimektedir. İlk yaklaşım Müteşabih’i muhkem/nesnel ilkeler eşliğindeokuyan tarzdır ki bu yaklaşım sahipleri Kur’an’da ifade edilen sembolikanlatımları, Gayb aleminde bulunan ve dünyadaki akılla doğrudankavranamayacak olan kavramların dünyadaki yakın karşılıklıklarınabenzetilmesi olarak tanımlarlar. Hayatında hiç kivi yememiş birine onun anlamdünyasındaki yakın karşılıklarla benzeştirilmesi gibi. Kivi Limon gibi ekşi, içielma gibi yeşil, dışı patates gibi kahverengidir… Bu bağlamda sembolize edilenkavram ya da varlıkların var olmadığı anlamına gelmez. Sadece bizim fizikalemde anlamamız için fiziksel unsurlara benzeştirildiği anlamına gelir. Birşeyin sembolik olması onun sembolle ifade edilmesi aslında yok olduğu
 
anlamına gelmez. Örneğin cennet nimetlerinde resmedilen tablolar ilkmuhatapların muhayyileleri dikkate alınarak yapılan benzeştirmeler olsa da bucennetteki nimetlerinin var olmadığı anlamına gelmez. Bu kıstastan yolaçıkarak Allah’ın, meleklerin, cinlerin vb. gaybi varlıkların varlıkları tartışmakonusu değildir. Varlıkları sabit olan bu gaybi varlıkların özellikleri bizimanlayacağımız seviyede bu dünyadaki kimi kelime ve kavramlarla sembolizeedilmektedirler. Ilımlı Ehl-i Sünnet (Eş’arilik ve Maturidilik) ve Mu’tezile buyaklaşıma sahiptir.İkinci yaklaşım ise Sembolizm’in aslında metafiziğin/gaybın olmadığı tümsembolik anlatımların fizik alemde yaşanan olguların mitolojik yansımalarıolduğunu iddia eder. Bir bakıma panteist ve naturalist bir alem tasavvurunasahiptir. Örneğin konuşan Hüdhüd kuşu ile sembolize edilen aslında bir hithitkomutanıdır, Tarihsel literatürde İhvan-ı Safa, İmamiye ve İsmailiye Şiası,Felsefi Tasavvuf, Hind-alt kıtası Ehl-i Kur’an ekolü gibi akımlarda kendinigösteren bu aşırı sembolizme tepki olarak müteşabihlerin anlaşılamayacağınıiddia eden üçüncü yaklaşım tarzı olarak sembolizmi tamamen reddeden selefitavırdan bahsedebiliriz. Bu tavrın ılımlı hali bilinemezci ileri hali ise‘insanbiçimcilik/antropomorfizm’dir. (Konuyla ilgili kapsamlı bir araştırmalar içinbkz. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Kur’an ve Aşırı Yorum, Kitabiyat Yay. Ankara2004; Turan Koç, Din Dili, İz. Yay İstanbul 1998)4- “Yaşayan Kur’an”’ın Zaafları:a) Meleklere İman’daki Problem:Melekler’e iman Kur’an’ın İman esasları arasında saydığı önemli bir imanalanıdır. Bakara 2/285’te İman esasları olarak “Allah’a, Melekler’e, Kitaplara veResuller’e İman” zorunlu olduğunu ifade etmektedir. Bu sebeple Meleklerinmahiyeti hakkında düşünme hakkı olduğu kadar İslam dairesi içerisinde kalarak“melek diye yaratılmış bir varlığa iman etmeyi sorgulama hakkı yoktur.” Ya dabaşka bir ifade ile Kur’an’da defalarca ifade edilen “melek” isminde ayrı birvarlığın varlığına iman etmemek ile İslam dairesinin içinde kalmak imkansızdır.isminde İhsan Eliaçık, çalışmasında ise en hafif ifadeyle “riskli” bir açıklamatarzı geliştirmektedir. Eliaçık, 2/98 ayetinde “Cebrail” kelimesini tefsir ederkenşu açıklamayı getirmektedir: “Kur’an’ın genel olarak Allah’ın gücü, ruhu, hayatvermesi, rızık bitirmesi, bereketi, sevgi ve merhameti gibi “melekelerinin”,Sami muhayyilesinde özellikle, İbranca ve Arapça’da Melaike, Cebrail, İsrafil,Azrail vb. olarak algılanmasına doğrudan müdahale etmediğini görüyoruz.”(sf.67) bu yorumlamayı doğru kabul ettiğimiz de Allah’ın fiil ya da özelliklerininmelek olarak adlandırıldığını yani başka bir deyişle “Melek” diye yaratılmış birvarlığın olmadığını ifade etmiş oluruz. Allah’tan başka bir varlık olarak ifadeedilen ve imanın temel esaslarından biri olan Meleklerin inkarına bizigötürecektir. Oysa Kur’an’da Allah’ın fiil ve özellikleri (Melekeleri) açık biçimde“Esma’ul Husna” olarak ta adlandırılan isimleriyle anlatılmaktadır. Melekler iseayrı birer varlık kategorisi olarak ele alınmakta ve kendilerine has özellikleriolduğu ifade edilmektedir. Bu Kur’ani ayrıştırmaya rağmen Melek diye ayrı birvarlığın olmadığını ifade etmek Kur’an bütünlüğüne ve iman esaslarına uygundeğildir. Oysa Rabbimiz Kur’an’da Meleklerin “Rahman’ın kulları” olduğundanbahsedilmekte hatta Müşrikler de Allah ile Melekler arasında ontolojik ayniyet

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->