3
ÖZET
Bilimkurgu edebiyatına düĢkünlüğüm çocukluğumda
severek okuduğum JulesVerne ile baĢlamıĢtı. Bilimkurgu sineması ve edebiyatını takip etmekteydim ancak ülkemizde bu türün modernleĢme sürecinin yoksunluğundan olsa gerek Dünya‟nın çok gerisinde olduğunu fark ettim. Uzay, robot, yapay zekâ, bililsel bilim
ler gibi alanlara
olan ilgim teknkolojinin hayatımızda oynadığı önemli rolle birlikte daha fazla geliĢti.
Dünya ülkelerinin bilimsel hiyerarĢisinde itibar yoksunu bir yere sahip olanülkemizde bilimkurgunun eksik kalması rahatsızlık vemekteydi. Bu nedenle bilimkurgunun en zorlu ve yeni alt türü olan siberpunk konusunda tezimi vermeye karar verdim. Ülkemizde tam olarak siberpunk olmasa da bilimkurgu beğenisi, ilgisi edebiyatve dramatik sanatlarda kendinigöstermeye baĢlamıĢtı. Türkiye‟de aynı gün içinde, güneĢ batmadan hem Amerika hem Çin ile görüĢme yapmak mümkündür. NASA‟nın DünyadıĢından çekilen fotoğrafların büyük çoğunluğunda Türkiye‟yi hemen bulmak mümkündür. Siberpunk‟ın kült romanı
Neuromancer
‟ın önemli bir kısmı Ġstanbul‟dageçmektedir. Yine güncel birsiberpunk roman olan J.C. Grimwood‟un
Arabesk
Üçlemesi
Osmanlı Devleti‟nde alternatif bir tarih senarysouna oturtulmuĢtur. Siberpunk felsefesinin ve çağımız anarĢist düĢüncesinin önemli ismi Hakim Bey (
Peter LambornWilson
) bu ismi Ġstanbul‟da aldığını açıklamıĢtır. Bu nedenle siberpunk‟ın Türk Tiyatrosu‟nda bir yere sahip olması gerektiği fikriyle bu postmodern fenomeni
incelemeye karar verdim.
GiriĢ Bölümü‟nde özellikle siberpunk‟ın Amerika‟da doğuĢu Japonya‟dageliĢip yayılmasını ele aldım. Bu bölümde
siberpunk‟ı bir edebiyat türü olmaktan çok felsefi yapısını genel hatlarıyla değerlendirmeye çalıĢtım. Siber kültür ve uzamlarınıortaya koyarak postmodern bir yaklaĢımda sosyolojik etkilerini değerlendirdim. Nitekim siberpunk tamamen postmodern bir türdür. Kavramın doğrudan olmasadahidolaylı olarak yaĢamdaki yansımalarını göstermeyi amaçladım.
Leave a Comment