Welcome to Scribd. Sign in or start your free trial to enjoy unlimited e-books, audiobooks & documents.Find out more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Vedat-Turkali-Mavi-Karınlık

Vedat-Turkali-Mavi-Karınlık

Ratings: (0)|Views: 54|Likes:
Published by pizbola

More info:

Published by: pizbola on Mar 16, 2013
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/16/2013

pdf

text

original

 
Vedat Türkali _ Mavi KarınlıkKitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.UYARI:www.kitapsevenler.comKitap sevenlerin yeni buluşma noktasından herkese merhabalar...Cehaletin yenildiği, sevginin, iyiliğin ve bilginin paylaşıldığı yer olarakgördüğümüz sitemizdekitüm e-kitaplar, 5846 Sayılı Kanun'un ilgili maddesineistinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacıylaekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuşan "Braille Not Speak", kabartmaekranvebenzeri yardımcı araçlara, uyumluolacak şekilde, "TXT","DOC" ve "HTML" gibiformatlarda, tarayıcı ve OCR (optikkarakter tanıma) yazılımı kullanılarak, sadece görmeengelliler için,hazırlanmaktadır. Tümüyle ücretsiz olan sitemizdekie-kitaplar, "Engelli-engelsiz elele"düşüncesiyle, hiçbir ticari amaçgözetilmeksizin, tamamen gönüllülükesasına dayalı olarak, engelli-engelsiz Yardımsever arkadaşlarımızın yoğun emeğisayesinde, görme engelli kitap sevenlerinistifadesine sunulmaktadır. Bu e-kitaplar hiçbirşekilde ticari amaçla veyakanuna aykırı olarak kullanılamaz, kullandırılamaz. Aksi kullanımdan doğabilecektümyasalsorumluluklar kullanana aittir.Sitemizin amacı asla eser sahiplerine zarar vermek değildir.www.kitapsevenler.comweb sitesinin amacı görme engellilerin kitap okuma hak ve özgürlüğünü yüceltmekve kitap okuma alışkanlığını pekiştirmektir.Sevginin olduğu gibi, bilginin de paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyoruz.Tüm kitap dostlarına, görme engellilerin kitap okuyabilmeleri için gösterdikleriçabalardan veyaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyoruz.Bilgi paylaşmakla çoğalır.İLGİLİ KANUN:5846 Sayılı Kanun'un "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler" bölümünde yeralan "EKMADDE 11" : "ders kitapları dahil, alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim veedebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksahiçbir ticarî amaçgüdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veyaüçüncü bir kişi tek nüsha olarakya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu, vakıf veya dernek gibikuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeriformatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesibu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir."Bu nüshalar hiçbirşekilde satılamaz, ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz vekullandırılamaz.Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerinbulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur."bu e-kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir.Kitap taramak gerçekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir iştir. Nemutlu ki, bir görmeengellinin, düzgün taranmış ve hazırlanmış bir e-kitabı okuyabilmesinden duyduğusevinci paylaşabilmektüm zahmete değer. Sizler de bu mutluluğu paylaşabilmek için bir kitabınızıtarayıp,kitapsevenler@gmail.comAdresine göndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katılmayı düşünebilirsiniz.
 
Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emeğe ve kanunlara saygı göstererek lütfenbu açıklamaları silmeyiniz.Siz de bir görme engelliye, okuyabileceği formatlarda, bir kitap armağanediniz...Teşekkürler.Ne Mutlu Bilgi için, Bilgece yaşayanlara.TÜRKİYE Beyazay Derneğiwww.kitapsevenler.orgwww.kitapsevenler.come-posta: kitapsevenler@gmail.comVedat Türkali _ Mavi KarınlıkNasıl sevmem bu kenti? Bu maviden yeşile güneşe boyanmış doğa, insanıküçümsemeden nerde böyle kuşaUr dört yanı? Bir şu Kale olmasaydı. Ortaçağ zindanbekçisi gibi durur... Maıise-leion'un katilleri Hıristiyan barbarlar dikti,bizim aptallar da onardı; bir avuç para döktüler bu taştan gâvur pisliğine!.. Nevar gene sabah sabah?.. Uykuyu alamadık. Akşam biraz da fazla mı kaçırdık, ne?..Tekne bitse de-bir açılsak, yorgunluk, sinir minir kalmaz ya, teknenin debiteceği yok. Üç yüz bin daha diyorlar. Sen ona beş yüz, de... Nerden bulacağızbakalım?.. Balkona çıkıp koltuğa ilişti. Saat biri geçiyor, ezanlar başladı.Hele şu caminin müezzini... Böylesi çirkin sesli birine kim ezan okutur? Bumüezzini Makarios atamış diyordu Nazmi, haklı! İslamlıktan soğutmak içinbağırtıyorlar herifi... Karılara bak, daha dün geldiler, iki saattir kumdayatıyorlar bu güneşin altında. Toptan manyak bu kadın milleti! Kalabalık başladıgene. Acıkmışım, gi-dip bir şeyler yemeli... Kalkıp odaya girdi, giyindi çabucak, taranmak içinmusluk üstündeki aynaya bir şey soracakmış gibi yaklaştı. Kırlaşmış saçlarına,yorgun göz altlarına baktı. Sor bakalım! Kapı vuruldu yavaştan. Hah, geldiler...Kurtardın beni Rahmiciğim. İki adımda kapıyı buldu, çevirdi anahtan. Kapıyıaçınca şaşırdı birden.* Merhaba... Sevinmişti.* Sen miydin kız?Kumral, kırışık Tatar bakışlı, ince uzun bir kız boynuna sarıldı.Düş kırıklığına uğrattım değil mi babacığım? dedi. Kimibekliyordun?Kızın yanaklarından öpüp kapıyı kapatırken.* Herhalde seni değil, dedi gülerek. Ne vakit geldin?* Biraz önce. Annem İstanbul'a gitti. Mürvet geliyordu arabasıyla, haydi,dedi...* Özgür de burda!..Donuk baktı Nergis.,.?'.:.,?Öyle ya, Korhan var şimdi. —Aç mısın? Haydi inip bir şeyler yiyelim, hem koauşmait— * Olur. Ben daha yeni kahvaltı ettim ya... Balkon kapısından baktı.* Ne güzelmiş bu oda, dedi. Kale, adalar, karşı burun...* Yaaa, hele Kale!..Doğru ya, senin sevmediğin güzel olmaz!.. Bakıp durmaaynaya, yakışıklısın...Saçlarını çabucak taradı, kolundan tutup kapıya çekti kızını. —Haydi, geveze, dedi, açlıktan öldüm ben...Aşağı kata iniyorlardı ki resepsiyonda görevli komiser emeklisi elindetelefon,* Sizi, Muhtar Bey, dedi gülerek...* Ben mi?.. —Sevinerek telefona giderken, yemek salonunu gösterdi,* Sen otur Nergisciğim, dedi, bana da bir ızgara söylersin... Telefonu aldıhemen.* Efendim?.. Haa sen misin? Yoo, İstanbul sandım da... Söyle... Telefondaki çınçın kadın sesi, akşama Akkonak'a
 
çağrılı olduklarını söyleyince, ilgisi arttı birden,Olur, dedi, saat beşte geliriz, Nergis de burda... Belki o 3da gelir... Sağ ol Fatoşçuğum.. Öptüm...Kıyıdaki masada Nergis'in karşısına otururken kızın alaylı bakışına gülümsedio da. —Fatoş'muş... —Duymayan mı kaldı? dedi Nergis aynı alaylı gülüşle.Muhtar'ın telefondaki bağırmasını mı, bir dedikodunun yaygınlığını mı vurgulamıştı? Açıklamak gereğini duymuş gibi,* Ayrıldı mı onlar? dedi.* Yoo, niye ayrılsınlar?Kısa bir sessizliği Muhtar bozdu.Fesat kız, dedi. Fatoş'la aramızda bir şey kalmadı bizim...Rahmi'yle de iyiler... Allah bozmasın.Tık tık masaya vurdu bir uğursuzluğu kovalamak için!.. —Şimdi gelelim sana. Anlat bakalım...Garson salatayı, şişleri masaya koyup biraları açtı, çekildi. Nergisbardağına ağır ağır bira boşaltırken,* Ne anlatayım? dedi... Yok önemli bir şey...* Sınavlar?Birasını dikmeye hazırlanıyordu ki duraladı, çok fnu önemli gibisine baktıbabasına,Bıraktım bu yıl, dedi. Herine hırlaşıp duruyoruz zati. Belki de dışan gideceğim. Bir burs dalgası var... Olursa... Doktorayı verebilsem daha kolay olacaktı ya...Gözleri kızda, ağır ağır yemeğini çiğnedi bir süre. Nergis tedirgin, başınıönünb eğip de et parçalarıyla uğraşırken, Muhtar, —Üç oldu, dedi yavaşça.?Ne üç oldu?; .. ?>..:,??..?,?;..'.??Aynı tedirginlikle babasına bakıyordu Nergis, Muhtar da aynı durgunlukta, —Yalanların, dedi. Yanm saat olmadan üçüncü yalanın bu...Nergis gülmeye vurdu ya, bozulmuştu. Bir süre bakıştılarbabasıyla. 4 Daha ilk soruda adamları bir dövmediğin kalmış.Nergis boş verir gibi tabağındaki etine döndü gene. ,?'?..İyi etmişim, dedi. Doktora sınavına girdim ben, itler parçalasın diye gitmedik.Sinirli bir sessizlikten sonra, gene gülerek baktı babasına,* Her yerde de kulağın var, dedi. Saadettin Bey mi yetiştirdi? Muhtar dagülümsedi,* Nergis DEREN'in, benim kızım olduğunu bilen bir Saadettin mi var? Sesçıkarmadı Nergis. Muhtar sürdürdü,* Sen unutuyorsun diye başkaları da mı unutacak benim kızım olduğunu? dedi.* Saçmalama, dedi Nergis. Benim unuttuğumu nerden çıkarıyorsun?Onurlanmıştı; üstelemekten çekinir gibi sustu Muhtar. Ters bir söz ederşimdi...* Öteki yalanlarım?* Onları da sen açıkla!..Nergis güldü. Buzlu bira bardağını yarıya yakın içip masaya bıraktı. —Korhan'la geldik, dedi. Mürvet'in arabasıyla ya... —En kötüsü de bu dördüncü yalanmış.Kızacak gibi baktı Nergis,Ne yapalım, dedi, sen başlattın beni yalana... Kötü oluyoryalanlarım!..Muhtar kızarır gibiydi, toparlandı, gülümsemeye vurdu. HoşlanmazdıKorhan'dan. Soğuk oğlan. İyice bozuk bu kız, kötü saldırdı... Aldırmazdıtakılmalarıma. İlk kez başıma kakıyoryıllar önceki bir olayı. On dördünde var yoktu o sıra. Muhtar'ı, Berrin'lesandalda sevişirlerken yakalamıştı Gökova'da; Jale'den, annesinden saklamış,kuşkusunu da ustaca bir yalanla önlemişti. —Annen de izmir'e gitti, değil mi?

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->