• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back

Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 S\u0131ras\u0131nda T\u00dcRK MILLIYET\u00c7ILI\u011eI
Nurer U\u011eURLU ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda bir kurul taraf\u0131ndan haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r.
Ekim 1999
BERTHE GEORGES-GAUL\u0130S
Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 S\u0131ras\u0131nda
T\u00dcRK M\u0130LL\u0130YET\u00c7\u0130L\u0130\u011e\u0130

KURTULU\u015e SAVA\u015e\u0130 S\u0130RAS\u0130NDA

Madame Berthe Georges-Gaulis
B\u0130R T\u00dcRK DOSTU
Fransa'da yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131 tarihten tam altm\u0131\u015f y\u0131l sonra, Atat\u00fcrk'\u00fcn do\u011fumunun y\u00fcz\u00fcnc\u00fc
y\u0131l\u0131 dolay\u0131s\u0131yla T\u00fcrk okuyucusunun bilgisine sundu\u011fumuz bu kitap, Birinci Cihan
Harbi'nden ma\u011flup \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan T\u00fcrkiye'yi tamam\u0131yla yok etmek isteyenlere T\u00fcrk
milletinin, e\u015fine az rastlan\u0131r bir birlik i\u00e7inde kar\u015f\u0131 koyu\u015funu ve sonunda onlar\u0131
kovalay\u0131\u015f\u0131n\u0131 yak\u0131ndan izlemi\u015f bir Frans\u0131z kad\u0131n gazeteci taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.
M\u00fcttefik devletlerin i\u015fgali alt\u0131nda bulunan \u0130stanbul'da olup biten facialar\u0131 yak\u0131ndan
g\u00f6rd\u00fckten sonra, f\u0131rsatlar\u0131 kollayarak, sava\u015f halinde bulunan Anadolu'nun i\u00e7lerine
kadar girmi\u015f olan bu kad\u0131n, dola\u015fmalar\u0131 s\u0131ras\u0131nda olup biten facialar\u0131 yak\u0131ndan
g\u00f6rm\u00fc\u015f, her s\u0131n\u0131f halkla g\u00f6r\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131'n\u0131n \u00f6nde gelen \u015fahsiyetleriyle, bu
arada Ali Fuat (Cebesoy) Pa\u015fa ile, Refet (Bele) Pa\u015fa ile, \u0130smet (\u0130n\u00f6n\u00fc) Pa\u015fa ile
musahabelerde ve m\u00fcnaka\u015falarda bulunmu\u015f; nihayet o devirde bir yabanc\u0131n\u0131n, hele
T\u00fcrklerin harp halinde olduklar\u0131 M\u00fcttefik devletlerden birine mensup bir gazetecinin
yakla\u015fmas\u0131na pek imk\u00e2n olmayan Ankara'ya girerek Mustafa Kemal Pa\u015fa ile iki defa
g\u00f6r\u00fc\u015fmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r.
Aya\u011fa kalkm\u0131\u015f T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011finin \u00f6nderi oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc Mustafa Kemal Pa\u015fa'y\u0131
tan\u0131d\u0131ktan sonra ona hayran oldu\u011funu saklamayan, Mustafa Kemal Pa\u015fa'n\u0131n da pek
takdir etti\u011fi, sayg\u0131 duydu\u011fu, hele ikinci defas\u0131 i\u00e7in mektup yazarak k\u0131z\u0131 ile beraber
Ankara'ya davet etti\u011fi bu kad\u0131n gazeteci kimdi? Frans\u0131z tebaas\u0131ndan oldu\u011fu ve
Frans\u0131zlar da G\u00fcney Do\u011fu Anadolu'yu i\u015fgalleri alt\u0131nda tutup Kuvay\u0131 Milliye ile
sava\u015fmaktan geri kalmad\u0131klar\u0131 h\u00e2lde bu Frans\u0131z kad\u0131n gazeteci nas\u0131l olmu\u015ftu da
T\u00fcrklerden itibar g\u00f6rm\u00fc\u015f, harp sahas\u0131nda \u00e2deta el \u00fcst\u00fcnde ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131?
Bu suallere cevap verebilmek i\u00e7in Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131'n\u0131n \u00f6nde gelen \u015fahsiyetleri
taraf\u0131ndan Madame Gaulis diye tan\u0131nan, hayli g\u00fczel, son derece terbiyeli ve
muhakkak ki pek ak\u0131ll\u0131 olan bu kad\u0131n\u0131n neyin nesi oldu\u011funu anlatmam\u0131z gerekiyor:
Abd\u00fclhamit devrinin son y\u0131llar\u0131nda, hele Balkan bozgunundan sonra \u0130stanbul, ald\u0131\u011f\u0131
yaralarla g\u00fc\u00e7 k\u0131m\u0131ldan\u0131r hale gelmi\u015f olan bu koca imparatorlu\u011fun ne olaca\u011f\u0131n\u0131 merak
eden gazetecilerle dolu idi. Bunlar\u0131n aras\u0131nda, T\u00fcrkiye ile ili\u015fkileri daha fazla oldu\u011fu
i\u00e7in Frans\u0131z gazetecileri \u00e7o\u011funlu\u011fu te\u015fkil ediyordu.
Parisli gazeteci M. Georges Gaulis de bunlar\u0131n en eskilerinden biri idi. Zaman\u0131nda,
Fransa'n\u0131n en \u00fcnl\u00fc ve tesirli gazetesi olan ''Le Temps'' gazetesini temsil ediyordu.
1896 y\u0131l\u0131nda e\u015fi Berthe ile beraber \u0130stanbul'a gelmi\u015fti. O da, b\u00fct\u00fcn yabanc\u0131
gazeteciler gibi Beyo\u011flu'nda tatl\u0131su Frenkleri aras\u0131nda ya\u015f\u0131yordu. Abd\u00fclhamit o
s\u0131ralarda Almanlarla fl\u00f6rt ediyor, II. Wilhelm ile yak\u0131n dostluk kuruyor, Frans\u0131zlar da
ezeli rakipleri Almanlar\u0131n burada ne yapmak istediklerini \u00f6\u011frenmek i\u00e7in
muhabirlerinden g\u00fcn\u00fc g\u00fcn\u00fcne haber bekliyorlard\u0131.
M. Georges Gaulis iyi bir adamd\u0131. Osmanl\u0131lar taraf\u0131ndan cidd\u00ee bir gazeteci olarak
tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Yalan haber u\u00e7urmuyordu. Ama ne \u00e7are ki, 1912'de Balkan Sava\u015f\u0131'n\u0131n ac\u0131
g\u00fcnlerinde hasta d\u00fc\u015ft\u00fc, k\u0131sa bir zaman sonra da \u00f6ld\u00fc. Onu Ferik\u00f6y mezarl\u0131\u011f\u0131na

g\u00f6md\u00fcler.

E\u015fi, gen\u00e7 ve g\u00fczel Berthe -ki T\u00fcrk arkada\u015flar\u0131 ona Berta derlerdi- burada do\u011furdu\u011fu
k\u0131z\u0131 ile yapayaln\u0131z kalm\u0131\u015f, birden cidd\u00ee bir ge\u00e7im s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Ne
yapaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken kocas\u0131n\u0131n i\u015fini devam ettirmekten ba\u015fka \u00e7are bulamad\u0131. Fakat
ak\u0131ll\u0131 ve bilgili bir kad\u0131n oldu\u011fu i\u00e7in gazetecili\u011fi k\u0131sa zamanda benimsedi ve ba\u015far\u0131l\u0131 da
oldu; hatta Berthe Georges-Gaulis ad\u0131yla gazetecilerin \u015f\u00f6hretlileri aras\u0131na girdi.
Bununla beraber, Birinci Cihan Harbi patlay\u0131nca, Frans\u0131zlarla \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z i\u00e7in
\u0130stanbul'da kalamad\u0131. Gitti ama T\u00fcrk dostlar\u0131n\u0131 ve pek sevdi\u011fi \u0130stanbul'u bir t\u00fcrl\u00fc

unutamad\u0131. Nihayet Birinci Cihan Harbi bitip de T\u00fcrk Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 ba\u015flarken 21
Eyl\u00fcl 1919'da Madame Gaulis, yine bir gazeteci olarak \u0130stanbul'a geldi. Nitekim
kitab\u0131nda da, bu tarihten ba\u015flayarak T\u00fcrkiye'yi, T\u00fcrk Kurtulu\u015f Hareketi'ni
anlatmaktad\u0131r.
.Madame Gaulis, K\u00f6stence'den bir Rumen vapuru ile t\u00fcrl\u00fc kar\u0131\u015f\u0131k i\u015fler \u00e7evirmeyi

tasarlayan \u015f\u00fcpheli bir yolcu kalabal\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda \u0130stanbul'a ayak bast\u0131. Fakat bu sefer
\u0130stanbul'u, bilhassa \u0130ngiliz i\u015fgali alt\u0131ndaki \u0130stanbul'u hi\u00e7 be\u011fenmedi. Ger\u00e7i Frans\u0131zlar
da \u0130stanbul'u i\u015fgal eden kuvvetler aras\u0131nda idiler. Hatta Frans\u0131z Generali Franchet
d'Esperey, k\u0131n\u0131ndan \u00e7ekti\u011fi k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 gururla omzuna dayayarak \u0130stanbul'a at \u00fcst\u00fcnde,
bir fatih gibi girmi\u015fti. Fakat Madame Gaulis, g\u00fcnler ge\u00e7tik\u00e7e fark ediyordu ki \u0130ngilizler
bu b\u00fcy\u00fck \u015fehirde Frans\u0131zlar\u0131n kendilerini pek fazla hissettirmelerine hi\u00e7 de m\u00fcsaade
etmiyorlard\u0131. \u0130stanbul'u sanki tek ba\u015flar\u0131na i\u015fgal etmi\u015flerdi. Frans\u0131zlarla \u0130talyanlar\u0131n
ikinci pl\u00e2na bile \u00e7\u0131kmalar\u0131na raz\u0131 olmad\u0131klar\u0131n\u0131 tutumlar\u0131ndan belli oluyordu. Sonra,
\u015fayan\u0131 hayret bir \u015fekilde s\u00fck\u00fbnetlerini muhafaza eden T\u00fcrklere \u0130ngilizler \u00e7ok fena
muamele etmekteydiler. Bir taraftan Yunanl\u0131lar\u0131 \u0130zmir'e sald\u0131rtm\u0131\u015flard\u0131. Onlar\u0131n
memleketi yak\u0131p y\u0131kmalar\u0131na ald\u0131rd\u0131klar\u0131 bile yoktu. \u00d6b\u00fcr tarafta Padi\u015fah ellerinde bir
oyuncakt\u0131 sanki. Onun halifelik s\u0131fat\u0131n\u0131 kullanarak b\u00fct\u00fcn \u0130sl\u00e2m \u00e2lemini avu\u00e7lar\u0131 i\u00e7ine
alacaklar\u0131na inan\u0131yorlar, Irak'ta, Hicaz'da, Suriye'de t\u00fcrl\u00fc oyunlar \u00e7eviriyorlard\u0131.
H\u00e2lbuki T\u00fcrkiye'nin bir \u0130ngiliz s\u00f6m\u00fcrgesi olmas\u0131 Fransa'n\u0131n menfaatlerine tamam\u0131yla
ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015ferdi. Kald\u0131 ki Frans\u0131zlara kar\u015f\u0131 bir sempati beslemekte olan T\u00fcrkler,
\u0130ngilizlerin yanda\u015f\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in Frans\u0131zlara k\u0131z\u0131yor, k\u0131zg\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131 her vesile ile belli
ediyorlard\u0131.
Nitekim bu geli\u015finde, Anadolu'ya gazeteci olarak girmek isteyince Madame Gaulis
birtak\u0131m yasaklarla kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131. H\u00e2lbuki, Frans\u0131zlar da, bencil davran\u0131\u015flar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden
\u0130ngilizlere k\u0131zmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131: Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu'nun par\u00e7alan\u0131p T\u00fcrk
devletinin yok edilmek istenmesi b\u00fct\u00fcn \u0130sl\u00e2m \u00e2leminde derin bir heyecan
uyand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Frans\u0131zlar\u0131n Fas, Tunus ve Cezayir gibi, ahalisi M\u00fcsl\u00fcman olan
s\u00f6m\u00fcrgelerinde genel vali bulunan Mare\u015fal Lyautey de \u0130ngilizlerin T\u00fcrklere kar\u015f\u0131
davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 tasvip etmiyor, ba\u015flar\u0131nda bulundu\u011fu M\u00fcsl\u00fcman memleketlerin
temay\u00fcl\u00fcne uyarak Fransa'n\u0131n m\u00fcstakil T\u00fcrkiye'den yana bir politika izlemesini
istiyordu.
Madame Gaulis'in Mare\u015fal Lyautey'le yak\u0131n m\u00fcnasebeti vard\u0131. Kendisiyle
mektupla\u015f\u0131yor, Frans\u0131z politikas\u0131n\u0131n bu devrede nas\u0131l olmas\u0131 gerekti\u011fi etraf\u0131nda
Mare\u015falle ayn\u0131 fikirde oldu\u011funu belirterek, onu \u0130ngiltere'nin tutumu kar\u015f\u0131s\u0131nda
Fransa'y\u0131 uyarmas\u0131 i\u00e7in Frans\u0131z Ba\u015fvekili nezdinde giri\u015fimlerde bulunmaya \u00e2deta
zorluyordu. Giri\u015fti\u011fi faaliyetlere bak\u0131l\u0131rsa Madame Gaulis'i sadece bir gazeteci olarak
g\u00f6rmemek de yerinde olacakt\u0131r. Mare\u015fale g\u00f6re Fransa, M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrkiye'ye kar\u015f\u0131 ne
kadar yumu\u015fak davran\u0131r ve ne kadar efendice hareket ederse \u0130sl\u00e2m \u00e2leminin
sempatisini o kadar kazanacak ve b\u00f6ylelikle s\u00f6m\u00fcrgelerini daha rahat\u00e7a idare
edebilecekti.
Fakat \u015funu s\u00f6ylemek l\u00e2z\u0131md\u0131r ki, yaln\u0131z Frans\u0131z olan taraf\u0131yla de\u011fil, insan taraf\u0131yla da
Madame Gaulis g\u00fcnden g\u00fcne \u0130ngilizlere kar\u015f\u0131 T\u00fcrkleri tutar olmu\u015ftu. \u0130ngilizlerin
\u0130stanbul'da masum T\u00fcrklere reva g\u00f6rd\u00fckleri a\u011f\u0131r davran\u0131\u015flar onun y\u00fcre\u011fini s\u0131zlat\u0131yor,
yery\u00fcz\u00fcnde yapayaln\u0131z kalm\u0131\u015f olan bu milletin millet olarak ayakta kalabilmek i\u00e7in
birbirlerine sar\u0131larak son fertlerine kadar \u00f6lmeyi kabul etmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmeleri, kendisi de
bir Frans\u0131z milliyet\u00e7isi olan Madame Gaulis'i heyecanland\u0131r\u0131yordu.
Bu y\u00fczdendir ki, bir gazeteci olarak tek arzusu, i\u00e7inde korkun\u00e7 sava\u015flar\u0131n cereyan
etti\u011fi ve kimsenin giremedi\u011fi Anadolu'ya girip \u015fahlanm\u0131\u015f olan T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi ile
yak\u0131ndan temasa ge\u00e7mek ve memleketlerinde ilk defa milliyet\u00e7ilik me\u015f'alesini
alevlendirmi\u015f olan liderlerle konu\u015fup hakl\u0131 buldu\u011fu davalar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya
duyurmakt\u0131.
Madame Gaulis Anadolu'ya girmek i\u00e7in \u00e7areler ararken \u00f6nce Tevfik R\u00fc\u015ft\u00fc (Aras)ile
temas kurdu; yapmak istedi\u011fini ona anlatt\u0131. Sonra onunla beraber 9 Ekim 1919'da
Keskin'de Ali Fuat (Cebesoy) Pa\u015fa ile g\u00f6r\u00fc\u015fmeye muvaffak oldu ve T\u00fcrklerin

vatanlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015fman istil\u00e2s\u0131ndan kurtarmaktan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey istemediklerini belirten
ilk yaz\u0131s\u0131 11 Ekim 1919'da Journal de D\u00e9bat'ta \u00e7\u0131kt\u0131.
T\u00fcrklerin yapmak istediklerini ilk defa, en samim\u00ee bir dille d\u00fcnyaya duyuran bu kad\u0131n
gazeteciye T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011finin sava\u015f alan\u0131 olan Anadolu'nun kap\u0131lar\u0131 art\u0131k a\u00e7\u0131labilirdi.
.Nitekim istedi\u011fi oldu ama Madame Gaulis'in \u015fimdi hedefi ba\u015fkayd\u0131. Eski\u015fehir'e girmi\u015f,

Konya'ya kadar uzanm\u0131\u015f, istikl\u00e2l u\u011frunda sava\u015fan T\u00fcrk milliyet\u00e7ileriyle, onlar\u0131n
liderleriyle g\u00f6r\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Fakat b\u00fct\u00fcn bu Mill\u00ee Hareketin \u00f6nc\u00fcs\u00fc olan Mustafa Kemal
Pa\u015fa'y\u0131 g\u00f6rmek, onunla konu\u015fmak istiyordu. Madame Gaulis bu giri\u015fiminde de
muvaffak oldu. Mustafa Kemal Pa\u015fa, T\u00fcrk davas\u0131na yak\u0131nl\u0131k g\u00f6steren yabanc\u0131lar\u0131n
asl\u0131nda kendi \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ve politikalar\u0131n\u0131 g\u00f6zettiklerini pek\u00e2l\u00e2 biliyor, fakat T\u00fcrk
milletini par\u00e7alamaya \u00e7al\u0131\u015fan yabanc\u0131lar\u0131n m\u00fc\u015fterek cephelerini \u00e7\u00f6kertmek i\u00e7in bu
gibi f\u0131rsatlardan faydalan\u0131yordu. Madem ki bu kad\u0131n, bir Frans\u0131z olmas\u0131na ra\u011fmen T\u00fcrk
davas\u0131n\u0131 tutuyor ve bu davay\u0131 b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya tan\u0131tmak istiyordu, onunla neden
konu\u015fmas\u0131nd\u0131?
.Madame Gaulis Anadolu'ya girmek i\u00e7in kendisine g\u00f6sterilen uzun yolu memnuniyetle

kabul etti. \u0130stanbul'dan vapurla Antalya'ya gitti; orada kendisini nezaketle kar\u015f\u0131layan
insanlar\u0131n misafirperverli\u011fi ile, atl\u0131 arabalar i\u00e7inde g\u00fcnlerce sars\u0131la sars\u0131la, t\u00fcrl\u00fc
zahmetlere katlanarak ve Anadolu harek\u00e2t\u0131n\u0131 y\u00fcr\u00fcten milliyet\u00e7i T\u00fcrklerle ha\u015f\u0131r ne\u015fir
olarak Burdur'a geldi. Oradan Afyon'a uzand\u0131. Art\u0131k harp sahas\u0131n\u0131n i\u00e7inde dola\u015f\u0131yor,
top seslerini duyuyor, hatta yol civar\u0131nda d\u00fc\u015fen mermilerin a\u00e7t\u0131klar\u0131 \u00e7ukurlar\u0131
g\u00f6r\u00fcyordu. Yollarda kala g\u00f6\u00e7e 30 Nisan 1921 g\u00fcn\u00fc Ankara'ya ula\u015ft\u0131.
Bu s\u0131rada \u0130n\u00f6n\u00fc Zaferi kazan\u0131lm\u0131\u015f bulunuyordu.
.Madame Gaulis bu kitab\u0131nda Ankara'ya geli\u015fini ve orada g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcklerinden edindi\u011fi

intibalar\u0131 belirtmekle beraber Mustafa Kemal Pa\u015fa ile m\u00fcl\u00e2kat\u0131n\u0131 anlatmamaktad\u0131r.
O g\u00fcnleri \u00e7ok iyi bilen aziz dostum rahmetli Na\u015fit Hakk\u0131 Ulu\u011f, Hayat Tarih
mecmuas\u0131na yazd\u0131\u011f\u0131 bir makalede bu konuyu ele alm\u0131\u015ft\u0131r (1). Orada \u015f\u00f6yle diyor:
''Mme. Gaulis, me\u015fakkatli bir yolculuktan sonra \u015fimdi \u00c7ankaya'dad\u0131r ve \u015f\u00f6yle anlat\u0131r:
''Pa\u015fa'n\u0131n evinin birinci kat\u0131nda i\u00e7 avluyu and\u0131r\u0131r bir yerde, \u00fcniformal\u0131 kalabal\u0131k bir
subay grubu aralar\u0131nda teklifsizce konu\u015fmakta idiler. \u0130\u00e7eri girdi\u011fim zaman hepsi
susarak bana bakt\u0131. Hi\u00e7bir resminin kendisine benzememesine ra\u011fmen, aralar\u0131nda
Pa\u015fa'y\u0131 se\u00e7ebildim. Bu, kendine has tavr\u0131 ve fevkal\u00e2de bak\u0131\u015flar\u0131 ile, Pa\u015fa'n\u0131n ta kendisi
idi; y\u00fcz\u00fcnde belirsiz bir tebess\u00fcm vard\u0131. Nezaketle sel\u00e2m vererek bu ilk g\u00f6r\u00fc\u015fmemiz
i\u00e7in yaln\u0131z kalaca\u011f\u0131m\u0131z b\u00fcrosuna beni davet ederek:
"- Sorular\u0131n derinli\u011fine girmeyece\u011fiz, birazdan gidiyorum, dedi. \u00dc\u00e7, d\u00f6rt g\u00fcn sonra
d\u00f6nece\u011fim; bu da size Ankara'y\u0131 tetkik etmeniz i\u00e7in vakit kazand\u0131racakt\u0131r. E\u011fer
tetkiklerinizi not edip, sizi ilgilendiren hususlar\u0131 bana bildirirseniz, d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm zaman
uzun uzun konu\u015furuz. K\u0131saca \u015funlar\u0131 s\u00f6yleyeyim ki, efk\u00e2r\u0131umumiyeniz ve h\u00fck\u00fbmetiniz
iki ayr\u0131 dil konu\u015fuyor. Esas konuyu, yani \u0130ngilizlerin bize kar\u015f\u0131 Anadolu'da a\u00e7t\u0131klar\u0131
sava\u015f\u0131 daha sonra ele alaca\u011f\u0131z. \u015eimdi, \u0130ngilizlerin en kuvvetli ajanlar\u0131ndan biri olan
Mustafa Sagir'in davas\u0131n\u0131 izlemek f\u0131rsat\u0131n\u0131 bulacaks\u0131n\u0131z (2). Burada her g\u00fcn \u0130ngiliz
ajanlar\u0131n\u0131 tevkif ediyoruz. Ankara'ya kadar s\u0131zabiliyorlar, h\u00e2lbuki bunun kolay
olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 siz de g\u00f6rebildiniz.
"M. Kemal'in esrarl\u0131 tebess\u00fcm\u00fc yine belirmi\u015fti, soruyordu:
"- Ankara'dan, evinizden memnun musunuz? Etraf\u0131n\u0131za iyice bak\u0131n, burada \u00e7ok
sevdi\u011finiz ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131z i\u00e7in bir\u00e7ok ilgi \u00e7ekici \u015feyler \u00f6\u011freneceksiniz!
"Bu arada, bulundu\u011fumuz yere gelenler olmu\u015ftu, \u00e7evik ve \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc bir hareketle t\u00e2ciz
edeni uzakla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ve ayn\u0131 jestle benim de kalkmak i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131m hareketi
durdurmu\u015ftu. Hi\u00e7bir \u015fey yapm\u0131yormu\u015f gibi, g\u00fcnlerimden s\u00fcratle istifade edebilmem
i\u00e7in Ankara'daki hayat\u0131m\u0131n pl\u00e2n\u0131n\u0131 kuruyordu.
"G\u00f6r\u00fc\u015fmemizin sonunda Pa\u015fa beni arabaya kadar ge\u00e7irdi.
"Ba\u015fka bir sefer, \u00c7ankaya'da, 1200 metre y\u00fckseklikteki yeni ikametg\u00e2h\u0131n\u0131n
dinlendirici serinli\u011finde, Mustafa Kemal, Fransa ile aras\u0131ndaki durumu a\u00e7\u0131klad\u0131: N\u00fcfuz

of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...