Document Information
2,150 Reads | 0 Comments
Description
Abdülhamid Han, “Kızıl Sultan” karalamalarını hak edecek mizaçta bir padişah değildi. Aksine son derece merhametli, yufka yürekli ve bağışlayıcı bir karaktere sahipti. O kadar ki, en büyük düşmanlarını bile bağışlayacak kadar şefkat ve merhametine yenik düşen bir hükümdardı. Gayet yumuşak huylu, hikmetli konuşan, karşısındaki hasmı bile olsa karizması, tevazuu, insanlık ve nezaketiyle etkileme kabiliyetine sahipti. Bariz özelliklerinden biri de dengeli ve otoriter olmasıydı. İzlediği “denge siyaseti” ve devleti kurtarmak için aldığı koruyucu tedbirler bunun belirtisiydi. Böyle davranmaya, devleti içine çeken anaforik şartlar ve saltanatının fevkalade karışık bir döneme rastlaması sevk etmişti. Sultan Abdülhamid’in kişiliğinin en baskın taraflarından biri de dindar olmasıydı. Hayatı boyunca ibadetlerini aksatmamış, abdestsiz evrak imzalamamıştı. Doğru ve tam bir itikada sahipti. Daima camilere devam etmişti. Sarayın hususî bahçesinde beş vakit ezan okuturdu. Şazeli tarikatına intisap etmiş, Kadirî tarikatına da girmişti. Kadere inanışı fevkalade kuvvetliydi. Osmanlı’nın “Veli” padişahı olarak nitelendirilecek kadar dindar ve takva ehli bir sultandı. Sürekli Kur’an-ı Kerim okurdu. Buhârî-i Şerif’i hususî surette bastırmış, tüm Müslüman memleketlere ve camilere hediye etmişti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve kutsal beldesine karşı duyduğu sonsuz sevgi, sadakat ve hizmetleri; manevî şahsiyetine ve dinin izzetine hakaret içeren Batı kaynaklı iftira kampanyalarına karşı bir heykel gibi dikilmesi ve İslâm Dini’ni/Müslümanları koruyup güçlendirmeyi esas alan icraatlarda bulunması onun güçlü manevî yapısının göstergelerindendi.
289 Pages