• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
Download
 
 
D
İ
VAN EDEB
İ
YATINA DA
İ
R GÖRÜ
Ş
LER 
1
 Taslak 
Hazırlayan:Dr.Mustafa AltunSon güncelleme: 17 Ekim 2009www.dilbilimi.net maltun@sakarya.edu.tr 
G
İ
İŞ
 
Divan edebiyatı, Tanzimatla ba
ş
layan Batılıla
ş
ma serüveninin heyecanına kapılmı
ş
  bir milletin, Do
ğ
u’ya ait de
ğ
erlerini silkini
ş
inde ilk darbelere maruz kalan edebiyattır.Tanzimat’ın ilk aydınlarından Ziya Pa
ş
a’nın
Ş
iir ve
İ
n
ş
a makalesinde yerden yerevurdu
ğ
u bu edebiyatın, sosyo-kültürel ve siyasal de
ğ
i
ş
imlerin hemen arifesinde adetâkendini ilga etti
ğ
i de söylenebilir.A
ş
a
ğ
ıda Tanzimat sonrasında bilim insanlarının, aydınların Divan edebiyatına nasıl bir pencereden baktıklarını anlamak açısından seçme metinler verilmi
ş
tir. Bumetinlerde aydınların hemen bir ço
ğ
unun bulundukları ça
ğ
ın dü
ş
üncelerini merkezalıp Divan edebiyatını de
ğ
erlendirdikleri görülmektedir.
İ
nsaflı davrananların bileGaznelilerden Osmanlıya kadar, belirli dönemleri hariç tutmak kaydıyla, Arapçılık veAcemcilikle suçladıklarına tanık oluruz. Oysa aynı dönemlerde Batı’da Latinedebiyatının henüz rü
ş
tünü ispatlamamı
ş
Avrupa kültürleri arasındaki baskın rolünügözden kaçırırlar. Süreç odaklı ve metinlerin kendi ça
ğ
larının özelliklerini dikkatealan bir bakı
ş
, bizi bu tarz anakronik ve ideolojik de
ğ
erlendirmelerden kurtarabilir.
1
 
Divan edebiyatı teriminin yanı sıra “Eski Türk Edebiyatı”, “Klâsik Türk Edebiyatı” ifadeleri dekullanılır.
 
 
 
Z
İ
YA PA
Ş
A
Ş
iir her kavimde tabiidir, rûy-ı arza ne kadar milel ü akvam gelmi
ş
ise cümlesininkendilerine mahsus
ş
iirleri var idi. Osmanlıların
ş
iiri acaba nedir? Necati ve Baki ve Nef’i divanlarında gördü
ğ
ümüz bahr-ı remel ü hezecden mahbûn ü müctes kasaid vegazeliyât ve kıt’at ve mesneviyât mıdır, yoksa Hoca ve Itrî gibi musikî-
ş
inâsânın rabt-ı makamât eyledikleri Nedîm ve Vâsıf 
ş
arkıları mıdır?Hayır, bunlardan hiç birisi Osmanlı
ş
iiri de
ğ
ildir, zira görülür ki bu nazımlarlaOsmanlı
ş
airleri
ş
uârâ-yı
İ
ran’a ve
ş
uârâ-yı Araplara taklid ile melez bir 
ş
eyyapılmı
ş
tır. Ve bu taklid yalnız uslûb-ı nazımda de
ğ
il belki efkâr ve maaniye bilesirayet ederek bizim
ş
uârâ-yı eslâf edâ-yı nazm ü ifâdede ve hayâlât ü maanîde Arapve Aceme mümkün mertebe taklide sâyetmeyi maariften addetmi
ş
ler ve acaba bizimmensup oldu
ğ
umuz milletin bir lisânı ve
ş
iiri var mıdır ve bunu ıslah kâbil midir?Asla burasını mülâhaza etmemi
ş
lerdir. (s.7)Hayır, bizim tabii olan
 
ş
iir ve in
ş
amız ta
ş
ra ahalileri ile
İ
stanbul ahalisinin avâmıbeyninde hâlâ durmaktadır
.Bizim
ş
iirimiz hani
ş
airlerin na-mevzûn diye be
ğ
enmedikleri avâm
ş
arkıları veta
ş
ralarda ve çökür 
ş
airleri arasında deyi
ş
ve üçleme ve kayaba
ş
ı tâbir olunannazımlardır. (
Ş
ükrü Elçin-Muhtar Tevfiko
ğ
lu (1987),
 Ziya Pa
 ş
a,
Ş 
iir ve
 İ 
n
 ş
a(Hürriyet Gazetesi, No.11, 17 Eylül 1868)
”,
Yeni Türk Nesri Antolojisi
, Kültür veTurizm Bakanlı
ğ
ı, Ankara, s.11)
 
 
F. KRENKOWBir Arap (ya da Fars vb.) kasidesi çok yapay bir kompozisyondur
.
Ş
iirin bütünü boyunca aynı uyak kullanılır, her nasılsa bu uzun bir 
ş
iir bile olabilir. Ayrıca bukompozisyon,
ş
iirin bütün yönünü bilinçle koruyan
ş
air tarafından tek bir ölçüyleyazılır. Sonuç olarak oldukça güzel bir 
ş
iir bekleyemeyiz. Çölün ve onda barınanhayvanların ve karga
ş
anın tanımları ilk anda kesinlikle çekici gelebilir fakat sonsuz
ş
iirde benzer tanımlar, aynı durumları açıklamak için farklı kelimelerle ifade edilir.
Bu tekdüzelik mide bulandırır.
 
An Arabic (or Persian, etc.) qasida is a very artificial composition
; the samerhyme has to run through the whole of the verses, however long the poem may be. Inaddition the composition is bound by a meter which the poet has to guard mostscrupulously through the whole course of the poem. The result is that we cannotexpect much beautiful poetry; the description of the desert and its animals and terrorsmay have a certain charm at first, but when the same descriptions recur in endless poems expressed in the same manner, only with different words,
the monotonybecomes nauseous.
(F. Krenkow (1927),
The Encyclopaedia of Islam
, 1st ed., s.v.“qasida,” ed. M. Th. Houtsma, et al., 9 vols., Aktaran: Akiko Motoyoshi Sumi (2004),
Description in Classical Arabic Poetry: Wasf, Ekphrasis, and Interrapts
, Brill, s.3)
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...