• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
Download
 
1. Bölüm: SAVAS BASLİYOR23 Mayıs 2007 - Saat: 00.10KERKÜK’ÜN KUZEYDOGUSUKaranlık, doganın örtüsü haline gelmisti. Sessizligin içinde, böcekçıglıkları bile duyulmuyordu. Irak’ındaglık kuzey bölgesinin sınırındaydı burası. Çölün sona erdigitopraklarda düzlükler ve yükseltilerbirbirine karısmaya baslıyordu, ufuk çizgisindeki daglık alan,karanlıgın içinde ancak bir gölge olarakbeliriyordu. Genis düzlük alanları ara ara tepeler kesiyordu. Zor bircografyaydı; hem toprak, hem deinsan olarak. Çok seylere gebe bir dünyanın manzarasıydı, geleceginkarmasasını içinde besledigini bellietmiyordu pek.Bu donmus an, önce hafif bir titresimle bozuldu. Ardından odüzlüklerden birisinin sınırındaki kayalıkalanda tas parçalarının toprak üzerinden asagı dogru yuvarlanma sesi vehemen ardından bot sesleriduyuldu. Askerler kosarak kayadaki yarıgın içinden çıktılar ve hızlatepeden asagı indiler. Üniformalarıdısındaki her yerleri siyah çamurla kapatılmıstı. Yorgundular,neredeyse iki gündür en alt seviyedeögünle yasamaya çalısıyorlardı ve simdi de uzun bir mesafeyi,üzerlerindeki kırk kiloya varan yüklekosmak zorundaydılar. Tek sansları, yokus asagı kosacak olmalarıydı amayaklasık iki kilometre ötedekiyabancı askerî birlige görünmeden bu mesafeyi almak gibi zor bir durumile yüz yüzeydiler.On iki askerden olusan öncü gözetleme timinin basındaki Üstegmen Alperen önde hızla asagıya dogrukosmaya baslamıs, hemen pesinden de erler büyük bir hızla ileriatılmıslardı. Degil iki kilometreden, yüz
 
metreden bile fark edilmeleri neredeyse imkânsızdı. Karanlıgın içindekigölgeler hızla tepeden asagıkaydı, kosu bir süre düzlükte de devam etti. Çok güçlü bir askerîbirligin karargâh merkezine bakan birtepeden gözlem yapmıslardı, fark edilmeleri halinde vurulmamalarınaimkân yoktu. Yirmi dakika sürenkosunun ardından büyük bir kayanın arkasına sıralandılar. Takımın enirisi ve makineli tüfekçisi Serdar,kayanın biraz açıgında siper alıp nisangâhını, geldikleri istikameteyöneltti. Üstegmen Alper tek dizininüzerine çökmüstü. Telsiz eri hemen yanına geldi ve kriptolu mesajmodunu açtı:"Sahin’den Baykus’a, tamam."Telsizden gelen cızırtıyı dinlediler bir süre:"Sahin’den Baykus’a, tamam."Üstegmen sabırsızlanmaya baslamıstı:"Baykus’tan Sahin’e. Devam edin. Tamam.""Baykus, Kerkük’ün on bes kilometre kuzeydogusunda 101. Piyade Tümeninebaglı oldugunusandıgımız, tugay büyüklügünde bir birligin merkez karargâhkoordinatları belirlendi. Olaganüstü biraskerî hareketlilik var. Bildiriyorum....""Baykus’tan Sahin’e. Sag olun. Tamam.""Anlasıldı. Tamam."2Alper sürünerek, dürbünle karargâhı gözleyen komando er Uygar’ın yanınageldi. Uygar dürbünüuzatırken parmagıyla iki noktayı isaret etti. Eski, beyaz bir kamyonet,karargâhın kapısındanoyalanmadan geçmis, büyük bir çadıra dogru ilerliyordu. Araç, çadıragirmeden önce ellerindesilahlarıyla birkaç posulu, aracın içinden çıktı.
 
Uygar, "Bunlar Pesmerge’yse kafamı keseyim," dedi.Alper cevap vermedi. Son zamanlarda Kerkük’te Kürt olmayan nüfusa karsıyapılan saldırılar iyiceartmıstı. Ankara’nın uyarılan ne Kürt hükümetinde, ne de ABD’de sesbuluyordu. Amerikan hükümetinindıs politikası tamamen Rum, Ermeni ve Yahudi lobisinin eline geçmisgibiydi. Kıbrıs konusunda dagerilim iyice tırmanıyordu.Kuzey Irak’ın karısmaya baslaması ve Türkmen varlıgının tamamen ortadankalkma tehlikesinin basgöstermesi ile birlikte, Türkiye’nin bir zamanlar reddettigi askerîkatkı, sanki zorunlu olarakgerçeklesmisti. Bütün bu gelismelerin yanında istihbarat raporları,Amerikan kuvvetlerinin Suriye’yemüdahale etmeye hazırlandıgına isaret ediyordu. Esad Hükümeti zordaydı.Yorumcular, belki de bunedenle ABD’nin, Türk Ordusunun Kuzey Irak’a girisine ses çıkarmadıgınıbelirtiyordu.Askerlerin sessizlige alıskın kulakları, derinden gelen bir sesinvarlıgını algıladı. Düzenli bir ivme ileartan bir titresimdi bu. Üstegmen Alper birkaç saniyede sesin neoldugunu anladı. Bu bir helikopterdi veaçık bir sekilde, bulundukları noktanın belli bir uzaklıgında daireçiziyor olmalıydı ama ne bir ısık, ne debir siluet görülebiliyordu. Dakikalar boyu karanlıgı gözlemlediler, tamsiper almıs vaziyetteydiler amasilahlarını dogrultacakları bir hedef yoktu ortada. Kısa bir süre sonrases uzaklastı ama bu sefer dahauzaktan, daha farklı sesler gelmeye basladı. Üstegmen Alper, makinelitüfekçiyi daha iyi bir yerde siperalması için uyardı. Serdar hemen arkadaslarından bes on metre ileride,daha alçak bir kaya parçasının
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...