Muhterem Serdar Demirel'le önceki ziyaretlerimizde olduğu gibi bu kez de görüşüpuzunca sohbet ettik. Kendisinden üniversite hakkında ayrıntılı bilgi aldım. Serdar hocakendisi Hadis alanında uzman. Uzmanlık alanında önemli bir birikime sahip olmaklabirlikte sadece bir iki sınıfta bu alanda ders veriyor. Diğer sınıflarda İslâm'ın DünyaGörüşü isimli bir ders okutuyor. Onun bu dersi de oldukça önemli. İslâm'ın dünyahayatına ve nizamına bakışı, bu konuda ortaya koyduğu formüller, çözüm modelleri vebunların diğer dünya nizamlarıyla karşılaştırılması hakkında öğrencilerine bilgi veriyor.Serdar hoca dünyadaki güncel gelişmeleri de yakından takip ettiği için bu konudakitespitlerini kitaplardan aldığı bilgilere derc ederek öğrencilerine sunma imkânı bulabiliyor.Onun dersi aynı zamanda öğrencilerle fikir alış verişine, tartışmaya açık bir ders vekendisi de bunu istiyor. Ama Malezyalı öğrencilerin derslere müdahil olmamasından,sadece hocanın söylediklerini dinleyip not almakla yetinmelerinden yakınıyordu. Yabancıöğrencilerden ara sıra müdahale edenler oluyormuş, ama Malezyalı öğrencilerin sınıflardabiraz kalabalık olmaları sebebiyle onların sessiz kalmaları karşısında yabancı öğrencilerde fazla öne çıkıyor görünmekten çekiniyorlarmış. Orada dışarıdan gelen öğrencilere"yabancı" değil, "uluslar arası (international) öğrenciler" dediklerini de bu aradahatırlatalım.Malezya Uluslar arası İslâm Üniversitesi, İslâm Konferansı Örgütü'nün desteğiylekurulmuş uluslar arası üniversitelerden biridir. Türkiye de İKÖ'nün bir üyesi olarak buüniversiteleri onaylamış ve buralara destek vermiştir. Hatta Malezya Uluslar arası İslâmÜniversitesi'nin Yönetim Kurulu'nda temsil edilmektedir. Ayrıca bu dönemde İKÖ genelsekreterinin Türkiyeli olması Türkiye'nin bu teşkilata bağlı kuruluşlara biraz dahayakından ilgi göstermesini gerekli kılmaktadır. Resmî olarak onayladığı, maddi olarakdesteklediği, uluslar arası boyutta temsil edildiği bir üniversiteyi YÖK adlı organıvasıtasıyla reddetmesi ve "denk" kabul etmemesi Türkiye'nin kendi kendiyle çelişkiyedüşmesi anlamına gelir.Malezya Uluslar arası İslâm Üniversitesi gibi her alanda kendini ispat etmiş ve dünyanınen kaliteli yüz üniversitesi arasına girmiş bir yüksek öğretim kurumunu denk saymaması YÖK'ün bu konuda ilmî standartlara göre hareket etmediğini, tamamen politik ve ideolojiktavır sergilediğini ortaya koymaktadır. YÖK'ün ilmî standartlara ve eğitim kalitesine göreböyle bir üniversiteyi denk saymaması için kendinin koordine ettiği üniversitelerin enazından üçte ikisini belki çok daha fazlasını denk saymaması gerekir. YÖK, bugüne kadar sergilediği tutumuyla aslında "denklik" uygulamasıyla başörtüsüyasağı ve meslek liselerine yönelik katsayı hukuksuzluğu sebebiyle mağdur edilenöğrencilere bu yolla çifte işkence ve çifte haksızlık yapmaya çalışmıştır. Bu konudaizlenen politikada üniversitelerin eğitim kalitesi hiç araştırılmamış, sadece söz konusuhaksızlıklardan dolayı mağdur edilen öğrencilerin gittikleri yerlerden aldıklarıdiplomaların geçersiz kılınmasına çalışılmıştır. Temennimiz yeni YÖK yönetiminin buhaksızlıkların tümünün önüne geçmesi ve üniversite tedrisatını, ideolojik şablondançıkarıp ilmî bir çerçeveye oturtmasıdır.Öncelikle şunu ifade edelim ki Malezya Uluslar arası İslâm Üniversitesi'nin adının "İslâmÜniversitesi" olması sadece dinî ilimleri öğreten fakülteleri ve yüksek öğretim kurumlarınıiçerdiği anlamına gelmiyor. Bu ismi taşımasının sebebi İKÖ desteğiyle kurulmuş uluslararası üniversitelerden olmasıdır. Ama Malezya Uluslar arası İslâm Üniversitesi'ninbünyesinde tıp fakültesinden mühendislik fakültesine kadar öne çıkan tüm öğretimdallarıyla ilgili fakülte ve yüksek okullar mevcuttur. Bunların tümünde en yüksek kalitede
Leave a Comment