Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
4Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Aydinlik_Dergisi_Degerlendirmesi

Aydinlik_Dergisi_Degerlendirmesi

Ratings: (0)|Views: 524 |Likes:
Published by kurtweb
Aydılık Dergisi'nin sosyalist değerlendirmesi ve 30 Yılın Aydınlık'ından Seçemeler
Aydılık Dergisi'nin sosyalist değerlendirmesi ve 30 Yılın Aydınlık'ından Seçemeler

More info:

Categories:Types, Research, History
Published by: kurtweb on Sep 24, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/07/2012

pdf

text

original

 
Aydınlık:Solun Günahlarının Kefareti mi,Solda Bir Serdümen mi?
Melik Kara
1. Giriş
19 Aralık 2000 sabahı hapishanelerdeki devrimcilere yönelik askeri operasyonu alkışlayan, bu konudadevlet yetkilileri arasında çıkan tartışmada 'sert önlemler alınmasını ve bunda kararlı olunmasını'savunanlardan yana olan ve sol hareketten sayılan bir politik akım...Hayır. Aydınlık, 19 Aralık konjonktüründe solda değildi; tam karşıdaydı. Ama Aydınlık, bir tarih olarak 19Aralık dahil, solcu bir harekettir. Aydınlık, 1970'li yılların sonlarına yetişen devrimciler kuşağının önemli bir kısmı için devletle işbirliği içinde bir akımdı -aynı düşünceyi hala koruyanlar var-, fakat Aydınlık, üzerindengeçen yirmi yıldan sonra görülüyor, devrimcileri ihbar ederken de soldaydı; bugün, 19 Aralık'ta devlettarafını alkışlarken de soldadır."Kürde sıkacağınız iki mermiden birini bana ayırın" diyen Perinçek de solcudur, "Sahte solcular, ABD'ningüdümünde devlete karşı savaşıyor" diyen Perinçek de solcudur.Aydınlık hareketi, tarihsel-politik olarak her zaman soldaydı, bugün de soldadır. Aydınlık hareketi, pratik-politik olarak, 19 Aralık'ta solda değildi, 1979'da da solda değildi; ama Aydınlık hareketi, 1990'da ulusalhareketin yanında devlete karşı mücadele ederken pratik-politik olarak solcuydu.
***
Aydınlık hareketi, Türkiye solunun bağımsız değişkenlerinden ve kerteriz noktalarından biridir. Solubütünlüklü bir anlamanın konusu yapmak, özellikle son altı-yedi yılda, Aydınlık olmadan mümkün değildir.Aydınlık, bu dönemde öne çıkan bir özellikle, solun eksenlerinden biridir.Günümüzde eğer liberal eğilime dönük değilse, sol harekette yer alanların kendilerini Aydınlıkçılığınetkilerine kaptırmamak için çaba göstermeye ihtiyaçları var. Deyim yerindeyse, bir anlamda, Türkiyesolunda, liberal dalgaya karşı duran her politik kesimin, 'geniş anlamda' Aydınlıkçı bir yönü olduğu ilerisürülebilir. Burada, kerteriz noktalarından birinin de liberal ideo-politik akım olduğu anlaşılmış oluyor.Türkiye solunun kerteriz noktalarının üçüncüsü devrimci harekettir. Türkiye solundaki gelişmeleri, varlığınıdevlete karşı fiili devrimci konumlanışta bulan kesimini hesaba katmadan anlamak da eksikli olmakdurumundadır.Türkiye'de liberal alanda kalmayan reformist solun tümü Aydınlıkçı paradigmanın içinde hareket ediyor.Eylemli varoluş bir yana bırakılacak olursa, varoluşun 'sözlü' formları açısından, sol hareketin devrimcikesimlerinin de kendilerini Aydınlıkçı paradigmadan 'sözlü' olarak ayırmaya ihtiyaçları var.Aydınlıkçılık elbette ve kesin olarak devrimci olmayan, bazı konjonktürlerde karşı-devrimin sol içindekimızrağı işlevini üstlenen ve üstlenebilecek bir politik odağı temsil ediyor. Sola karşı devlet tarafında fiilenyer alış, 'sol içinde' Aydınlıkçılığa has bir özellik olarak kabul edilir. Ancak unutulmamalıdır; Aydınlıkçının buhusustaki tek 'suç'u, tutarlı olması ve görüşlerinin sonuçlarını kovalamaktan kaçınmamasıdır. Çünkü, solhareketin tarihinde ve bugününde, devleti anlamaya ilişkin bir tarz, hiç de Aydınlıkçılara özgü sayılamaz.Tersine, bu tarzı miras alan Aydınlıkçılar, ona bir politik uygulama boyutu 'kazandırmışlardır'. Aydınlıkçılık,yörüngesinde hareket eden ve Türkiye solunun kahir ekseriyeti tarafından meşruiyeti sorgulanmayanbirtakım ideolojik ve teorik görüşlerin, politik alana taşınmış, orada da yaratılmış, bu anlamda cesur ve tipik
 
olarak bütünlüklü karşılığından çok başka bir şey değildir. Böylece, sol hareketin Aydınlık'ın miras aldığıtarihi de Aydınlıkçılığın hanesine yazılmış oluyor.Aydınlıkçılığın Aydınlıkçılar tarafından edinilmiş, ve her bir ‘politik dönem’de çarpıcı biçim değişikliklerineuğrayan tarihsel tarzı, solun (ve Aydınlıkçılığın 'sağı'nın da) birçok öznesinde özel bir rahatsızlıkkonusudur. Fakat, bu epeyce öznel duygudan uzak olmaya çalışmak, Aydınlıkçılığın Türkiye solunun hemtarihsel, hem güncel etki alanını net olarak görmek için gerekli olmaktan da çok, zorunludur. Aydınlıkçılık,Aydınlıkçıların varlıklarıyla oluşturduğu alanı kat be kat aşan bir ideo-politik akımdır.Bugün Türkiye'de Aydınlıkçı dalganın etkisine karşı bağışıklık kazanmanın verili sadece iki yolu bulunuyor:İdeolojik bir sol yönelim olarak liberalleşmek, politik bir varoluş tarzı olarak pratik-politik devrimcilik. Pratik-politik devrimciliğin bir yandan liberal sola, diğer yandan devlet soluna karşı ideolojik-politik mücadeleyürütmesi kolay değil.Öte yandan, Türkiye'de pratik-politik devrimciliğin, bir yönüyle, soldaki liberal cereyandan ideolojik ve politikolarak etkilendiği bir gerçektir. Bu, esasen yaşamın ittiği bir etkilenimdir. Zira, liberal sol, devrimci politiksolun devlete karşı mücadelesinde en azından zayıf ve kısmi bir tarzda yanında bulduğu bir eğilimdir.Öte yandan, pratik-politik devrimcilik, 'ulusal sol'
diye yanlış anılan eğilimin etkisinden de ideolojik olaraktümden bağışık değildir. Bu, pratik-politik devrimciliğin, gerçeğin çelişkili öğelerini gören 'kanatlı doğası'nauygun bir durum arzediyor ve ilke bakımından, devrimciliğin sürmesine halel getirmedikten sonra bir sorunolmadığı kabul edilmelidir.Aydınlık, her mücadele döneminde, Türkiye solunda bir eğilimin başlatıcısı ya da etkili başlatıcısı olmuştur.Türkiye'ye Maoculuğu Aydınlık sokmuştur. Üçlü blok denilen örgütleri Aydınlık ideolojik nüfuzuna almıştır.1978'den itibaren etki kanallarını iptal ettirecek ölçüde tecrit ve düşmanlık politikası gütmüştür. Kürt ulusalhareketinin Batı'da etkili bir nefes borusu yaratmasına ve bu hareketin Türkiye kamuoyu nezdinde etkisininartmasında Aydınlık tayin edici olmuştur. Türkiye solunda, daha sonraki yıllarda politik nedenlerin itilimiylede artan laiklik yelkeninin rüzgarını önemli ölçüde Aydınlık şişirmiştir. Körfez Krizinde anti-emperyalisttutumun öne çıkmasında Aydınlık etkin olmuştur. En son, tarihsel sola kaçış eğiliminin öncüsü Aydınlıkolmuştur.Dönemleri içinde ve otuz yılı boyunca, aktarmalarla görülecektir, tek bir Aydınlık yakalamak gerçekten çokzordur. Aydınlık, çeşitli temel görüşlerinde dönem dönem, bizzat kendi sözcülerinin diliyle "karşıt" olaraknitelenen görüşler savunmuş bir gelenektir.Onyıllar tutan bütün kariyeri aynı argümanları telaffuz etmekle geçmiş olmanın pragmatist geleneklerigüçlü bir toplumda başlı başına bir olumluluk sayıldığı gerçektir. Fakat, politik yönelim ve elbette görüşdeğiştirmenin bir küfür olmadığı bu çalışmaya öngelen politika anlayışının temellerinden biridir. Aydınlıkgeleneği, otuz yıl civarındaki varlığı boyunca birkaç kez 'stratejik’ değişimler yaşamıştır.Sol hareketin diğer akımlarında yer alanlar için Aydınlık'a yoğun ve derin bir öfke duymamak çok zordur.Çünkü Aydınlık'ın, sol harekete dönük ibret verici bir pratikler tarihi vardır. Bu, devlet güçlerine ihbar etmekten provokatör ilan etmeye, 'sahte sol' saymaktan çeşitli gizli servislerin ajanı ilan etmeye kadar giden ve Aydınlık'ın tarihinin en az iki 'dönem'inde görülen bir pratiktir. Vahim olanı, Aydınlık'ın halen içindeolduğu 'dönem'in bu niteliği barındırıyor olmasıdır.Aydınlık, çeşitli olumsuz-olumlu nitelikleriyle, Türkiye sol hareketinin temel bileşenlerinden biridir. Temel bir damardır. Solda potansiyel ya da açığa çıkmış bir eğilimi kristalize olarak temsilde Aydınlık'tan öne çıkmışbir örneği bulmak hiçbir zaman mümkün olmamıştır. Aydınlık, ne yaptıysa etkili yapmış, etkiler yaratmıştır.Aydınlık, güçlü ve kendine güvenli politik vurguların yapıldığı bir odaktır.Aydınlık, pratik-politik karakter itibarıyla net bir şekilde her zaman reformist olmuştur. Aydınlık, yaklaştığı ikidönem dahil, hiçbir zaman devrimci bir hareket olmamıştır. Somut bir konjonktürdeki eylemli varoluşuyla,eşanlamda pratik-politik olarak Aydınlık, reformcu bir sol politik akımdır. Aydınlık, tarihinin iki döneminde,pratik-politik bakımdan solun karşı tarafında, devletin yanında sayılmayı hak eden bir pratikler dizisininsahibidir.
Perinçek'in portresi
"Üstünlük, bir kimsenin kendini başkalarından daha çok zorlamasıdır." (Ortega Y Gasset)Bir birey olarak Doğu Perinçek, Türkiye sol hareketinin yarattığı -herhalde- en bütünsel kişiliktir. Perinçek,kesintisiz olarak otuz küsur yıl boyunca bir hareketin odağında mücadele yürütüyor. O, teorisyen, stratej,
 
örgütçü, politikacı, ajitatör niteliklerinin tümünü otuz yıl boyunca önder konumlarda koruyabilmiş biridir.Perinçek bu bakımdan her türlü övgüyü hak ediyor. Ağır ve mahcup edici başarısızlıklar yaşamıştır;bunların birçoğunun farkında olduğu kesindir. Perinçek ancak Öcalan'la karşılaştırılabilir; mesela Perinçekdevrimci olmayı hiçbir zaman göze alamamıştır, Öcalan gibi plebyen özelliklere sahip değildir, onun gibimesihvari bir misyonu zımnen de olsa taşımaz, akıllara hitap edişiyle tam bir laik liderdir.Hikmet Kıvılcımlı'nın, 1970'te yazdığı "Devrim Zorlaması ve 'Devrimci' Zortlaması" başlıklı yazıda,"sosyalist kuşaklar"ı ele alırken "enyeni sosyalistler" arasında saydığı iki kişiden biri Doğu Perinçek'tir.
Doğu Perinçek'i, kişisel olarak olumlamanın hiçbir mahzuru yok. Politik görüşlerinin ne kadar uzağındave karşısında olunursa olunsun, Perinçek'i otuz küsur yıl boyunca başında olduğu hareketi anlamakiçin olumlamak gerekiyor. Aydınlıkçılık'a ilişkin reddedilmesi zorunlu birçok özellik, Perinçek'in kişiliğindeçok önemli meziyetler oluyor. Türkiye solunda, lideri ile anılmak konusunda öne çıkan iki-üç harekettenbiri Aydınlık olmuştur. 'Apoculuk'un çok daha kapsamlı boyutları bir yana bırakılacak olursa, Perinçek,hareketiyle özdeşleşmiş, birlikte anılma konusunda belirginlik kazanmış ve tamlık anlamında kıyas kabuletmez bir örnektir. Örneğin, 1970'li yıllardan beri devrimci bir hareketin başında bulunan Dursun Karataş'ın,Perinçek türünden 'tam' bir emsal teşkil etmediği söylenebilir.Perinçek'i, bağımsız değerlendirmelerden ziyade, birkaç olaydaki tutumu bağlamında yansıtmak dahayararlı olabilir:
1)
"Yürüyün benim aydınlık alınlı Jön-Türklerim!"Tarih sizin arkanızdadır. Siz Taif zindanlarında boğulamayan Mithat Paşa'larsınız; Erzurum Tabyası'ndaNene Hatun'larsınız." ' Felek bütün cefasun toplasın gelsin. Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten' diyen arslan yeleliNamık Kemal'le birlikte yürüyorsunuz."Ayak seslerinizde, 'Zulmün topu var, kalası var, güllesi varsa, hakkın da dönmez yüzü, bükülmez bileğivar' diyen Tevfik Fikret'in gür sesi yankılanıyor.(...)"
Bu coşkulu kalem, uzakta olduğu geçmişin anısına destanlar yazmıyor. O, içinde kanıyla canıyla olduğu bir süreci böyle yaşıyor. Doğu Perinçek, (oğlunun da aralarında bulunduğu) İşçi Partili gençlerin "BağımsızlıkYürüyüşü" adıyla yaptıkları ve "sahte solcular"la çatışma çıktığı, kolluk kuvvetleri tarafından zorluk çıkarılaneylemle ilgili bunları yazıyor. Son yıllarda solda, zaferine inanan bu derece coşkulu bir yazıya tesadüf edilemez. Kendine inanan, inancını cesaret ve coşkuyla yaşayan biri var bu sözlerin ardında...
2)
19 Ağustos 1991’de Sovyetler Birliği’nde Gorbaçov’a karşı bir askeri darbe yapılır. Darbenin ertesigünü, (20 Ağustos 1991 tarihli) Milliyet Gazetesi, "Türk sosyalistleri ne diyor?" başlığı altında, aralarındaPerinçek'in de bulunduğu kimselerin konuyla ilgili görüşlerini aktarır. Dördü de politik faaliyeti uzun yıllar en üst konumlarda sürdürmüş olan "Türk sosyalistleri"nin konuyla ilgili değerlendirmelerinin çok izlenimsel,bütünlükten yoksun ve politik tutum almaya elverişsiz olduğu görülür.Zamanın Sosyalistlerin Birlik Partisi’nin Genel Başkanı Sadun Aren: “Gorbaçov çok olumlu gelişmelerinönünü açmıştı. (...) Benim için şahsen hem olumlu, hem olumsuz duygular uyandırdı. Bu gelişmelerinuluslararası ilişkilere yansıyacağını sanmıyorum.”Türkiye Birleşik Komünist Partisi Genel Başkanı Nihat Sargın: “Olayı yeni duydum. Henüz bir şey söylemekzor. Biraz beklemek gerek. Şu veya bu şekilde ne kadar basit olursa olsun, bir yorum yapmak oldukça zor.”Aynı partinin Genel Sekreteri Haydar Kutlu: “Gorbaçov’un olağan ve demokratik bir yöntemle görevdenuzaklaştırılmadığı açık. (...) Tek kelime ile üzüntü verici. Olumsuz sonuçlar doğuracağından kaygıduyuyorum.”Mehmet Ali Aybar (TİP eski Genel Başkanı): “Gelişmeleri henüz izleyemedim. Benim tahminim belki tutucuçevrelerin bu hareketi yaptığı yönünde. Ancak her şeyi öğrenmeden yorum yapmak istemiyorum.”Ama ne istediğini bilen, nereye vuracağından emin, bütünlüklü bir açıklama getirebilen birinin, SosyalistParti Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de görüşleri vardır aynı sayfada: “Sovyet hakim sınıfı içinde ikikamp vardı. [Daha sonra Rusya devlet başkanı olacak Boris Yeltsin ve siyasal bürokrasiden bahsediyor.]Gorbaçov bu iki kanat arasında dengeleri kullandı. (...) Bugünkü darbenin daha çok merkezi siyasalbürokrasiden geldiği yönünde işaretler var. Bunun uluslararası alana yansıması SSCB’nin ABD’nin dünya jandarmalığına karşı koyan politikalar geliştirmesi, bu arada Almanya ve Japonya ile ABD arasındaki

Activity (4)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
steve_y liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->