arac
ı
l
ı
ğ
ı
ile Atatürk Haftas
ı
düzenlemesi Türkiye'de, sosyalistlerin Atatürk'edönme ile (sosyalizme dönmeyi) bir ve ayn
ı
anlamda kullanman
ı
n uyand
ı
rd
ı
ğ
ı
kayg
ı
olsa gerek. Bir k
ı
s
ı
m sosyalist yazarlar, Atatürk'ün Kurtulu
ş
Sava
ş
ı
s
ı
ralar
ı
ndasöylemi
ş
oldu
ğ
u sözleri sosyalizm için bir senet saym
ı
ş
lar onun halkç
ı
l
ı
k,devletçilik ilkelerini böyle bir amaca yönelmenin belirtileri olarakyorumlam
ı
ş
lard
ı
r.Konuyu gün
ı
ş
ı
ğ
ı
na ç
ı
karmak için, Atatürk'ün kurdu
ğ
u Cumhuriyet rejiminin bat
ı
demokrasilerine mi, yoksa sosyalist demokrasiye mi imkân haz
ı
rlad
ı
ğ
ı
n
ı
objektifolarak ele
ş
tirmek gerek.Atatürk'ü burjuva demokrasileri kendi saf
ı
nda görmek istedi
ğ
i gibi,Türkiye'deki sosyalist ak
ı
m da onun devrimlerini sosyalizm için bir temel veba
ş
lang
ı
ç saymaktad
ı
rlar. Bu ne dereceye kadar mümkündür Kemalizmden sosyalizmegeçilebilir mi? Bunun da aç
ı
klanmas
ı
gerekmektedir. Bu türden yorumlar
ı
n ilerideuzun uzad
ı
ya üzerinde duraca
ğ
ı
z ve onlar
ı
tart
ı
ş
aca
ğ
ı
z. Yaln
ı
z
ş
u kadar
ı
n
ı
söyleyelim ki, sosyalist dünya, hiçbir zaman Atatürk'ü kendisinden saymam
ı
ş
veona, çe
ş
itli ülkelerdeki sosyalist ak
ı
mlar söz konusu edilirken, az veya çokherhangi bir yer ay
ı
rmam
ı
ş
t
ı
r.Gerek ilerici ve gerek gerici, gerek sa
ğ
c
ı
ve gerekse solcu, gerek sosyalistveya komünist ve gerekse sömürge demokrasilerinin savunucular
ı
olsun, tümü,Atatürk'ü ele ald
ı
ğ
ı
zaman, onun dü
ş
ünce ve hareketlerinden kendi lehlerine baz
ı
deliller bulmaya çal
ı
ş
makta birle
ş
mi
ş
bulunuyorlar. Demek ki, kimse Atatürk'ünve onun devrimlerinin gerçek yüzünü, niteliklerini objektif olarak incelemekistemiyor. Çünkü kimsenin gerçe
ğ
i ara
ş
t
ı
rmaya niyeti yok. Herkes kendisine görekurulu düzenli bir ''tabu'' aramakta, herkes Ortaça
ğ
yorumlar
ı
na uyarak,Atatürk'ün sözleri üzerinde tefsirler yapmak suretiyle gerçe
ğ
i de
ğ
il, kendikanaatlerini savunmak çabas
ı
nda... Daha ba
ş
ka bir deyimle, her sosyal ve politike
ğ
ilim onu kendi saf
ı
nda görmek ve göstermek kayg
ı
s
ı
ndad
ı
r.
Ş
uras
ı
n
ı
da söyleyelim ki, Atatürk'e kar
ş
ı
duyulan bu sonsuz hayranl
ı
ğ
ı
ngerisinde birtak
ı
m ç
ı
karlar çöreklenmi
ş
tir. Mahmut Esat Bozkurt gibi gerçektenAtatürk'e inanm
ı
ş
birkaç ki
ş
i bir yana itilecek olursa, kasidecilik, dalkavuklukbir yerde hayranl
ı
k maskesine bürünerek ortaya ç
ı
k
ı
yor. Atatürk'ü sevimsizgösterenler i
ş
te bunlard
ı
r.
İ
nsanlar bir dü
ş
ünce yumu
ş
akl
ı
ğ
ı
ndan ç
ı
karak bir inanç kat
ı
l
ı
ğ
ı
na bürünürlersehem faydas
ı
z ve hem de zararl
ı
olurlar. Çünkü art
ı
k o kimse, sadece süreklibir sömürme konusu olur. Gün geçtikçe gerçek yan
ı
ortadan kalkar.Atatürk'ü övenlerin ve yerenlerin, onu kendi ç
ı
karlar
ı
u
ğ
runa bir araç olarakkullananlar
ı
n varm
ı
ş
olduklar
ı
yarg
ı
lar
ı
ş
öyle bir gözden geçirecek olsak,kar
ş
ı
m
ı
za birbirini tutmayan, birbirine ayk
ı
r
ı
renklerle örülmü
ş
bulan
ı
k veanlams
ı
z bir insan portresi ç
ı
kar. Sanki bu insanlar, onun gerçek yönünüayd
ı
nl
ı
ğ
a kavu
ş
turmak için de
ğ
il de, daha da bulan
ı
k hale getirmek için sözbirli
ğ
i yapm
ı
ş
a benziyorlar.Washington Irwing'in, Shakespeare hakk
ı
nda bir sözü var; onu bir
İ
talyan azizinebenzeterek:''Tap
ı
nanlar
ı
türbesine o kadar çok mum getirmi
ş
lerdir ki, dumandan tan
ı
nmazhale gelmi
ş
put...'' der.Bu söz Atatürk için de söylenebilir. Hele onun ad
ı
bir milletin kaderinekar
ı
ş
m
ı
ş
olursa... Çünkü bir azizin türbesine getirilen mumlar, azizlehayranlar
ı
aras
ı
nda özel ve içten bir ba
ğ
lant
ı
kurar. Halbuki Mustafa Kemal'inçevresinde yarat
ı
lan tabu, kat
ı
la
ş
m
ı
ş
, karanl
ı
k bir duvar gibi onunla Türktoplumunu birbirinden ay
ı
rm
ı
ş
t
ı
r. Hayranlar
ı
onu sevdirmeye çal
ı
ş
mam
ı
ş
lar, ad
ı
n
ı
korkulu bir hale getirmek suretiyle hem kendisine ve hem de halka büyük kötülükyapm
ı
ş
lard
ı
r. Çünkü hepsinin hedef ve amac
ı
bir yerde Mustafa Kemal'i kendiç
ı
karlar
ı
na kullanmakt
ı
r. Hüzün verici bir al
ı
n yaz
ı
s
ı
...Bunlar
ı
n tart
ı
ş
mas
ı
n
ı
burada yapacak de
ğ
iliz. Atatürk'ün ki
ş
ili
ğ
ini, bir bütünekavu
ş
turmak veya onun üzerine yepyeni bir
ı
ş
ı
k tutmak, ancak yüzündeki bu sistabakas
ı
n
ı
kald
ı
rmakla mümkündür. Çünkü gün geçtikçe onun ki
ş
ili
ğ
i ve toplumsalyan
ı
, içinden ç
ı
k
ı
lmaz bir problem haline gelmektedir. Öyle ki, art
ı
k günümüzde,onun yürekten hayranlar
ı
yla, yürekten dü
ş
manlar
ı
na içimizde ayn
ı
türden birsayg
ı
duymaya ba
ş
l
ı
yoruz. Çünkü hiç olmazsa bu insanlar Atatürk'ü kendiç
ı
karlar
ı
için kullanmay
ı
ve kalkan yapmay
ı
dü
ş
ünmüyorlar. Atatürk bugün art
ı
kgerçek gücü dü
ş
ünülecek olursa bir tabu olmaktan bile ç
ı
km
ı
ş
t
ı
r. Onun ad
ı
n
ı
bir