Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
3Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Kizil Bayrak 2007-09

Kizil Bayrak 2007-09

Ratings: (0)|Views: 352 |Likes:
Published by che_1955

More info:

Published by: che_1955 on May 29, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/11/2014

pdf

text

original

 
SayÝ: 2007/09 9 Mart 2007 50 YKr
KußatmayÝ yarmak iin,
devrimci sÝnÝfmcadelesiniykseltelim!
Kamu TiS'leri hkmetin vesendika aÛalarÝnÝn seimtaktiklerinin glgesi altÝndaIrkÝ
-
ßoven histeriye karßÝißilerin birliÛi, halklarÝnkardeßliÛi!
Sayfa 4 Sayfa 5 
 AsÝl tehdit ve tehlike, bizzat sermaye dzeninin yarattÝÛÝrtc toplumsal ve siyasalortamdÝr... Suu reten smr dzenidir, sulu sermayeiktidarÝdÝr...
KadÝnlar emperyalizme, ßovenizme,adÝnlar emperyalizme, ßovenizme,
KadÝnlar emperyalizme, ßovenizme,
smrye ve ezilmeye karßÝ alanlardaydÝ!mrye ve ezilmeye karßÝ alanlardaydÝ!
 smrye ve ezilmeye karßÝ alanlardaydÝ! 
Sayfa 16 
SÝnÝfsal, cinsel ve ulusal baskÝyaÝnÝfsal, cinsel ve ulusal baskÝya
SÝnÝfsal, cinsel ve ulusal baskÝya
ve smrye karßÝ kadÝne smrye karßÝ kadÝn
ve smrye karßÝ kadÝn
-
erkekrkek
erkek
emekilerin birleßik devrimcimekilerin birleßik devrimci
emekilerin birleßik devrimci
mcadelesi!cadelesi!
mcadelesi!13
-
14 Nisan ÒGATS, AB UyumSrecindeMesleklerNereye?Ósempozyumu...
Sayfa 13 
 
2
#
KızılBayrak
Sayı:2007/09
#
9Mart2007
İÇİNDEKİLER 
Kuşatmayıyarmakiçindevrimcisınıf mücadelesiniyükseltelim!...........3Irkçı-şovenhisteriyekarşıişçilerinbirliği,halklarınkardeşliği!................4KamuTİS’lerihükümetinvesendikaağalarınınseçimtaktikleriningölgesialtında...........................5Ağar’dansonraşimdideEvren!..DarbeciEvren’inyeniçışınanla.6Sermayeninsömürüdüzenindetesadüfenyaşıyor,Pisipisineölüpgidiyoruz!.....7Ulagaydirenişibelirsizliklesonaerdi..8Türkiye’devedünyadametalişçilerininücretlerininsatınalmagücü..........9TicariEğitimeKarşıGençliKoordinasyonu’nun4.toplantısıGündemler:Gençlikörgütlenmesisorunuvemeslekidönüşümler..........10-11ÖğrenciKomisyonları’ndanBasınaveKamuoyuna..."Geleceğimizhakkındasözsöylemek  biziminacilbirihtiyaç!..”......12-13İşçisınıfınınkurtuluşununkadınlarındakurtuluşuolduğunugören,bununiçinçarpanbirrek…SylviaPankhurst..148MartgüncesindeHEYTekstil’in patroniçesindeneveksenliçalışankadınlaramüjde!................158Marteylemleri
(Ortasayfa)
.....16-20GrevmAirbusletmelerinde!.....21ABDemperyalizminükleersilahüretiminiyenidenbaşlatıyor.........22Dünyadankısakısa................23LiselilerinSesinden............24-26Devrimciyurtsevergençlik,durumugörevvesorumlulukları.........27-28DANDYdirenişikazamlasonaerdi.29Hollanda’daDünyaHalklarıGençlik Konferansı.......................30MücadelePostası.................31
Kızıl Bayrak
Haftalık Sosyalist Siyasal Gazete
 
YönetimAdresi:
EksenYayıncılıkMollaşerefMh.TurgutÖzalCd.(MilletCd.)No:50/10
İstanbul
Tel:0(212)6217452Fax:0(212)5349590
e-mail:kb1@tnn.netWeb:http://www.kizilbayrak.dehttp://www.kizilbayrak.orghttp://www.kizilbayrak.com
Baskı:
GünMatbaacılık 
İSTANBULTel:0(212)4266330GenelDağıtım:
YAYSAT
Sayı: 2007/09
G
9 Mart 2007Fiyatı: 50 Ykr 
SahibiveY.İşl.Md.:GülcanCEYRANEKİN
EKSEN Basım Yayın Ltd. Şti.Yayın türü: Süreli Yaygın
Devrimcihareketlerinortaklaşadüzenlediği8Martmitingleri,pekçokilde4MartPazargünügerçekleştirildi.Gerekbumitinglerin,gereksedemitingleriönceleyengünlerdeyürütülen8Martfaaliyetlerininhaberleri,busayımızdagenişçeyer alıyor.AynıgünİstanbulÇağlayan’dafeministkanadıngerçekleştirdiğikadınmitingineilişkinhaberdebusayfalardayeralmışdurumda.Burjuvamedyanın‘erkeklergelsinmi,gelmesinmi?üzerindenayrışmayaşandığıdemagojisinerağmen,artık,ayrışmazeminiiyibiliniyor.İşçi-emekçikadınınkanları,sosyalistkadınınmücadelesiyleyaratılan8Mart,günümüzTürkiyesi’ndede,herikicinstenproleterler,devrimcivesosyalistlertarafındansahiplenilmişbulunuyor.Devrimcihareketlerinorganizasyonuyladüzenlenenmitinglerle,ClaraZetkinler’in,RosaLüksemburglar’ınemaneti8MartnyaEmekçiKanlarkutlanmıştır.İşçisınıfınınvesosyalizmin8Mart’ını,işçisınıfındanvesosyalistlerdenazadekılmayaçalışanfeministlerse,kadıngünükutlamasıylayetinmek zorundakalmışlardır.8Martmitingleriyledevrimcibaharıkarşılayandevrimcivesosyalisthareketleri,önümüzdekigünlerdedeyoğunbirortakmücadele/eylemliliktrafiğibekliyor.12MartGazianmasındanIrakişgalininyıldönüetkinliklerineveNewroz’akadarbirdiziönemliyıldönüMartayındasıralanmışbulunuyor.Süreç,hemartıkepeyceyerleşmeyebaşlayanortak çalışmakültürününgeliştirilmesi,hemdeişçisınıfıveemekçikitlelerinsürecedahiledilmesiiçindeelbirliğiyapılabilmesiaçısındandeğerlendirilebilirvedeğerlendirilmelidir.Anlamlıeylemveetkinliklerekonuedilecekolanyıldönümleri,sadecedevrimcileaçısındandeğil,işçiveemekçikitleleraçısındandaönemtaşıyanolaylaanlatmaktadır.Üstelik,Iraişgalininyıldönükonusundaolduğugibi,sadecedündekalmış,önemiaçısındananılanbiroladeğil,süregidenbiremperyalistsaldırganlığıveişgali,dolayısıyla,ülkemizişçiveemekçileri,devrimcileriaçısındanyakınbirtehlikeyiişaretedebilmektedir.Dolayısıylaanmalar,sınıfkitleleriniuyarmak,örgütlemek,mücadeleyesevketmekamacınahizmetedebilmeli,buperspektifleelealınabilmelidir.Komünistlerolarakbuperspektifesahipolduğumuzu,yaklık2ayayaydığız8Martetkinlikleriyledegöstermişolduk.İşçi-emekçikadınlarınhakveözgürlükleriuğrunamücadeleyeörgütlenmesi,birgünlükbiranmaetkinliğininharolamayacağınagöre,onlaradahasistemlibiçimde,çok çeşitliaraçveyöntemlerleulaşabilmekiçinsürecivesileyaptık.Kreşhakkındandoğumizinlerine,ücretlerdenaymcılığakadarbirdizisorunakarşıbirdizitaleple,fabrikalarda,semtlerdeişçiveemekçisınıfınkadınlarınaulaşmaya,onlarıuyarmaya,mücadeleyesevketmeyeçalıştık.Devrimcibaharındiğeryıldönümlerinideaynı perspektifle,kitlelerihareketegeçirmehedefiyledeğerlendireceğiz.
lBayrak’tanlBayrak’tan
Sosyalizmİçin
 K
 
 K i
 
 i t
 
 ta
 
a p
 
 p ç
 
 ç ı
 
 ı  v
 
 v e
 
 e  b
 
 ba
 
a y
 
 y i
 
 i i
 
 i l
 
 l e
 
 e r
 
 r d
 
 d e
 
 e.
 
..
 
..
 
.
Kızıl Bayrak’tan...
 
Kapak
Kızıl Bayrak
#
3Sayı:2007/09
#
9 Mart 2007
 Asıl tehdit ve tehlike, bizzat sermaye düzeninin yarattığı çürütücü toplumsal ve siyasal ortamdır... Suçu üreten sömürü düzenidir, suçlu sermaye iktidarıdır...
Kuşatmayı yarmak için devrimci sınıfmücadelesini yükseltelim!
Sınıf ve kitle hareketinin dibe vurduğu dönemler,her türden toplumsal yozlaşma ve çürümenin hızla boyattığı dönemlerdir de. Aralarında yalnızca bir paralellik değil, aynı zamanda köklü bir içsel bağlantı dasözkonusudur.Öte yandan böylesi dönemler, sermayegericiliğinin savaş ve saldırılarda pervasızca hareketettiği dönemlerdir. Bir başka ifadeyle, bir ülkede ya datoplumda ezilen ve sömürülen yığınlar sınıf mücadelesinden geri duruyorsa, sınıf çatışması elletutulur, gözle görülür bir olgu olarak kendisinidayatmıyorsa, saflaşma ve çatışmalar bu temeldeyaşanmıyorsa, o ülkenin egemenleri o topluma veülkeye kendi gerici savaşlarını ve egemenliklerini dahaşiddetli bir biçimde dayatırlar. Faşizm, emperyalist paylaşım savaşları, halklar arası boğazlaşma,katliamlar, soykırımlar böylesi dayatmalardır. Bir başkaifadeyle, işçi ve emekçilere ödetilen bedellerdir. Demek ki sınıf mücadelesinden geri durmanın bir diğer bedeli,daha büyük yıkımlardır.Böylesi bir dönemden geçiyoruz. Daha açık söylersek, Türkiye’de işçi ve emekçiler, şimdiye değinhiç olmadığı kadar kabarık bir faturayla karşıkarşıyadır. Dile getirdiğimiz iki tarihsel öncüldenhareketle, bu faturanın ortaya çıkardığı sonuçları dahasomutta ifade etmek gerekirse, birincisi; Türkiye’detoplumsal yoksullaşmaya paralel olarak, çürüme veyozlaşma had safhadadır. Tüm toplum adeta bir  bataklıkla kuşatılmış bulunmaktadır.İkincisi; “bölünme”, “artan iç ve dış tehditler”,(“güvenlik”), “irtica” vb. gerekçeler öne sürülerek içerde ve dışarıda (Ortadoğu’da) emekçi yığınlara vehalklara karşı savaş ve saldırganlık, bir tehdit ve tehlikeolmaktan çıkıp, sonuçları günlük yaşamda bilegözlenebilecek denli açık bir olgu haline gelmiştir.Şovenizmin dozu gitgide artan bir kampanya biçimindetırmandırılması, bu saldırıların ne denli yakın ve yakıcıhale geldiğinin somut bir işareti ve zeminidir.Önce şovenizm cephesinden nasıl bir tabloyla karşıkarşıya olduğumuza bir bakalım.Gerek içerde gerekse bölgede savaş vesaldırganlığın güncel politikadaki karşılığı,Genelkurmay’ın öncülüğü ve girişimiyle, bizzat onunyönetimi, denetimi ve yönlendirmesiyle son iki yıldır şovenizmin tırmandırılmasıdır. Hrant Dink cinayetinekadar uzanan onlarca linç girişimi, onlarca provokasyondur. Bütün dökülmüşlüğüne rağmen,onlarca gerici-faşist yasada olduğu gibi 301’degösterilen ısrardır. Başta AKP olmak üzere, tüm düzen partilerinin milliyetçilik sopasıyla hizaya çekilmesidir.Tüm toplumu şovenist bir cendere içine almak içinmedyasından düzen partilerine, ordusundan onun sivilkılıklı uzantılarına ve TOBB gibi sermaye örgütlerinekadar tüm sermaye kuvvetlerinin el birliğiylemilliyetçiliği pompalamasıdır. Tehdit ve yıldırmaoperasyonlarının sokaklara taşmaya başlaması ve bazıliberal aydınlara uzanacak kadar artması vegenişlemesidir. Son bir yılda, ama özellikle de son üçyılda, Vatansever Kuvvetler, Kuvayı Milliye, KuvayıHukuk gibi, başlarında rütbeli emekli askerlerin ve ırkçıfaşistlerin bulunduğu derneklerin -dernek adı altında para-militer, faşist örgütlerin- pıtrak gibi çoğalmasıdır.(Yalnızca son 5 yılda bu türden 40 ayrı dernek kurulmuştur). Faaliyetlerini özellikle de Kürt ve emekçinüfusun yoğun olduğu kentlerde yoğunlaştıran bu ırkçı-faşist oluşumların oynadığı rol, MHP’yi bile geride bırakan, Hitler ve Mussolini’yle yarışan bir ırkçılık  propagandası düzeyini yakalamakla kalmamış, aynızamanda devlete tetikçi yetiştirmeye, devlet adınacinayet şebekeleri hazırlamaya kadar varmıştır.Kürtler’in halihazırda yasal alandaki en büyük partisiolan DTP’ye karşı 28 Şubat benzeri bir operasyon içindüğmeye basılmış olması, PKK’ye karşı geniş çaplı bir imha operasyonu hazırlığı ve arayışıdır. Kerkük’te,orada faaliyet gösteren Demokratik Türkmen Partisi’nin bile tepkisini çekecek denli açık bir kışkırtma ve provokasyon girişimlerinin sürdürülmesidir. PKK’ninüst üste ateşkes ilan ettiği, çatışmaların ve çatışmalardaölen askerlerin azaldığı bir dönemde, Kürtdüşmanlığının alabildiğine tırmandırılmasıdır.Hepsi bir arada, işçi ve emekçileri zehirlemeye,devrimci ve ilerici gelişmelerin önünü kesmeye dönük çok yönlü, kapsamlı bir şovenizm kampanyasınınyürütüldüğünü göstermektedir.En ince biçiminden en kabasına, aydınındanişçisine, sokaktaki insanından esnafına kadar tümtoplumu hedef alan bu ideolojik saldırı fiili biçimler alarak büyümekte, her geçen gün etkisini daha fazlagöstermektedir. Sermaye iktidarı emekçi yığınlarımilliyetçilik, ulusal çıkarlar vb. argümanlarlaşovenizmle zehirlerken, yalnızca onları mücadeledenalıkoymakla kalmıyor, aynı zamanda kendi gericiçıkarlarını dayatabileceği, toplumu kendi gericiçıkarları etrafında kamplaştırabileceği, emperyalizmindümen suyunda milim şaşmadan rahatça hareketedebileceği ve uşakça bağımlılığının üstünüörtebileceği bir imkana da kavuşuyor. Önünü açtığısözde anti-Amerikancılık ve AB karşıtlığı da bunahizmet ediyor.Bugün asıl tehdit ve tehlike budur. Emperyalizminhizmetinde bölgesel bir savaşa giden yolların taşları bugün Kürtler’e ve Ermeniler’e karşı tırmandırılanşovenizmle döşenmektedir. Yarın tüm işçi veemekçilerin boynuna daha sıkı biçimde geçirilecek olanhalkanın da ana malzemesidir bu.İlkinin, yani toplumsal çürümenin ortaya çıkardığıtablo ise bizzat burjuva medya tarafından son birkaçyıldır istatistikler ve özel dosyalar biçiminde düzenli bir tarzda gündemleştirilmektedir. Fikir vermesi açısından bu istatistiklerden bir kesit sunalım:
“Emniyet Genel Müdürlüğü rakamlarına göre2006 yılında asayiş suçları yüzde 61, şahsa karşıişlenen suçlar yüzde 62, mala karşı işlenen suçlar yüzde60 arttı. Başka bir deyişle; her 40 saniyede bir birilerinin canına ya da malına kastedildi...2006 yılında polis sorumluluk bölgesinde 321 bin676’sı şahsa, 463 bin 834’ü mala karşı toplam 785 bin510 asayiş suçu işlendi. 2005 yılındaysa 197 bin 996’sı şahsa, 289 bin 765’i mala karşı olmak üzere toplam487 bin 761 asayiş suçu işlenmişti.2006’da 2 bin 66 kasten, 826 ihmal sonucu veyakazaen adam öldürme, 563 öldürmeye teşebbüs, 40 bin1 kasten yaralama, 11 bin 446 ihmal ve kazaen yaralama, 71 bin 564 darp, 7 bin 130 kız-kadın-erkek kaçırma, 546 çocuk kaçırma, 48 rehin alma, 28 bin 88tehdit, 17 bin 64 aile fertlerine kötü muamele...1300ırza geçme, 2 bin 329 kumar oynama ve oynatma ve1932 fuhşa teşvik-kadın ticareti-aracılık suçu işlendi.1647 intihar, 8 bin 527 (intihara) teşebbüs yaşandı. Rakamlar kapkaçın neredeyse ikiye katlandığını gösterdi. 2005’te 7 bin 168 kapkaç olurken; bu sayı2006’da 12 bin 154’e fırladı.2006’da 85 bin 964 evden, 55 bin 967 işyerinden, 4bin 307 resmi kurumlardan, 202 bankadan, 31 bin 522oto, 68 bin 855 otodan hırsızlık olayı yaşandı. 27 bin612 yankesicilik, 1200 hayvan hırsızlığı, 64 bin 166 diğer tür hırsızlık, 7 bin 770 şahıstan gasp-yağma, 192evden gasp-yağma, 428 işyerinden gasp-yağma, sekizbankadan gasp-yağma, 95 adam kaldırma, 316 zorlaçek-senet tahsili, 2 bin 210 kasten yangın çıkarma, 12bin 651 dolandırıcılık suçu işlendi.2006’da toplam 17 bin 196 mali, 11 bin 747 uyuşturucu kaçakçılığı, 1742 organize suç, 84 toplukaçakçılık ve sekiz nükleer kaçakçılık polise yansıdı.”
(Radikal,
23 Şubat 2007 )
Bunlar yalnızca devletin “suç” olarak tasnif ettiğiresmi rakamlar. Gerçekte diğer boyutlarıyla beraber toplumsal çürüme ve yozlaşma, çok daha yakıcı bir halalmış bulunmaktadır. Örneğin uyuşturucu kullanmayaşının düşmesi, uyuşturucu tüketiminin artması,kadına yönelik şiddetin diğer biçimleri (töre cinayetleri,resmi rakamlara girmeyen dayak vb.) ve rüşvet,rakamlara girmeyen fuhuş ve resmi fuhuş bataklığı,milyonlarca insana sahte umutlar pompalayan resmikumar (loto, toto, idda vb.) bu tabloya eklenmesigereken diğer unsurlardan bazılarıdır. Sefaletin yolaçtığı ruhsal, bedensel ve sosyal-kültürel çürümeninvardığı boyutları görmek için ise apayrı bir başlık açmak gerekir.Fakat yalnızca bu sınırlardaki bir tablo bile,toplumun nasıl bir “suç” ve şiddet bataklığı içineçekildiğini, çürümenin aldığı boyutları yeterince gözler önüne seriyor. Bu tablo işsiz ve geleceksiz bırakılan işçive emekçi kökenli milyonlarca insanın lümpenleşerek  bu bataklığa saplandığını gösteriyor.Ama toplumsal çürümenin yarattığı tehdit vetehlike yalnızca bununla da sınırlı değil. Sırf bu suçtablosunu öne çıkararak sermayenin işçi ve emekçilere,devrimcilere karşı saldırılar yöneltmesi, işin bir yanı.Diğer yanı ise, sokakların giderek yaşanamaz bir halalması, her gün onbinlerce emekçinin büyüyen bu suçmakinesinin bizzat hedefi haline gelmesiyle yaratılankorku atmosferidir. Tablonun kendisi bile bu korkununhiç de temelsiz olmadığı göstermektedir. Böyle bir kirliatmosfer sayesinde sermaye iktidarı, hem “güvenlik tedbirleri” adı altında baskılarını artırma zeminiyakalamakta, hem de toplumsal muhalefete karşı her türden şiddeti meşrulaştırma imkanı sağlamaktadır. İşte bu yüzden, bu suç şebekelerini bizzat kollamakta,önünü açmaktadır. Çünkü çürüyen düzenin çürüyen bataklığından beslenen, sermaye iktidarı tarafındankollanıp gözetilen adi suç çeteleri, mafyaörgütlenmeleri, grev ve direnişleri bastırmak, devrimciayaklanmaları ezmek için kullanılan para-militer, karşıdevrimci çetelerin fidelikleridir. Bu ayak takımıAvusturya devriminin ezilmesinde önemli bir roloynadı. İtalya ve Almanya’da faşizmin iktidaragelmesinde kritik bir yer tuttu. Kısacası, sermaye yarınihtiyaç duyacağı vurucu yedek güçlerini buralardantoplamaktadır. Faşizm bu bataklıktan beslenmektedir.Böylece şovenizmle birlikte toplumsal çürüme ona,toplumsal dinamikleri köreltme imkanı sağlamaktadır.Adi suç çeteleri ve devlet terörünün saldığı korkunedeniyle işçi ve emekçilerin sokağa çıkmaktançekindikleri, şovenizmin alabildiğine tırmandırılmasınedeniyle ezilen yığınların taleplerini dile getirmekten,sözünü söylemekten korktuğu bir siyasal atmosfer!Sermaye böyle bir toplumsal ve siyasal ortamı kendielleriyle yaratmak için çırpınıyor.Özetle, gerek şovenizm gerekse toplumsal çürümeve yozlaşma birbirini bütünleyen, birbirlerine kökten bağlı bir ve aynı gerçekliğin iki farklı yüzüdür. Her ikisinin gerisinde de çürüyen sermaye düzeni vesermaye iktidarının bilinçli politikaları var. Her ikisi desermayenin, işçi ve emekçilere mücadeleden geridurması nedeniyle ödettiği bedellerdir. Ve her ikisi birden işçi ve emekçilere, bölgede yaşayan halklarakarşı işleyen, iki yüzü keskin bir bıçak anlamınageliyor. Ve eğer bu bıçak kırılmazsa, keskinleşerek çok daha büyük yıkımlara ve bedellere yol açacaktır.Mücadele yoksa, yalnızca yoksulluk değil, çürüme,şovenizm, savaş da kaçınılmazdır.Ezenle-ezilen, sömürülenle-sömüren arasındakisavaş, bir hesaplaşmadır. Toplumlar, bu savaşı ezilenler ve sömürülen sınıflar kazandığı ölçüde arınır, ilerler vegelişirler.

Activity (3)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
Aycem Asav liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->