• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
Download
 
KATLİAM DOSYASI AÇILSIN: Belgelerle 'Onların çocukları' (1)
 
İNCİ HEKİMOĞLU
Maraş katliamından bu yana geçen 28 yıl içinde, o gün "gizli" kaydıyla halktan kaçırılan bilgive belgeler günışığına çıkmaya, mağdurların, tanıkların ve emniyet görevlilerin ifadeleriyleolayın bütün aktörleri belirlenmeye başladı. ABD'nin "bizim çocuklar" dediği aktörleringerçekleştirdiği katliam, tüyler ürperten ayrıntıları içeriyor İnsanlık tarihi, iktidarların hedefleri ve çıkarları için kendi yurttaşlarını katlet-melerinin trajik örnekleriyle doludur.Hatta iktidarlar, hedeflerine ulaşmaya engel olabilecek güçte bir halk muhalefetiyle karşıkarşıya olduklarını düşünüyorlarsa, resmi, gayri resmi ya da sivil tetikçilerlegerçekleştirdikleri katliamların başarısı için "dış mihrak"larla da işbirliği yapmaktançekinmezler.Bu noktada hatırlamakta yarar var; i Mayıs 1977 kıyımında, halkın üzerine en yoğun ateşaçılan merkezlerden biri olan intercontinental Oteli, bir grup Amerikalı subayı konuk etmiş,katliam sonrası ise konuklar, tanıkların gözü önünde ellerini kollarını sallayarak memleketlerine dönmüşlerdi.12 Eylül darbesinin önemli kilometre taşlarından biri olan i Mayıs 1977'den bir yıl sonraMaraş'ta yaşananlar ise; 1 Mayıs kıyımını adeta "küçük" bir provaya dönüştüren darbenin sonkilometre taşı, "olgunlaşan koşullar"ın zirvesi, "dış mihraklar"la güç birliği yapan,"vatansever", "milliyetçi" darbecilerin en önemli "başarı"sıydı. Bu kez mezhep ayrımcılığını provoke ederek, aylar öncesinden hazırladıkları stratejiyi uygulamaya koymuşlar, ABD'nin bugün netleşen BOP dahilinde Türkiye'ye biçtiği rolü yerine getirebilmek için, Aleviyurttaşları kadın, çocuk, yaşlı demeden kurban etmişler, ülkücü/dinci "milliyetçi'leri ise birer cellat, hatta kiralık katile dönüştürmüşlerdi. Nitekim bazılarının sonradan ödüllendirildikle-rine tanık olduk.Katliam sanıklarından Ökkeş Kenger sonraki soyadıyla Şendiller MHP milletvekili, Haluk Kırcı işadamı oldu. Ünal Osman Ağaoğlu ise 12 Eylül öncesinin çok önemli katliamlarında,cinayetlerinde başrol oynamasına rağmen hiçbirinden cezalandırıla-madı. Yurt dışına kaçırılıp,kurtarılan Ağaoğlu'nun yakın zamanda geldiği Türkiye'de tutuksuz yargılandığı tek dava iseKemal Türkler cinayeti.
'MİT, CİA, KONTRGERİLLA'
Amerika ve "milliyetçi" işbirlikçileri, istedikleri rejimi hayata geçirmek, gerekli bütünekonomik ve siyasi kararları engelsiz uygulamaya koymakta kararlıydılar. Bu uğurda yalnızkitleleri imha etmekten değil, olup bitenlerin farkında olan herkesi de birer birer ortadankaldırmaktan çekinmiyorlardı. Nitekim, Milliyet gazetesi yayın yönetmeni, gazeteci Abdiİpekçi'nin öldürülmesi önemli bir örnekti. Hala tam olarak aydınlatıla-mamış olmasını daaçıklayacak bilgilere göre; İpekçi ülkenin CIA planı çerçevesinde adım adım askeri darbeyesürüklendiğini görüyordu. Türkiye'de görev yapan CIA ajanı Paul Henze'nin talebi üzerineyapılan görüşmede, İpekçi bildiklerini ve değerlendirmelerini aktarmaktan çekinmedi, ancak 13 Ocak'ta yapılan görüşmenin hemen ardından 1 Şubat 1979'da öldürüldü.
 
Gazeteciler Kürşat Yılmaz ve Cihan Çe-lik'e göre; İpekçi, Maraş katliamının "Kont-rgerilla"adlı CIA bağlantılı NATO kuruluşu tarafından örgütlendiğini, katliama bir CİA ajanınınkarıştığını belirlemiş, 'Özel Harp Dairesi" veya "Kontrgerilla" olarak adlandırılan NATOkuruluşunun MHP ile iç içe çalıştığına dair ise kanıtlar elde etmişti.Yazar Çetin Altan da, İpekçi'nin ölümünden hemen sonra emekli Amiral Seza-i Orkunt ilekarşılaştığını söylüyor ve Ami-ral'in kendisine "Abdi, askerlerin arazide bazı sivillerekontrgerilla eğitimi verdiğini öğrenmiş. CIA şefi ile bunu konuşmuş. Ardından vuruldu.Halbuki Genelkurmay'ın haberi olmadan böyle talimler yaptırılmayacağım bilmesi lazımdı"dediğini aktarıyordu. Katliam hedefe ulaştı ve Alevi vatandaşların kanı üzerinden kurulanhakimiyet, önce 13 ilde sıkıyönetim ilan edilerek, 12 Eylül'de de "son darbe"yle generallerin,yani Kenan Evren ve arkadaşlarının eline geçti.Bir kez daha hafıza tazelemekte yarar var; 12 Eylül darbesinin başarıyla gerçekleştiğini"merkez"e yani Washington'a haber veren CIA'nın Türkiye Temsilcisi Richard Perle "our boysdid it" diyordu. Yani "Bizim çocuklar başardı." ABD Dışişleri Bakanı Muskie ise Türkiye'denaldığı bu "müjde"yi, dönemin ABD Başkanı Carter'a şu sözlerle iletiyordu:"Mr President, Türk ordusunun komuta heyeti Ankara'da yönetime el koydu. Herhangi bir kaygıya gerek yok. Kimlerin müdahale etmesi gerekiyorsa onlar müdahale etti."İşte Maraş katliamının siyasal zemini, stratejik ortakları ve hedefleri bunlardı. Böylece,Türkiye'de yeni bir düzen için ayarlar yapılmış, iktidarı ele geçiren iç ve dış güçler çıkarlarınauygun yeni bir toplumun inşası için her şeyi yerle bir etmişlerdi. Bugün ortaya çıkan bunca bilgi, MİT'in artık gün ışığına çıkan raporları, yani resmi belge ve bilgiler dahil bütüntanıklıklar bu dosyanın yeniden açılmasını gerektiriyor. 78'liler Girişimi, hazırladıkları "MaraşDosyası"yla, katillerin ve azmettiricilerin yeniden yargılanabilmesini, hukuken olamasa datoplum vicdanında mahkum edilmelerini sağlamaya çalışıyor.
78'liler Girişimi: Katliamı Unutmadık!
KAHRAMANMARAŞ katliamının 28. yılında 78'liler Girişimi kanlı tarihin bir dahayaşanmaması amacıyla Maraş dosyasını yeniden açtığını ifade etti. Kahramanmaraş'tayaşanan katliamın 28'inci yılında 78'liler Girişimi Taksim Gezi Park'ın da bir basın açıklamasıyaparak, Maraş dosyasını tekrar açtığını belirtti. Demokratik Toplum Partisi (DTP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), İnsan Hakları Derneği(İHD), Demokratik Alevi İnisiyatifi'nin de katıldığı açıklamada bir konuşma yapan 78'liler Girşimi Sözcüsü Celalettin Can, Maraş katliamında yaşanan süreci anlatarak, 1991'de çıkanTerörle Mücadele Yasası'nda yapılan değişiklikle katliam sorumlularının hepsininsalıverildiğini, katliamdosyasının sessiz sedası kapatıldığını söyledi. Dosyanın bir daha hiç açılmadığını söyleyenCan, tarihe kara bir leke olarak geçen katliamın unutulmaya bırakıldığını ifade etti. CelalettinCan, "Bu kanlı tarihin bir daha yaşanmaması için 78'liler Girişimi olarak Maraş dosyasınıyeniden açıyoruz" dedi.DTP İstanbul İl Başkanı Doğan Erbaş'ta katliamların sorumlularını bulmaya yönelik çabalarıanlamlı bulduğunu söyleyerek, Türkiye'nin Maraş katliamı ile yüzleşmemesi yüzündenSivas'ta da buna benzer bir başka katliamın gerçekleştiğini ifade etti. Açıklamanın ardındanBilgi Edinme Yasası kapsamında İçişleri Bakanlığına katliamla ilgi mektup gönderildi.
UFUK KOŞAR 
 
Dönemin Emniyet Müdürü Abdülkadir AksuDÖNEMİN
 bürokratları ve yöneticileri arasında en önemlisi Maraş Emniyet Müdürü'ydü.Günler önce hazırlığı yapılan, 4 gün boyunca da oluk oluk kan dökülen Maraş'ta, güvenliktensorumlu en yetkili kişi, yani Emniyet Müdürü Abdülkadir Aksu'ydu. Olaylar sırasında İçişleriBakanlığı koltuğunda oturan İrfan Özaydınlı ise istifa etti ve yerine Hasan Fehmi Güneşgetirildi.Ancak İrfan Özaydınlı, Maraş katliamının açığa çıkarılması için kurdurduğu özel bir ekibeyaptırdığı incelemede oldukça önemli bilgilere ulaştı. Bugüne dek gizli tutulan raporun bir  bölümü Özgür Gündem gazetesinde yayınlandı. Katliamın planlamasını Türkeş'in dünürüMİT hukuk müşavirinin de içinde olduğu 4 MİT mensubu yapmıştı. Dolayısıyla döneminCHP hükümeti MİT'e hakim olamamış ve katliamı ancak olduktan sonra araştı rabilmişti.Dönemin önemli aktörleri arasında AP İl Başkanı ve Kadıoğlu Çiftlikleri sahibi Faruk KADIOĞLU ile katliamın başlama vuruşunu yapan belediyenin Başkanı Ahmet UNCU davardı.
Dava dosyası sessizce kapatıldı
22 Aralık 1978 cjünü başlayıp, yayılarak 
devam
eden
 Alem
yurttaşlara yönelik katliamda,23.12.1978 Cumartesi günü Yörükselim, Madaralı, Serintepe, Yusuflar, Dumlupınar,Yenimahalle
ve
Sakarya mahalleleri
ve
şehrin ticaret merkezinde; 24.12.1978 Pazar cjünüIsadiuanh, Sakarya
ve
 Namık Kemal mahallelerinde 24-25 Aralık 1978 günlerinde bumahallelerde deuam eden ayrıca köylerde tam bir kıyım yapıldı. Saldırganlar, dinamitlokumları,
av
tüfekleri, uzun namlulu silahlar, tabancalar, tahtalar, baltalar, balyozlar,zincirler, demir sopalar, tahta sopalar, kürekler, et satırları, benzin
ve gaz
 bidonları ile oldukçadonanımlı
ve
hazırlıklıydılar.Günlerce
devam
eden katliamda 200'den
 fazla
kişi öldürülürken, binlerce kişi yaralandı.Olaylardan sonra, Alevilerin yüzde 8o'e ulaşan bir bölümü kenti terk etti.Olay sanıklarının sıkıyönetim mahkemelerindeki yargılamaları ıggı yılına kadar sürdü. Sanık olarak yargılanan 804 kişiden 2g'u hakkında idam, 7 kişi hakkında müebbet hapis, 7'si 15-24yıl, 29'u 10-15 yıl, 259'u da 5-10 yıl,
26'sı
ise 1-5 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı. 379kişi
davadan beraat 
ederken
68
kişi Jırarda olduğu
veya dava
sırasında ölmüş olduğu için
davadan
düştü.Öte yandan ölüm
ve
müebbet hapis
cezalan
dışındakilere 1/6 oranında cezai indirimuygulanarak cezalan indirildi. Ardından mahkemenin karan Yargıtay tarafından bozulurkenyeni yargılama sonucunda idam cezalan uygulanmadı. Haklarında ceza verilenlerin cezalan, Nisan 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle, ertelendi
ve
serbest bırakıldılar. Böylece kanlı olaylarla dolu Maraş dosyası sessizce kapatılmış oldu.
»Tepkiler
MARAŞ Katliamın yıldönümü dolayısıyla açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Başkanı Kazım Genç, 27 yıl önce gerçekleşen katliamın tüm Alevi katliamlarındakullanılan "dinin elden gittiği ve Alevilerin camilere saldırdığı" provakosyonuyla başladığınıhatırlattı. Alevilerin "72 millete bir nazarla" baktığını vurgulayan Genç, "Aleviler hiçkimsenin inanç mekanlarına ve hele de, yüzlerce yıldır aynı topraklar üzerinde birlikteyaşadıkları Sünni yurttaşlarımızın inanç merkezleri olan Camilere olumsuz bir yaklaşımlarısöz konusu olmamıştır" dedi.
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...