"YASASIN DEVRİMCİGENÇLİĞİN
DEMOKRATİKÖZERK
ÜNİVERSİTE
MÜCADELESİ"
Devrimci Gençliğin önderliğinde gelişen eylemler, ülkemizdeki sınıf mücadelesinin seyrinden bi haber entelleri,revizyonistreformistleri ve daha bir sürü yanlış düşünce sahiplerini ve de egemen güçleri şaşkına çevirmeye yetti.Devrimci Gençlik, 12 Eylül'den berigençliğin üzerine örtülen ölü toprağınıçatlattı. Hapsedilmek istenen gericiyozçemberi parçaladı.Kendisine miras kalan "yirmi yıllık" Devrimci Gençlik geleneğinin takipçisi olduğunu gösterdi.Bağımsızlıkdemokrasi mücadelesindehalkının yanında olduğunu ve bu konuda önemli görevler yüklenebileceğinin bilinci içinde hareket edebileceğini kendi pratik faaliyetiyle anlattı. Kimi "sol"dergilerin iddia ettikleri gibi kitleden kopuk olmadıklarını, tam aksine kitleselliklerinin her geçen gün arttığını, ülkesathına yayılmaya başladıklarını gösterdiler. YÖK ve onun gericibaskıcıeğitim sistemine karşı "DemokratikÖzerk Üniversite" alternatifi temelinde yükselen eylemlerin, geniş halk kesimleri tarafından da desteklendiği görüldü. 12 Eylül sonrası genelde gençliğe, özellikle de Devrimci Gençliğe yönelik tek yanlı olarak estirilen olumsuzpropagandanın faydasızlığı anlaşılmış
oldu.
Gençliğin haklı temeldeki eylemlerine karşı emekçi halkımız sanıldığı gibihiç de kayıtsız kalmadı. Gerçekte bu tür eylemlere karşı kayıtsızlık gösterenler emekçi kesimler değil, kendisine sosyalist diyen "enteller" ile reformistreviz yonistlerdir. Devrimci Gençliğin önderliği ile başlayan, giderek ülke sathına yayılan bir dizi eylemin, halkımıza egemen güçlerin verdiği ile yetinmenin, ülkede olup bitene seyirci kalmanın, daha ötesi iktidarın uşağı olmanın yanlışlığını bir kez daha vurguladı.İktidar partisi ANAP'ın "Tek tip"dernekler yaratıp, faşist Hitler Alman ya'sında olduğu gibi, öğrenci gençliğikendi uşağı durumuna düşürme teşeb büsü şimdilik de olsa geri tepti. Devrimci Gençliğin önderlik ettiği gençlik, yemek boykotu, toplu olarak telgraf çekme, oturma eylemleri gibi bir dizi eylem biçimleri ve en son olarak da yürüyüş ve kitlesel AG ile hem öğrenci gençliği,hem de geniş halk kesimine, benzetilmek istenen faşist Hitler Almanya'sınıngençliğine benzemeyeceklerini, böylesi bir duruma sessiz kalmayacaklarınıgösterdiler. "Hak verilmez alınır..." düşüncesinden hareketle, ANAP iktidar partisinin karşısına çıktılar. Hemen bir kesimin hemfikir olduğu "bu iktidar döneminde hiçbir eylem yapılamaz, hiçbir hak alınamaz..." şeklindeki yanlış, teslimiyetçi sağ anlayış sahiplerini eylemleri karşısında şaşkına çevirmesini bildiler.Evet, Devrimci Gençlik bu iktidar döneminde de hak alınabileceğini, iktidar partisine geri adım attırabileceğini gösterdi. Doğru talepler üzerine oturmuş,kitleyi yanına çekmeyi başarmış, kamuoyunun büyük kesimini yanına almış bir eylem, sonuçta ya zafer kazanmıştır, yada zafere yakın başarı elde etmiştir.Tabii ki, başarılı olmanın yolu, haklı talepler yanında özellikle dönemin özellikleri de gözönüne alınacak olursa kararlı bir tutum göstermekten geçtiğiunutulmamalıdır. İşte Devrimci Gençliğin üstesinden geldiği bu durum gözden uzak tutulmamalıdır.Özellikle reformistrevizyonistlerinkaale almadıkları, basit gördükleri, burun kıvırdıkları, dergi sayfalarında si
yasi olgunluk (!) havalarında ders ver
meye kalkıştıkları Ve her fırsatta maceracıgoşist diye kötüledikleri DevrimciGençlik, doğru ve kararlı önderliği ilekitlelere gidebilmiş, onları gerçekte BağımsızlıkDemokrasi mücadelesine kopmaz biçimde bağlı olan demokratiközerk üniversite mücadelesinin içineçekebilmiştir. Egemen güçlerin ve reviz yonistreformistlerin her türlü engeliniaşarak kitlelere uzanmasını başarabilmiştir.Gençliği, kendi reformistrevizyonistdüşünce potasına hapsetmek isteyenlerin, gençliğin coşkusu, enerjisi ve kararlılığı karşısında ne yapacaklarını şaşırmanın telaşı içerisine düşmeleri kaçınılmaz bir olguydu. İşte bu şaşkınlık,reformistrevizyonistleri. DevrimciGençliğin kararlılığı üzerine yokedip gelişeceği yürüyüş eylemi karşısına çıkardı. Kendi kararsızlıklarını, gelenekselsağ teslimiyetçi tutumlarını ve korkaklıklarını eylemin başlayacağı alana kadar taşıdılar. Oligarşinin icazet sınırlarınıkıracakdönemine göre oldukça önemli sonuçlar doğuracak olan bir eyleminkarşısına çıktılar. Devrimciliğe, demokratlığa sığmayan kimi tutumlar içerisine girdiler. Yasallığın, yasadışılığındevrimci literatürde ne anlama geldiğine bakmadan, yürüyüş eylemi daha başlamadan tartışma aşamasındayken egemen sınıfların resmi ağızlarına
taşçıkartırcasına yüksek perdeden ko
Leave a Comment