B\u00d6L\u00dcM l
Kader beni, iki Alman devletinin tam s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00fczerinde bir kasabada, Braunau am Inn'de
d\u00fcnyaya getirdi. Alman olan Avusturya, b\u00fcy\u00fck Alman vatan\u0131na tekrar d\u00f6nmelidir. Hem bu
birle\ue000me, iktisadi sebeplerin sonucu olmamal\u0131d\u0131r. Bu birle\ue000me, iktisadi bak\u0131mdan zararl\u0131 olsa
bile, mutlaka olmal\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 kan, ayn\u0131 imparatorlu\ue001a aittir. Alman kavmi, kendi evlatlar\u0131n\u0131
tek bir devlet halinde bir araya toplamad\u0131k\u00e7a, s\u00f6m\u00fcrge siyaseti \u00e7al\u0131\ue000malar\u0131nda bulunmay\u0131 hak
etmeyecektir. Alman s\u0131n\u0131rlar\u0131 b\u00fct\u00fcn Almanlar\u0131 ihtiva etti\ue001i zaman bu n\u00fcfusu besleyemeyecek
kadar g\u00fc\u00e7s\u00fcz oldu\ue001unu tahakkuk ederse; bu kavmin hissedece\ue001i gerek ve zorunlulukta
yabanc\u0131 topraklar elde etmek i\u00e7in hak sahibi olacakt\u0131r, i\ue000te o vakit, sapan yerini k\u0131l\u0131ca b\u0131ra-
kacak ve temiz g\u00f6zya\ue000lar\u0131 gelecekteki d\u00fcnyan\u0131n \u00fcr\u00fcnlerini haz\u0131rlayacakt\u0131r. D\u00fcnyaya g\u00f6zlerimi
a\u00e7t\u0131\ue001\u0131m\ue000ehrin durumu, yukar\u0131da a\u00e7\u0131klad\u0131\ue001\u0131m b\u00fcy\u00fck ve\ue000erefli bir g\u00f6revin sembol\u00fc gibi
g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Bu\ue000ehrin b\u00fcy\u00fck bir hat\u0131ras\u0131 vard\u0131. Bu hat\u0131ra her Alman milliyet\u00e7isini kendisine
\u00e7ekecek b\u00fcy\u00fckl\u00fckte idi. i\ue000te bu \u0131ss\u0131z, bu k\u00f6\ue000ede kalm\u0131\ue000 memleket y\u00fczy\u0131l \u00f6nce milletimizin
tarihinde \u00f6lmez olaylar g\u00f6rm\u00fc\ue000 ve hat\u0131rland\u0131\ue001\u0131nda her milliyet\u00e7i Alman\u0131 \u00fczecek bir faciaya
sahne olmu\ue000u. Almanya'n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131na ramak kald\u0131\ue001\u0131 devrede N\u00fcrenberg\u2019de kitap\u00e7\u0131 d\u00fckkan\u0131
sahibi olan, milliyet\u00e7i (nasyonalist) ve Frans\u0131z d\u00fc\ue000man\u0131 Johannes Palm Almanya u\ue001runda
can\u0131n\u0131 vermekten \u00e7e-kinmedi. Feci olaydaki ortaklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamamakta g\u00f6sterdi\ue001i cesaret her
Alman\u0131n ders alaca\ue001\u0131 bir fedakarl\u0131k \u00f6rne\ue001i idi. Leo Schlageter de fedakar kitap\u00e7\u0131n\u0131n izinden
y\u00fcr\u00fcm\u00fc\ue000t\u00fc.
O da Johannes Palm gibi, kendi h\u00fck\u00fcmetinin bir temsilcisi taraf\u0131ndan Fransa h\u00fck\u00fcmetine
gammazlanm\u0131\ue000t\u0131. Agusbourg'un polis m\u00fcd\u00fcr\u00fc olan Leo Schlageter, b\u00fct\u00fcn Alman
milliyet\u00e7ilerini \u00fczen, fakat feci oldu\ue001u kadar\ue000erefli olan bir sonla kar\ue000\u0131la\ue000m\u0131\ue000t\u0131, i\ue000te Leo
Schlageter'\u0131n bu tutumu Severing H\u00fck\u00fcmetinin yeni Alman memurlar\u0131na \u00f6rnek olmu\ue000tu.
Annem ve babam 1890 y\u0131l\u0131na do\ue001ru kan itibariyle Bavyeral\u0131, fakat siyaset bak\u0131m\u0131ndan
Avusturyal\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck Inn\ue000ehrinde ikamet ediyorlard\u0131. Babam g\u00f6revine ba\ue001l\u0131 bir memurdu.
Annem ev kad\u0131n\u0131 idi. Ev i\ue000leri ile me\ue000gul olurdu. Annem ve babam \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne
ge\u00e7tikten sonra babam Braunau am Inn'den biraz daha uzakta Passan'da yeni bir g\u00f6reve
ba\ue000lad\u0131. Passan as\u0131l Almanya'da idi ve babam yine memurdu. O g\u00fcnlerde Avusturyal\u0131
memurlar\u0131n memuriyet hayatlar\u0131nda bir\u00e7ok tayin, nakil ve takaslar s\u00f6z konusu olurdu, i\ue000te bir
g\u00fcmr\u00fck memuru olan babam da bir m\u00fcddet sonra Linz'e d\u00f6nd\u00fc. Babam Linz'de me-
muriyetteki g\u00f6revine bir s\u00fcre daha devam ettikten sonra emekli oldu. Emeklilik sevgili babam
i\u00e7in hi\u00e7bir zaman bir dinlenme devresi olmayacakt\u0131. Babam bir \u00e7ift\u00e7i ailesinin o\ue001lu idi. Gen\u00e7
ya\ue000ta evini terk etmek zorunda kalm\u0131\ue000t\u0131. 13 ya\ue000\u0131nda iken \u00e7\u0131k\u0131n\u0131n\u0131 haz\u0131rlay\u0131p k\u00f6y\u00fcn\u00fc terk etti.
K\u00f6yl\u00fclerin \u0131srarl\u0131 uyar\u0131lar\u0131na ra\ue001men bir sanat sahibi olmak \u00fczere Viyana'ya gitti. 1850
y\u0131l\u0131nda cebinde sadece \u00fc\u00e7 ecus ile b\u00f6yle bir karar vermek, cesaret isteyen bir i\ue000ti. 4 y\u0131l
Viyana'daki \u00e7al\u0131\ue000mas\u0131 sonunda babam esnafl\u0131kta biraz ilerlemi\ue000ti. Ancak bu geli\ue000me babama
yeterli gelmiyordu. O g\u00fcnlerin yoksullu\ue001u babam\u0131 daha iyi bir mevkie sahip olmak i\u00e7in
mesle\ue001ini b\u0131rakmaya zorluyordu. K\u00f6yde ya\ue000arken papaz\u0131n ya\ue000ay\u0131\ue000\u0131 onun g\u00f6z\u00fcnde insanlar\u0131n
ya\ue000ay\u0131\ue000lar\u0131n\u0131n en son s\u0131n\u0131r\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Oysa\ue000imdi b\u00fcy\u00fck\ue000ehir onun fikirlerini
de\ue001i\ue000tirmi\ue000, yeni bir g\u00f6r\u00fc\ue000\u00fcn sahibi yapm\u0131\ue000t\u0131. Art\u0131k babam memuriyeti her\ue000eyin \u00fcst\u00fcnde
tutuyordu. 17 ya\ue000\u0131nda hen\u00fcz bir delikanl\u0131 iken her t\u00fcrl\u00fc yoksulluk ile kar\ue000\u0131 kar\ue000\u0131ya olmas\u0131na
ra\ue001men, kararl\u0131 bir\ue000ekilde hedefine ula\ue000mak i\u00e7in b\u00fct\u00fcn fedakarl\u0131klara katlan\u0131yordu. Sonunda
hedefine ula\ue000t\u0131 ve 21 ya\ue000\u0131nda iken memur oldu. B\u00f6ylece baba oca\ue001\u0131na "adam" olduktan sonra
d\u00f6nmek \u00fczere etti\ue001i yemini yerine getirmi\ue000 oluyordu. K\u00f6yde kimse onu hat\u0131rlam\u0131yordu ve o
da k\u00f6y\u00fc yabanc\u0131 buluyordu.\ue002imdi 56 ya\ue000\u0131nda idi. emekli olmu\ue000tu, ama bo\ue000 durmak
istemiyordu. Avusturya'n\u0131n Lambach kasabas\u0131nda arazi sat\u0131n ald\u0131. Topra\ue001\u0131 i\ue000letmeye ba\ue000lad\u0131.
Uzun memuriyet g\u00f6revinden sonra hayat\u0131n\u0131n son halkas\u0131nda tekrar aile kayna\ue001\u0131na d\u00f6n\u00fcyordu.
Zevklerim, beni babam\u0131n hayat\u0131na benzer bir hayata itmiyordu. Konu\ue000ma yetene\ue001im,
\u00e7ocukluk arkada\ue000lar\u0131ma verdi\ue001im, ikna edici ve daha do\ue001rusu kand\u0131r\u0131c\u0131 s\u00f6ylevlerle olu\ue000maya
ba\ue000lad\u0131. Kendi kendimi zor idare edebilen k\u00fc\u00e7\u00fck bir lider olmu\ue000tum. Bu arada iyi bir \u00f6\ue001renci
oldu\ue001umu da s\u00f6yleyebilirim. \u00c7al\u0131\ue000mak bana kolay geliyordu. Bo\ue000 zamanlar\u0131mda "Lambach
Chanoine"lerin yan\u0131nda\ue000an dersleri takip ediyordum. Dini yortular\u0131n ihti\ue000am dolu g\u00f6sterileri
beni mest etmeye yetiyordu, i\ue000te bu durum t\u0131pk\u0131 babam gibi d\u00fc\ue000\u00fcnmeme sebep oluyordu.
K\u00f6y\u00fcn\u00fcn papaz\u0131n\u0131n ya\ue000ay\u0131\ue000\u0131 babam\u0131 nas\u0131l b\u00fcy\u00fclemi\ue000 ise, muhterem peder Abbe de benim
g\u00f6z\u00fcmde b\u00fcy\u00fcyor ve bana hedef olarak g\u00f6z\u00fck\u00fcyordu. Konu\ue000ma yetene\ue001im babam taraf\u0131ndan
takdir edilmiyordu. Ailem benim davran\u0131\ue000lar\u0131mdan dolay\u0131 endi\ue000eleniyordu.
Konu\ue000ma hevesim yava\ue000 yava\ue000 kaybolurken, ki\ue000ili\ue001ime daha uygun becerilerim ortaya
\u00e7\u0131kt\u0131. Babam\u0131n k\u00fct\u00fcphanesinde elime ge\u00e7en askeri konularla dolu \u00e7e\ue000itli kitaplar\u0131 ve 1870 -
1871 Alman Frans\u0131z sava\ue000lar\u0131na ait yaz\u0131lar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir dikkatle okuyordum. K\u0131sa zamanda
kahramanl\u0131k, ahlaki d\u00fc\ue000\u00fcncelerimde birinci s\u0131raya ge\u00e7ti. Sava\ue000a ve askerli\ue001e ait\ue000eylerin
tamam\u0131n\u0131 her t\u00fcrl\u00fc kaynaktan toplamaya ba\ue000lad\u0131m. Bu, ayn\u0131 zamanda bir ger\u00e7e\ue001in ortaya
\u00e7\u0131k\u0131\ue000\u0131yd\u0131 ve baz\u0131 sorular akl\u0131m\u0131 kar\u0131\ue000t\u0131rmaya ba\ue000lad\u0131. \u00d6yleya, bu sava\ue000lar\u0131 yapan Almanlarla
di\ue001erleri aras\u0131nda fark var m\u0131yd\u0131? Babam dahil b\u00fct\u00fcn Avusturyal\u0131lar neden bu sava\ue000a
kat\u0131lmad\u0131lar? Bizler (yani Avusturyal\u0131lar) di\ue001er Almanlarla ayn\u0131 de\ue001il miydik?
Bu sorular beynimin i\u00e7inde d\u00f6n\u00fcp duruyordu. Sonunda b\u00fct\u00fcn Almanlar\u0131n Bismarck
H\u00fck\u00fcmeti'ne dahil olmak saadetine sahip bulunmad\u0131klar\u0131 h\u00fckm\u00fcne vard\u0131m.
Nihayet e\ue001itim zaman\u0131 gelip \u00e7att\u0131. Babam benim davran\u0131\ue000lar\u0131mdan lise e\ue001itimi i\u00e7in bir
becerim olmad\u0131\ue001\u0131 sonucuna var\u0131yordu ve benim i\u00e7in Realschule'yi daha uygun buluyordu.
Babam\u0131n bu karara varmas\u0131na biraz da resim alan\u0131ndaki yetene\ue001im sebep oluyordu. Babam
Avusturya liselerinde resim dersinin ge\u00e7i\ue000tirildi\ue001ini s\u00f6yl\u00fcyordu. Kendi hayat\u0131n\u0131n zorluklarla
dolu \u00e7al\u0131\ue000ma d\u00f6nemi, onu, g\u00f6z\u00fcnde uygulamada hi\u00e7bir faydas\u0131 olmayan "humanites"den
uzakla\ue000t\u0131r\u0131yordu.\ue003\ue000in esas\u0131na bak\u0131l\u0131rsa babam, beni de kendi gibi memur yapmak istiyordu.
Yoklukla ge\u00e7en gen\u00e7lik devresinden sonra elde etti\ue001i k\u00fc\u00e7\u00fck mevki babamda bu karar\u0131n
do\ue001mas\u0131na sebep oluyordu. Hatta benim daha da y\u00fcksek bir memuriyete girmemi istiyordu.
Amac\u0131 benim hayat\u0131m\u0131 kolayla\ue000t\u0131rmakt\u0131.
Bir vakitler kendi hayat\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck halkalar\u0131n\u0131 olu\ue000turan\ue000eyin, benim taraf\u0131mdan kabul
edilmemesine bir t\u00fcrl\u00fc ak\u0131l erdiremiyordu, i\ue000te bu y\u00fczden babam\u0131n karar\u0131 basit, emin ve \u00e7ok
do\ue001ald\u0131. Hayat kavgas\u0131n\u0131n kazand\u0131rd\u0131\ue001\u0131 \u00e7elik gibi bir karaktere sahip olan babam, benim, daha
do\ue001rusu tecr\u00fcbesiz bir delikanl\u0131n\u0131n gelece\ue001i hakk\u0131nda karar vermesine izin vermiyordu.
Fakat sonunda i\ue000 bamba\ue000ka oldu.
Babam beni memur yapmak istiyordu. On bir ya\ue000\u0131mda idim. Derhal babama kar\ue000\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131m.
Memur olmak istemiyordum. \u00d6\ue001\u00fct ve sert hareketler beni yenemedi.
Babam kendi hayat\u0131na ait bir s\u00fcr\u00fc hikayeler anlatarak bende de memur olma iste\ue001i
uyand\u0131rmak i\u00e7in bir hayli \u00e7aba harcad\u0131. O ne kadar \u00e7aba g\u00f6sterdi ise ben de o kadar direndim.
Asl\u0131nda anlatt\u0131\ue001\u0131 \u00f6yk\u00fcler bende hep olumsuz etki yapt\u0131. G\u00fcn\u00fcn birinde karanl\u0131k bir odada
masa ba\ue000\u0131nda oturaca\ue001\u0131m\u0131, daha do\ue001rusu hapis olaca\ue001\u0131m\u0131 ve vaktimi istedi\ue001im gibi
harcayamayaca\ue001\u0131m\u0131, g\u00fcnlerimi birtak\u0131m ka\ue001\u0131tlar\u0131n aras\u0131nda ge\u00e7irece\ue001imi d\u00fc\ue000\u00fcnd\u00fck\u00e7e
memuriyete kar\ue000\u0131 duydu\ue001um tiksinti gittik\u00e7e kabar\u0131yordu.
Realschule'ye devam etti\ue001im s\u00fcrece vaktimi ge\u00e7irmek hususundaki daha \u00f6nceki
al\u0131\ue000kanl\u0131klar\u0131mda bir de\ue001i\ue000iklik olmad\u0131. Okulun \u00f6yle uzun \u00e7al\u0131\ue000may\u0131 gerektirmeyen dersleri,
benim zamanlar\u0131m\u0131 a\u00e7\u0131k havada de\ue001erlendirmemi sa\ue001l\u0131yordu, \u00ee\ue000te bug\u00fcn siyasi d\u00fc\ue000manlar\u0131m,
benim gen\u00e7li\ue001imde neler yapt\u0131\ue001\u0131m\u0131 ortaya koymak i\u00e7in, \u00e7ocukluk devreme var\u0131ncaya kadar
hayat\u0131m\u0131n b\u00fct\u00fcn devrelerini b\u00fcy\u00fck bir dikkatle ara\ue000t\u0131rd\u0131klar\u0131 zaman, bana mutlu g\u00fcnlerimi
tekrar ya\ue000ama f\u0131rsat\u0131 vermi\ue000 oluyorlar. Bu y\u00fczden kendilerine te\ue000ekk\u00fcr ederim.
Realschule'ye devam etti\ue001im g\u00fcnlerde ya\ue000ay\u0131\ue000\u0131mda bir de\ue001i\ue000iklik olmad\u0131. Babam\u0131n beni
memur yapma \u00e7abalar\u0131 ve benim direnmem devam ediyordu. Bu duruma tahamm\u00fcl
ediyordum. Kendi d\u00fc\ue000\u00fcncelerimi gizleyebiliyor, b\u00f6ylece babamla devaml\u0131 bir \u00e7at\u0131\ue000ma i\u00e7ine
d\u00fc\ue000m\u00fcyordum. Hi\u00e7bir zaman memur olmama karar\u0131m kesindi. Bu karar beni mutlu
ya\ue000atmaya yetiyordu.
Fakat sonunda babam\u0131n d\u00fc\ue000\u00fcnceleri, benim idealim ile kar\ue000\u0131la\ue000\u0131nca i\ue000ler \u00e7atalla\ue000t\u0131 o s\u0131ralarda
on iki ya\ue000\u0131mda idim. Bir g\u00fcn ressam olmam gerekti\ue001ine karar verdim. Bu nas\u0131l oldu,\ue000imdi
tam hat\u0131rlayam\u0131yorum. Desinat\u00f6rl\u00fck yetene\ue001im su g\u00f6t\u00fcrmezdi. Hatta babam\u0131n beni
Realschule'ye kay\u0131t ettirmesinin sebeplerinden biri de bu yetene\ue001imi g\u00f6rm\u00fc\ue000 ve sezmi\ue000
olmas\u0131yd\u0131. Ancak babam, benim ressam olacak kadar bu yetene\ue001imi geli\ue000tirece\ue001imi akl\u0131na
getirmiyordu. Onun tek d\u00fc\ue000\u00fcncesi beni memur yapmakt\u0131. Bundan uzak durdu\ue001umu g\u00f6rd\u00fc\ue001\u00fc
ve tam olarak anlad\u0131\ue001\u0131 zaman ilk defa bana ne olmak istedi\ue001imi sordu. Ben karar\u0131m\u0131 \u00e7ok \u00f6nce
vermi\ue000tim. Derhal\ue000u cevab\u0131 verdim: "Ressam" Babam\u0131n adeta dili tutulmu\ue000tu. \u00d6nce benden
"Ressam m\u0131 olmak? Hay\u0131r... hay\u0131r... asla!.." diyordu. Fakat kendisi ne kadar inat\u00e7\u0131 ise, onun
o\ue001lu da, yani ben de, o kadar inat\u00e7\u0131 idim. inat\u00e7\u0131l\u0131k babadan o\ue001la ge\u00e7mi\ue000ti. Baba "asla" deyip
duruyordu, ben de "her\ue000eye ra\ue001men" diye direniyordum. \u00c7at\u0131\ue000ma b\u00f6ylece kald\u0131.
Bu kar\ue000\u0131tl\u0131\ue001\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 pek ho\ue000 de\ue001ildi. Babam\u0131n hayat\u0131 ac\u0131larla doluydu. Ben kendisini \u00e7ok
seviyordum. Oysa babam ressam olmak iste\ue001ini benden tamamen \u00e7ekip koparmaya
\u00e7al\u0131\ue000\u0131yordu. Sonunda ben biraz daha ileri giderek, art\u0131k \u00f6\ue001renim yapmayaca\ue001\u0131m\u0131 s\u00f6yledim
Otoritesini kuran babam, benim bu \u00e7\u0131k\u0131\ue000lar\u0131ma kulak asmad\u0131, yeniden ben oldum. B\u00f6yle
olunca ben de dikkatli bir sessizli\ue001e b\u00fcr\u00fcnd\u00fcm. Realschule'den istifade edemedi\ue001imi g\u00f6r\u00fcnce
babam\u0131n ister istemez arzulad\u0131\ue001\u0131m hedefe do\ue001ru beni rahat b\u0131rakaca\ue001\u0131n\u0131 hayal ediyordum.
Bunda ba\ue000ar\u0131l\u0131 olacak m\u0131yd\u0131m? Bilmiyordum. Bilinen bir\ue000ey varsa, o da benim okulda
ba\ue000ar\u0131s\u0131z bir \u00f6\ue001renci oldu\ue001umdu.
Okuldaki ba\ue000ar\u0131s\u0131zl\u0131\ue001\u0131m g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr gibiydi. Ho\ue000uma giden derslere \u00e7al\u0131\ue000\u0131yordum. Zevkle
\u00e7al\u0131\ue000t\u0131\ue001\u0131m derslerden tam not, di\ue001erlerinden ise "orta" ve "zay\u0131f " notlar al\u0131yordum. En \u00e7ok
tarih ve co\ue001rafya
derslerinde ba\ue000ar\u0131 g\u00f6steriyordum.
konuya n\u00fcfuz edebilmeyi \u00f6\ue001rendim.
Eski Avusturya'n\u0131n s\u0131n\u0131rlan i\u00e7inde \u00e7e\ue000itli milletler ya\ue000\u0131yordu. O g\u00fcnlerde Reich'a mensup
olanlar\u0131n, b\u00f6yle bir devlette herhangi bir kimsenin, g\u00fcnl\u00fck hayat\u0131n\u0131n ne\ue000ekil alabilece\ue001ini
tan\u0131mlamas\u0131 \u00e7ok zordu. Kahraman ordular\u0131n b\u00fcy\u00fck zafer y\u00fcr\u00fcy\u00fc\ue000lerini and\u0131ran Alman Frans\u0131z
Sava\ue000\u0131'ndan sonra, Almanlar\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00f6tesinde kalan Alman topraklar\u0131na, duyulan ilgi her
ge\u00e7en g\u00fcn biraz daha azal\u0131yordu. \u00c7o\ue001u kimse bu d\u0131\ue000ar\u0131da kalan Alman topraklar\u0131n\u0131n de\ue001erini
bilmeye yana\ue000m\u0131yor veya bu i\ue000 de aciz kal\u0131yordu. \u00d6zellikle Alman olan Avusturyal\u0131lar \u00e7\u00f6k\u00fc\ue000
halinde bulunan bir hanedan ile, sa\ue001lam bir \u0131rk\u0131 birbirine kar\u0131\ue000t\u0131r\u0131yorlard\u0131. Ger\u00e7ekten de elli iki
milyonluk bir devlete kendi \u00fcst\u00fcnl\u00fcklerini ve meziyetlerini kabul ettirebilmeleri i\u00e7in Avus-
turyal\u0131 Almanlar\u0131n en iyi \u0131rk olmalar\u0131 gerekirdi. Halbuki Almanya'da, Avusturya'n\u0131n bir
Alman devleti oldu\ue001u san\u0131l\u0131yordu. Bu tan\u0131m b\u00fcy\u00fck bir hatayd\u0131. \u00d6yle ki \u00e7ok k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar
verebilirdi. Fakat bu hatal\u0131 tan\u0131m, do\ue001udaki on milyon Alman i\u00e7in gurur verici bir g\u00f6r\u00fc\ue000t\u00fc.
Reich'a dahil olan Almanlardan pek \u00e7o\ue001u, Avusturya'da Alman dilinin ve Alman okullar\u0131n\u0131n
zaferi i\u00e7in daha do\ue001rusu Avusturya'da Alman kalabilmek i\u00e7in devaml\u0131\ue000ekilde \u00e7al\u0131\ue000man\u0131n
gerekti\ue001ini bilmiyordu. Bug\u00fcn bu \u00fcz\u00fcc\u00fc ger\u00e7ek, Reich'\u0131n tarihinde yabanc\u0131 egemenli\ue001i alt\u0131nda
m\u00fc\ue000terek vatan d\u00fc\ue000\u00fcnen, dikkatlerini bu d\u00fc\ue000\u00fcnceye toplayan ve hi\u00e7 olmazsa ana diline kutsal
hakk\u0131 elde etme\ue001e \u00e7al\u0131\ue000an birka\u00e7 milyon \u0131rkda\ue000\u0131m\u0131z taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fclmektedir. Fakat bununla
beraber, \u0131rk\u0131 i\u00e7in m\u00fccadele etmenin ne demek oldu\ue001u daha b\u00fcy\u00fck bir \u00e7evrede idrak
edilmektedir. Hi\u00e7\ue000\u00fcphe yok ki, baz\u0131 kimseler Reich'\u0131n do\ue001u s\u0131n\u0131r\u0131ndaki Almanl\u0131\ue001\u0131n
b\u00fcy\u00fckl\u00fc\ue001\u00fcn\u00fc takdire yana\ue000\u0131yorlard\u0131. Avusturya as\u0131rlar boyunca bu Almanl\u0131\ue001\u0131 do\ue001uya kar\ue000\u0131
korudu ve daha sonra da ufak \u00e7apta sava\ue000larla Alman dilinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n daralmas\u0131na engel
oldu. Bu direni\ue000 s\u0131ras\u0131nda ise, Re\u0131ch s\u00f6m\u00fcrgelerle ilgileniyor, fakat kap\u0131s\u0131n\u0131n e\ue000i\ue001indeki kendi
kan\u0131n\u0131 ve kendi elini \u00f6nemsemiyordu. Her zaman, her yerde ve her kavgada g\u00f6r\u00fcld\u00fc\ue001\u00fc gibi
Leave a Comment