Â
Ilımlı İslâm - Radikal İslâm
 3 Mart 2004 Çarşamba, Vakit gazetesiAmerikan emperyalizminin "Büyük Ortadoğu Projesi" ile ilgili tartışmalar gittikçeyaygınlaşıyor. Bu çerçevede bir "ılımlı İslâm" modeli üzerinde duruluyor. Peki nedir bu"ılımlı İslâm" dedikleri?Aslında İslâm tektir. Farklı İslâm modelleri yoktur. Farklı olan insanların İslâm'ı anlama,algılama, kavrama ve özümseme tarzlarıdır. İslâm da bu konuda kısmen bir esnekliğeimkân tanımıştır. Bazı prensipler tartışmasız temel ilkeler olarak ortaya konmuş olmaklabirlikte, düşünce sınırlarının geniş tutulması için bazı meseleler de insanların algılama veyaklaşım tarzlarına açık bırakılmıştır. Bu sebeple temel ilkelerin ihlal edilmediği düşünceve yaklaşım farklılıklarını müsamaha ile karşılamalı, muhalefet etsek bile dışlama yolunagitmemeliyiz. Çünkü düşünceye açık bırakılan konularda herkes en doğruyu kendisininyakaladığına inanır ama hiç kimse bunu çok kesin delillerle ortaya koyamaz. Bu gibikonularda İmam Hasan el-Benna'nın şu sözünün çok isabetli olduğunu düşünüyoruz:"İttifak ettiğimiz hususlarda yardımlaşır, ihtilaf ettiğimiz hususlarda birbirimizi mazurgörürüz."Bu açıdan bakıldığında İslâm zaten kendi özünde ılımlıdır. Dolayısıyla Müslümanların"ılımlı" olmayı başkalarından öğrenmeye ihtiyaçları yoktur. Ama mukaddes değerlerin,insan onurunun, temel ilkelerin korunması konusunda da tavizsizdir. Bu konuda da örneğiResulullah (s..a.s.) ortaya koymuş ve Mekke müşriklerinin, yönetim, mal ve eş tekliflerinekarşı: "Bir elime ayı bir elime güneşi koysanız, yine de bu davamdan vazgeçmem"diyerek tavizsiz tavır ortaya koymuştur. Bu konuda da Müslümanın örneği Allah Resulü(s.a.s.)'dir ve inancını, değerlerini, ilkelerini korumada yeterince radikal olması gerekir.Son dönemde "siyasal İslâm, radikal İslâm, ılımlı İslâm vs." gibi kavramlar üretilerekbirbirinden farklı İslâm modelleri olduğu intibaı veriliyor. Yapılması istenen ise bir yandanbaşkalarının Müslümanlara yaklaşımlarını sömürgeci güçlerin hesaplarına göreyönlendirmek, bir yandan da Müslümanların düşünce yapılarını uzaktan kumandalı olarakşekillendirmektir.11 Eylül olayları sonrasında geliştirilen anti-İslâm politikayla ve stratejiyle İslâm'ın terörleözdeşleştirilmesi için yoğun çaba sarf edildi. Bu çerçevede yürütülen propagandaylaözellikle Batı toplumlarında Müslümanlar hakkında kötü bir imaj oluşturulmasına çalışıldı.Bu çabaların kısmen sonuç verdiği de görülüyor. Fakat emperyalizm bütün bu çabalarınarağmen İslâmi bilinçlenmeyi yok edemedi. Aksine anti-İslâm propagandaları bir yandandüşman kazanmasına da sebep oldu. Şimdi kendisiyle uzlaşan bir "Müslüman kimliği"geliştirmeye çalışıyor. Kendisiyle uzlaşmayanlara "radikal, terörist, teröre destek verenvs." gibi damgalar vurmak, buna karşılık ABD'nin dünyaya şekil verme oyunlarına itirazetmeyen, siyonist lobilerle masaya oturabilen, Filistin toprakları üzerindeki gayr-i meşruişgali onaylayan bir "Müslüman kimliği" geliştirmek istiyor.Emperyalizm bu konuda ne gibi malzemelerden, tecrübelerden yararlanmaya çalışıyor?
Leave a Comment