Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
4Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
pozitivizm-jön türk

pozitivizm-jön türk

Ratings:

4.0

(1)
|Views: 1,030|Likes:
Published by calibann

More info:

Published by: calibann on Jul 18, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/11/2014

pdf

text

original

 
1860-1908 YILLARI ARASINDA OSMANLIDEVLETİ'NDEKİ POZİTİVİST VEMATERYALİST AKIMLARDA 
"KÜLTÜREL DEĞİŞME" 
OLGUSU
ismail ENGİN*
GİRİŞ
Osmanlı Devleti, bir imparatorluktu. XVII. yüzyıla kadar olan
klasik dönemde
Osmanlı İmparatorluğu uygarlığın -o zamanki çağ-daş uygarlığın- en üst seviyesine ulaşmıştı. Ancak, XVII. yüzyıldansonra imparatorlukta
çözülme
ve
çöküş
başlamıştı. Bu
çöküş döne-minde
İmparatorluk artık o zamanki çağdaş uygarlığın gerisindeydi.Neydi, zamanın en büyük, üzerine övgüler düzülen, korkuyla bir-likte saygı uyandıran İmparatorluğunu çözülme ve çöküş döneminegetiren olgular?
Rönesans
ve
reform
atılımlarını gerçekleştirmiş,
aydınlanmaçağım
yaşayan ve XVII. yüzyılın ortalarından itibaren de
sanayi devrimini 
gerçekleştirmeye başlayan Avrupa için, niçin XVII. yüz- yılın son çeyreğinden sonra
:
ki bir zamanların Roma İmparatorluğuile karşılaştırdığı- Osmanlı İmparatorluğu bir tehlike halinden çık-mış ve
"Doğulu" 
olarak görülmeye başlanmıştı. Bir zamanların en büyük 
"Batı" 
imparatorluğu neden artık 
"Doğulu" 
olarak algılanı-
 yordu?
1789 Fransız Devrimi, oluşturduğu
milliyetçi akımlarla
tümdünya devletlerini etkiler ve imparatorluklarını kökünden sarsar-ken, birçok ulustan/etnik gruptan oluşan Osmanlı imparatorluğu, bundan payım nasıl almıştı?
* Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Halkbilim Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi.
 
180 İSMAİL ENGİN
Bu türden soru ve sorunlar özellikle XIX. yüzyıl Osmanlı ay-dınlarının yanıt aradığı sorular, çözümlemeye çalıştığı sorunlardı. Ancak hepsi için ortak olan olgu,
"değişme" 
idi. İmparatorluk deği-şen dünyaya ayak uyduramamıştı. Temel imparatorluk felsefesi,
"en mükemmel sistemin Osmanlı'da uygulandığıydı
ve
"diğerleri 
buna ulaşamazdı" 
bile. Bu nedenle, sistem, mükemmel olduğu için,
"değişmeme" 
üzerine kurulmuştu. Değişmeme felsefesi o kadar ile-ri gitmişti ki,
1839 Tanzimat Hareketi 
ve
1876 
ile
1908 Meşrutiyet-leri 
hep sistemin
iyi işlememesi 
üzerine yapılan düzenlemelerdi:Sistem mükemmeldi, ancak iyi işlemiyordu. Açıkça görülüyor ki, İmparatorluk, özellikle XIX. yüzyılda ka-pitalistleşen Avrupa karşısında değişememenin getirdiği
sancıları
çekiyordu. Osmanlı aydınlan ise, bu sancılan hafifletmek üzere re-çeteler sunuyorladı. Reçeteler ise,
Avrupa merkezli 
düşünce akımla-nndan kaynaklanan
çareleri 
öngörüyordu. Çareler, Osmanlı'nın de-ğişmesi üzerine kuruluyor, sanayiden eğitime kadar çözümler içeriyordu. Osmanlı aydınlannı XIX. yüzyılın ikinci yansından iti- baren etkileyen iki önemli düşünce akımı
pozitivizm
ve
materya-lizmden
kaynaklanan çözümler ise, tartışmaya açılıyordu.İşte, böyle bir durumda Osmanlı'nın geleneksel düzeninin deği-şimi için, 1860-1908 yıllan arasında önerilen pozitivist ve materya-list kökenli reçeteler, bu çalışmanın içeriğini oluşturmaktadır.
I. ANAHTAR KAVRAMLAR 
1.1. Değişme
Değişme, bir bütünün öğelerinde, öğeler arasındaki ilişkilerin yapısında daha önceki durumlara göre farklılıklar gözlemlenmesi-dir (Güvenç 1976: 197). Değişme, aslında hiçbir doğrultuyu ifadeetmeyen bir kavramdır (Tezcan 1984: 2). Her 
"gelişme" 
ya da
"ge-rileme
bir tür 
"değişme" 
olduğu halde;
"değişme" 
kendi başınaolumlu ya da olumsuz bir yön belirlemez, kesin bir değer yargısı ta-şımaz (Güvenç 1976: 3).
1.2. Kültürel
Değişme
Kültürel değişme,
kültürel sistemin
öğelerinde ve öğeler arasın-daki ilişkilerin yapısında oluşan farklılaşmadır. Üç önemli etkeni vardır: Zaman, mekân/uzam ve insan/toplum. Bu anlamda üç et-kenden birinin önceki duruma göre farklılık göstermesi, kültüreldeğişmeyi oluşturur.
 
1860-1908 Osm. Dev.'nde Pozitivist ve Materyalist Akımlarda
"Kültürel Değişme" 
Olgusu
\f$\
Değişme, uyum yoluyla gerçekleşir. Gerçi doğal koşullar kül-türel özellikleri belirleyecek kadar etkili ya da güçlü değildir amakültürler, zaman boyutu içinde, doğal çevreye uyum gösterirler.Kültürel değişme, sistemin bütünlüğünde hemen gerçekleşiverrhez.Sistemin belli bir kesimindeki değişmeler, geri kalan kurumlan, bu yeni duruma uymaya zorlar.
Bazı
durumlarda geri kalan kurumlar değişmeyi frenleyip yavaşlatmaya; bazı durumlarda ise destekleyiphızlandırmaya çalışır. Fakat hemen hemen her kültürel değişmeolayında, kurumlararası bir 
farklılaşma
ortaya çıkacaktır. (Güvenç1979: 105-106).
1.3. Pozitivizm
 XIX. yüzyılın ilk yansında A. Comte tarafından kullanılan po-zitivizm kavramı, felsefeyi bilimselleştirmek ve Avrupa'nın içinde bulunduğu
anarşik 
ortama bir yön verecek 
toplumbilimi kurmak 
amacıyla ortaya atılmıştır. Bu anlamda pozitivizm, bir yandan
bi-limler felsefesi,
diğer taraftan bir 
politika
ve
dindir.
Pozitivizm,duygularla hissedilebilir dış dünyanın olaylanyla yetinmek isteyen ve başka kökenli her bilgiyi değersiz olarak kabule yönelen her dü-şünce sistemine verilen addır. Bu açıdan pozitvizm, algılanabilir olaylan ve onlann kanunlannı deney ile incelemeyi konu edinir.(Korlaelçi 1986: 15-17).Pozitivizme göre, toplum, canlı bir organ gibidir. Toplumlar  başlıca üç gelişme aşaması geçirmiştir: İdare sistemi
teokrasi,
ege-menlik sistemi
askeri 
olan, düşünce sisteminin
teolojiye
dayandığıaşama, ilk aşamadır.
Metafizik 
aşama ise ikinci aşamadır ve insan/toplum yaşamını gizli güç/kuvvetlerin yönettiğine inanılan bu aşa-mada yönetim sistemi
monarşidir;
egemenlik ise
hukuka
dayalıdır.
Pozitivizm
son ve
bilimin
düşünceye egemen olduğu aşamadır. Yö-netim sistemi
cumhuriyettir;
toplum yaşayışına egemen olan güçise
endüstridir 
(Yasa 1967: 9).Pozitivizme göre bilinebilir olan yalnızca olgulardır. Pozitif bi-limden başka bilim yoktur. İnsanlığa, hiç bir insanüstü varlığa da- yanmayan ve insan sevgisinden doğan yeni bir 
insanlık dini 
gerek-lidir. Bu din, pozitif nedenlerin üstüne kurulmalı, teolojiye olduğukadar metafiziğe de sırt çevirmelidir (Hançerlioğlu 1982: 289).Deneyle sağlanamayan her bilgi, teolojik veya metafiziktir. Po-zitivizm, toplumu bilimsel bilgi ile
düzenlemek 
amacındadır (Bolay 1981:226-230).

Activity (4)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
afozkalay liked this
Noctuary liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->