Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
2Activity
P. 1
Türk Sineması Notları - 4

Türk Sineması Notları - 4

Ratings: (0)|Views: 153 |Likes:
Published by soyluu

Türk Sinemasının Periyodizasyonu
Engin Ayça ile Söyleşi - Söyleşi: Zahit Atam, Bülent Görücü
Türkiye'de Mısır Filmleri - Levent Cantek
Üç Türk Sinemacısı - Giovanni Scognamillo
Türkiye'de Mısır Sineması - Ahmet Gürata
Türk Sinemasında Geçiş Dönemi (1939 - 1950) - Okan Ormanlı
Faruk Kenç - Hülya Arslanbay
Türk Sinemasının Kimliği - Engin Ayça
Anonim Sinemadan Kişişel Sinemaya - Engin Ayça
Yeşilçam'a Bakış - Engin Ayça
Ö. Lütfi Akad, Ustasız Bir Usta - Burçak Evren
Lütfi Akad Sineması Yararlanılmamış Engin Bir Kaynaktır - Kurtuluş Kayalı
Akad'ın Catastrophe'u Haydutların Kanunu - Ali Gevgilili
Toplumsal Gerçekliğe Doğru: 1950'lerin Sinema Ortamı - Aslı Daldal
Sosyal Sorunlara Soğukkanlı BirYaklaşım Denemesi:Ömer Lütfi Akad - Kurtuluş Kayalı

Türk Sinemasının Periyodizasyonu
Engin Ayça ile Söyleşi - Söyleşi: Zahit Atam, Bülent Görücü
Türkiye'de Mısır Filmleri - Levent Cantek
Üç Türk Sinemacısı - Giovanni Scognamillo
Türkiye'de Mısır Sineması - Ahmet Gürata
Türk Sinemasında Geçiş Dönemi (1939 - 1950) - Okan Ormanlı
Faruk Kenç - Hülya Arslanbay
Türk Sinemasının Kimliği - Engin Ayça
Anonim Sinemadan Kişişel Sinemaya - Engin Ayça
Yeşilçam'a Bakış - Engin Ayça
Ö. Lütfi Akad, Ustasız Bir Usta - Burçak Evren
Lütfi Akad Sineması Yararlanılmamış Engin Bir Kaynaktır - Kurtuluş Kayalı
Akad'ın Catastrophe'u Haydutların Kanunu - Ali Gevgilili
Toplumsal Gerçekliğe Doğru: 1950'lerin Sinema Ortamı - Aslı Daldal
Sosyal Sorunlara Soğukkanlı BirYaklaşım Denemesi:Ömer Lütfi Akad - Kurtuluş Kayalı

More info:

Published by: soyluu on Jan 25, 2013
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

07/06/2014

pdf

text

original

 
(c-
111917
-
AvciLi
/ una{H
sct4
43
 
Tiirk Sin emasinin
Periyodizasyonu
engin ayca ile
sOyle0: whit atam biilent
gorucu
Bu siftyleqide, konu olarak sinema tarihimizin daha altii.zerinde yogunlaphm. Fakat daha Once sizinle bu
saylqiyi
yapma
nedenlerimize deginelim:
Bugiinden gegmiqe baktigtmtzda, Turk sinema tarihininbelli bir ddnemini aktif olarak yqamtq, bu georenin insanla-
nnt tantmq
y
e bunlar igersinde birpyler yapmaya galq-
mq
ye
yapmt§
bir insansinzz.
Bu literati& icerisinde "diizenli"
yazz
yazarak sinema
dergiciligi anlamtnda belirli eyler yapmaya calqmq ye
bdylelikle
Turk
sinema
ortamzna
belli bir mildahelede bulun-
mul bir insanstnzz.
3. Bir konu benzerliginin younda, yazdzklannaz Onemsiyoruz.
Biz sizinle Turk sinemastntn periyodizasyonunu konuqmaki
stiyoruz.
Nijat (5zOn
y
e Scognamillo 'nun yaptzklart periyo-
dizasyon birbirlerine benzerken, sizinki oldukga farkh. Bun-lar ilzerinde konuftnak
istiyoruz.
Tikel bir alan olarak sinernap, kendi igersine hapsederek, di-
ger
kit/titre/
alanlardan aywarak, diger yaptlanmalarla
kurulmadan, toplumun yaptstrun
ye toplumdaki degi-qimlerin sinemayt nastl etkiledigi, nastl belirledigi
ye sine-
mamtzdalci belli "aktmlartn", yOnelimlerin, funjalann nastl.
olugugunu, tarihin nigin o diineminde actga glIctigutt go-
zarch ederek, sinemada belli yOnetmenlerimizin yapttklanna
baktIdtgmda dOnemler arassnda konulann
ruts/
farkhla§tt-pit temel alan bir degerlenchrtne yerine
bizzat
bunlarin cok
 
art
44
ngin ayca ile
arka planda kaldzgi
bir
periyodizasyon stiz konusu.
Sizinki
ise toplumsal geli§melerin
y
e
Tiirkiye'nin
kendi biitunsel ta-
rihinin daha cok icine ahndigi ve bunun sinemadaki "aim-
tart" ya da diinemleri naszl etkiledigini One ctkartan "tarih-selci" bir degerlendirme. Bir kere
kii/tUrfin
kendisi toplum-
sal geliqmelerden ayrzk olarak incelenemez. Tfirk Sinema-
si'nzn cogu zaman yalni yerlerde dile getirilen bir
yapzsz
var.
Simdi Thrk sinemasinin gegi§ danemine, yani 1950'lere ka-
dar olan diinemiyle baVayahm.
Sinemanm, Tiirldye'ye girmesi gOsteriyie oluyor.
yada ne zaman ba§lami§sa cok fazla gecikmeden
kiye'de de gosteriler yapiliyor. Ama Tiirkiye derken ne-
yi anhyoruz. Ilk gOsteriler Beyoglu'nda oluyor. Dolar-
siyia sinemayi Beyogiu'na ula§abilen kesimler izleyebi-
liyorlar. Sonra giderek ko§ullar geli§iyor
y
e film yapi-
=run da ba§lamasi gerekiyor. 0 yiizden 1914'de
Ayes-
tefanos Abidesi'nin11§1
filmi sembolik bir anlam
tamor. Fuat 1..Jzkinay'ut orada yaptigi tek §ey gOziini1
makinenin objektifine koymak
y
e deklan§iire basmak-tan oteye ginnemi§tir. Yani bir olaya tamichk etme, si-
nemayi ya§ama kaygisi, dii§fincesi olinarru§tir. Bun-dan sonra yapilan konulu veya belgesel filmier sinema
eylemi oluyor ve buniar onemlidir.
0
yillar Tilxkiye'nin
Birinci Diinya Sava§1
y
e Kurtulu§ Sava§i yillariclin
0
bakundan, Tiiriciye'de sinemayi Cumhuriyet ile ba§lat-
martin daha dogru oldugunu saruyorum. Osmanli do-neminde film celdmieri muhtemelen ba§lami§iar, ama
sinemarruzm belirli bir sistematige oturrnasi
y
e belli bir
politikanin-ideolojinin ta§iyicisi olmasi Cumhuriyet
dOnemiyiè ba§lar. Cumhuriyet bir sinema uretiyor.
1920'lerde dunyada sinema bir sanat nadir degil midir
tarti§malan var, kurarnlar olu§turuluyor. Bu kavramla-
tin Tiirkiye'ye yansidigi gOni§tinde degilim. Dolar-siyia Tiirkiye'de de i§e tiyatro
y
e hikaye (roman) ile
ba§lamyor. Kamera sabittir
y
e henuz seyirci ab§kin
icin degi§ik cekint teknikleri uygulanamiyor.
BOylece TUrkiye'de yerle§ik bir tiyatro olan
Dariilbeda-
yi (Istanbul *ehir Tiyatrolan)
bu i§i ustieniyor.
Nijat
Ozon 20
yillzk gecikmeyi buyuk bir handikap olarak
degerlendiriyor.
20 yil Once ba§larm§ olsaydi, 20 yillik bir deney olinu§olacakti, en azinclan 20 yillik yeti§mi§ eleman olacakta.
Seyirci. acismdan bakmaym; seyirci 20 yildir film seyre-
diyor. Ama bugiin saygm bir sirtemasi olan kimi
lerde bu siirec belki ayni dOnemde veya daha get de
ba§lami§ olabilir. Yani bu biraz da toplumunhayatirta ya da o insaniann sinemaya yaldalma bicimi-ne, kendilerini yeti.tirmelerine
y
e cevreye bagliciir.
BOyie bir ortamda, dogal olarak, sinemanin tiyatrocular
tarafmdan yapilmasi giindeme geliyor. 0 zaman, sine-
mayi chsarida tanirm§, az cok bilgisi olan bir tek
Muh-
sin Ertugrul
var. Dolayistyla, sinemayi tiyatrocular ya-
pacak fikri basladtginda, Muhsin Ertugrul nastl tiyat-
ronun tek adamiysa, sinemanm da tek adami oluyor.
Yeni Cumhuriyet kuruluyor
y
e bu yeni devlet, bilincli
olarak kurumlar eliyle in§a edilmeye cahlihyor. Hu-
kuk sistemi, siyasal ya§am tasarlaruyon Cumhuriyet'inideolojisi dogrultusunda kiiltiir bicimiendirilmeye
Yani kiiltiir "devietle§tiriliyor". Tiyatro icin sa-
lonlar aciliyor, orkestralar kuruluyor, fakat sinema icin
bir okul, salon olu§turulmuyor. Ben yaztlarunda bu
°layi sinemarun tiyatronun vesayetine verilerek, tiyat-ronun vesayetinde devietieltirilmesi olarak aliyortun.
Filmlerin bir cogu tiyatroda oynami§ oyuniann sine-maya aktanlinasi, kimi adaptasyonlardir. Zaten§anlar tiyatroda cali§tiklari icin tiyatrodan artan za-
manlannda sinema yapiyorlar ve bu dOnemde, yilda en
fazla dOrt fim cekilebiliyor.
Onemli olan, bu tiyatrocular dOnemi diye adlandinlan
deneme farkh balu§laria farkh degerlendirmeler getire-
bilmek, bOyielikle ondan sonraki gelilmeleri daha iyi
anlaybilir
y
e durumu farkh bir boyutta inceleyebiliriz.
Bu yilzdert bu dOnemin bir ba§ka boyutu oldugunu da
yazilarimda i§lemeye cali§nm, tart§ilmastru amacla-
dim.
aha tarti§ma ba§larnadi. *imdi seyirci bu
chinemde sadece Turk fihnleri mi izliyor? Sinema daha
cok bilytik kentlerde var
y
e bu yerlerde bugiin oldugu
gibi yine coguniukla Amerikan filmleri gOsteriliyor. Bu-
nun yanmda azunsartmayacak kadarda Avrupa End
de geliyor. Misir filmierinin geli§ tarihini tam olarak
bilmiyorum.
Nijat
ere licinci Diinya Savap szrasinda Avrupa
y
e Amerikan
piyasastrun
daralmaszyla ulkeye Mzsir filmleri
giriyor.
Seyirci sinemayi biitiin boyutlanyla, en ticarisinden en
iyisine kadar gOnne olanagina sahip. Tiirk sinemasinda
inetim cok di.1§iik oldugu icin seyirci yabanci filmleri
izliyor. Sinema olarak Olga kar§ilanndaki yabanci film-
ier olmak zorunda. Burada bir Onemli nokta var: Filmi
yapan, iireten cevre, yani tiyatrocular, nasil film yapda-
cagma kendileri karat veriyorlardi, tayin edici durum-daydilar. Bunu §unun icin siiyitiyorum: 50'den sonra
ba§layan siirec icinde mekanizma bana gOre.tersine
Onun icin de altuu cizmeye caliworum. Yani
Cumhuriyet ideoiojisine bagh kalinarak, oyunlar, film-ier yukandan saptaruyor. Halkin istegini goz Online al-
ma, onunla diyalog kurarak birlikte olu§turma soz ko-
nusu degil; bir ce§it direktif seiz konusu. Bu olay, sade-
ce sinema icin degil, diger tiim kiiltiir alanian, yasalar
icin de gecerli. Yaps degi§ildigine bir cevre karat veri-
yor
y
e uygulamaya geciriyor. Bunu olumsuz olarak
gOrmeye cali§mayahm, buna bir saptama olarak baka-
lun.
Burada biraz konuyu toparhyayun. Tiirk sinemastrun
tiyatrocular dOnemi denilert bu birinci dOnemini farkh
bir
deyintle, Turk sinemasinin kentsel
danemi olarak
da tanimlamak istiyorum. cunku sinema seyircisi,
kentte ya§ayan, ke
p
t
ah
y
e dilnya kill-
 
engin ayca ile
45
ti nine acik insanlardan olu§uyor
y
e bu insanlar degi.§-
mek istiyorlar, farkli yonlere agklar. Herhangi bir §ey
empoze etme, yOnlendirme, talep etme konumunda de-
giller. Dolayisryla iiretenler, yaraturlar kendileri tayin
edici durumundalar; neyi yapacaklarma, nasil yapacak-lanna kendileri karar veriyorlar. Bu ozellik, 50lerle bir-
likte, demin de sOyledik, tersine clOniiyor, bu bakundan
Onemli. Bu farki vermeden bugunku deonii§timieri, bu-
gun
ulunulan durumu da anlatmak kolay degil.
0 bakundan ben, yazilarunda Turk sinemasuu fig do-neme ayirdim; ama farkh isimler koyarak: 1. DOnem,
Turk sinemasuun kentsel dOnemi, 2. DOnern, Tiirk si-
nemasmin kirsal diinemi ya da Turk sinemasinin
Ye-
§ilcam Dememi. Yani larsal kOkenli kiilturun dinamik,
lerinin belirleyici oldugu, iiretenlerin degil, daha coktilketenlerin sinemadaki olu§uma yOnverdigi dOnem
olarak gOriiyorum. 3. DOnem ise Turk sinemasuun ye-niden kentsel diinemi. Genel olarak bu ikinci dOnemin
cok iistiinde durulmasi gerekiyor. Ye§ilcam deoneminin
filmlerini belki estetik acidan, sanatsal acidan olumla-yamayabiliriz, oradan cok parlak i§ler gicmami§tu di-
yebiliriz, ama bu dememin sosyo-ki31tilrel acidan ince-
lerunesinde, artimilmasinda yarar oldugunu
yorum.
Yabanci filmierin
ahsettig-iniz 1. Dtinemicinde gegerli mi? CiinIcit sizin ortaya koydugunuz gibi, Ye-Olgam deineminde yerlilqtirme bityilk Onem tapyor.
Tiyatrocular di5neminde, Omegin dublaj olaymda be-
,
im de edindigim bilgilerden pkarttigim birtakun so-
nuclar var. TUriciye'de seyircinin kolay anlamasina yar-
dunci olmasi icin, gerektiginde diyaloglar iizerinde bir-
takun degi§ikliklere gerek duyulmu§ oldugunu
yoruz. iki dublaj yOnetmeniyle bir siiyle§i yapmr§tun.
Bir filmde Bulgarlar ale Tiirlder dii§man olarak gOsteri-liyormu§
y
e bu degi§tirilmi§: Bulgarlar ile Turkler dost
olarak verilmi§ler. Bu filmin her§eyini altiist etmek gibi
bir §ey, ama belli bir i§lev raldenmi§. Hatta bir yerdeokudum, yabanci bir filmde gramafona plak konuyor,
filmin orjinalinde bah, muzigi callyor, ama oraya alatur-
ka bir parca konuyor, yani TUrkiye'den bir parca yer-le§tiriliyor. Mr= filmleri dOneminde, Misir filmlerin-
delci bUttin §aricilann sealerinin tekrar yazrldrg,, bizde-
ki bestecilere besteletilip, tekrar bizdeki Turk §arlualartarafmdan seslendirildigini biliyoruz. Bunlan hep film-
lerin bir ce§it yerlile§tirilmesi cabasi olarak gOriiyo-
rum. Ben bu yerlile§tirmeyi one surrneye cali§iyorurn,
ki dublaj yaparken bile filmi bize benzetmeye cali4an
bir zihniyet, film cekerken de bize benzetmeye cali§a-
caktir. 0 zaman orada sorun filmin ne kadar benzetile-bilmi§ veya ne kadar benzetilememi§ olmast sorunu-
dur, ama benzetme olaymi saptamak
y
e altuu cizmek
gerekiyor. Bunu Onemsemersek o zaman bunlan taklit,
ki§iliksiz, yoz diye atmak hakl,l,k kazamr, ama bize
benziyor ise o zaman olayin farkli boyutlari da vardu.
Nasil benzetrni§, neyi nasil cevirmi§, niye cevirmi§; bu•
benzetmenin mantigi bizim insanunizm, seyircimizin,iireticimizin kafasindan gegen §eyleri anlamak baki-mindan bize kaynak olu§turacaktu. Tabii bu ara clO-nemde Misir filmlerinin gelmesi, sonradan Ye§ilcami
da cok belirleyecektir. Melodram - §arkili duygusal
filmier - o dOnem cok i§ yapiyorlar, halk tarafmdan cok
iyi kamlanlyorlardi. Dogu toplumlan melodram agir-
hich kiiltiirlerin oldugu toplumlardir. Bati, melodramagOrmii§, 2. suuf olarak degerlendirmi§, melod-
rama kagmamaya Ozen gOstermi§ olabilir, ama dogu
killtUrlerinde melodram o kiiltiirlerin ba. Ozelligi duru-
mundadir. ttalya'da Japon sinemasi toplu gOsterileriniizliyordum, orada bu filmlerin cok melodramatik oldu-
gu §eklinde ele§tiri getirilmi§ti. Onlar da demi§lerdi
ki, bizim kulturumuz melodram ustune kurulu, dolayr-
styla bundan niye kacalun, bunu niye ch§layalun. Bu
olay turn Asya'nm kiiltiir ozelliginin icinde var, Hindis-
tan'da da var, Tiirlder'de de var, Araplar'da da var YaniMisu filmleri melodram agulikhysa, Tiirk seyircisi me-lodramla bir butiinliik kurabildiyse, eade§le§ebildiyse
y
e bizim buradaki dublajcilar da §arialanyla filmleri
iyice yerlile§tirdiyse, bunun nedeni Misir filmlerininTiirkiye'de olasilikla Turk filmi gibi algilaruyor olma-
srydr. Dolayisryla melodrama egilimli bir seyircinin si-nemaya ali§masi
y
e onunla biittinle§mesi de sea konu-
su.
50lerde Misu filmleri gittikten sonra yerine gelen Hintfilmleri de gene melodram agulikli cah§rnalardr. Onunicin Ye§ilcam'm da genelinde melodrarrun aguhgr var
idiyse, bunlar hep is ice gelen, birbirini tamamlayan,neden sonuclan birbirinde bulan geli§meler, olu§um-
Peki,
0'lerden sonra DP iktidariyla birlikte kopt
olarak geliqen YeOlcam sinemasi olgusuna gelebiliriz.
Ye§ilca.m Demokrat Parti olayryla birlikte ba.lar. Kon-jonictiirel olarak ayru delnemin olgulan olan Ye§ilcam
y
e DP, sonraki geli.melerde de birbirleriyle paralel ola-rak gidiyorlar. Tiirkiye'de siyasal alanda, politik gUcle-rin oluluraunda nasil tek partiye, yukandan yOnlenciir-
meye icar§r tabandan gelen bir tepid olarak, DP olu§-
mu§
ise,
onun kar§tliginda da tiyatroculardan kurta-
tiyatronun dr§indaki insanlarm elinde yayilma-ya ba§layan bir sinema yaptlmaya ba§laruyor. Aym ta-rihlere gelmesi rastlantr da olabilir. Ama aym diinemdeba.layan bir sUrectir bunlar
y
e Tiirkiye'nin 50den son-ra icinde bulundugu toplumsal, siyasal kar§diguu sine-
mada da buimu§tur. DP'rrin uyguladigr populist siya-
set ile birlikte, sinema da populist bir cizgiye girmi§tir.Tiyatrocular dOneminin
y
e
eni olu.an sinema-
run bOyle populist bir cizgisi yoktur.
Bu diinem sinemaszyla ilgili olan kiiltiirel temalar neydi?Turk sinemasznda tizellikle hangi yonelimler ya da hangi
ogeler fazlaca kullanilmaktadzr? Ornegin din motifi ne ka-
dar azrizklz olarak temsil ediliyordu?

Activity (2)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->