Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
0Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Alman Faşizminin Türkiyede Propaganda Faaliyetleri

Alman Faşizminin Türkiyede Propaganda Faaliyetleri

Ratings: (0)|Views: 93|Likes:
Published by Zehra X Adilovic
fasizm
fasizm

More info:

Published by: Zehra X Adilovic on Feb 09, 2013
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

02/09/2013

pdf

text

original

 
ALMAN FA
Şİ
ZM
İ
N
İ
N TÜRK
İ
YE’DEK
İ
 PROPAGANDA FAAL
İ
YETLER
İ
 Orijinal ad
ı
:Deutsch – Faschistische Propaganda in der TürkeiJohannes Glasneck1966 y
ı
l
ı
nda Halle’deki Martin-Luther-Üniversitesi’nin “Wissenschaftliche Beiträge” adl
ı
 dizininde yay
ı
nlam
ı
ş
t
ı
r.Çeviri:Murat Çak
ı
r
 
Alman tekelleri 1993’de Almanya’da olu
ş
an fa
ş
ist diktatörlük ile Avrupa’daki ve sonuçtadünyadaki egemenliklerini kurmaya çal
ı
ş
t
ı
klar
ı
nda, Kaiser Wilhelm dönemindeki “Ba
ğ
datTrenyolu Politikas
ı
”na tekrar el atm
ı
ş
lard
ı
.
İ
stemeyerek te olsa, baz
ı
bölgelerdekiyöntemlerini de
ğ
i
ş
tirmek zorunda kalm
ı
ş
lard
ı
. Çünkü art
ı
k kar
ş
ı
lar
ı
nda, sadece y
ı
k
ı
lmaktaolan Osmanl
ı
 
İ
mparatorlu
ğ
u de
ğ
il, Britanya ve Frans
ı
z mandas
ı
ndaki bölgeler ve “Entente– Emperyalizmine” kar
ş
ı
ulusal kurtulu
ş
sava
ş
ı
n
ı
(1919 – 1923) vermi
ş
olan genç TürkiyeCumhuriyeti durmakta idi. Ancak hedef gene ayn
ı
yd
ı
: Alman tekelleri Türkiye’yi, ayn
ı
 zamanda
İ
ran ve Arap ülkelerini, “yeniden düzenleyecekleri” fa
ş
ist Avrupa’ya s
ı
k
ı
s
ı
k
ı
yaba
ş
layacaklar
ı
zengin ve ucuz hammadde depolar
ı
olarak görmekteydiler. Çünkü OrtaDo
ğ
u ve Balkanlar, sava
ş
durumunda, Britanya filosu okyanus ötesinde olan yollar
ı
 kapasa da, Alman silah sanayini petrol, krom, bak
ı
r, mangan, yün ve tiftik ilebesleyecekti. Birinci Dünya Sava
ş
ı
nda oldu
ğ
u gibi, Alman generalleri, Büyük Britanya veFransa’n
ı
n Orta Do
ğ
u’daki konumunu ve Hindistan ile olan ba
ğ
lant
ı
lar
ı
n
ı
Türkiyeüzerinden tehdit etmeyi planl
ı
yorlard
ı
. Bunun ötesinde, Almanya’n
ı
n Orta Do
ğ
u’yakonu
ş
lanmas
ı
, Sovyetler Birli
ğ
i’nin güneyinden sald
ı
rabilme olana
ğ
ı
n
ı
da getiriyordu.Bu nedenle fa
ş
ist Almanya, ekonomik aç
ı
dan eskisi gibi zay
ı
f olan Türkiye’yi politik veekonomik araçlarla egemenlik alan
ı
içine çekmeye çal
ı
ş
ı
yordu. K
ı
z
ı
l Ordu’nun Kafkasya’dave Wolga bölgesinde elde etti
ğ
i ba
ş
ar
ı
lar, bu amac
ı
bo
ş
a ç
ı
kard
ı
. Ancak fa
ş
ist Almanya’n
ı
nustaca uygulad
ı
ğ
ı
diplomasisi, Ankara’n
ı
n Büyük Britanya ve Fransa ile girdi
ğ
i ittifak
ı
ngerçekle
ş
mesini engelleyebilmi
ş
ti. 1930’lu y
ı
llar
ı
n sonuna do
ğ
ru 1921’de Sovyetler Birli
ğ
iile imzalana “Dostluk ve Karde
ş
lik Sözle
ş
mesi”nden uzakla
ş
an Ankara Hükümeti, fa
ş
istAlmanya’n
ı
n etkisi ile 22 Haziran 1941 tarihinden itibaren antisovyetik tav
ı
rlar almayaba
ş
lam
ı
ş
t
ı
.Türkiye’ye yönelik fa
ş
ist politika, geni
ş
bir propaganda faaliyetince izlenmekteydi1. Bufaaliyetler Alman diplomatlar
ı
n
ı
n 1937 – 1945 y
ı
llar
ı
aras
ı
nda blirli oranda ba
ş
ar
ı
eldeetmelerini sa
ğ
lad
ı
. Uygulanan fa
ş
ist propaganda, özellikle kültür propagandas
ı
,Almanya’n
ı
n
İ
kinci Dünya Sava
ş
ı
’ndan sonra Türkiye’deki konumunu rahatl
ı
kla geri eldeetmesini sa
ğ
lad
ı
. 1950’l
ı
y
ı
llarda ekonomide, politikada ve orduda kilit noktalar
ı
na gelenTürk burjuvazisi, fa
ş
ist propagandan
ı
n 1930’lu y
ı
llarda kendi ç
ı
kar
ı
na kulland
ı
ğ
ı
Almankültürü ve biliminden etkilenmi
ş
ti. Bu nedenle Türkiye’deki egemen klik, sava
ş
 sonras
ı
nda “ekonomik mucizesini” gerçekle
ş
tiren Almanya ile ili
ş
kilerini tekrar s
ı
kla
ş
t
ı
rd
ı
 ve birlikte NATO’ya girdi. Almanya’n
ı
n Ankara’daki büyükelçisi Georg von Broich – Oppert1962 y
ı
l
ı
nda Almanya’n
ı
n Türkiye politikas
ı
n
ı
 
ş
öyle özetliyordu: “Yüzy
ı
l
ı
n ilk yar
ı
s
ı
nda s
ı
k
ı
 bir birlikteli
ğ
e giren bu iki ulusun kader birli
ğ
i, ayn
ı
zamanda bugüne kada kalm
ı
ş
olande
ğ
er birlikteli
ğ
inin tastikidir”2.Almanya’n
ı
n sadece Türkiye’dede
ğ
il, ayn
ı
zamanda Asya, Afrika ve Latin Amerika’n
ı
n
 
çe
ş
itli ülkeleri ile benzeri sözlerle ‘dostlu
ğ
unu’ peki
ş
tirmesi, bu “de
ğ
er birlikteliklerinin” fa
ş
ist propaganda taraf 
ı
ndan nas
ı
l olu
ş
turuldu
ğ
unu ara
ş
t
ı
rmaya de
ğ
er. Bu ara
ş
t
ı
rma,modern kitle ileti
ş
im araçlar
ı
, okullar, yüksek okullar, tiyatro ve müzik ile fa
ş
ist Almanyapolitikas
ı
n
ı
n Türkiye’yi nas
ı
l sava
ş
amaçlar
ı
için kulland
ı
ğ
ı
n
ı
ve bugünkü ili
ş
kilerinintemellerini nas
ı
l att
ı
ğ
ı
n
ı
gösterecektir.Fa
ş
ist devlt ayg
ı
t
ı
içerisinde, çal
ı
ş
ma alanlar
ı
s
ı
n
ı
rlanmayan farkl
ı
birimler yurtd
ı
ş
ı
 propagandas
ı
ile ilgileniyorlard
ı
. Yurtd
ı
ş
ı
ndaki diplomatik misyonlara talimatlar
ı
ula
ş
t
ı
rantemel emir – komuta merkezleri D
ı
ş
i
ş
leri ve Goebbels’in Propaganda Bakanl
ı
ğ
ı
’yd
ı
. Haberve Bas
ı
n Dairesi’nin yan
ı
s
ı
ra, 1939 y
ı
l
ı
nda D
ı
ş
i
ş
lri Bakanl
ı
ğ
ı
çat
ı
s
ı
alt
ı
ndA KURULANEnformasyon Dairesi bu konularla ilgileniyordu. Sava
ş
ı
n ba
ş
lamas
ı
yla Hitler yurtd
ı
ş
ı
 propagandas
ı
n
ı
n sorumlulu
ğ
unu, Propaganda Bakanl
ı
ğ
ı
’n
ı
n kurumlar
ı
ndan faydalanmaklayükümlü olan D
ı
ş
i
ş
leri Bakan
ı
Ribbentrop’a verdi3. Bunun ötesinde NSDAP (Nasyonal –Sosyalist Alman
İş
çi Partisi) D
ı
ş
Politika Dairesi
Ş
efi Rosenberg’e Orta Do
ğ
u veBalkanlar’da “Üçüncü Reich’ 
ı
n bereketini tan
ı
tma ve
İ
ngiltere’den Afganistan’a kadarfa
ş
ist çevrelerle ili
ş
ki kurma” görevi verildi4. Özellikle Devlet Müte
ş
ar
ı
Bohle’nin ba
ş
kan
ı
 oldu
ğ
u NSDAP Yurtd
ı
ş
ı
Örgütü’nün5 ili
ş
kileri iyi hesaplanm
ı
ş
t
ı
. Yurtd
ı
ş
ı
örgütünün üyeleri
İ
stanbul’daki (ve di
ğ
er ülkelerdeki) Alman derneklerini ziyaret ederek, “Nasyonalsosyalizme” ba
ğ
lamakta ve propaganda – casusluk merkezleri olarakkullanmaktayd
ı
lar.Bu merkezlerin Türkiye’deki propagandist çal
ı
ş
malar
ı
n
ı
n temel tezleri antikomünizmedayan
ı
yordu. Türkiye’nin ba
ğ
ı
ms
ı
zl
ı
ğ
ı
na destek olan Sovyetler Birli
ğ
i ve TürkiyeCumhuriyeti aras
ı
ndaki dostlu
ğ
a ve bar
ı
ş
a dayal
ı
kom
ş
uluk ili
ş
kileri, fa
ş
ist Almanya’n
ı
nç
ı
karlar
ı
na ters dü
ş
üyordu. Bu nedenle fa
ş
ist Almanya’n
ı
n propagandistleri, Ankara’n
ı
nTürkiye Komünist Partisi’ne yönelik bask
ı
lar
ı
n
ı
ı
rsat bilerek, Türkiye – Sovyetler Birli
ğ
iili
ş
kilerine yeni bir d
ı
ş
siyasa yerle
ş
tirmeye çal
ı
ş
t
ı
lar. Dönemin NSDAP Yurtd
ı
ş
ı
DairesiMüdürü Werner Daitz, bu geli
ş
meyi
ş
öyle aç
ı
kl
ı
yordu: “Almanya,
İ
talya, Macaristan,Bulgaristan ve Türkiye önce Avrupa’n
ı
n bol
ş
evist y
ı
k
ı
m
ı
na ve Orta Asyal
ı
de
ğ
erlerinistilas
ı
na kar
ş
ı
savunmaya geçtiler”6. Bunun yan
ı
s
ı
ra, Türkiye’nin Bo
ğ
azlara yönelik “Rustehditi” metodu uygulanmaya ba
ş
lad
ı
. 1936 y
ı
l
ı
nda Türkiye ve Sovyetler Birli
ğ
i aras
ı
ndaba
ş
layan anla
ş
mazl
ı
klar ve 1939/40 y
ı
llar
ı
nda Türk bas
ı
n
ı
nda yürütülen Antisovyetkampanya, fa
ş
ist Almanya’n
ı
n giri
ş
imlerine destek oluyordu.Türkiye’yi fa
ş
ist Almanya’n
ı
n “dostu” ve “karde
ş
i” olarak göstermek için bugün dahipolitikac
ı
lar ve tarihçiler, geçmi
ş
teki isimleri s
ı
ralamaktad
ı
rlar. Bu “karde
ş
li
ğ
in” temeliniPrusya Kral
ı
II.Friedrich’in Osmanl
ı
Padi
ş
a
ı
ile yapt
ı
ğ
ı
antla
ş
madan ve Moltke, von derGlotz, Liman von Sanders pa
ş
alar gibi askerî dan
ı
ş
manlardan almas
ı
hayli ilginç.Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Hüsrev Gerede (19393 – 1949) gibi Alman militarizmi vefa
ş
izminin aç
ı
k destekçisi olanlar, Almanya ve Türkiye aras
ı
ndaki ili
ş
kilerde bu silahkarde
ş
li
ğ
inin hep ön planda durmas
ı
n
ı
sa
ğ
lam
ı
ş
lard
ı
r. Hüsrev Gerede Ocak 1942’de “Prusya’n
ı
n askerî e
ğ
itiminin ruhu Türk erke
ğ
inin kine t
ı
pa t
ı
p uymaktad
ı
r” iddias
ı
ndabulunuyordu. Anca bu “ruh hali” Ankara’daki politikac
ı
ve askerlerin, Türkiye’nin kaderiniyeniden Almanya ile bir silah karde
ş
li
ğ
ine ba
ğ
lamak için yeterli olmam
ı
ş
t
ı
. Özellikle BirinciDünya Sava
ş
ı
esnas
ı
nda Alman generalleri taraf 
ı
ndan hor görüldüklerine inanan askerlr,almanya ile yeni bir ittifak
ı
n hata olaca
ğ
ı
n
ı
savunuyorlard
ı
. Bu nedenle Almanpropagandas
ı
1930’lu y
ı
llardan itibaren Birinci Dünya Sava
ş
ı
ndaki “silah karde
ş
li
ğ
ini” her
ı
rsatta ön plana ç
ı
kar
ı
yordu. Hitler bile bunu 4 Mart 1941 tarihinde Cumhurba
ş
kan
ı
 
İ
nönü’ye gönderdi
ğ
i mektupta vurguluyordu.
İ
lginç olan, Alman propagandas
ı
n
ı
n silahkarde
ş
li
ğ
ini ekonomik alana da geni
ş
letmesiydi. Türkiye’nin 1938’e kadar hammaddeal
ı
c
ı
s
ı
ve sanayi donat
ı
m
ı
sat
ı
c
ı
s
ı
olarak Almanya’ya olan ba
ğ
ı
ml
ı
l
ı
ğ
ı
ndan “Orient –
 
Nachrichten” isimli dergi “ekonomi karde
ş
li
ğ
i” sözcü
ğ
ünü ç
ı
kart
ı
yordu.Haziran 1933’de Hitler, TBMM D
ı
ş
i
ş
leri Komisyonu Ba
ş
kan
ı
na, Türkiye’nin verdi
ğ
i ulusalkurtulu
ş
mücadelesini kendisine bir örnek seçti
ğ
ini söylemesinden sonra, Almanya’n
ı
nTürkiye’ye yönelik propagandas
ı
n
ı
n karakteristik fa
ş
ist vasf 
ı
ortaya ç
ı
kmaya ba
ş
lad
ı
.Goebbels’in propagandistleri çe
ş
itli aç
ı
klamalarda “iki büyük ulusal kahramandakibenzerlikler”den ve “her
ş
eyi tek adam ideolojisine bal
ı
olan ve Avrupa’n
ı
n yeni düzeninikuracak olan Nasyonalsosyalizmin, Kemalizmin ve Fa
ş
izmin hayat kanununundo
ğ
u
ş
u”ndan bahsediyorlard
ı
. Bu
ş
ekilde Ankara’ya yak
ı
n görünmeye çal
ı
ş
an Almanfa
ş
izmi, Alman tekellerinin Türkiye pazar
ı
ndaki yerlerini garantilemeye ve Türkiye’yiLozan Antla
ş
mas
ı
n
ı
silah zoru ile revize ettirip, olu
ş
turmaya çal
ı
ş
t
ı
klar
ı
fa
ş
ist “akis” içinealmaya çal
ı
ş
ı
yordu.
İ
kinci Dünya Sava
ş
ı
esnas
ı
nda, dünyadaki egemenli
ğ
ini kurabilece
ğ
ini dü
ş
leyen Almanfa
ş
izmi Türkiye politikas
ı
n
ı
n temel hedefini NSDAP Bas
ı
n Bürosunun 29 Kas
ı
m 1941 tarihlibildirisinde
ş
öyle aç
ı
kl
ı
yordu: “Avrupa’n
ı
n yeni düzeni içerisinde, Türkiye de dahil olmaküzere tüm Avrupa ülkeleri yerlerini alacaklard
ı
r...” 7
Ş
ubat 1943’te Ribbentrop Stalingradyenilgisine ra
ğ
men, bu hedefin gerçekle
ş
ece
ğ
ini aç
ı
klamaktayd
ı
.Bu ara
ş
t
ı
rmada yer alan Türkiye’ye yönelik fa
ş
ist propagandan
ı
n temel çizgileri,Nasyonalsosyalist diktatörlük boyunca hep ayn
ı
kald
ı
. Ancak baz
ı
politik geli
ş
meler vesava
ş
ı
n getirdi
ğ
i zorlamalar, propaganda da ufak yön de
ğ
i
ş
ikliklerine neden oldu.Türkiye’nin 1939
İ
lkbahar
ı
nda Britanya ve Fransa’ya yak
ı
nla
ş
mas
ı
ve 19 Ekim 1939’daittifaka girmesi üzerine Alman bas
ı
n
ı
nda Türkiye kar
ş
ı
t
ı
yorumlar ç
ı
kt
ı
. Fransa’n
ı
n, Suriyesanca
ğ
ı
hatay’ 
ı
Türkiye’ye vermesi ile ba
ğ
lant
ı
l
ı
olarak, Araplara, Türkiye’nin güneyeyönelmesine kar
ş
ı
ihtiyatl
ı
olmalar
ı
telkini bu yorumlar
ı
izledi. Ancak fa
ş
ist bas
ı
n
ı
nAraplara ihanet etmesi pek uzun sürmedi. Fritz Rössler 1940’da yay
ı
mlad
ı
ğ
ı
biryorumunda, Türkiye’yi, Britanya – Fransa – Türkiye ittifak
ı
n
ı
n tehlikelerine kar
ş
ı
 uyar
ı
rken,
ş
unlar
ı
söylüyordu: “Türkiye’nin do
ğ
al geli
ş
imi ne Balkanlara ne deKuzeydo
ğ
uya do
ğ
ru gidecektir. Aksine, sadece ve sadece Güneye, yani Irak’a ve Musul’a.Ankara, politikalar
ı
n
ı
geli
ş
tirirken, bu gerçe
ğ
i unutmamal
ı
ve
İ
ngiltere ile Fransa’n
ı
n,Türkiye’nin bu do
ğ
al geli
ş
mesini engellemelerini önlemelidir...” 18 Haziran 1941’de Almanya ve Türkiye aras
ı
nda imzalanan Dostluk ve Sald
ı
rmazl
ı
kAntla
ş
mas
ı
ndan dört gün sonra Almanya’n
ı
n Sovyetler Birli
ğ
i’ne sald
ı
rmas
ı
üzerine, ikihükümet Sovyetler Birli
ğ
i’ne kar
ş
ı
olan ortak dü
ş
manl
ı
klar
ı
çerçevesine daha dayak
ı
nla
ş
t
ı
lar. Bu dönemdeki fa
ş
ist propaganda, Yunanistan’ 
ı
n, Arap ve Sovyet bölgelerininbir k
ı
sm
ı
n
ı
n Türkiye’ye verilece
ğ
i sözü ve Türkiye kamuoyunda Antisovyetik yakla
ş
ı
mlar
ı
ngeli
ş
tirilmesi ile Türkiye’yi Akis Devletlerinin yan
ı
nda sava
ş
a çekmeyi hedeflemekteydi.Pester Llyod gazetesinin Berlin temsilcisi olan Ernst Lemmer (1966 y
ı
l
ı
nda AlmanyaFederal Cumhuriyeti Sürgün Almanlar Bakan
ı
oldu), Haziran 1942’de ölen Ba
ş
bakanSaydam’a ve halefi Saraço
ğ
lu’na, “Alman – Türk dostlu
ğ
una” ve “Antisovyetik ortakç
ı
karlara” katk
ı
lar
ı
ndan dolay
ı
övgüler düzüyordu.Türkiye’yi siyasî etkisi alt
ı
na almaya çal
ı
ş
an fa
ş
ist propaganda ayg
ı
t
ı
n
ı
n metodlar
ı
n
ı
 inceledi
ğ
imizde, ilk gözümüze çarpan kitle ilei
ş
im araçlar
ı
ve öellikle bas
ı
n olmakta. 1939y
ı
l
ı
na kadar D
ı
ş
i
ş
leri Bakanl
ı
ğ
ı
n
ı
n Orta Do
ğ
u Dairesi Müdürü olan Werner Otto von Hentig1940’da Türkiye’deki uygun durumu bas
ı
n propgandas
ı
için kullanmaya ça
ğ
ı
r
ı
yordu.
İ
ngiliz ve Frans
ı
z propagandas
ı
n
ı
n bu
ş
ans
ı
kulland
ı
ğ
ı
n
ı
ve Türkiye’de onlar
ı
n bak
ı
ş
 
ı
s
ı
n
ı
n yerle
ş
meye ba
ş
lad
ı
ğ
ı
n
ı
n alt
ı
n
ı
çiziyordu. Bu yakla
ş
ı
mdan da anla
ş
ı
laca
ğ
ı
gibi,fa
ş
ist propagandan
ı
n önünde zor bir görev duruyordu. Ancak bu söylenenlerden, Almanfa
ş
izminin propaganda sorumlular
ı
n
ı
n, bas
ı
n
ı
n önemini kavramad
ı
klar
ı
sonucu

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->