geliyormuş gibi gösteriliyor. Bununla birlikte her zaman için "galat-ı meşhurlûgat-ı fasihten yeğdir."* Söze değil öze bakarsak, görürüz ki, dünya içindebir "Doğulu" bir "Batılı"ya nasıl bakarsa, Türkiye içinde de Doğululuk ileBatılılık birbirlerini aynı gözle görürler. Batılının gözünde Doğulu yalnızca bir"vahşi"dir; bir Doğulu içinse Batılı bir "düşman"dır... Bu ne demek? Birinciolarak bu, şu demektir: Genellikle Batı ve Doğu iki ayrı cinsten bölgesayılıyor ve ne Batılı ne Doğulu sorunu sınıfsal bakımdan koymuyor. OysaDoğuda da Batıda da insan yığınları, sınıf ve çelişkili birer toplum bireyleriolduklarına göre, ayrıca ikiye bölünürler: 1- Egemen sınıflar; 2- Ezilensınıflar. Herhangi bir toplumda egemen sınıf, egemen kavrayışını en uzakkitlelere kadar yaydığı için, genellikle ağızlarda dolaşan ve kafalarıkurcalayan anlamlar, basmakalıp terimlerden ibaret kalmaya mahkûmoluyor.. Gerçekte gerek Doğunun gerek Batının egemen sınıflarıyla egemenkavrayışları arasındaki karşıtlık ticari bir rekabet, "sen yeme, ben yiyeyim,senin olmasın, benim olsun" davasıdır. Sorunun içyüzünü böylece açığavuramayan Doğu ve Batı egemen sınıflan, gün gibi aydın sorunları pandomimşekline sokuyorken, kendi aralarında, tekelci kapitalizmin suyunca, uzlaşmafırsatlarını hiç kaçırmıyorlar. İkinci olarak şu demektir ki, özellikle:1- Batıdaki ezilen sınıflar, egemen sınıfların sistematik propagandaları* yaygın yanlış, yaygın olmayan doğru sözden üstündür. (y.n.)altında, Doğulu hakkında yalnız bir .şeyi öğrenebiliyorlar: Doğulu yahşidir!Neden vahşidir, nasıl vahşidir, yok.2- Doğudaki ezilen sınıflar ise Batıdakilerin tamamen tersine, Batılının neolduğunu etiyle, kemiğiyle, derisiyle, her gün duyuyor. Ve Batılıdan heryediği tekme, dipçik ve süngü önünde şu kanıyı kökleştiriyor: Batılıdüşmandır! Hangi Batılı düşmandır, yok. İki taraf da sanıyor ki, gerekvahşilik, gerek düşmanlık anadan doğma bir huy, doğal, yaradılıştan gelenbir zorunluluktur. Tekrar edelim, bunu böyle sananlar, özellikle iki tarafın dageniş, çalışkan, ezilen sınıflarıdır. Yoksa gerek Doğunun, gerekse Batınınegemen sınıfları, birbirlerinin ne kadar vahşi, ne derece uygar, ne biçim dost,ne tür düşman olduklarını domuz gibi bilip duruyorlardır. Buraya kadarsöylediklerimizin aynı zamanda hem dünya içindeki, hem de Türkiye içindekiDoğu ve Batı, Doğulu ve Batılı için olduğunu eklemeye gerek var mı? İyiama, bu Doğu ve Batı kelimeleri altında ne saklanıyor? Dünya içindeki Doğuve Batı bölünüşü, öz sınıf bölünüşünün nasıl bir uzantısı, dalı budağı ise,Türkiye'deki Doğu ve Batı illeri bölünüşü, esas itibarıyla sınıf bölünüşündendoğar. Fakat daha özel anlamı, ezen ulusla ezilen ulusun ilişkisi oluşundadır.Biz Türkiyemizden ayrılmayalım. Türkiye'de Doğu ve Batı bölünüşü ulusallık*bakımından nedir? Daha açık koyalım. Batıda egemen ulus Türk olduğunagöre, Doğuda hangi uluslar ezilendir?
* * *
Leave a Comment