Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Din ve Psikanalizin Geleceği

Din ve Psikanalizin Geleceği

Ratings: (0)|Views: 2|Likes:
Published by Ufuk Kocolu

More info:

Published by: Ufuk Kocolu on Dec 05, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/19/2014

pdf

text

original

 
Taslak çeviri, selimkarlitekin@gmail.comDin ve Psikanalizin Gelece
ğ
i
1
 Jacob TaubesFreud defaatle psikanalizin felsefe de
ğ
il bir tedavi yöntemi oldu
ğ
unu üstelemi
ş
tir.Gelgelelim sanatlar, insan bilimleri, felsefe ve din bir kısım histeri vakasınınincelenmesiyle geli
ş
en bu usülün yörüngesine girdi. Çünkü bir tedavi yöntemi olarak  psikanaliz insanın anla
ş
ılması noktasında geni
ş
kapsamlı istidlallere kapı aralıyor.Psikanaliz gibi devrimci bir doktrinin umumile
ş
mesi, mevcut ideoloji ve müesseskurumların güçlü direni
ş
i kar 
ş
ıla
ş
acaktır. Tarihçi psikanalitik yönteme gösterilen direni
ş
e
ş
a
ş
ırmaz. Bizi hayrete dü
ş
ürmesi gereken husus bu analitik yöntemin son zamanlardakazandı
ğ
ı hızlı ba
ş
arıdır. Psikanalize gösterilen direni
ş
ler tedavi yönteminin ba
ş
arısıylamı ba
ş
arısız oldu, yoksa analizin kuramı ve prati
ğ
i mi dönü
ş
tü? Psikanaliz, kuramlarınımüesses ideolojilerle ba
ğ
da
ş
tırdı mı? Psikanalitik kuramın Freud sonrası geli
ş
imi psikanalizin toplum ya
ş
amına dair sundu
ğ
u ele
ş
tirel çıkarımları belirsizle
ş
tirdi mi?Bugün psikanaliz mevcut kurumları güçlendirmeye mi hizmet ediyor?Birinci Dünya Sava
ş
ı’nın öncesinde psikanalitik kurama kar 
ş
ı direni
ş
in kalesidindi. Dinin bu kar 
ş
ı çıkı
ş
ı tesadüfi de
ğ
ildir. Freud psikanalitik kuramı ateizminvarsayımlarına nasp etti. 19.Yy.’ın cari ateist görü
ş
lerinin genel bir tasdikinin ötesinde,Freud ve takipçileri dini, ki
ş
isel nevrozla benzer bir 
ş
ekilde ele aldı. Din insano
ğ
lununilkel nevrozunun en üstün misali oldu.Freud Nietszche’nin bekledi
ğ
i ‘özgür ruhlar’ın –Batı’da teizmin çözülü
ş
üyle beraber ahlakımızın temellerinin çöktü
ğ
ünün farkına varabilecek kadar duyarlıların-öncülerindendir. Nietszche gibi mevzubahis olayın büyüklü
ğ
ünden i
ş
kence görmektenziyade Freud dinin sonunu varsayıp, dinin terkedili
ş
inin yanında merhametsizce büyümenin kaçınılmazlı
ğ
ıyla beraber gerçekle
ş
mesi gerekti
ğ
i kehanetinde bulunmayacesaret etti. Ona göre bizler tam da bu geli
ş
im sürecinin orta yerindeyiz. Freud’unölümünden yirmi yıl sonra bugün dinin ve psikanalizin dostluk i
ş
aretleri göstermesini
ş
üpheyle kar 
ş
ılamalayız.Bu geçi
ş
in açıklanı
ş
ında birçok nedenin içiçe geçti
ğ
ini görece
ğ
iz.
Ş
üphesiz bunlardan biri Batı’da sosyalist mesihiçili
ğ
in meydan okuması ve çökü
ş
üdür. Seküler  binyılcılı
ğ
ın meydan okumasıyla kar 
ş
ıla
ş
an teolog ve papazlar psikanalizde, Marksist binyılcılı
ğ
ın iddialarının altını oyacak seküler bir asli günah doktrini buldular.Batılı entelejinsiyanın toplumsal yapının dönü
ş
ümü do
ğ
rultusunda besledi
ğ
iumutlar sükut-u hayale u
ğ
rayınca, Freud’un anti-eskatolojik insan ve tarih görü
ş
ü,insanın dönü
ş
ümünü toplumsal yapının dönü
ş
ümünden uman tüm binyılcı umut‘yanılsamaları’na kar 
ş
ı bir argüman olarak kullanıldı. Yeni toplumda dahi insan itki vegüdülerine tabi,
ş
ehvetlerinin yol açtı
ğ
ı günahlarından arınmamı
ş
eski Adem’dir, ve busebeple siyasi düzeni sarmalayan muhafazakar çitler kaldırıldı
ğ
ında barbarlık hatasına
ş
meye e
ğ
ilimlidir. Binyılcılı
ğ
ın seküler versiyonu Marksizm, tarihi insanın gelecektevaraca
ğ
ı ‘özgürlü
ğ
ün saltanatı’na giden geçici bir a
ş
ama olarak yorumlarken, Freudinsanın geçmi
ş
inin gölgesinin üzerinden zıplayamayaca
ğ
ında ısrarcı oldu. Nasılçocuklu
ğ
umuzun erken yılları yeti
ş
kin ya
ş
amımız üzerinde kalıcı etkiler bırakıyor ve
1
Bu makale ilk olarak 
İ
ngilizce’de,
 Psychoanalysis and the Future: A CentenaryCommemoration of the Birth of Sigmund Freud 
içinde yayınlandı (
 Psychoanalysis
4, sayı 45. New York, 1957, sf.136-42).
 
Taslak çeviri, selimkarlitekin@gmail.comsonraki ya
ş
ananlar bu etkilere beyhude yere kar 
ş
ı koyuyorsa, kitlesel tarihimizin geçmi
ş
ide tarihin ilerleyi
ş
ini bir komediye çeviriyor.
İ
nsan sanki bir çemberde gidiyormu
ş
çasınatarihte ilerler, ‘aynı eski hikaye’nin birçok çe
ş
idini yeniden üretir.Psikanalizdeki bu muhafazakar unsur açıklık kazanınca, toplumumuzun psikanalitik kuram ve prati
ğ
e kar 
ş
ı gösterdi
ğ
i buzdan direni
ş
eriyiverdi ve Freud’uninsanın tutum ve saiklerine dair ke
ş
ifleri süratle ilahi olanın en yeni heceleri oluverdi. Dinve psikanaliz e
ş
it olarak geçmi
ş
in otoritesini vurguladı, ve her ikisi de bireysel ve detoplumsal kademede geçmi
ş
in insan tutumuna kılavuzluk etmesi için saf tutabilir.IDin Latince bir kavramdır, aslen Roma
ş
ehrinin
ş
ehir kültünü adlandırır. Kutsalkitaplar bu kavramdan bihaberdir. Gene de Eski ve Yeni Ahit’te tecrübelerini bulabilece
ğ
imiz cemaatler ‘dinler’ olarak sınıflandırılmı
ş
tır. Bu sadece dilbilimci ya datefsirci ilgilendiren ufak bir filolojik detay de
ğ
ildir. Hristiyanlı
ğ
ın kaderi kısa ve özolarak bu dil kaymasında saklıdır. Bir zamanlar kurtulu
ş
yolu, insan için yeniden dirili
ş
 umudu olan Hristiyanlık, artık dünya diyarında müesses bir din olmu
ş
tur.
 Religio
 kavramıyla Roma yeniden dirili
ş
umuduna kar 
ş
ı muzaffer oldu. Tarihin bu noktasında ikikar 
ş
ıt unsuru ihtiva eden din kavramının mu
ğ
laklı
ğ
ına bir son vermek imkansız:
ş
ehir kültü olarak din, ve insanı dünya iktidar ve beyliklerinin otoritelerinden kurtaran,kurtulu
ş
olarak din.Latince
 salvus
veya
 salus
sıfatının da belirtti
ğ
i üzere kurtulu
ş
yolu, insanı,hayatını bozup altüst eden iktidarlardan kurtarmak pe
ş
indedir.
İ
nsanın ya
ş
amı, içindekive dı
ş
ındaki güçler tarafından tehdit altındadır. Kurtulu
ş
mesajı insan varolu
ş
undaki bozulmayı iyile
ş
tirmek, insanı altında parçalandı
ğ
ı günahın yükünden kurtarmak iddiasındadır. Kurtulu
ş
yolu olarak din ile tedavi olarak psikanliz arasındaki çatı
ş
ma, bir kurtulu
ş
yolu olarak, insanı günahından arındırma yolu olarak kurtulu
ş
kavramındayo
ğ
unla
ş
ır. Psikanaliz ve
ş
ehir kültü olarak din geçmi
ş
in otoritesini vurgulamakta hemensaf tutabiliyorsa da, kurtulu
ş
yolu olarak din ile insanı günahın yükünden kurtaran tedaviolarak psikanaliz arasında daha karma
ş
ık bir ili
ş
ki söz konusudur.
 Bir Yanılsamanın Gelece
 ğ 
i
’nde Freud Aydınlanma döneminde dinle sava
ş
mak için geli
ş
tirilen ilerleme ideolojisini kullanıyorsa da, kuramsal yazıları günahınsoybiliminde dinin yadsınamaz rolüne dair bir kavrayı
ş
ı ortaya koyar. Günahın soybilimiinsan toplumunun kökeninin hikayesini de sundu
ğ
undan, Freud, kendi ideolojisine kar 
ş
ıgelerek, dinin toplumun köken ve tarihindeki kilit rolünü tasvir etmi
ş
tir. Toplumunmabedi, asli günah ve kefareti sembolize eden mütemadi ayinlerle gelenekler üzerinekuruludur. “Totem bir taraftan cismani atadır, klanın ruhunu korur, saygı duyulması vekorunması gerekir. Öte yandan, ilkel babanın kar 
ş
ıla
ş
ğ
ı kaderin aynısına yazgılandı
ğ
ıgün bir festival düzenlenir. Babayı tüm erkek karde
ş
ler hep beraber öldürmü
ş
tür (WilliamRobertson Smith’e göre totem ziyafeti).”
2
Bu büyük gün aslında babalarına kar 
ş
ı birle
ş
mi
ş
o
ğ
ulların zaferlerini kutladıkları ziyafet günüdür.
2
 
Totem ve Tabu
, çev. Kamuran
Ş
ipal, Say Yayınları, 2012. Freud’un William Robertson Smithreferansı için bahsi geçen yazarın
 Lectures on the Religion of the Semites
, ilk seride (
The Fundamental Institutions
, Edinburgh: A. and C. Black, 1889) bulunabilir.
 
Taslak çeviri, selimkarlitekin@gmail.com
İ
lkel babanın asli kaderi muhakkak yüzyıllar için de unutulmu
ş
sa da, Freud’a göreasli eylem insanlı
ğ
ın bilinçaltında örtülü ve bastırılmı
ş
biçimlerde ya
ş
amınısürdürmektedir. Bu asli eylem gerçekle
ş
eli beri suçluluk duygusu insanı kovalamaktadır,“ki
ş
inin babasını öldürmesi ya da bu edimden sakınması mühim de
ğ
ildir: her iki durumdada ki
ş
i suçlu hissetmelidir.”
3
 
İ
nsano
ğ
lu’nun tarihi insanın ‘asli günah’ının hikayesinedönü
ş
ş
tür. Toplum daimi olarak artan bir suçluluk duygusunu te
ş
vik etmelidir.“Babayla ili
ş
kili olarak ba
ş
layan
ş
ey toplumla ili
ş
kili olarak son bulur. E
ğ
er medeniyetkaçınılmaz olarak aile gurbundan bir bütün olarak insanlık grubuna geli
ş
imin sahasıysa,suçluluk duygusu … muhtemelen bireylerin artık ta
ş
ıyamayaca
ğ
ı bir 
ş
iddete eri
ş
enekadar, içinden çıkılmaz bir halde yo
ğ
unla
ş
maya mahkumdur.”
4
 IIPavlus ve Augustine’den beri hiçbir teolog Freud’dan daha radikal bir asli günahdoktrini geli
ş
tiremedi. Pavlus’tan beri hiç kimse Freud’un yaptı
ğ
ı gibi asli günaheyleminin kefaretini acilen ödemek ihtiyacını algılayıp güçlü bir 
ş
ekilde vurgulamadı.Freud’un eserini, kuramını ve tedavisini, Pavlus’un kafir milletlere çekti
ğ
ivaazlara benzer bir 
ş
ekilde tasavvur etti
ğ
i sadece bir spekülasyon de
ğ
ildir. “Tarsus’tanRomalı bir Yahudi, Pavlus bu suçluluk duygusunu kavradı ve bunun izini asli kayna
ğ
ınakadar do
ğ
ru bir 
ş
ekilde sürdü. Buna asli günah dedi, yalnızca ölümle kefaretiödenebilecek Tanrı’ya kar 
ş
ı i
ş
lenmi
ş
bir günah. Ölüm dünyaya asli günahla birliktegelmi
ş
ti. Gerçekte müstahakı ölüm olan bu suç, sonradan tanrıla
ş
tırılacak babanınöldürülmesidir. Fakat öldürücü edimin kendisi hatırlanmaz, onun yerinde kefaret fantazisivardır ve bu sebeple bu fantazi
evangelium
olarak, kurtulu
ş
un Müjdesi biçimindememnuniyetle kar 
ş
ılanır.”
5
 Freud Pavlus’un teolojisinin merkezi motifi, suçluluk ve kefaret diyalekti
ğ
inederinlemesine nüfuz eder. Pavlus’a “dine dair, kelimenin gerçek anlamında bir ihsan” bah
ş
eder, “Geçmi
ş
in karanlık izleri onun ruhundadır.”
6
Musevilik büyük babanıntanınmasından öteye geçememi
ş
ken, Pavlus Musevili
ğ
i geli
ş
tirirek yokedicisi olmu
ş
tur.Musevilik bir baba-diniydi, Pavlus ise bir o
ğ
ul-dininin kurucusu oldu. Pavlus’un ba
ş
arısı“suçluluk duygusunun hayaletini, kurtulu
ş
fikriyle huzura kavu
ş
turmasında yatar.”
7
  Ne zaman Pavlus’un mesajını tartı
ş
acak olsa Freud’un havarinin tarafını tutup,kurtulu
ş
mesajnı ‘me
ş
rula
ş
tırması’ tesadüfi olamaz. Musa’nın dininde (Freud için otoriteolarak dinin paradigmatik örne
ğ
idir) öldürücü baba-nefretinin do
ğ
rudan bir ifadesi bulunmaz. Dolayısıyla Musa’nın ve peygamberlerin dini sadece ve sadece cemaatinsuçluluk duygusunu arttırmı
ş
tır. “Yasa ve Peygamberler” insana suçluluk duygusuyükledi. Bu anlamda bir Yahudi’nin insanın suçluluk yükünü azaltması Freud’a mühimgörünmü
ş
tür. “Fikrin kaynakları çe
ş
itli muhitlerin sundu
ğ
u fikir verici ipuçlarından
3
Freud.
4
Freud.
5
Bkz.
 Musa ve Tektanrıcılık 
, çev. Kamuran
Ş
ipal, Ba
ğ
lam Yayınları, 1987.
 
[
İ
ngilizce baskısısayfa numarası 85].
6
A.g.e, sf. 86-7.
7
A.g.e, sf. 87-8.

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->