30. BASKIYA ÖNSÖZ
Yürek Devleti'nin
tüm baskıları matbalarda yapılmadı.Onun yüreklerdeki baskı adedi 30 değil, çok daha fazladır.Çünkü onu her okuyan, en azından birkaç kişiye okuttu. Bunu biliyorum.Her kitabın, yazarının hayatında bir yeri vardır. Fakat Yürek Devleti'nin benim hayatımdaki yeri, "kitaplığımın içi"değil, "yüreğimin ortası"dır. Çünkü o, bir masa başı eseri olarak değil, bizim kuşağımızın hikayesini de içinde barındıranmütevazı, küçük bir yol kılavuzu olarak tasarlanmıştı. İlk basıldığı tarihten bugüne kadar geçen 13 yıl içerisinde tasarlandığı amaca hizmet ettiğini görmek, bu eserin yazarına verile bilecek en değerli hediyedir.30. baskı çerçevesinde, gözden geçirmem için Yürek Devleti elime tutuşturulduğunda,
"Eserin ne kadarı, geçip giden zamanın tozlu sayfalarına karışıp güncelliğini kaybetti acaba!"
sorusuyla birlikte okudum. Okuyucu ne der, bilemem. Ama ben, eserin içeriğinin, aktüel değerinden hiçbir şey kay betmediği sonucuna vardım.Zirâ Yürek Devleti'nin ele aldığı konular, geçici gündemledeğil, kalıcı gündemle ilgiliydi. Yani, "Hz. İnsan"la... insanınen insan tarafı olan "yüreğiyle"... oranın imha ve imarıyla,hastalık ve şifasıyla, işgal ve iktidarıyla...Bütün bunlar güncelliğinden hiçbir şey kaybetmedi, insanoğlu yaşadıkça da kaybetmeyecek. Umarım Yürek Devleti, bu kadim soru ve soruna aranacak cevap ve çözümün adresiyle ilgili sahih bir ipucu verebilmiştir.Söze noktayı Sevgili Peygamberimizin duasıyla koyalım:
"Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi yolunda sabit
kıl!"
Mustafa İslâmoğlu
Mart 2003, Maltepe
Leave a Comment