Welcome to Scribd. Sign in or start your free trial to enjoy unlimited e-books, audiobooks & documents.Find out more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Dogudan Dergisi Hulya Alper PDF

Dogudan Dergisi Hulya Alper PDF

Ratings: (0)|Views: 12|Likes:
Published by Hülya Alper

More info:

Categories:Types, Research
Published by: Hülya Alper on Oct 07, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/17/2013

pdf

text

original

 
126eylül-ekim 2008
doğudan
d
osya
CAMİDE KADININ YERİ YA DA YERSİZLİĞİ
HÜLYA ALPER
1
 
Özet
Bugünün dünyasında yaşayan Müslüman bir kadının toplumsal hayat içinde ötekikılınarak yabancılaştırıldığı çeşitli alanlarda var olma savaşı verdiği bilinen bir gerçektir.Bu gerçeğin açığa çıkmamış tarafı ise benzer bir durumun, Müslüman bir kadının enrahat ettiği mekânlar olması gereken camilerde de devam etmesidir. Müslüman kadınla
-
rın camilerde şahit oldukları olumsuz uygulama ve davranışlar dikkat çekilmesi gerekenbir ayrımcılığa işaret ediyor. Bu çerçevede İslâm mabetlerinde kadının konumu ve onaverilen değeri sorgulamak anlamlı olacaktır.
AbstractPlace or out of Place of Women in the Mosque
It is a known fact that contemporary Muslim woman wages a war of survival in thevarious elds of the public sphere where she had been alienated through a process of “other”isation. What is not that widely known is that a similar situation prevails in theplaces that are supposed to be the most comfortable for Muslim woman, namely themosques. Inappropriate practices and behaviour that woman are subjected to in themosques designates to a discriminatory practice that needs to be pointed. In this veinit is meaningful to question the position of woman and her value in the Islamic place of worship.
1
Doç. Dr. Marmara Üniv. İlahiyat Fak. Kelam Bölümü
 
127eylül-ekim 2008
doğudan
M
odern toplumda Müslüman bir kadınolarak kendini var kılmak pek çokproblemle de karşı karşıya kalmak demek
-
tir. Bir taraftan dindar insanları “öteki” sayankesimle, diğer taraftan bütün kadınları, ko
-
runması gereken zayıf ve belki de ikincil var 
-
lıklar şeklinde algılayan ataerkil bir zihniyetlemücadele etmeniz gerekir. Bu mücadele isehayatın her alanında hatta bir Müslüman’ınkendini en rahat hissetmesi gereken İslammabetlerinde yani camilerde dahi devam et
-
mektedir. Aslında kadınlar çeşitli alanlarda çok dahabüyük olumsuz davranışlara maruz kalıyorsada camilerde yaşanan kötü tecrübeler onlar üzerinde daha fazla sarsıcı oluyor. Zira insankendini ait hissettiği, gönlüyle bağlandığı bir yerde şahit olduğu kaba bir muameleden do
-
layı çok daha derinden yaralanıyor. Öyle kiyaşananlar, insana, camide kadına verilenkonumu ister istemez sorgulatıyor.Her ne kadar İslam öğretisi açısından ina
-
nanların benliğinden sıyrılarak aşkın varlığayöneldiği, ibadetlerini yerine getirdiği, cema
-
atle namaz kıldığı kutsal mekânlar olarak ca
-
miler insanın cinsel kimliğinden bağımsız bir şekilde herkesin kullanımına açık mabetler ise de günümüzde pratikte yaşananlar aksiniortaya koyuyor. Bugün Hz. Peygamber’in uy
-
gulaması unutulmuş, inanan kadın ve inananerkek arasındaki ilişki kardeşlik ve uyum bağ
-
lamı dışına taşınmış ve kadın cinsi âdeta ilâhimabetlerden tecrit edilmiştir.Bilindiği gibi Hz. Peygamber zamanındacemaatle kılınan namazlarda saf düzeni ge
-
nelde erkekler, çocuklar ve kadınlar şeklindebir sıralamaya tabi tutularak oluşturulmakta
-
dır. O dönemde kadınlar kendilerini erkekler 
-
den ayıran herhangi bir zikî engel bulunma
-
dan hemen onların arkalarında ibadetleriniyerine getirmekteydi. Ancak daha sonra süreçiçinde bu durum değişikliğe uğramış, kadınla
-
ra camilerde bazen işlemeli ahşap perdelerlebölünen arka saar ya da özel olarak yapılanbalkonlar ayrılmaya başlanmıştır. Böyle bir uygulama -kadınlara rahat bir ortam sağladığıda düşünüldüğünde- kadını mabetten tecritetme zihniyetinin değil ama yüksek bir mede
-
niyetin mimariye yansıması şeklinde değer 
-
lendirilebilir. Ancak günümüzde İslam mede
-
niyeti içinde gelişen böyle bir yapılanmayı dayanlış (!) bularak kadını mabetlerde görmekistemeyen bir zihniyetin varlığına işaret edenpratikler mevcut.Hemen her kesimde kadın haklarının sa
-
vulmasına, yapılan çeşitli ayrımcılık söylem
-
lerine rağmen “modern ve çağdaş” denilenbir dönemde eleştiri oklarına hedef olan “ge
-
leneksel” yapı içinde dahi bulunmayan gayr-itabii “yeni” bir uygulama hâkim. Artık pek çokcamide balkonlardaki kadınlar kısmına, ha
-
nımların erkekleri veya erkeklerin hanımlarıgörmesine engel olacak kalın perdeler çeki
-
liyor. Hatta bazı camilerde kadınlar bölümü
-
nün duvar yerine Osmanlı sanatının zarafetiniyansıtan ince işlemeli zarif ahşap kafeslerleayrılması yetersiz görülerek onların üzerinealelade dikilmiş adi kalın saten perdeler ör 
-
tülüyor. Bu tür manzaraların sadece Türkiyeiçinde değil dünyanın pek çok ülkesinde mev
-
cut oluşuna hayret etmemek imkânsız... Tabiiecdadın inşa ettiği camilerde kadınlara ayrı
-
lan bölümler ana mekândan kopuk olmadığıiçin sınırlar perdeyle ayrılmaya çalışılıyor. An
-
cak öyle anlaşılıyor ki kadını dışlayıcı zihniyetkendi yaptırdığı yeni camilerde soruna köktençözüm getirmeyi tercih ediyor. Zira yeni inşaedilen bazı camilerde binaların bodrum katlarıveya erkek cemaatten tamamen ayrı bir odakadınlar için ayrılmış. Bunu bilmenize rağmen
 
128eylül-ekim 2008
doğudan
yine de kendini ileri ve çağdaş olarak tanım
-
layan Batı medeniyetinin merkezlerinde, me
-
selâ Washington’da yeni yapılmış büyük mer 
-
kez camiinde kadınlara caminin alt katınınverildiğini görmeyi yadırgıyorsunuz.Yadırgıyorsunuz, çünkü böyle bir ortam
-
da insanın bireysel değil, beraberce Rabbeibadet ettiğinin farkına varması, cemaat ruhu
-
nu yakalaması, kendisi gibi ibadet edenlerlebütünleşmesi ve mekânın havasını teneffüsetmesinin de önüne set çekilmiş oluyor. Neüzücüdür ki özellikle cemaatle namaz kılın
-
dığında sizin böyle bir niyetle erkek cemaa
-
ti de görerek namazı eda etmek istemeniz,maksadınızın tamamen dışında anlaşılarakreddediliyor. Acaba hayatın her alanında ka
-
dınla muhatap oldukları halde neden insanlar camilere gelince böyle bir duruma tahammüledemiyor ve hemen kadınların göz önündenuzaklaşmasını istiyor?Kuşkusuz bana kadınların camilerdeki ye
-
rini sorgulatan başka sebepler de var. Cami
-
lerde kadınlara ayrılan yerlerin zikî şartlarınınkötülüğü, bazılarında abdest alma imkânınınbulunmaması, daha da önemlisi cami kapı
-
sından adım atar atmaz görülen muameleler böyle bir zihniyetin varlığını açıkça ortaya ko
-
yuyor.Tertemiz ve özenle bakıldığı anlaşılan bazıcamilerde dahi kadınlar bölümüne geçtiğiniz
-
de elektrik süpürgelerinin, istienmiş halılarınve bir yığın eski eşyaların bulunduğunu gör 
-
mek camiye değil ardiye odasına girdiğiniz iz
-
lenimini doğuruyor. Size böyle bir yerin ayrıl
-
dığını görünce, kutsal bir mekânda bulundu
-
ğunuzu hissetmek bir yana camide hiç yerinizolmadığını düşünüyorsunuz.Üstelik cami bomboş dahi olsa bir kadınolarak size mekân değiştirme hakkı verilmiyor.Her yerde sizin ana mekânda namaz kılmanı
-
za karşı çıkacak birileri mutlaka ortaya çıkı
-
yor. Hatta değil namaz kılmak bir kadın olaraksize, erkeklere ayrılan kısımda biraz oturupmabedin manevî havasını teneffüs etme şan
-
sı dahi tanınmıyor. Derhal sizi ardiye odasınayönlendirecek birilerinin, kızgın bakışlarınamuhatap oluyorsunuz. Hem kendi yaşadığımhem de yakın çevremdeki hanımların maruzkaldığı sayısız üzücü tecrübeye dayanarakbu satırları yazıyorum. Bulunduğunuz ülkeyegöre bacı, sister, uht gibi başlayan bir hitapladerhal mekânın size ait kısmına geçmeniz yö
-
nünde uyarılıyorsunuz. İster Avrupa’nın mer 
-
kezinde, isterse Anadolu’nun ücra bir kasaba
-
sında olun aynı zihniyet sürekli karşı duruyor size. Bu durumda içinizde duyduğunuz isyanve sızı birbirine karışıyor ve bir kez daha pa
-
ramparça oluyorsunuz. O anda hangi duygubaskın gelirse onunla karşılık veriyorsunuzsiz de. Sonuçta ya bir “âsi” ya da bir “küskün”rolünü giyinmiş oluyorsunuz.Çoğu kez, daha cami kapısından girer gir 
-
mez sizi hanımlar kısmına yönlendiren birileribulunur. Bir keresinde Kadıköy Osman AğaCaminin bahçesinde içeride namaz kılan bir arkadaşımı bekliyordum. En az beş kişi bir 
-
birlerinden habersiz arka arkaya gelerek em
-
redici bir tavırla kadınlar yerini işaret etmişti.Her birine “biliyorum” diyerek cevap verdim.Zaten bilinemeyecek zor bir yerde de değildi.Erkeklerin camide gördükleri her kadına teşri
-
fatçılık yapma gereği duymalarının arkasındayatan sebepleri anlamıyorum. Lakin bir kadınolarak sürekli uyarı almanın can sıkıcı bir ta
-
rafı bulunduğunu belirtmem gerekir.Şahit olunan bu tür davranışları, bireyseltecrübeler olması sebebiyle genelleştirmekisabetli bir yaklaşım gibi görülmeyebilir. Ancakonlarca farklı kadından aynı hikâyeyi dinleyin
-

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->