Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
11Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Le Guin'in Mülksüzleri ve Spinoza -Özge Akarsu -Felsefelogos 40

Le Guin'in Mülksüzleri ve Spinoza -Özge Akarsu -Felsefelogos 40

Ratings: (0)|Views: 239|Likes:
Published by secrettime

More info:

Published by: secrettime on Mar 17, 2013
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/21/2015

pdf

text

original

 
"Bütün
Olmak
Parça
Olmaktır"
Le
Guin'in
Mülksüzleri
ve
Spinoza
ÖzgeAkarsu
Edebiyat, onda kendi
benliğimizi,
başka
tekilleri,
değişkenliği,
dengeyi
bulabildiğimiz
tasavvur
ala-
nıdır.
Zihnin
sonsuzluğunu
yazılı
bir
metin haline getirerek onu
belirli
bir
doğrultuda
sınırlamayı
gerektirdiği
ölçüde yazmak
zordur.
Ancak bir kere
yazıldıktan
ve
dış
dünyayla
paylaşıldıktan
soma
o
metin,
yalnızca
yazan
kişinin
zihin
alanına
ait
olmaktan
çıkacak,
yazann
kendi
zihninin
sonsuz
luğunda
bulup
yakaladığı
kelimeler,
bir
başka
kişinin
zihnine,
onun
sonsuzluğuna
karışacaktır.
Bu
durum
kaçınılmaz
bir
ortaklık
yaratır.
Ve
edebiyat
bu
ortaklığıiçerdiği,
bir
başka
kişiye
karıştığı,
onu
da
içine
kattığı,
yani
kamusalolduğu
sürece
aynı
zamanda
politik
olacaktır;
zaten
toplumsal ya
da
politik
olmayan bir edebiyat
z
konusu
değildir.
"Hepsi
toplumsaldır;
çünkü insan toplumuna
aittirler
ve
aynı
zamanda
hepsi politiktir;
basılı
bir
z
her zaman
-yazarı
istesin,
istemesin,
bilsin
ya
da
bilmesin-kamusal
yaşama
bir
katılım
içerdiği
ölçüde
politiktir.
"I
Kronometrenin
başka
bir
zamanı
gösterdiği,
gezegenler
arası
yolculuğun
yapıldığı
farklı
yer
ve
zamandaki
bilimkurgu,
edebiyatın,
m
bu
tasavvur
alanının
neresindedir?
Onda kendi
ben
liğimizi,
bir
başka
tekili,insan
tabiatına
ait
bir
ortaklığı
bulabilmek
münıkün
müdür?
Hiç
şüphesiz
içinde korkusuz,
çelişkisiz
karakterler
barındıranlarında
insana dair bir
şey
bulabilmek
pek
müm
n
olmayacaktır;
onlar
amandışı
bir zeminin yenilmez
kahramanları
olarak
alacaklardır.
Bununlabirlikte,
farklı
mek:ill
ve
zamanda
yer
alsa
daiçindeerdem, güç,
kararlılık
yanında,
zayıflığa,
insan
1
Eduardo Galeano, "On
yaygın
yanlış
ya
da
yalan"
isimli makalesinde,
"Bir
kitap
dünyayı
değiştirmez.
Ama
ne
değiştirir
dünyayı?"
diye
soracaktır.
Bir
süreçtir
esas
olan.
Duruma
göre
hızlı
ya
da
yavaş,
her
zaman
kesintisiz
ve
kendiliğinden
binlerce
boyutu olan
bir
süreç.
Ve
Galeano'ya göre
yazılı
söz de
bu
boyutlardanbirisidir, önemli
boyutlarından
birisi
hiç
kuşkusuz.
Eduardo
Galeano,
Biz
HaW
Diyoruz
(istanbul:
Metis
Yayınları,
2008),
51.
103
 
le
guin
'in
mülksüzleri
ve
spinoza
akarsu
zorunluluğuna
dair
şeyler
de
buIabildiğimiz
bilimkurguda, bir kurgusal
kahraman
değil,
kendi ben-
liğimize,
ötekine, insan
tabiatına
ait
bir
şey karşımıza
çıkacaktır.
O
halde,
Le
Guin'
in
belirttiği
gibi,
doğru
dürüst
tasarlanmış
bir
biliırıkurgu
da,
gerçekte neler
olup
bittiğhıi,
insanlann
aslında
neler
yapıp
neler
hissettiğini,
insanın,
bu
bitmeyen hikayedeki
bütün
diğer
her
şeyle
nasıl
bir
ilişki
içinde
olduğunu tanımlamaya
çalışmanın
bir
yoludur.
Ve
tüm
kurgu
ürünleri gibi
bilimkurguda
da
İnsan'ı
ait
olduğu
yerde,
evrenin
düzeninde ona
aynımış
olan
noktada
tutacak
kadar
geniş
bir
alan
ardır.
2
Le
Guin bize
gerçekliği,
bir
başka
mekan,
zaman
ve
kişiyle
anlatır.
Onım
kurgularında
ortak olan
tek
şey
ise
bağrında
bir
insanın
yer
almasıdır.
Bize
hikayeyi
kimi
zaman
Anarres ismin-
de
anarşist
bir
toplulukta
doğmuş
Shevek,
kimi
zamansa gölgesinitakip
eden,
içindeki
karanlığın
gerçek jsmini arayan
Ged
3
anlatır.
Onlar,
gerçekliği
yorumlarken, yeniden
keşfederken tanımamıza,
anlamlandırmamlZayardım
ederler.
Ve
gerçekliği
tanımak,
onu
değiştirmeye
başlamak
için gereken
ilk
adımdır.
4
Bunu
bilimkurgu
aracılığı
ile
yapıyor
oluşu
bu
gerçekliğin
niteliğini
değiştirmeyecek-
tir;
çünkü
gerçekliği
açıklamak
onu kopya
etmek
anlamına
gelmez
ve
bazen etkin
bir
hayalgücüyle
oluşmuş
fantastik
bir
anlatı,
gerçekliği,
natüralist,
ona
saygılı
davranmaya
çalışan
bir öyküden
daha
iyi
anlatabilir.
5
Etika'
da
hayalgücü, imaginatio
farklı
görünümlerle
karşımıza
çıkacaktır.
Öncelikle
ha-
yalgücü,
dış
cismin
tabiatından
çok,insan
bedeninin,
halihazır
yapısını
açığaçıkaran
bir
ideadır
ve
o
uşkusuz,
bunu
açık
seçik
biçimde
değil,
bulanık
biçimde
yapar.
6
Burada
hayalgücü,
bulanık,
ya-
nıltan,
duyularla elde
edilen
ve
güvenilir
olmayan
birinci bilgi
türü
olarak
tanımlanmıştır.
7
Bununla
birlikte hayalgücü
deyimi
Etika'nın
çeşitli
pasajlarında
daha
farklı,
olumlu
bir
yan
anlamla
yenidenortaya
çıkar.
İkinci
bölüm,
Önerme
ITnin
tanıtı,
eğer
anlık
varolmayan
şeyleri
bulunuyorolarak
imgelerken,
aynı
zamanda
o
eylerin
gerçekten
arolmadıklarını
bilseydi,
kuşkusuz,
buhayalgücünü
tabiatının
bir kusuruna
değil,
bir erdemine atfedecekti,
hele
bu
hayalgücü
eteneği yalnızca
doğasına
bağlı olsaydı.
..
Yani
anlığın
sahip
olduğu
bu
yeti
özgür
olmuş
olsaydl!S
Öyleyse,
özgür
bir
hayalgü-cüne
dair,
bir
yrım
karşımıza
çıkar.
Özgürbir hayalgücünün,
potentia
imaginandi
'nin
yapabileceği
nedir?9
.
Diego
Tatian,
hayalgücü
ile
kişinin
kendi
varlığında
SÜITne
çabası
olan conatus
arasında
sıkı
bir
bağ
olduğunu
söyleyecek
ve
hayalgücünün
conatus'un
bir
şekli
olduğunu
belirtecektir.
An-
lık,
bedenin etkinlik
gücünü azaltan ya
da
kısıtlayan
şeyleri
imgelediği
an,
olabildiğince
bunların
varoluşunu
dışlayan
şeyleri
anımsamaya
çabalar.
LO
O
halde
bedenimizin
etkinliğini arttıracak şeyleri
hayal
etmektir, conatus
'un
bir
ekli
olan
hayalgücü.
Bedenin
işleme
gücünü
rtıran
ya
da
destekleyen
şeyleri
hayal
edebilenzihnin
österdiği
çaba
ölçüsünde
kurulur.
11
Gücü
artıran
hayalgücünün
kendisi
2
Ursula
K.
Le
Guin,
Kadm/ar Rüya/ar
Ejderha/ar
'Çuva/
Kuramı
Ve
Kurgu'
(Istanbul: Metis
Yayınları,
1999),57.
3
--,
Yerdeniz
Büyücüsü
(
Istanbul: Metis
Yayınları,
1994).
4
Galeano,
Biz
Hayır
Diyoruz,
52.
5
A.g.e.,
53.
6
Benedictus
Spinoza,
Törebilim
(Ethica)
(Istanbul:
Idea
Yayınları,
1996),
E
LV,
01.7
pinoza'nın
E.IV Onerme
1
de
vermiş olduğu
örneği
belirtmekte yarar
olduğunu
düşünüyorum:
"Güneşe
baktığımızda
bizden
ikiyüz
adım
uzakta
olduğunu
imgeleriz
ve
gerçek
uzaklığını
bilmediğimiz
sürece
bunda
aldanırız;
oysa
gerçek
uzaklık
bilindiği
zaman
yanılgı
ortadan kalkar;
ama
imge,
eş
deyişle
güneşin
ancak
beden
onun
tarafından
etkilendiği
sürece anlatan
ideası
kalkrnaz.
Ve
bu
yüzden
gerçek
uzaklığını
bilsek
de,
yinede onu
yakınmış
gibi
imgeleriz."
O
halde
önermeye
göre,
hayalgücü
ile
güneşe
dair bir
gerçeklik
değil,
bedenimiz,
güneş
tarafından
etkilendiği
sürece
oluşan yansımayı,
güneşe
dair
imaginandi'yi
elde ederiz.(A.g.e.,
134
E.IV
0.1.)8A.g.e.,
E.II,
0.17.9
Diego
Tatian,
Dünya
Sevgisi
(Ankara:
Dost
Yayınları,
2009),
72.
10
Spinoza,
Törebilim
(Ethica),
E.IIl,
Ö.13
11
Tatian,
Dünya Sevgisi,
72.
104

Activity (11)

You've already reviewed this. Edit your review.
Ufuk Luker liked this
1 thousand reads
1 hundred reads
urbanomadic liked this
hakanmendi liked this
mustafaxarar liked this
kozmosvekaos liked this
vasgo_de2389 liked this
nuritok liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->