• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
Download
 
KUDSİLERE ÖVGÜ
Bir gün Efendimiz, Ebu Zerr-i Gıfari (R.A.)'e buyurdular ki:"Ya Eba ZerrALLAH güzeldir, güzeli sever. Benim niçin gamlandığımı, ne düşündüğümü ve neyiözlediğimi biliyor musunuz, ya Eba Zerr?"Oradakiler:"Bilmiyoruz ya Resulallah, Gamını ve düşünceni bize haber ver"dedilerResulullah (a.s) bir "Aaah!" dedi:"İştiyakım benden sonraki ihvanıma kavuş-mak içindir. Onların durumlarıenbiyaların durumla-rı gibidir. Onlar şühedalann menzilesindedirler. Babalarından,ve kardeşlerinden sadece ALLAHÛ Teala'nın rızasını kazanmak için ayrı düşerler.Malı ALLAH için terk ederler. Nefislerini tevazu ile hor hakir ederler. Şehevata vedünya füzuliyyatına rağ-bet etmezler. ALLAH'ın beytlerinden bir beytde Mu-habbetullah'dan dolayı mahrum ve mahzun olarak toplanırlar, kalblerini ALLAH'averirler. Ruhları ALLAH'a bağlı, onlabilmek ALLAH'a aid. Onlan birininhastalanması bir sene ibadetten efdal olur.""Eğer istersen anlatayım ya Eba Zerr?""İsterim ya Resulallah.""Onlardan birisi öldüğü zaman ALLAH indin-deki şereflerinden dolayısemada ölenler gibidirler. Eğer istersen daha anlatayım ya Eba Zerr?""İsterim ya Resulallah.""Onlardan birisi elbisesindeki bir böcekten müteezzi olduğu vakit onaALLAH indinde yetmiş hacc ve gazve ecri ve İsmail zürriyyetinden kırk köle azadetmiş sevabı verilir, onlardan da her birisi on iki bin kişiye muaddildir. Eğeristersen daha ziyade edeyim ya Eba Zerr?""Evet ya Resulallah." "Onlardan birisi ehlini hatırlayıp da gamlandığı vakither bir nefesine bir derece yazılır. Eğer istersen daha anlatayım ya Eba Zerr?""Evet ya Resulallah." "Onlardan birisinin ar-kadaşları arasında iki rek'atnamaz kılması Nuh (A.S.)'ın Cebel-i Lübnan da, bin yıl ibadet ettiği gibi ibadeteden bir adamın ibadetinden daha efdaldir. İstersen daha ziyade edeyim ya EbaZerr?""İsterim ya Resulallah.""Onlardan birisinin tesbihi kıyamet gününde bütün dünya dağları kadaraltın tasadduk edip de gelen bir kimsenin ecrinden daha fazladır. lstersen dahasayayım ya Eba Zerr?""Evet ya Resulallah." dedim. Meftar-ı Mevcu-dat Efendimiz saymaya devamederler:"Onlardan birine bir kerre nazar etmen ALLAH indinde Beytullah'a nazaretmenden daha sevimlidir, ona nazar eden ALLAH'a nazar etmiş gibidir. Onunsevindirdiği kimse ALLAH'ın sevindir-diği bir kimse gibidir. Ona it'am edenALLAH'ı it'am etmiş gibidir. İstersen anlatayım ya Eba Zerr?""Evet ya Resulullah.""Onların yana nahlarda ısrar ede ede hantallaşmış bir toplulukoturunca ALLAH onları nazan rahmeti ile nazar edip günahlarını onların hürmetineafv etmeden kalkmazlar. Ya Eba Zerr onların gülmeleri ibadettir, şakalaşmalarıtesbihtir, uykuları sadakadır. ALLAH onlara her gün yetmiş kerre nazar eder. Benbunlara müştakım ya Eba Zerr.Resulullah bitkin bir şekilde saçlarını düzelt-di, sonra başını kaldırdı,ağlıyordu, gözyaşları göz-lerinden inci daneleri gibi dökülüyordu. Bir kere daha"ALLAH" dedi, "Onlara ştakım, onlara ka-vmak istiyorum" sonra NebiEfendimiz:
 
- "ALLAH'ım! Onlan muhafaza et, muhalif-lerine karşı onlara yardım et,kıyamette gözümü onlarla nurlandır."
HERKES SAHİP OLDUĞU İMKÂNDAN SORUMLUDUR 
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuşlardır : “Sizden kim bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin. Gücü yetmezse diliile değiştirsin. Ona da gücü yetmezse kalbiyle (buğz etsin). Bu ise imanın enzayıf mertebesidir. “( Tirmizi : Fiten : II )Hadis-i Şerif Emri bil-ma’ruf nehy-i anil-münkerin neslin terbiyesi vecemiyetin selameti bakımından ne derece lüzumlu ve zaruri olduğunu, herkesinimanının kuvvetine ve şuuruna göre bu vazifeyi yerine getireceğini ve en ağırşartlarda bile bu vazifenin yapılması gerektiğini gayet veciz, açık ve amirane birşekilde ifade etmektedir.Öyleyse mümin, kendi izzet, şeref ve haysi-yetiyle oynandığı zaman nasılki her şeyi göze alıyor, her tehlikeyi göğüslüyor, rahabütünüyle kaçıyorsa;haramların irtikap edilmesi ve farzların terk edilmesi suretiyle ve Yüce Mevlâ ‘nınizzet ve kibriyasını rencide eder mahiyette meydana gelen hal ve hareketlerekarşı da tavrını da takınmalıdır. Ya şiddetle, ya nasihatle veya kalbinden kızmakve alakayı kesip orayı terk etmek suretiyle hoşlan-madığını göstermelidir.Evet, ALLAH ‘a iman etmiş, Hz. Muhammed’i (s.a.v) rehber edinmiş birmümin gençliğin iman-sızlık hastalığı ve cemiyette meydana gelen maneviçöküntü karşısında tepkisiz kalamaz. Hadisinde ifadesiyle mutlaka bir şeyleryapmak zorundadır. Makamı ve parası varsa eliyle, ilmi varsa diliyle, bunlardanhiçbirisi yoksa da kalbiyle buğz ederek hakka tarafgir olduğunu göstermelidir.Öyle ise iyili emredip kten men etme min olman en birincivasıflarındandır.
TARİHE YÖN VERENLER 
Her milletin tarihinde takdirle yad edilen büyük şahsiyetler vardır. Zatentarih öğreniminin en pratik faydası da bu şahsiyetlerin vasıflarının geleceknesillere öğreterek onların ahlâk ve karak-terini yüceltmektir. Bu açıdanbaktığımızda yaşa-dıkları dönemin hadiselerini milletleri adına hep kazancaçevirmiş bu insanların hayatları iyi öğrenil-meli ve bizzat hayata tatbik edilmelidir.Ancak bu sayede Yavuz’lar, Fatih’ler, Alparslan’lar, Yunus’lar, Mevlana’lar, Akif’leryetiştirilebilir.HAK VE BATIL
*
Fi Zilal’il Kur’an tefsiri yazarı büyük alim Seyyid Kutup’a idam edilmedenönce devrin başkanı Nasır’dan özür dilemesi istenildiğini ve bunu yaptığı takdirdebağışlanacağını söyledik-lerinde Seyyid Kutub’un tam bir dava adamına yaraşırşekilde;“Eğer bu idam kararı hak ise ben bu hakka razı olurum. Yok eğer batıl iseben batıldan özür dileyecek kadar alçalmadım” diye müthiş bir cevap verdiğini...(Tarih şuuruna Doğru syf .86)
 
**İşte dava adamına yakışan sözler batılın karşısında canı pahasına da olsa boyuneğmeme Zilletle (ezilmiş olarak) yaşamaktansa izzetle (şereflice ) ölümü tercih etme.İnandığı dava uğruna her şeyini verebilme. Asrın büyüğünün ifadesiyle “Saçlarımaddedince başım olsa davam uğruna vermeye hazırım” (BSN) diyebilme...
Kutup eğer haksızlıklara yalvarsaydı bir anlık canını kurtarsa da fani ömrüyine bitecekti. Hak-sızk kaısında boyun mediği in gelecek nesillertarafından taktirle anılacaktır. 
 Adam aldırma, çek git diyemem aldırırım
Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım” M. Akif 
SELAHADDİN EYYUBİ’NİN SERVETİ 
*
Hayatı İla’kelimetullah adına hep at rtında geçm. Kudüs’ünHaçlıların elinde olmasın-dan dolayı gülmeyi kendisine haram kılmış olan büyükİslam cahidi Selahaddin Eyyubi’nin vefat ettiği zaman yanda bulunankomutanlardan Mahmut Han’ın elinde tuttuğu kılıcı havaya kaldırıp:“Ey cemaat-ı Müslimin! İşte hükümdarınızın bütün serveti bu kılıçtanibarettir” diye haykır-dığını... Biliyormuydunuz.?**İşte bir milleti kurtaracak nesilde arana-cak en önemli vasıf milleti içinyaptığı işlerde asla karşılık beklememe, can ile beraber malını da feda edebilme.İnsanın malı olmalı fakat mal kazanmak gibi basit şeyleri hayatının gayesiedinmemeli.
Evet Selahaddin Eyyubi dili ile olmasa da hali ile gelecek nesillere “Milletinizi, dininiziyüceltmek için mücadele edin, çok çalışın çok feda-kârlıkta bulunun fakat bu yaptıklarınızdankarşılık beklemeyin, diye haykırmaktadır.
  “Canı cananı bütün varımı alsında HûdaEtmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” 
YAVUZ’ UN TEVAZÛU*
Büyük Cihangir Yavuz Sultan Selim’in günde 3 saat uyku uyuyup tahtakaşıkla tek çeşit yemek yediğini ve herhangi bir saray halkından ayırtedilmeyecek kadar sade giyindiği ve bunu soranlara:“Vezirlerin ve beylerin süslü giyinmeleri, padişahlarına saygıdan ileri gelir.Biz kime şirin görünmek için süslü giyinelim ki?Bizim padişahımız ALLAH (cc) cudun şına değil indeki cevhere(imana) bakar” diye veciz bir cevap verdiğini...**İşte Yavuzu Yavuz yapan özellik dış fetihten evvel iç fethitamamlamasıdır. Başarı arttıkça mütevazılığın artması, Cihan devletinin padişahıolsa da ALLAH (cc)’ın kulu olduğunu hiç akıldan çıkarmama her türlü rahat ve
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...