Welcome to Scribd. Sign in or start your free trial to enjoy unlimited e-books, audiobooks & documents.Find out more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
61040898-Yavuz-Bahadıroğlu-Uzaklar-Yakındır

61040898-Yavuz-Bahadıroğlu-Uzaklar-Yakındır

Ratings: (0)|Views: 32|Likes:

More info:

Published by: Muhammet Ali Yıldız on Sep 16, 2013
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

06/24/2014

pdf

text

original

 
Yavuz Bahadıroğlu _ Uzaklar YakındırBĐRĐNCĐ BÖLÜMibn Said el-MağribîDile destan olması yetmez gibi, bir de Halime Ha-tun'un azarına çarpılırdı.Atını ormana sürerken, avcılardan biri seslendi:"Fazla uzaklaşma Gündüz Beyim, hava yarıldıkta dön-me vaktidir.""Siz dönün, şu ormanı bir daha yoklayıp yetişirim" di-ye cevap verdi, "çok sürmez."Obaya elleri bom boş dönmek istemiyordu. Gerçi büsbütün boş değildi. Ufak bir çulluk vurmuştu, ama kimeyetecekti? Nüfus kalabalıktı. Çergisinden misafir de eksikolmazdı. Bir geyik filan çıksa karşısına...Bir hışırtı duydu. Düşüncelerini aralayıp hem kulakkabarttı, hem de etrafa göz gezdirmeye başladı. Az ilerdeçalılar oynuyordu. Ağır ağır attan indi. Okunu hazırladı.Diz çöktü. Bir gözünü yumdu. Kıpırdayan çalılığı nişanla-dı. Avını ürkütüp çalılardan çıkmasını sağlamak için ba-ğırdı:"Haydaa!"Bir kokarca fırladı çalıların arkasından. Gündüz Beykokarcayı taşvan zannetti, oku bıraktı. Kokarca yuvarla-nırken bir tavşan çıktı aynı çalıların arkasından. GündüzBey yaptığı yanlışlığa dalgındı. Acıyan gözlerle kokarcayabakıyordu. Neden sonra tavşanı fark etti. Göz göze geldi-ler. Elini ağır ağır sadağına attı. Bir ok aldı. Yine ağır ağıryaya yerleştirdi oku. Kaldırdı. Tam fırlatmak üzere iken,tavşan sıçradı. Aynı anda oku gönderdi Gündüz Bey, fa-kat aldıramadı."Hay Allah, vuramadım."
 
Atma bindi, tavşanın zıplaya zıplaya kaçtığı yöne sür-dü. Karanlık bastırmadan tavşanı oklamak istiyordu.Tavşan da tavşandı hani. Bunca yılın avcısıydı bu kadaririsini görmemişti.8 «UZAKLAR YAKINDIRTam gözden kaybettiğini düşünürken, yine gördü tav-şanı. Orman içlerine doğru ilerliyordu. Gündüz Bey atınıtepikledi. Yetişip avlamalıydı.Orman bitti. Tepesi alevli dağlar yakınlaştı. Atını dur-durdu Gündüz Bey, bekledi. Tavşanı kaçırdığını düşün-dü. Bir çullukla obaya dönecekti artık, Halime Hatun'unazarına bu defa da katlanacaktı.Atını geri döndürmeye davrandı. Davranmasıyla aradı-ğını bulması bir oldu. Tavşan, gözlerini üzerine dikmişti.Koskoca Gündüz Beyle alay eder gibi bakıyordu. GündüzBey bu sefer hazırlıklıydı. Oku gönderdi. Fakat ilk avınıyapan delikanlı heyecanına bulundığı için midir, nedir,aldıramadı. Tavşan tepeleri alevli dağlara sardı. GündüzBey kendine kızdı:"Tüh senin nişancılığına!" diye söylenip atını tepikledi.Bu tavşanı oklamadan dönmeyecekti.Atını delice sürmeye başladı. Bir tepeciği dolanıncatavşanı tekrar gördü. Dizginleri dişlerinin arasına kıstırıpyayı gerdi; fakat oku fırlatmasına kalmadan, tavşan, ka-yaların arkasına geçip gözden kaybolmuştu."Cin gibi" diye düşündü, "benimle alay mı ediyor ne!"Yol iyice daralmış ve dikleşmişti. Burada at sürmek,ölümü hiçe saymaktı. Fakat Gündüz Bey usta sürücüy-dü. Đyi de nişancıydı. Dolu dizgin giden attan hedefi ok-lardı. Oklardı ya, tavşanı kaçırmıştı yine de, tutturama-mıştı işte. Sanki gizli bir el okunun istikametini değiştir-mişti."Yine de vuracağım!" diye hayıflandı, "o tavşanı mutla-
 
ka vuracağım işte!"Yahşi Hocanın söylediklerini hatırlayınca, düşündüğü-ne pişman oldu.UZAKLAR YAKINDIR ? 9Kim ki ihtiyaç için değil de zevk için avlanırsa, kim kihayvana kinlenip vurursa, günah işlemiş olur" derdi,Yahşi Hoca.Hatırlamasıyla dizginlere asıldı. Yahşi Hocayı dinleme-mek olmazdı. Bes belli hayvana kinlenmişti. Bunca koş-turması et ihtiyacına eklenen inadı idi. Üstünlüğünü gös-termek isteğiydi. Gururuydu açıkçası. Evet, küçücük birtavşana, koca aşiretin reisi olaraktan yenilmeme guru-ruydu bu. Yahşi Hocanın da, Bodur Hocanın da içtiha-dıyla büyük günahtı. Bu hesapça gururunun esiri olarak-tan günah çukuruna düşmek üzereydi.Tavşanı izlemekten vazgeçti. Okunu sadağa yerleştiripyayını omuzuna astı. Dağların kızıla boyalı tepelerine gü-lümsedi:"Var git be tavşancık, yolun açık olsun" diye mırıldan-dı, "var git be, akşam akşam günaha sokma bizi."Atının başını çevirdi. Dönmek üzereyken, kayalıklardabir çığlık yankılandı:"Heeey, Gündüz Beeey!"Gündüz Bey nedense ürperdi. Ses bir tuhaftı. Tanıdıkseslerden hiç birine benzemiyordu. Daha da tuhafı, bu-lutların arkasından geldiğini düşündürmesiydi. Belki ka-yalarda yankılandığı için böyle düşündürüyordu.Çığlık sonrası derin bir sessizlik oldu. Tek çığlık tümsesleri yutmuş gibiydi. Kuşlar bile ötmüyordu.Bakındı bir zaman: Kimseler yoktu. Yüreğinin ürperdi-ğini hissetti. Ter içinde iken birden üşümeye başlamıştı.Tüyleri diken dikendi.

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->