çağının tüm kültürü karşılıktır; buna göre, sonuç ola-rak, çağın durumuyla şu ya da bu biçimde belirlen-miş olmayan bir bilinç içeriği yoktur. Öte yandan, so-
runu
bu biçimde koyusun sonucunda bazı çarpıtma-lar ortaya çıkıyor; bir de, ideolajiyi gerçeklik karşı-sında saptırılmış belli bir tepki diye almak alışkan-
lığı
var. Sanırım, ideoloji kavramını kullandığımız za-
man
bu iki
şeyi
birbirinden ayırmamız gerekiyor, ay-
nca
—şimdi ideoloji sorununa dönüyorum— insan, ta-
nım
olarak, her organizma gibi, çevresini yanıtlayanbir varlıktır olgusundan yola çıkmakta yarar vardır.
Demek
ki, insan- sorunsal gerçekliğinin koyduğu so-
runları
dönüştürür, bunları yanıtlar, ama özgür deni-
len
bilinç yoktur, kendi kendine çalışan, bir anlamda
tam
tamına içsel olarak çalışan bilinç yoktur ve böylebir bilincin varlığım kimse kamtfayamaz. Sanırım, öz-gür olduğu söylenilen zeka da bugün çok kullanılan ide-olojiden arındırma sloganı da tam tamına kurgusa? şey-lerdir ve bunların gerçek toplumdaki gerçek insanıngerçek durumuyla hiç
ilgisi
yoktur.
KOFLER
— Bu konuda bazen şu sorunu ortaya ko-yuyorlar: sınıfsal özellikleri olmayan ideolojik olgularolabiiir mi? Profesör Lukacs, sjz de yakın zamanlarda'yaptığınız çalışmalarda ideoloji sorununun sınıfla doğ-
rudan
doğruya
ilişkili
bir sorun olmadığını, ama smıfU
toplumun
bütünüyle
ilişkili
bir sorun olduğunu açıkaçık belirttiniz. Ama bununla birlikte gerçekte her-
hangi
bir smif özelliği taşımayan bazı olguların
varlığı
gösterilebilir, öyle ki bunlar hem burjuva sınıfına hem
de
işçi sınıfına, küçük burjuva sınıfına bağlanabilenolgulardır, dil alanında, özellikle şeylerle
ilgili
dilde gö-
rünüyor
bu. Örneğin, «Teknik bize egemen oldu» di-yoruz, «Atom bombası bizi tehdit ediyor» diyoruz,
«Enf-
lasyon fiyatları yükseltiyor» diyoruz. Marx alaylı bir
17
Leave a Comment