döneminde, nihayet bir sınıf olarak “proletaryanın da öldüğü”nün ilânı moda oldu.Böylece, bir zamanlar burjuvalara şu ya da bu ölçüde korkulu günler ve dönemleryaşatmış olan işçi sınıfından topyekûn kurtuluşun yolu açılıyordu sanki!..Ama yürütülen propagandanın tüm şiddetine, yaygınlığına ve etkisine rağmen,burjuvazinin bu hevesi gerçekte bir seraptan ibaretti. Çünkü, sosyalist denilenrejimlerin çöküşünü takip eden yıllarla birlikte, yavaş biçimde de olsa yine belinidoğrultmaya başlayan işçi hareketi, dünya burjuvazisinin tarihsel huzursuzluk kaynağının kurumadığını ve kurumayacağını gözler önüne seriyordu.Buna rağmen, “artık ideolojilerin devri geçti” diyerek, gerçekte burjuvaideolojisinin egemenliğini pekiştirmeye soyunan Fukuyama benzeri uyanık ideologlar, kapitalizmin sonunda ölümsüzlük iksirini bulduğu masallarıyla kafaütülediler. Tarihin Sonu makalesiyle ünlenen Francis Fukuyama, Sovyetler Birliğive Doğu Avrupa ülkelerindeki çöküşü ve Çin’deki liberalleşmeyi, artık tarihinbitmekte olduğu şeklinde yorumladı. Ona göre, komünizmin bunalımıyla birlikteliberalizmin önündeki tüm engeller kalkmıştı ve böylece artık ideolojilerin yerinikapitalizmin ekonomik gelişme çabası alacaktı. Kendi bunalımlarına çözümbulamadığı ve hiçbir zaman da bulamayacağı için, Stalinist rejimlerin çöküşünütarihsel bir fırsat olarak değerlendirmeye çalışan dünya kapitalist sisteminin boşpropaganda balonu böylece bir süre havada dalgalandı durdu.Fakat işin gerçeğinde, bu balon, içten içe mayalanan bir ekonomik ve siyasal krizinsu yüzüne çıkıp zehirli iğnesiyle kendini patlatıvereceği günleri beklemeyeyazgılıdır. Sonunda bu balon patlayacaktır. Kapitalist ekonominin yükselişkaydettiği bir dönem boyunca, kendi sistemine güven tazeleyen burjuvaziningörmezden gelmeye, yok saymaya çalıştığı işçi sınıfı, şimdi çeşitli ülkelerde tekraryavaş yavaş atağa geçmeye hazırlanan hareketiyle dünyaya şöyle sesleniyor: Songülen, iyi güler!Kapitalist gelişme, kırı çözerek, emekçiyi proleterleştirerek, eski üretim tarzlarınıve ilişkilerini tarihe gömerek, tek bir kapitalist dünya sistemi yarattı. Böyle birdünyada, işçi sınıfının gücünü görmezden gelmeye ya da gölgelemeye çalışanyaklaşımlar artık tamamen kendilerini kandırıyorlar. Çünkü gerçekte bugün tümdünya nüfusu içinde ağırlığını hissettiren sınıf proletaryadır. Bu nedenle, Türkiyesol hareketinin yakın geçmişinde olduğu gibi, köylülüğün ağır bastığı gerekçesiyleegemen kılınmaya çalışılan, Stalinist “aşamalı devrim” benzeri anlayışların üzerinebasabileceği bir zemin de kalmadı.Globalleşen kapitalist sömürü düzeninin tehlike çanlarını, küçük-burjuvazinin ağırbastığı “halk ittifakları” değil, globalleşen proletarya çalıyor. İşte bu kitaptaamacımız, Marksizmin parıldayan bilimsel ışığı altında, işçi sınıfı gerçeğini çeşitliyönleriyle aydınlatabilmektir. Burjuva istatistiklerinin çarpıtmalarına
Leave a Comment