Bu gecenin konusu; ayd\u0131n, onun toplumdaki sorumlulu\u011fu Avrupa, Asya ve di\u011fer \u00fclkelerde
nas\u0131l meydana geldi\u011fi, be\u015feri toplumlarda ve \u00f6zellikle kendi toplumunda ta\u015f\u0131m\u0131\u015f oldu\u011fu
mesaj gibi meseleler \u00e7evresinde olacakt\u0131r.
Ayd\u0131n meselesi, evrensel bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma ve ayn\u0131 zamanda sosyal ve b\u00f6lgesel y\u00f6nden \u00e7ok
\u00f6nemli, hassas ve temel bir meseledir. Ayd\u0131n meselesi, orta \u00e7a\u011fdan sonra s\u00f6z konusu ediliyor
ve onyedinci y\u00fcz y\u0131lda Avrupa'da ayd\u0131n kesimi ismiyle bir s\u0131n\u0131f olu\u015fuyordu. Ondokuzuncu
as\u0131rda Avrupa'da bu isim ve s\u0131fatlarla \u015fekil bulmu\u015f ayd\u0131nlar s\u0131n\u0131f\u0131 daha sonra Avrupa
d\u0131\u015f\u0131ndaki (Afrika, Asya ve Latin Amerika) \u00fclkelere n\u00fcfuz ediliyordu.
Kendisini, kendi ayd\u0131n\u0131n\u0131 tan\u0131mayan birinin, toplumu tan\u0131ma imkan\u0131 yoktur ve iddia etti\u011fi
g\u00f6revi ger\u00e7ekle\u015ftiremez. Yani, ayd\u0131n, ister \u0130ran, ister Afrika toplumundan veya Amerika
du\u011funu, tarih ve toplumun hangi \u015fartlar\u0131nda meydana geldi\u011fini ve bu \u00f6zelliklerin k\u00f6klerinin
nerede oldu\u011funu iyi bilmesi gerekiyor. (1)
Bu de\u011ferlendirmeden de anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, bizzat kendisi toplumu tan\u0131mal\u0131, gitmesi gereken ve
kitleleri s\u00fcr\u00fcklemesi gereken yollar\u0131 y\u00fcr\u00fcy\u00fcp, y\u00fcr\u00fctmelidir. Biz son asr\u0131n yar\u0131s\u0131nda, kendi
de\u011ferlendirmemizden ge\u00e7irece\u011fimiz bir ayd\u0131n s\u0131n\u0131f\u0131 olgusuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Her \u015feyden
\u00f6nce bu kesimi iyi bir \u015fekilde de\u011ferlendirme zorunlulu\u011funu hissediyoruz. Bunun yan\u0131nda,
gibi) \u00fclkelerde ayd\u0131nlar\u0131n Avrupa'daki bir kopyas\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclecektir. Bununla birlikte biz
Asya, Afrika ve Latin Amerika ayd\u0131nlar\u0131, Bat\u0131 ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n bir fotokopisi gibiyiz. Ne bir az\u0131
ve ne bir fazlas\u0131. Orjinalin bir kopyas\u0131 oldu\u011fumuzdan kendimizi tan\u0131mam\u0131z, kendi zaaf
noktalar\u0131m\u0131z\u0131, kuvvetli yanlar\u0131m\u0131z\u0131 ke\u015ff etmemiz, "orjinal kayna\u011f\u0131" tan\u0131y\u0131p, yorumlamadan
m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131r. Avrupa ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n, hangi \u015fartlarda geli\u015fmesini tamamlad\u0131\u011f\u0131, bu
s\u0131n\u0131f\u0131n \u00f6zellikleri, psikolojik, fikri, itikadi ve sanat zevkini hangi, tarihi ve sosyal atmosfer ve
\u015fartlarda kazand\u0131\u011f\u0131 gibi olgular k\u00f6kl\u00fc bir \u015fekilde ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. K\u0131saca s\u00f6ylemek gerekirse,
Avrupa ayd\u0131n\u0131n\u0131 tan\u0131madan, Asyal\u0131, Afrikal\u0131 ve \u0130ranl\u0131y\u0131 tan\u0131mak i\u00e7in yap\u0131lan yorumlar
devaml\u0131 olarak eksik, yanl\u0131\u015f yorumlar olacakt\u0131r...
dilimizde yanl\u0131\u015f mana verilmektedir. Daha ba\u015ftan ona y\u00fckledi\u011fimiz anlam ve s\u0131fat yanl\u0131\u015ft\u0131r.
Niteli\u011fin yanl\u0131\u015f olmas\u0131yla birlikte kendimize ayd\u0131n unvan\u0131n\u0131 vermemiz de buradan
kaynaklan\u0131yor. Avrupa'da, bizim kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131na ayd\u0131n 3oikledi\u011fimiz kelimenin asl\u0131
"intelijansiya"d\u0131r. Bu kelime mastard\u0131r ve onun s\u0131fat\u0131 da "Intellectual'dir. \u0130ntel-lectualin k\u00f6k\u00fc
"\u0130ntellecf'tir. "\u0130ntellect", yani beyin, zihin, ak\u0131l, kudret, idrak ve uyan\u0131kl\u0131k anlam\u0131na gelir.
s\u0131fatlar\u0131yla tan\u0131nan bir s\u0131n\u0131fa verilen add\u0131r. Yap\u0131lan bu a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6re toplumda uyan\u0131kl\u0131k,
tefekk\u00fcr ve bilin\u00e7 y\u00f6n\u00fc di\u011fer \u00f6zelliklerinden daha fazla olan intellectualdir. Ancak b\u00fct\u00fcn
bunlar l\u00fcgat anlam\u0131na g\u00f6redir. Ama bizim konumuza giren kavram olarak ayd\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu
konusuna gelince; ayd\u0131n (intellectual), d\u00fc\u015f\u00fcnce ve fikir konusunda \u00e7al\u0131\u015fan bir fert veya
s\u0131n\u0131ft\u0131r. Toplumun de\u011fi\u015fik s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131, i\u015fe veya toplumdaki \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n \u00e7e\u015fidine g\u00f6re taksim
ederiz. Genel olarak, el veya bedenle \u00e7al\u0131\u015fanlarla fikri sahada \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131 s\u0131n\u0131flara ay\u0131rabiliriz
i\u015f\u00e7iler gibi- bilek veya endam i\u015f\u00e7ileridir. D\u00fc\u015f\u00fcnce, fikir sahas\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fanlar, ayn\u0131 zamanda,
belirli bir yere kadar bedeni faaliyet de g\u00f6stermek durumundad\u0131r. Kalem tutmak ve ka\u011f\u0131t
\u00fczerine yazmak bedeni u\u011fra\u015flard\u0131r. Ayn\u0131 zamanda, \u00e7amur \u00e7i\u011fneme, ustaya tu\u011fla atma, veya
duvara tu\u011fla yerle\u015ftiren ustan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma gibi faaliyetlerde, zorunlu olarak ak\u0131l da
devreye girmelidir. B\u00fct\u00fcn bu faaliyetlerde, akl\u0131n faaliyetini durdurmak imkans\u0131zd\u0131r.
Bununla birlikte burada h\u00fck\u00fcm, "illiyet" h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. Yani, me\u015fguliyetlerinin arac\u0131 ve asl\u0131
beyinleridir. Bunlara, "entellekt\u00fcel" tabakas\u0131 diyoruz. As\u0131l i\u015fleri pazular\u0131na dayananlara da
i\u015f\u00e7i diyoruz. \u0130\u015f\u00e7iler yan\u0131 bedeni veya bile\u011finin g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re \u00e7al\u0131\u015fanlar. Bununla birlikte b\u00fct\u00fcn
d\u00fcnyada tan\u0131nan ve sosyal bilimlerce resmen bilinen ve bizim ayd\u0131n olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z
entellekt\u00fcel s\u0131n\u0131f, de\u011fi\u015fik fikri \u00e7al\u0131\u015fma b\u00f6l\u00fcmlerine ayr\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6rnek olarak, \u00f6\u011fretmenler,
\u00fcniversite hocalar\u0131, avukatlar, hakimler, siyaset\u00e7iler, hareket liderleri, gazeteciler, muhabirler,
m\u00fctercimler, yazarlar, \u015fairler, ressamlar, heykeltra\u015f\u00e7\u0131lar, sanatkarlar, m\u00fchendisler, doktorlar,
ilim sahas\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fik dallar\u0131ndaki uzmanlar, edebiyat\u0131n de\u011fi\u015fik sahalar\u0131n\u0131n uzmanlar\u0131,
psikologlar, alimler, mezhep alimleri, feylosoflar, tarih\u00e7iler ve bunlar\u0131n benzerlerinin tamam\u0131
entellekt\u00fcel-dir.
Bunlar\u0131n hepsi entellekt\u00fcel s\u0131n\u0131f\u0131na girer. Bizim m\u00fctercimlerimiz ve yazarlar\u0131m\u0131z bu kelimeyi
fars\u00e7aya terc\u00fcme edince ayd\u0131n kelimesini kulland\u0131lar. Yanl\u0131\u015f buradan ba\u015flad\u0131 ve bu yanl\u0131\u015f
kafalara yer etti. \u00d6yle ki, h\u00e2l\u00e2 varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyor. Acaba b\u00fct\u00fcn bu gruplara ve gruplardaki
fars\u00e7a bir kelimedir. Manas\u0131 da a\u00e7\u0131k bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye sahip olmakt\u0131r. Bu kelimenin Fransa'da ve
ingiltere'de bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Bu kelime Fransa ve Frans\u0131z edebiyat\u0131ndan gelmedir. Frans\u0131z
dili ve edebiyat\u0131 bizim tahsil etmi\u015flerimiz aras\u0131nda yayg\u0131n oldu\u011fu bir zamanda Frans\u0131zca di-
linde ayd\u0131n kelimesinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131" Keli ru ya" idi; yani ayd\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc...S\u0131n\u0131rl\u0131, durgun olmayan
ve donuk d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen adamlar. Ayd\u0131n ve a\u00e7\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler... Kendi zaman ve konumlar\u0131na,
memleketinin konumuna, toplumlar\u0131nda s\u00f6z konusu olan meseleye te\u015fhis koyarlar. En sa\u011fl\u0131kl\u0131
\u015fekilde yorumlar ve sonu\u00e7 \u00e7\u0131kararak, bir di\u011ferinin anlamas\u0131n\u0131 sa\u011flarlar. \u0130\u015fte bu adamlar
ayd\u0131nd\u0131r, yani "keliruya"d\u0131r. Kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fu, toplumun i\u00e7inde bulundu\u011fu meseleleri ve
konusu bu sahalarda \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na ra\u011fmen, iyi de kavrama yetkisine sahip olabilir. Elbette fikir
sahas\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan\u0131n aksine.. Bunun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerinedir ve bundan dolay\u0131 da
entellekt\u00fcel say\u0131l\u0131r; ama ayd\u0131n de\u011fildir. Her zaman, y\u00fcksek tahsil, \u00fcst d\u00fczeyde e\u011fitim g\u00f6r\u00fcp
diploma alm\u0131\u015f, belirli bir ilmi seviyeye sahip olup da, fikri sahada faaliyet g\u00f6steren bir\u00e7ok
insan\u0131n "b\u00fcy\u00fck ay\u0131" kadar meseleyi anlamad\u0131klar\u0131n\u0131 devaml\u0131 olarak g\u00f6rmekteyiz. Bunlar
"keliruya"d\u0131rlar. Bunlar ayd\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc ve ayd\u0131n anlay\u0131\u015fl\u0131 de\u011fillerdir. Ama i\u015fleri fikir sahas\u0131n\u0131
kaplar, yani entellekt\u00fceldirler. Ancak ayd\u0131n say\u0131lmazlar. Buna g\u00f6re bankada memurluk yapan,
s\u0131n\u0131flarda ders veren \u00f6\u011fretmen, gazete muhabiri, her t\u00fcrl\u00fc resim yapan, her t\u00fcrden \u015fiir okuyan,
m\u00fctercim olan ve hatta sa\u00e7ma da olsa istedi\u011fini terc\u00fcme edenlerin tamam\u0131 fikir sahas\u0131
i\u015f\u00e7ileridirler ve entellekt\u00fcel s\u0131n\u0131f\u0131na girmektedirler.Acaba bunlar ayd\u0131n m\u0131d\u0131rlar? Di\u011fer delil
Yap\u0131lan a\u00e7\u0131klamalar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, bu de\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcne g\u00f6re ayd\u0131n; bir ferdin d\u00fc\u015f\u00fcncesine verilen
s\u0131fatt\u0131r. Entellekt\u00fcel ise, bir ferdin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na verilen s\u0131fat\u0131 olu\u015fturur. Bu esasa g\u00f6re baz\u0131
ayd\u0131nlar entellekt\u00fcel, baz\u0131lar\u0131 ise de\u011fildir. Yine bu esasa g\u00f6re baz\u0131 entellekt\u00fceller ayd\u0131nd\u0131rlar
ve baz\u0131lar\u0131 ayd\u0131n de\u011fildir. (2)
Bu esasa g\u00f6re, ayd\u0131n bizim tasavvur etti\u011fimiz gibi entellekt\u00fcelin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmamal\u0131d\u0131r. Ayd\u0131n
ve entellekt\u00fcel umumi ve hususi y\u00f6nden birbiriyle baz\u0131 y\u00f6nlerden s\u0131n\u0131rl\u0131 olarak irtibatlar\u0131 olan
iki genel kelimedir. Mant\u0131k\u00e7\u0131lar\u0131n tabiriyle b\u00f6yle bir ili\u015fki i\u00e7erisinde olan bu iki kelime, e\u015fan-
laml\u0131 da de\u011fildir. Bunun i\u00e7in Fars\u00e7a'da entellekt\u00fcel yerine ayd\u0131n kelimesi kullan\u0131lmamal\u0131d\u0131r.
Avrupal\u0131lar\u0131n entellekt\u00fcel kelimesinin ger\u00e7ek kavram\u0131n\u0131 ve anlam\u0131n\u0131 biz Fars\u00e7a konu\u015fanlar\u0131n
dedi\u011fimiz entellekt\u00fcelin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak, tahsil g\u00f6rm\u00fc\u015f ve diplomal\u0131 tabirini kullan\u0131yorum.
Evet, her tahsil g\u00f6rm\u00fc\u015f entellekt\u00fcel dir. Neden? \u00c7\u00fcnk\u00fc tahsil g\u00f6rm\u00fc\u015f ve onun vesilesiyle \u00e7a-
l\u0131\u015fmaktad\u0131r. Tahsil, yani daha sonra toplumda onun vesilesiyle \u00e7al\u0131\u015fan bir fikri yat\u0131r\u0131m. Tahsil
seviyesi artt\u0131k\u00e7a, bu sahada faaliyet g\u00f6steren ferdin entellekt\u00fcel \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc de art\u0131\u015f g\u00f6sterecektir.
Entellekt\u00fcel ve entellekt\u00fcel olmayan aras\u0131nda de\u011fi\u015fik ili\u015fkiler vard\u0131r. Buna ilave olarak,
de\u011fi\u015fik derecelerde mevcuttur. Baz\u0131lar\u0131 da bunlar\u0131n ortas\u0131nda yer al\u0131r. Daktilocular gibi. Bir
yandan bedeni faaliyet i\u00e7erisindedir-ler ve di\u011fer yandan da d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir i\u015fle me\u015fguld\u00fcr. Yani
hem de fikir i\u015f\u00e7isidir. Buna ilave olarak zevk i\u015f\u00e7isi olarak da say\u0131l\u0131r. Ba\u015fka bir tabirle hem
entellekt\u00fceldir ve hem de el sanat\u00e7\u0131s\u0131. Bu \u00f6rnekler aras\u0131na, tekneyle har\u00e7 ta\u015f\u0131yan in\u015faat
i\u015f\u00e7isini de katabiliriz. Bu, y\u00fczde doksan dokuz bedeni faaliyet g\u00f6steriyor. Filozof ise, bunun
aksine y\u00fczde y\u00fcz fikri \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7indedir. Bir \u015fair, yazar, m\u00fctercim ve buna benziyenler kendi
sahalar\u0131nda, fikir faaliyetinin zirvesinde yer al\u0131rlar.
Leave a Comment