Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
5Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Kürtleri İmha Etmek Fikri Kime Aitti? - Ayşe Hür

Kürtleri İmha Etmek Fikri Kime Aitti? - Ayşe Hür

Ratings: (0)|Views: 195 |Likes:
Published by Khusrew

More info:

Published by: Khusrew on Apr 13, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/11/2014

pdf

text

original

 
Kürtleri imha etmek’ fikri kimeaitti?
Ayşe Hür 
 
-
03.08.2008
 
Geçtiğimiz hafta 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın kızı Sayın Dr. Nilüfer Bayar Gürsoy’dan bir mektup aldım. Sayın Gürsoy, 13 Temmuz 2008 tarihinde bu sayfada yayınlanan ‘KımılOlayı’ndan 49’lar Davası’na başlıklı yazımda dile getirdiğim bazı iddiaların doğru olmadığını belirtiyordu. Mektubu (ara başlıkları tarafımdan eklenmiş olarak) aşağıda bulacaksınız.Mektuptaki iddialara cevabımı da aşağıda bulacaksınız. Cevabımı hazırlarken, üzülerek bir kere daha farkına vardım ki, Türkiye’de görünüşte birbirinden 180 derece farklı ideolojik yönelimlere sahip görünseler de, bu devletin karar mekanizmalarında yer alan şahsiyetler,‘Kürt Meselesi’ veya ‘Ermeni Meselesi’ söz konusu olduğunda, neredeyse birbirinin kopyasıüslup ve yöntemler kullanıyorlar. Bunlar ne yazık ki, kavrayıcı ve kapsayıcı olmak yerine yok sayıcı, dışlayıcı ve daraltıcı özellikler taşıyor. Hatta konumuzda olduğu gibi ‘imha’ gibi envahşi yöntemleri içeriyor.
R ELMANIN İKİ YARISI
Bu benzmenin temelinde, ideolojik sandığımızfarklılıkların, aslında iktidar bloğu içindeki güç mücadelesinin tezahürleri olması yatıyor.Milli cadele’yi örtleyen, Cumhuriyet’i kuran kadroların İttihatçığın ‘rahle-itedrisi’nden geçtiğini biliyoruz. Bu kadrolar dört kıtaya yayılmış bir imparatorluktan,Anadolu’ya sıkışmış küçük bir ulus-devlete dönüşmenin travmasını hiç atlatamadılar vesürekli bölünme korkusu içinde yaşadılar. Bölünmeyi önlemek için akıllarına ilk gelen ise,çeşitli etnik, dinsel ve dilsel grupların taleplerini yok sayma, dışlama, basve şiddetkullanma oldu. Sayın Nilüfer Gürsoy’un mektubu sayesinde, Celal Bayar ve Cemal Gürselgibi iki önemli şahsiyetin Kürt Meselesi’ndeki tavırlarına biraz daha yakından bakma, böylecesınırlı da olsa bir zihniyet analizi yapma fırsatı bulmaktan memnunum.
Celal Bayar’ın kızı Dr. Nilüfer Bayar Gürsoy’un mektubu
“27 Mayıs 1960’a yakın bir tarihte Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un emekliliğigelince görevine bir müddet daha devam etmesi için emeklilik muamelesi ertelenmişti.Bundan kısa bir süre sonra Başbakan Adnan Menderes ve Milli Savunma Bakanı EthemMenderes, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a gelerek Kara Kuvvetleri Kumandanı CemalGürsel’in Genelkurmay Başkanı yapılmasını istemişlerdi. Bayar da, “RüşErdelhun’unGenelkurmay Başkanlığına devam edebilmesi için emekliliğini uzattınız. Şimdi de Gürsel’itayin etmek istiyorsunuz, yakışık almaz” diyerek teklifi reddetmişti. Celal Bayar’ın Gürselhakkındaki kanaati olumlu değildi. Kendisinden bir rapor hazırlamasını istemiş, hazırladığı
 
raporu beğenmemişti. Bayar’ın beğenmediği rapor, son günlerde Abdülmelik Fırat’ın bahsettiği, Cemal Gürsel’in “Bin Kürdü sallandırmalı” dediği rapor olmalı.
CEMAL GÜRSEL’İN APORU
Konuya daha açıklık getirmek için Ferzende Kaya’nın
Mezopotamya Sürgünü Abdülmelik Fırat’ın Yaşam Öyküsü
adlı kitabından, Demokrat Partidönemi Dışişleri BakaFatin RüşZorlu’nun bizzat Yassıada’da Abdülmelik Fırat’aanlattığı Gürsel raporu ile ilgili bölümü aktarıyorum: “49’lar tutuklanmadan önceki günlerde,Reisicumhur, Başbakan, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı toplantıhalindedirler. Konu, Kara Kuvvetleri KomutaCemal Gürsel Paşa’nın Doğu ile ilgiliraporunun konuşulması. Özet olarak, Kürtler silahlanmışlar; devlete başkaldırabilirler; tedbir olarak beş bin veya iki bin beş yüz kişiyi toparlayıp imha edelim veya kamplarda alıkoyalım,fikri tartışılıyor. Fatin Rüştü Zorlu görüşlerini şöyle dile getiriyor: ‘Biz Batı demokrasisinikabul etmiş bir ülkeyiz. İnsan Hakları Beyannamesi’ni imzalamış bir devletiz. Devletimizinkolluk revlileri ve yarmercilerimiz var; suç leyen vatandlayarlayıpcezalandırabiliriz. Ama hukuk dışı bir uygulamaya asla razı olamam. Zaten bu halimizle bileBatı’ya durumumuzu zor izah edebiliyorum.’ Bunun üzerine Adnan Menderes de kendisinidestekleyen bir konuşma yapıyor. Ancak Reisicumhur Celal Bayar, konuya değişik bir açıdan bakıyor: “Raporu komutanımızdır. Ya bu raporu inanıp uygulayacağız veyahut inanmayıpKara Kuvvetleri Komutanı’nı görevden alacağız.” der.” (Ferzende Kaya,
MezopotamyaSürgünü
, Anka Yayınları, İstanbul 2003, s. 133). İşte Reisicumhur Celal Bayar’ın, Cemalrsel hakkındaki olumsuz kanaatinin ve onun Genelkurmay başkanlığı’na ca bakmamasının edeni bu rapordaki şiddet içeren unsurlardır.13 Temmuz 2008 tarihli
Taraf 
gazetesinde çıkan “Kımıl Olayından 49’lar Davasına” başlıklı yazıda, Kürtler’den bin tanesini sallandırma sözünün Celal Bayar’a mal edildiğinigörüyoruz.
BAYAR’IN ŞARK RAPORU
• 1993 yılında da
 Aktüel 
dergisinde Yaşar Kaya ile yapılan bir röportajda aynı iddia vardı. Tekzibini isteyerek yasal dava açmış ve davayı kazanmıştık.Şimdi de aynı şey tekrarlanıyor! Ortada bin Kürt’ü asmalı diye şiddet içeren bir söz ve busözü söylediği ifade edilen tarihe mal olmuş iki kişi var: Bayar ve Gürsel. Bir yanda, 1936yılında yazdığı Şark Raporu’nda Celal Bayar: “Hariçten sokulmaya çalışılan politikanınzararlı cereyanlarını kırmak ve bu yurttaşları anavatana bağlamak için devamlı çalışmak ister.Kendilerine yabancı bir unsur oldukları resmî ağızlardan da ifade edildiği takdirde, bizim içinelde edilecek netice, bir tepkiden ibaret olabilir. Bugün Kürt diye bir kısım vatandaşlar okutturulmamak ve devlet işlerine karıştırılmamak isteniliyordiye yazmaktadır. (CelalBayar,
Şark Raporu
, Kaynak Yayınları, İstanbul 2006, s. 63-65).
 
Yine 6 Mayıs 1950 yılında Diyarbakır ve Elazığ’daki konuşmasında da: “Demokrat Partivatandaşlar arasında hangi ırk ve dinden olursa olsun Cumhuriyet kanunlarına itaat edilmesişartıyla vatandaşlar arasında bir fark gözetmemektedir. Zaman zaman bakimselerinzihinlerinde bir şüphe belirmektedir. Acaba bu memleket sakinleri arasında şarklı ve garplı bir fark var mıdır? Varsa bunu kökünden söküp atmak lazımdır. Nazarımızda ne şark garp, yerinekül halinde memnun edilmesi icap eden milletimiz vardır” demektedir. (
Celal Bayar’ın Seçim Konuşmalarındaki Söylev ve Demeçleri
, Türkiye İş Bankası Yayınları, Kasım 1999, s. 58).
CEMAL GÜRSEL’İN TEHDİDİ
• Diğer taraftan, Cemal Gürsel’in şiddet içeren sözlerindenörnekler verebiliriz: 27 Mayıs’tan hemen sonra temmuz ayı başlarında Demokrat İzmir gazetesinde “Gerekirse sel gibi kan akıtırım” diyen sözleri yer alıyordu. Yassıada döneminde,iktidarın bütün mensupları adada tutuklu iken, bazı Demokrat Parti üyesi vatandaşlar, karşısahillerden Yassıada’ya bakıp, denizden bir tünel açarak adadakileri kaçırsak, diye hayalkuruyorlar. Bu hayalleri ciddiye alan darbeciler Yassıada’daki Demokrat Partililer’ikaçıracaklardı diye haklarında dava açıyorlar. “Tünelciler Davası” adı ile açılan bu davaaylarca sürüyor... Bu davanın açıldığı bildirilen günlerde Cumhurbaşkanı mevkiindeki Cemalrsel “Adaya çıkarlarsa et ve kemik ğıbulurlar” ıklamayapıyor. Gazetemanşetinden verilen bu bildiri Yassıada’da yakınları bulunan ailelere gözdağı vermesindenöte, şiddete ne kadar kolaylıkla meyledebildiğini göstermektedir. 49’lar davasıyla ilgili şiddetzleri Bayar’a ait olmuş olsaydı, 27 Mas darbesinden sonra kurulan Yasadamahkemelerinde bu sözler dava konusu olurdu. Bayar’ı bu düşünceler içinde göstermek ve buzleri ona atfetmek, 27 Mayıs recinin çarpıtmalarından ve o günlerin iftiralarından birisidir. Aynı iftiraların devam ettirilmesi üzücü ve düşündürücüdür.
Taraf 
gazetesinin vedayandığı kitap yazarının bu sözleri geri almasını ve tekzip etmesini beklemekteyiz.”
CEMAL GÜRSEL YLEMİŞ OLABİLİR Mİ?
Yukarıdaki mektup kısaca şunusöylüyor: “Evet, ortada ‘beş bin veya iki bin beş yüz kişiyi toparlayıp imha edelim veyakamplarda alıkoyalım’ şeklinde bir fikir vardır (ki ben yazımda ‘bin kişi’ demiştim) ama bufikir babam Celal Bayar’a değil, o sırada genelkurmay başkanı olan Cemal Gürsel’e aittir.”Böyle korkunç bir teklifin yapıldığının bir kez daha teyidi çok sarsıcı bir durum, üstelik bir fikir duyanlar tarafından hiç de şiddetli bir eleştiri görmemiş ama şimdilik meselemiz budeğil, fikrin kime ait olduğunu tespit etmek.Peşinen söylemeliyim ki bu fikrinin Celal Bayar’a değil de, Cemal Gürsel’e ait olduğuiddiası yabana atılır gibi değil. İlk ağızda, sevenleri tarafından ‘Aga Cemal’ diye anılanGürsel, hem Erzurumlu Alevi Kürdü olduğundan, hem de yumuşak ve sevimli karakteriyüzünden, bu kadar gaddar bir teklifte bulunmuş olamaz diye düşünenler olabilir ancak,tekzip edilen yazda anlattığımız Sivas Kampı zaten rtlere kaı ne kadar sert

Activity (5)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
masteropxxx liked this
dervisch liked this
Gülşah Genç liked this
gokhan13 liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->