Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
5Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Kadına Yönelik Şiddet

Kadına Yönelik Şiddet

Ratings: (0)|Views: 391 |Likes:
Published by boorock
Kadına yönelik şiddet başlığındaki bu çalışmanın giriş
bölümünde; konu ile ilgili dünyadaki genel durum kaynaklar ışığında kısaca yansıtılmaya çalışılmıştır.
Kadına yönelik şiddet öncelikli bir sağlık sorunudur başlığında; Dünya Sağlık örgütü'nün kadına yönelik şiddeti
öncelikli sağlık sorunu olarak ele alması, ülkemizde sağlık alanında konunun ele alınmasının temel nitelikleri,
kadına yönelik şiddetin dünyada ve Türkiye'de yaygınlığı ve tanımlanan türleri ile ilgili kaynak bilgiler yansıtılmaya çalışılmıştır.
Kadına yönelik şiddet başlığındaki bu çalışmanın giriş
bölümünde; konu ile ilgili dünyadaki genel durum kaynaklar ışığında kısaca yansıtılmaya çalışılmıştır.
Kadına yönelik şiddet öncelikli bir sağlık sorunudur başlığında; Dünya Sağlık örgütü'nün kadına yönelik şiddeti
öncelikli sağlık sorunu olarak ele alması, ülkemizde sağlık alanında konunun ele alınmasının temel nitelikleri,
kadına yönelik şiddetin dünyada ve Türkiye'de yaygınlığı ve tanımlanan türleri ile ilgili kaynak bilgiler yansıtılmaya çalışılmıştır.

More info:

Categories:Types, Research
Published by: boorock on Apr 13, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/11/2014

pdf

text

original

 
Klinik Gelişim

Kadına Yönelik Şiddet
Serpil SALAÇİN, Akça TOPRAK ERGÖNEN, Zehra DEMİROĞLU UYANIKER
Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, İzmir 
Kadına yönelik şiddet başlığındaki bu çalışmanın girişbölümünde; konu ile ilgili dünyadaki genel durum kay
-
naklar ışığında kısaca yansıtılmaya çalışılmıştır.Kadına yönelik şiddet öncelikli bir sağlık sorunudur baş
-
lığında; Dünya Sağlık Örgütü’nün kadına yönelik şiddetiöncelikli sağlık sorunu olarak ele alması, ülkemizde sağ
-
lık alanında konunun ele alınmasının temel nitelikleri,kadına yönelik şiddetin dünyada ve Türkiye’de yaygın
-
lığı ve tanımlanan türleri ile ilgili kaynak bilgiler yan
-
sıtılmaya çalışılmıştır. Ardından kadına yönelik şiddetinönlenmesinde Türkiye eylem planının sağlık ve eğitimalanları ile ilgili temel hedefleri “Türkiye’nin Eylem Pla
-
nı” başlığında aktarılmıştır. Kadına yönelik şiddet ve adlitıp başlığında ise; ülkemizde konunun adli tıp alanındageçirdiği süreç irdelenmiştir. Ayrıca şiddete uğradığınısavlayanların ya da şiddet uyguladığı iddia edilenlerinmedikolegal yönden değerlendirilmesinde, özellikleadli tıp uzmanlarının ve ayrıca konu ile ilgili hekimlerinsorumlulukları ve uygulamada kullanılabilecekleri kay
-
naklar tartışılmıştır.
Giriş
Kadına yönelik şiddet, cinsiyet ayrımcılığına dayalı birinsan hakları ihlalidir. Kadına yönelik şiddet önceliklibir sağlık sorunudur. Bu tanımlama ve yaklaşımlar gü
-
nümüzde yaygın olarak kabul görmektedir. Ancak kısazaman öncesine kadar tartışılmış, bu yaklaşım ve çözüm
-
lemeler için olumsuz kritikler ileri sürülmüştür. Kadınayönelik her türlü şiddetin cinsiyet ayrımcılığına dayan
-
dığı ve kadının insan haklarının ihlali olduğu günümüz
-
de yaygın olarak benimsenmektedir. Güncel kaynaklargözden geçirildiğinde; kadına yönelik her türlü şiddetinönlenmesi için hazırlanan ve yürütülen ulusal ve ulus
-
lararası politikalar ve eylem planları ile ilgili zenginlikdikkati çekecek boyuttadır. Kadın hareketinin böylesinekurumsallaşması bazı yazarlar tarafından sakıncalı dahibulunmaktadır.Kadına yönelik şiddetin tarihsel süreçteki örüntüleri vedevinimini ortaya koymak için yeni araştırma yöntemlerigeliştirilmiştir. Bu yöntemlerle elde edilen verilerin an
-
lamı kavranmaya çalışılmaktadır. Diğer taraftan, kadınayönelik şiddetin yaygınlığı, şiddete uğrayan kadınlarınve şiddeti uygulayan erkeklerin sosyal, ekonomik vekültürel özelliklerini derinlemesine sorgulayan araştır
-
malar sürdürülmektedir. Kadına yönelik şiddetin türleri,nedenleri ve sonuçları analiz edilmeye çalışılmakta ha
-
zırlayan risk faktörleri araştırılmaktadır. Ülkelerin sos
-
yal, ekonomik ve kültürel yapılarındaki bazı sorunlarınkadına nasıl şiddet olarak yansıdığı gösterilmektedir.Kadına yönelik şiddetin farklı sosyal, ekonomik ve kül
-
türel yapıdaki ülkelerde benzer temel nitelikler taşıdığıda gözler önüne serilmektedir. Kadına yönelik her türlüşiddetin, devletlerin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimsüreçlerine olumsuz etkileri yıllar içinde izlenerek ortayakonmaktadır. Ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürelgelişim süreçlerine olumsuz etkilerin dönüştürülmesiiçin devlet, akademik çevreler ve sivil toplum kuru
-
luşları çaba harcamaktadırlar. Toplumsal dönüştürmestratejileri geliştirerek yaşama yansımaları izlenmektedir.Olumlu dönüştürme programlarının güçlendirilmesi veyaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar da dikkati çek
-
mektedir. Önlenmesinde ve gerçekleşen şiddet türleriile baş etmede devletleri, toplum ve bireyleri ilgilendirensorumluluk düzeyleri yapılandırılmaya çalışılmaktadır.Cinsiyet eşitliğine duyarlılığın günümüzden başlayarakgeleceğe doğru şekillenmesine çalışılmaktadır.Kadına yönelik şiddetle ilgili bazı değerlendirme ve yak
-
laşımlar bundan otuz beş kırk yıl öncesine kadar radikal,uç görüşler olarak nitelendirilirken artık en gelenekselyapılı olduğu düşünülen devletlerin dahi resmi söyle
-
mine, yasalarına girmeyi başarmıştır. Yaklaşık son kırkyıldır konuya yabancı kalmayı yeğleyenler tarafındanfark edilmese de dünya genelinde günlük yaşamda iz
-
lenen olumlu dönüşümler yapılan araştırmalarda ortayakonmaktadır.Kadınların insan hakları ihlalleri; gündeme geliş, ta
-
nımlama ve ihlallerin ortadan kaldırılmasının yollarıbakımından farklı siyasal ve ekonomik bakış açılarınakoşut farklı söylemleri de doğurmuştur. Kendi içindekiçelişkilere bu yaklaşım farklılığı da eklenerek zorlu veuzun bir mücadele süreci başlatılmıştır. Mücadelenin bukarmaşık yapısının sağlıklı yol almada olumlu ve güve
-
nilir olduğu düşünülmektedir. Bunun yanında bazı sığdonanımlıların derinlemesine bilgi yoksunlukları nedeniile süreci yavaş bulmalarının da doğal karşılanması ge
-
rektiği vurgulamaktadırlar.
Kadına yönelik şiddet öncelikli bir sağlıksorunudur (DSÖ)
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Kadın Sağlığı Gelişi
-
mi Bölümü’nün (1998) kuruluşunun ardından büyükölçekli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Birçok ülkeyikapsayan, çok merkezli çalışmalarda elde edilen verilerşüphesiz kadına yönelik şiddet kavramına yeni bir ko
-
 
Klinik Gelişim

num açılım kazandırmıştır. Toplumda, iş yerinde, askeriçatışmalarda, savaşlarda, doğal afetlerde, ortak yaşamalanlarında, eğitim kurumlarında, aile içinde, ev içindegerçekleşen kadına yönelik şiddet sağlık göstergeleri ileincelenmiştir. Sağlık alanında çalışanlar ilk kez bu konu
-
da alışageldikleri yöntemlerle yapılmış, epidemiyolojikçalışma bulgularını görme şansı elde etmişlerdir. 2002’deDSÖ “Kadına Yönelik Şiddet”i bir sağlık sorunu olaraktanımlamıştır. Bununla da yetinmemiş “Kadına YönelikŞiddet”in öncelikli bir sağlık sorunu olduğunu eldekiverilere dayanarak göstermiş ve bildirmiştir. Bu verilerlekadına yönelik şiddet sağlık alanında ilk kez yeni birsöylem, yeni bir boyut kazanmıştır. Sağlık çalışanları
-
nın mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim programlarındaşiddete uğrayan hastaya tanı koyma, tedavi planlama vedestek olmalarının öğretilmesinin önemi vurgulanmıştır.Sağlık çalışanlarının bireysel ön yargılarını sorgulayarakbilimsel yaklaşımlarla bu hastaları ele almalarını öğrete
-
cek tutum ve davranış değişikliğini hazırlayacak eğitimlertavsiye edilmiştir. Bu öncelikli sağlık sorununun bertaraf edilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Kadına yönelikşiddetin tanısı, delilerin kaydı ve bu tür hastaların du
-
rumunun yönetimi ile ilgili öneriler yaklaşımlar yetmişliyılların aktivist kadın söylemlerini anımsatır nitelikteydi. Ancak bu umut verici gelişme sağlığın diğer alanlarında
-
ki gelişmeler kadar hekimler arasında ilgilenecek taraftarbulamamıştır. Kısa sürede tıp alanında duyuluveren,hızla ve uyumla takip edilen DSÖ tavsiyelerine hiç debenzemeyen “Kadına Yönelik Şiddetin ÖnlenmesindeSağlık Çalışanlarının Görevleri” gibi başlıklarla çıkan buDSÖ tavsiye kararları, önerileri kolayca göz ardı edilmiş
-
tir. Kapsamlı ve büyük ölçekli bazı araştırma projeleridışında tıp alanında kayda değer atıf dahi almamıştır.O günlerden günümüze DSÖ ve ilgili bölümleri büyükölçekli çok uluslu çalışmalarını sürdürmektedir. Ancak,konunun sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet ileilgili ön yargıları ile örtüşmeyen ele alınış biçimi nedeniile günlük hekimlik uygulamalarında göz ardı edildiği,önerilen muayene yöntemlerinin günlük uygulamayayansımasının birçok ülkede on yıldan fazla bir zamanıgerektirdiği izlenmiştir. Ne yazık ki; Türkiye’de ko
-
nunun hala aile içinde çözümlenmesi gereken özel birsorun olduğu tartışmaları, farkındalık ve duyarlılık içinyapılan eğitim programlarının uygulanması sırasındadahi talihsiz bir şekilde sürüp gitmektedir.Kadına yönelik şiddet kadın yaşamının her evresindefarklı türler olarak kadınların yaşamlarını, sağlıklarınıetkilemektedir. Savaş ve doğal afetler dışında dünyanınher yerinde ve ülkesinde kadınların en çok tanıdıkları,yaşamlarında bulunan erkeklerin şiddetine uğradığı,geniş ölçekli çalışma bulgularında ortaya konmuştur.Bu niteliği, şiddetin neden olduğu bedensel, ruhsal vesosyal zararları daha yıkıcı ve zararlı kılmaktadır. Şid
-
deti uygulayanın yakın, güvenilmesi gereken biri ya dakadının özel yaşamındaki özel biri olması etkilenmeyiarttırmaktadır. Diğer taraftan uygulayıcının bu özelliğikadının sorunla başa çıkmasını ve uzun süreli sağlıklıkalmasını da zorlaştırmaktadır.Günümüze bu bilginin en önemli yansıması; ulusal veuluslar arası birçok yasa metninde kadına yöneltilen hertürlü şiddet olayının önemli bir sağlık sorunu olarak yeralmasıdır.
Türkiye’nin Eylem Planı (KSGM)
Türkiye; kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesikonusunda çok uzun süredir yol almaktadır. Seksenliyılların başında dillendirileceğinin hayal bile edilmediğikonular devlet görevlilerinin sözlerinde, hazırlanan me
-
tinlerde yer almaktadır. Cumhuriyet’in kuruluşundansonra bu ikinci bir kadın hakları tartışması olmuştur. Enönemli özelliği; Cumhuriyet’in kazanımları ile belirli ko
-
num ve eğitim düzeyinde, dünya stratejilerine yön verenbilgi ve donanımı olan kadınların bir türlü işin içindeolmasıdır. Sürecin hızlanmasını, kapsamını bu akade
-
misyen, aktivist, bürokrat kadınlar sağlamıştır. Süreç biranlamda devlet mekanizmasına Kadınlara Karşı Hertürlü Ayrımcılığın Bertaraf Edilmesi Sözleşmesi (CEDAW) ile1981’de bulaşmıştır. Kendine özgü seyrinde günümüzde;artık devletin kontrol ettiği, teşvik ettiği “Eylem Planı”nın yaşama ne kadarının geçirilebildiğinin kayıtlarınıntutulmaya çalışıldığı, “toplumsal cinsiyet eşitliğine du
-
yarlı bütçeleme” stratejilerinin konuşulduğu bir evreyegelinmiştir. Günlük yaşam pratiklerinde pek de farkınavarılmayan bu yapısal model çağdaşımız ülkelerden te
-
mel haklar konusunda geride durmamızla çelişmekte,çok kafa karıştırmaktadır.Cinsel sömürü amacıyla insan ticaretinin önlenmesi içinR (2000) 11 sayılı Karar ve İzahat Belgesi. Avrupa Kon
-
seyi, BM Enformasyon Merkezi 11.09.2000 BirleşmişMilletler Binyıl Bildirgesi. Avrupa Konseyi, KadınlarınŞiddete Karşı Korunması tavsiyelerinin yer aldığı REC(2002) 5 ve izahat belgesi. Hemen ardından; Kadın ve kızçocuk ticareti ile Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenenSuçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik çalışma BM Ge
-
nel Kurulunun 57. oturumunda karara bağlanarak eylembasamakları da 2003’de belirlenmiştir. Avrupa Konseyi,kadın-erkek eşitliği 6. Bakanlar toplantısında (2006) isetoplumsal cinsiyet göstergelerinin sağlıklı bir şekildeelde edilmesine yönelik çalışmalar belirlenmiştir. Tamda burada “kadına yönelik şiddet” yeni bir konum dahakazanmıştır. Şiddetin varlığı, yaygınlığı ve türlerinin bugöstergeleri izleyerek ortaya konması beklenmektedir.Konu ile ilgili daha sağlıklı verilere ulaşılması, çözümle
-
mede yetkinliği sağlayacaktır. Çünki; hali hazırda; “Top
-
lumsal Cinsiyete” duyarlı göstergeleri elde etmeye uygunolmayan kayıt sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır.Tüm bu eylem planlarında; her düzeyde toplumsalcinsiyet eşitliğine duyarlı bireyler yetiştirmek amacıylamüfredat programlarının yapılandırılması taahhüt edil
-
miştir. Tüm bakanlıkların her türlü kayıt ve iş akışla
-
rında toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı göstergelerlekayıtların sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğineduyarlı bütçeleme hedeflerine uygun işler yürütülmesitaahhüt edilmiştir.Kadının fiziksel, cinsel ya da duygusal şiddete uğramasıhalinde durumunun değerlendirilmesinde günümüz
-
 
Klinik Gelişim

de öne çıkan temel konu, bu durumun kadının sağlığıiçin öncelikli bir sağlık sorunu olmasıdır. Bu nedenlede değerlendirme ve muayeneler sağlık kurum ve ku
-
ruluşlarında özel olarak hazırlanmış alanlarda ve gereklidalların uzmanlık bilgileri ile değerlendirilmek duru
-
mundadır. Bu tür hastanın gerekli tedavi, rehabilitasyonve adli tıbbi değerlendirilmeleri yapılmak zorundadır.Eldeki hasta muayene rehberlerine göre muayenelerigerçekleştirmeyenler için kötü hekimlik uygulaması so
-
runu ortaya çıkacaktır.
Kadına yönelik şiddet ve adli tıp
 Adli Tıp alanı; kadına yönelik şiddetin her türünü ve enağır formlarını günlük meslek pratiğinde sıkça görür.Şiddet kurbanının tanısını koymak, olayın gerçekleşipgerçekleşmediğini ortaya koymaya çalışmak, gerçekleş
-
me biçimi ve zamanını ortaya koymaya çalışmak, olayınmağdurunun zararlanma boyutunun ortaya koymayaçalışmak, olayın zanlı ya da zanlılarının kim olduğunuyönünde yapılacak araştırmalara katkıda bulunmak, vb..basamaklar Adli Tıp uzmanlarınca yürütülmektedir. Buuygulamalar; ülkemizde de kadına yönelik şiddetin ulus
-
lar arası çevrelerde ele alınma biçimine çok yakın bakışaçısı ve yaklaşımlarla ele alınmıştır. Güncel bilimsel kay
-
naklar takip edilmiştir. Hastaların medikolegal değerlen
-
dirmeleri titizlikle bilimsel yöntemlere uyularak gerçek
-
leştirilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler retrospektif olarak farklı göstergeler kullanılarak analiz edilmeye ça
-
lışılmıştır. Edinilen bilgilerle yaşanan kısıtlılıklar alançalışmaları ile araştırılarak değerlendirmeye çalışılmıştır.Mahkemelere yansımış olan şiddet olgularında; zarar gö
-
ren kadının travma sonrası fiziksel, ruhsal, cinsel sağlığıhekim olarak değerlendirilmiştir, hastanın durumununmedikolegal yönü ele alınarak değerlendirilmiştir. Böy
-
lece azımsanmayacak sayıda mağdura ait bir profil eldeedilmiştir. Uluslararası bilimsel toplantılarda çalışmalarsunulmuştur. Prospektif araştıma projeleri ile akademis
-
yenlerin, diğer meslekdaşların, tıp fakültesi öğrencilerive diğer sağlık çalışanları ile hukukçularun genel tutumve davranışları incelenmeye çalışılmıştır. Toplumsalcinsiyet eşitliğine duyarlı profesyoneller hedefi için çokortaklı projeler yürütülmüştür. Bu süreçte gündemdeolan yeni yasa düzenlemelerinin kadına yönelik her türlüşiddet ile ilgili maddelerinin yapısının oluşturulmasınaakademik katkılarda bulunulmuştur.Türkiye dışında benzeşen modeline pek de rastlanmayanbir uslup ve yaklaşımla “kadına yönelik şiddet” Adli Tıpuzmanlarınca ele alınmıştır. Ancak ülkemizde Adli TıpKurumu çatısı altında ülkenin her noktasında çoğu mah
-
keme binaları içinde ya da yeterince uygun olmayan fizikkoşullarda bu hastaların değerlendirilmesi çelişkinin birbaşka boyutudur. Bu yöneltilen yoğun ilgi ve gönüllüolarak harcanan emeğe karşın yayımlanan çalışmalarıntıp ve Adli Tıp alanı dışındakilerin çok da dikkatini çek
-
mediği anlaşılmaktadır. Yapısal çelişkinin daha görünürolmasının bu göz ardı edilme ile ilgili olması muhtemelgörünmektedir. Adli Tıp alanında yapılan çalışmalarladiğer tıp alanları ve sosyal bilimler alanlarının çalışma
-
larında benzeşmez olarak niteledirilebilecek hipotezlerve araştırma evrenlerinin farklılığı da diğer nedenler ola
-
rak ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan Adi Tıp alanındabirkaç kural dışı bireyin sorulu katkıları dışındakilerin“kadına yönelik şiddet”in Türkiye’deki boyutunun anla
-
şılması ve görünür kılınmasında dikkate değer nitelikteolduğu ortadadır.Türkiye’de Adli tıp alanında yapılan aile içi şiddet konu
-
sundaki çalışmalara biraz daha yakından baktığımızda;olgu sunumları, olguların bazı özellikleriin ele alınaraktartışıldığı çalışmalar, olguların medikolegal yönden de
-
ğerlendirilmesi ile ilgili özelliklerin tartışıldığı çalışmalar,derleme türünde yayınlar ve tez çalışmaları olduğunugörüyoruz. Bu çalışmaların temel yaklaşımları gözdengeçirildiğinde, öne çıkanlar burada paylaşılmaya çalışı
-
lacaktır.Kadına yönelik şiddet ile ilgili çalışmaların bir bölümüülkemizde önlemeye yönelik yasal düzenlemelerin ye
-
tersiz olduğu 1990’lı yılların başındaki dönemlerde ya
-
pılmıştır. Bu çalışmalarda medikolegal değerlendirmedeyaşanan sorunlar yanında yasal dayanağın eksikliği detartışılmıştır. Yasal düzenlemelerin toplumların sahipolduğu kültürün etkisinde oluşu, var olan sistemi koru
-
mayı amaçladığı belirtilmiştir. Yasaların zamana, kültürve sosyal koşullarda oluşan değişikliklere bağlı değişimigerektiği, suç sayılan cinsel amaçlı davranışlar ile ilgiliyasal düzenlemelerin ataerkil yapıyı koruduğu belirtil
-
miştir. Uluslararası yasal düzenlemelerin ulusal yasala
-
rımıza girmesi ile sorun boyut değiştirmiş, bu kez de buyeni yasal düzenlemelrden haberlilik ve yasaların uygu
-
lanmasında yaşanan sorunlar tartışılmaya başlanmıştır.Kaynaklar gözden geçirildiğinde bazı çalışmalarda; şid
-
detin özelliği, uygulayıcısı, türleri, şiddet döngüsü, aileiçi şiddetin tanımı, türleri (fiziksel, cinsel, sözel, duy
-
gusal, ihmal, ekonomik), kadına yönelik aile içi şiddet,risk etkenleri ve ileri sürülen nedenlerinin ele alındığıgözlenmektedir. Bazı çalışmalarda kadına yönelik aile içişiddet olgularının medikolegal yönden değerlendirme
-
sinde muayene amacı, koşulları, lezyonların değerlendi
-
rilmesi, adli olgu bildirimi ve Türk Ceza Yasası’ndaki yeritartışılmıştır.Kadına yönelik aile içi şiddetin sıklığı ve dünyadakiyaygınlığını da göz önüne alarak ülkemizde ciddi sağlıksonuçları doğuran hatta ölümle sonuçlanan olgularıntartışıldığı çalışmalar yer almaktadır. Aile içinde kadına yönelik cinsel şiddet kavramının konuedildiği bir çalışmada hukukçuların % 45’inin ve top
-
lumdan katılanların % 71’inin evlilikte zorla cinsel ilişki
-
nin suç olduğunu belirttiği ortaya konmuştur. Evlilik içizorla cinsel ilişkinin ceza yasasında suç olarak tanımlan
-
masından önceki yıllarda yapılmış olan bu çalışmada bukonunun tabu olduğu vurgulanmıştır.Şiddetin yenilerde konuşulur hale gelmesinin nedenleriüzerinde durulmuştur. Özellikle aile içi şiddetin toplum
-
sal değerler nedeniyle yüksek sesle gündeme getirilme
-
sinde sorunlar yaşandığı da belirtilmiştir. Kadına karşışiddetin sık rastlanan toplumsal bir sorun olduğu, hertoplumda her çeşit şiddetin görüldüğü ve sağlık çalışan
-

Activity (5)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
nuritok liked this
Ercan Kaplan liked this
onok88 liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->