• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
 
 
İslâm Aleminin Büyük Kaybı: Şeyh Ahmed Yasin
 01 Nisan 2004 Perşembe, Vuslat dergisiBazı şahsiyetler vardır ki tarihe geçen kilometre taşlarıdır. Onlar bedensel olarak dünyaüzerinden ayrılsalar da yine tarih sahnesinden silinmezler. Bu kişilerin vahşi bir cinayetleveya haksız bir zulüm kararıyla dünya yüzünden irtihal etmek zorunda kalmaları ise dahabir ölümsüzlüğe kavuşmalarına sebep olur. Dolayısıyla böyle kitlelere öncülük edenmüstesna kişilere kast edenler, aslında bir kişiyi yok ederken kendilerine karşı bir neslindirilişine, uyanışına vesile olduklarını belki fark etmiyorlardır. Ama tarih bunun birçokörneğine şahittir.Fikirleriyle, örnek mücadelesiyle ve Kur'an-ı Kerim'i çağın neslinin uyanışına vesile olacakşekilde tefsir etmesiyle bir nesle öncülük eden büyük ilim, fikir ve hareket önderi SeyyidKutub'un zalim bir kararla şehit edilmesi onu öldürmemiş bilakis ölümsüzlüğekavuşturmuştur. O zaman zalim diktatör Abdunnasır, kendisinden özür dilemesikarşılığında af teklifinde bulunmuş ama o bir zalimden özür dilemeyerek doğru bildiğiyolda kararlılığını korumuştu. Sonuçta şehit edildi ama bu şehadet onu ölümsüzlüğekavuşturdu. "Ölüm" zannedilen irtihali kendisine gerçek bir ölümsüzlüğün kapısını açtığıgibi yeni bir neslin de dirilmesine vesile oldu.ŞeyhAhmed Yasinde hain ve vahşi bir suikast sonucu 22 Mart 2004 Pazartesi sabahı,mahallesinin camisinde sabah namazını kıldıktan sonra şehit edildi. İşgalci siyonistlerABD teknolojisini kullanarak, namazdan çıktığı sırada üzerine füzeler fırlattılar ve onunlabirlikte yedi kişinin daha şehit olmasına sebep oldular. Fakat bu hadise onlar için bir ölümdeğil ölümsüzlüğe açılan kapıydı. Allah'ın izniyle mücadele yolunun önemli kilometretaşlarından olan ŞeyhAhmed Yasin'in şehadeti bu yolda yeni bir neslin dirilişine vesileolacaktır.ŞeyhAhmed Yasin, Filistin'deki İslâmi mücadelenin en önemli önderi olarak biliniyordu. Oküçük yaşlarından itibaren bu davaya gönül vermiş ve bedensel engelli olmasına rağmenmücadeleden geri kalmamak için elinden gelen bütün gayreti göstermişti. Öğretmenolarak görev yaptığı dönemlerde bir yandan daFilistinhalkının İslâmi yöndenbilinçlenmesi için muhtelif faaliyetler yürüttü. Vaazları, konuşmaları ve yönlendirmeleriözellikle gençler üzerinde oldukça etkili oluyordu.1987 intifadasının başlamasıyla birlikte Filistin İslâmi Direniş Hareketi (HAMAS)'ninkuruluşuna öncülük etti. Fakat bu örgütün kuruluşuyla ilgili medya organlarına yansıyanbazı hatalı bilgiler hatalı kanaatlerin oluşmasına sebep olmaktadır. Bu hareket, bellikişilerin öncülüğünde sıfır noktasından başlayan bir örgüt değildir. Hareketin tabanıFilistin'de 1948'de İmam Hasan el-Benna'nın gönderdiği mücahitler tarafından temelleriatılan Müslüman Kardeşler cemaati tarafından oluşturulmuştu. 1987'deişgaldevletinekarşı geniş çaplı bir kitlesel direniş başlatılınca işte bu direnişin organize edilmesiamacıyla HAMAS kuruldu. Ancak HAMAS Müslüman Kardeşler'den bir kopma ve ayrı birörgütlenme değil, yine bu cemaatin devamı şeklinde ama özellikle direniş stratejisiüzerine şekillenen ve geniş çaplı bir kitlesel mücadeleyi organize amacıyla kurulan bir
 
örgüt olmuştur.ŞeyhAhmed Yasin, HAMAS'ın kuruluşundan sonra hem bu hareket içinde hem deintifadada öne çıkan, kitleleri motive eden ve işgale karşı mücadeleye yönelten bir liderolarak tanındı. Karizmatik bir şahsiyetinin ve etkileyici üslubunun olması sebebiylesadece İslâmi camiada değil tüm Filistin halkı arasında kendini kabul ettiren ve değerverilen bir lider oldu. Etkileyici olmasının en önemli sebeplerinden biri ise bedenselyönden ciddi sıkıntılar yaşamasına rağmen işgalci siyonistler karşısındatavizsiz bir tavırsergilemesi, hiçbir şekilde geri adım atmaya yanaşmamasıydı. Şeyh Yasin'in hayatıylailgili bilgiler mücadele konusunda gösterdiği kararlığı ve azmi ortaya koyduğundanburada ayrıca bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgiler vermeye gerek görmüyoruz.Şeyh Ahmed Yasin'in şehit edilmesi olayı sadece Filistin'de değil bütün İslâm alemindehatta bütün dünyada geniş çaplı yankılara sebep oldu. Çünkü bütün Müslümanlararasında kendini kabul ettirmiş, saygın bir konuma sahip ve örnek kişiliğiyle tanınanönderdi. O şimdi belki bedenen aramızdan ayrılmıştır. Ancak ortaya koyduğu örnekmücadeleyle ve canını bu mücadelede feda edinceye kadar kararlılığından hiçbir tavizvermemesiyle tarihe geçmiş, dolayısıyla nesiller boyunca yaşayacak biridir. Yüce Allahkendisine rahmet ve mağfiretle muamele etsin, mekânını cennet eylesin.
HAMAS'ta Lider Kadrosu
 Şeyh Ahmed Yasin'in işgalci siyonistler tarafından şehit edilmesinin hemen ardından, onuöldüren caniler içlerindeki temennileri hizmetlerindeki medya organları vasıtasıyla dünyakamuoyuna "vakıa" gibi yansıtma gayretkeşliği içine girdiler. Bu konuda siyonistlerin butür temennilerde bulunmaları tabiiydi. Ama onların temennilerini kamuoyuna vakıa gibiyansıtan medya organlarının çabalarını anlamak biraz zor gibiydi. Şu var ki onlarınefendilerinin ağızlarıyla konuşmalarına daha önce de şahit olduğumuzdan çok fazla dagaribimize gitmedi. Ama gerçek onların yansıtmaya çalıştıklarından çok farklıydı.Siyonistler ve onların sözcülüğünü yapan medya organları Şeyh Ahmed Yasin'in şehitedilmesinden sonra HAMAS içinde bir bölünme ve kırılma yaşanacağını ileri sürdüler.Oysa HAMAS'ta liderlik bir nimet değil ağır bir sorumluluğu ve külfeti yüklenmektir. Buhareket içinde liderlik konumuna gelenler ciddi bir riski de göğüslemek, kelle koltuktayaşamak zorunda kalmaktadırlar. Dolayısıyla böyle bir riski ve fedakârlığı göğüslemekle,tamamen dünyevi hesaplara dayalı liderlik kavgasının tam bir çelişki arz edeceğiortadadır.Söz konusu iddialarında dayandıkları bir gerekçe de Ahmed Yasin'in HAMAS'ta karizmayıve otoriteyi temsil ettiği, dolayısıyla onun kaybedilmesiyle bu karizma ve otoritenin dekaybedileceği zannıydı. Oysa HAMAS onların zannettikleri gibi hiçbir zaman şahıslarabağımlı bir örgüt olmamıştır. Bu yorumları yapanlar şahıslara bağımlı örgütlere veoluşumlara alışık olduklarından HAMAS hakkında da böyle bir zanda bulunmak suretiyledediğimiz gibi temennilerini ve beklentilerini vakıa gibi yansıtma yanılgısınadüşmüşlerdir. Oysa HAMAS içinde bundan önce de bazı önemli kişiler sıyrılmış ve oldukçaönemli başarılar gerçekleştirmişlerdir. Örneğin Yahya Ayyaş'ı bunların arasındazikredebiliriz. O, HAMAS'ın askeri kanadınınşehadet eylemlerinden sorumlu kişiydi veişgal devletinin belini kıran önemli şehadet eylemlerini organize etmişti. Ama onun şehit
 
edilmesiyle bu eylemler son bulmadı bilakis genişleyerek devam etti. HAMAS'ın askerikanadının lideri Salah Şehade de önemli askeri faaliyetleri organize ediyor ve işgalcilereoldukça ağır darbeler vuruyordu. Onun şehit edilmesiyle de bu faaliyetlerde bir kırılmayaşanmadı. Filistin Alimler Birliği'nin ikinci başkanı Cemal Selim, HAMAS'ın Filistin içindekisiyasi kanadının en önemli karizmatik liderlerinden biriydi. Onun şehit edilmesiylehareketin siyasi kanadında bir kırılma ve çalışmalarında bir aksama söz konusu olmadı.Şeyh Ahmed Yasin'in elbetteki HAMAS içinde önemli bir yeri vardı. Hatta o, sadeceHAMAS içinde değil tüm Filistin direnişinde önemli ve karizmatik bir konuma sahipti. Amabedensel durumu ve muhtelif hastalıklara maruz kalması sebebiyle zaten fiili liderdeğildi. Bu sebeple "manevi lider" olarak biliniyordu. Teşkilatın kendi organizasyonu ve içdisiplini zaten vardı. Şeyh Ahmed Yasin'in sağlığında korunan bu yapı onun şehit edilmesisebebiyle dağılacak değildir. Ancak hareket mensuplarının bilmesi, tanıması gereken birmerkezi otoriteye her zaman ihtiyaç vardır. Bu yüzden Şeyh Ahmed Yasin'in şehitedilmesinden sonra bu merkezi otoritenin kimlerden oluştuğu hakkında gerekli bilgiler deverildi. Yapılan açıklamaya göre merkezi otoritenin en üst kademesindeHalid Meş'albulunuyor.Filistin topraklarının dışında yaşayanHalid Meş'aldaha önce hareketin Siyasi Birimi'ninbaşkanlığını yapıyordu. Şimdi bu görevine ek olarak hareketin genel koordinasyonunusağlama görevini yürütecek.Bunun yanı sıra hareketinGazze'deki en üst yöneticisi Prof. Dr. AbdülazizRantisiolacak. Hareketin ayrıcaBatı Yakabölgesinde de bir üst düzey yöneticisi olacak. Ancak buyöneticinin kim olacağı hakkında henüz herhangi bir açıklama yapılmadı.Halid Meş'al ve Prof.Rantisi, her ikisi de daha önce işgal devletinin suikast girişiminemaruz kalmış, ancak Allah'ın izniyle sağ kurtulmuş kişilerdendir.Açıklanan sisteme göre hareketin merkezi otoritesi bir üçlü koordinasyondan oluşacak. Bukoordinasyon içinde bir kişi genel sorumlu, iki kişi de bulundukları bölgelerin sorumlusuolarak görev yapacak, otoriteyi temsil edecekler.Ayrıca HAMAS zaten iç düzeninde Müslüman Kardeşler cemaatinin metodunukullandığından istişareye, şuraya büyük önem vermektedir. Yani hareket içindeki disiplinhiçbir zaman bir lider despotluğuna dönüşmemiştir.
İslâm Dünyasından Notlar
 
Kosova'da Çatışmalar:
Bu sıralarda İslâm alemi her tarafta sıcak gelişmelere ve önemlihareketliliklere sahne oluyor. Bu sıcak gelişmelerin tam da ABD'ninBüyük Ortadoğu Projesi'nin hayata geçirilmesi çabalarıyla paralel olarak ortaya çıkması dikkat çekici. Bugelişmeler ABD'nin söz konusu projesinin iddia edildiği gibi demokrasi ve özgürlük değilfitne ve kan temelli olduğunu ortaya koymaktadır. Geçtiğimiz ay içinde fitne çabalarınınyol açtığı kanlı olaylara sahne olan bölgelerden biri de Kosova'ydı. Kosova'daki olaylarSırplar tarafından kovalanan üç Arnavut çocuğun Mitroviça şehrini ortadan bölen İbarırmağında boğulmuş halde bulunması üzerine patlak verdi. Arnavutlar arasında infiale yolaçan bu olaylar sebebiyle başlayan çatışmalarda birçok kişi hayatını kaybederken
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...