• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
 
Kesintisiz öğrenme
Her başarının altında özel bir bilgi vardır 
Öğrenmeyi öğrenmeliyiz
Bir Amerikalı işadamı ile Japon meslektaşı orman içerisindeki birotelde düzenlenen, "Etkin Rekabet Stratejileri" konulu seminerininarasında ormanda dolaşıyorlardı. Duydukları vahşi bir sesle, herikisi de irkildi. Dönüp arkalarına baktıklarında, aç, bir aslanınüzerlerine doğru koşmaya başladığını gördüler. Her ikisi de hızlaoradan kaçmaya başladı. Kaçarken Japon aniden olurdu ve yereoturarak çantasından bir şeyler çıkarmaya başladı. Bu sıradaAmerikalı yaklaşık 20 metre kadar fark yapmıştı. Japon un neyaptığını merak eden Amerikalı geriye dönüp baktığında gözlerineinanamadı. Japon işadamı, aç aslanın hızla üzerine yaklaşmasınarağmen, çantasından spor ayakkabılarını çıkarıp giyiyordu. Amerikalı"O spor ayakkabılarını giyerek aç bir aslandan daha hızlıkoşabileceğini mi sanıyorsun?" diye bağırarak kaçmaya devam etti.Spor ayakkabılarını giymeyi tamamlayan Japon, ok gibi yerindenfırlayarak, Amerikalıyı' önce yakaladı, sonra da geçti. Amerikalı işayakkabılarıyla koşarken, Japon spor ayakkabılarıyla koştuğu için,Amerikalıya fark atmaya başlamıştı. Amerikalının gerilerde kaldığınıve aslana yem olmak üzere olduğunu gören Japon Amerikalıya cevabınıverdi "Evet ben bu spor ayakkabılarımla aç bir aslandan daha hızlıkoşamayabilirim ama senden daha hızlı koşarım.Bu öykünün bize mesajı nedir? Bundan ne gibi dersler çıkarabiliriz?Çıkarılabilecek derslerden birincisi "asla bir Japon’a güvenerektehlikeli ormanlarda dolaşma!" ikincisi, kritik anlarda yapılan"yatırım gibi davranışlar" uzun vadede çok büyük etkiler oluşturur.Üçüncüsü ise başkalarından farklı sonuçlar almak istiyorsan,onlardan farklı şeyler yapmalıyız. Önde olmak için önce bizi önegeçirecek farklara sahip olmamız gerekir.Bir seminerimde üniversite adayı olduğunu söyleyen katılımcı "Bütünarkadaşlarım Tarih, Türkçe, Matematik çalışırken, benim buradaöğrenmeyi öğrenme seminerine katılmam ne kadar doğru?" diye sordu.Ona yukarıdaki hikayeyi anlattıktan sonra "Rahat ol, doğru olanıyapıyorsun. Rakiplerin Tarih, Türkçe, Matematik çalışırken senöğrenmeyi Öğreniyorsun. Bir fark yaratıyorsun.Öğrenmeyi öğrenme sınav maratonunda, spor ayakkabılarını giyerekkoşmak gibidir" dedim. Şimdi bu genç istediği bölümde okuyor.Rakiplerinizin ders çalıştığı ya da çalışmaya çalıştığı şu zamanda,siz başarılı öğrenmenin stratejileriyle ilgileniyorsunuz. Siz taşıdoğru yere, havuzun ortasına atıyorsunuz. Rakipleriniz sizden dahabüyük taş atsa da, taşı suyun kenarına attığı için, istediğibüyüklükte halka oluşturamayacaktır, îşte Öğrenmeyi öğrenmenizin birnedeni de bu; gerçek bir avantaj sahibi olmak.Bilinçli Öğrenebilmek için
 
Sizce, üniversite sınav birincilerine TV spikerlerinin sorduğu"Başarınızın sırrı neydi?" sorusuna daima "Çok değil bilinçli veplanlı çalışmak" cevabını vermesi bir tesadüf müdür?Öğrenmeyi öğrenme ile ilgilenmemizin ikinci önemli nedeni iştebudur: neyi, niçin, nasıl yapmanız gerektiğinin sizlere anlatmak.Önemli olan ne kadar fazla çalıştığınızdan daha çok, nasılçalıştığımızdır. Bu kitap neyi, nasıl yapabileceğiniz hakkında sizebilinç kazandırmak ve öğrenme isteğinizi kışkırtmak için yazıldı.Gazetecilerin sloganı,"haber = hayat tır. Mesleği öğrenmek olan veMarksizm'de bile "hiçbir sınıfa ait değil" denilen öğrenciler için"öğrenme = hayat’tır. Hukuk fakültesinde okuduğum ilk günde, ilkoturduğum sıranın üzerinde şöyle yazıyordu: "insanı insan edergayret ile çalışmak, fakat işin zor yanı çalışmaya alışmak." Sözüyazan altına imzasını atmayı ihmal etmemişti; "Büyük reistençaylaklara nasihat!" Madem ki öğrenmek bizim için bir tercih değilzorunluluk, o halde yapmamız gereken ilk şey eğlenerek Öğrenmeyiöğrenmektir. Bu kitabın bir amacı da, öğrenmeyi sizler için işkenceolmaktan çıkararak eğlenceye dönüştürmeye çalışmak olacaktır.Öğrenme sadece okul hayatında "mecburi" değildir. Okul hayatıbittikten sonra başlayan hayat okulunda da, öğrenme bir seçimdeğildir. Bazı düşünürlere göre hayat öğrencilerine haber vermedenyazılı yapan zalim bir öğretmendir. Öğrenmeniz gereken çok şey var,o halde önce öğrenmeyi Öğrenin.Tam Adam Olmak için...Üniversite yıllarımda birçok yazar, çizer, düşünür, bilge kişilerletanıştım. Bu insanların hepsi kitapları olan, birçok okuyucularıbulunan, tanınmış kişilerdi. Bu kişilerle vakit geçirirken hepsininortak bir yönü dikkatimi çekti. Kafaları doluydu, ancak cepleriboştu! Üniversitede okurken bir yandan da çalışmaya başlamıştım.Birçok varlıklı, tanınmış işadamıyla röportajlar yapıyordum. Bu defabilge insanlardakinin tersine bir gerçekle karşılaştım. Birçokişadamının cebi doluydu ancak kafası boştu! Kısacası insanların birkısmı 'var olmayı' diğer bir kısmı ise 'varlıklı olmayı' seçmişti.'Bu adamların hepsi eksik! Acaba tam adam nasıl olurdu? insanınnasıl olması gerekir?' diye düşünmeye başladım. Bir süre sonra cevapgeldi!.. Tam adam para ve bilgiye eşit önem veren, var olmayı vevarlıklı olmayı birlikte başarabilmiş kişiye denir.' O halde tamadam olmanın yolu bilgi ve para sahibi olmaktan geçiyor. Bu durum'olması gereken' olmasa bile gerçeğin kendisidir. Bilgi sahibi olmakiçin okumak, dinlemek, öğrenmek zorundasınız. Para sahibi olmak içinde bir işe yaramak, bir mesleğe sahip olmak ya da ticari işlerleilgilenmek gerekir. O halde öğrenmek 'adam olmanın' bir parçasıdır.Paramız kadar Varlıklı' olsak da bilgimiz kadar Varlık' olabiliriz.
Gerçeğin Gerçeğini Anlamak 
Bir düşünür "Öğrenme toplu iğnenin başı ile boyalı camı kazımasanatıdır" diyor. Gerçektende insan ilk doğduğunda beyni "Boş levha"durumundadır. Çocukluk yıllarımız, doğum anından itibaren en hızlıöğrendiğimiz dönemdir. Yeni doğduğumuzda gerçeğin ne olduğunu bilmezve merak ederiz. Gerçekler ile aramızda boyalı bir cam vardır. Oboyalı camı kazıyarak kendimize küçük bir pencere açarız.Bazılarımızın penceresi küçüktür, bazılarımızınki ise büyük.
 
Bazıları köşeli, bazıları ise yuvarlak pencereler açar. Açtığımızküçük pencereden dışarı bakarak olup biteni anlamaya, bilmeye,görmeye, "gerçeğin sırrına ermeye" çalışırız. Yaşımız ilerledikçepencereyi kazımayı bırakır, ilgimizi dışarıda olup biteneyöneltiriz. Bazılarımız pencereden bakar, bazılarımız pencereyebakar. Bazıları pencerede dışarıyı, bazıları kendini görür.Descartes, varlıkların gerçekten var olup olmadığından, gerçeğiyeteri kadar doğrulukta bilip bilmediğinden sürekli şüphe ediyordu.Ona göre tüm yaşadıklarınız bir büyücü veya sihirbazın oyunu gibiyanıltıcı olabilirdi. Gerçeğin tam olarak ne olduğunu araştırırkensürekli "düşündüğünü" keşfetti. "O zaman, varlıklar gerçek olmasabile, düşündüğüm gerçek" dedi ve "Düşünüyorum, o halde varım"sonucuna ulaştı. Siz de "öğreniyorum, o halde varım" diyebilmek içinbu kitabı sonuna kadar okumalısınız. Unutmayın ki öğrendiğinizsürece, öğrendiğiniz kadar varsınız.Şimdi sizlere seminerlerimize katılan kişilere sorduğumuz 'Niçinseminerimize katılıyorsunuz?' sorusuna verilen cevapları aktaralım.* "öğrendiklerimi hayatıma uygulayabilme yeteneğini geliştirmekiçin"* "Notlarımı yükseltmek için"* "Tekniği öğrenip öğrencilerime öğretmek için"* "Az zamanda daha çok kitap okuyabilmek için"* "Yazılı basını ve gündemi daha az zaman ve çaba harcayaraktakip edebilmek için"* "Sinema filmlerindeki altyazıları kolay ve hızlı bir şekildeokuyabilmek için"* "Okuduğum yazıya kendimi verebilmenin yollarını öğrenmek için"* "Daha az zamanda daha çok kitap okuyabilmek için"* "Bilgiyi kullanabilmeyi ve kendi hayatıma uygulayabilmeyiöğrenmek için?""Teknikleri öğrenip çocuklarıma derslerinde yardımcı olurkenkullanmak için." Seminer ve programımız bu ihtiyaçlara cevap verecekşekilde hazırlanmıştır.Öğrenmeyi öğrenmiş olmak bize neler sağlar? Şu an olduğunuzdan dahahızlı okuyabilirsiniz. Okuduğunuzu anlayamama güçlüğü ortadankalkar. Öğrenme sizin için "işkence" olmaktan çıkar "eğlence"yedönüşür. Öğrenmeyi bir yaşam tarzı olarak görür ve öğrenmek için"fazladan bir çaba" harcamak zorunda olmadığınızı hissedersiniz.Dikkatinizi toplamayı ve korumayı öğrenebilir, belleğinizdenşaşırtıcı sonuçlar alabilirsiniz. Verimli öğrenme ve öğrendiğiniyaşamda kullanabilme becerisi gelişir. Sınavlardaki zaman baskısı vesınav heyecanını kontrol etme becerisi gelişir. Prof. Dr. Reha OğuzTürkkan "Kolay ve iyi Öğrenme Teknikleri" adlı kitabında "2000'îiyıllara doğru yol alan dünyamızda daima daha iyi bir yol vardırilkesi tercih edilmekte ve ilerlemenin itici gücü olmaktadır.Öğrenmede de kolay, dolayısıyla daha iyi yollar vardır. Bunlardanyararlanma akıllılıktır. Ülkemizde de bu anlaşılmış olmalı ki,hafızanın kestirme yollarını öğreten ve okumayı kolaylaştırıp,hızlandıran kurslar bu kadar rağbet görmektedir" diyor.
Kanınızın Son Damlasına Kadar öğrenin!.
Modern çağı karakterize eden kavramlardan biri de sürekliöğrenmedir. Artık öğrenme, okul ile sınırlı tutulmamaktadır. Hayat
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...