*Mârifet nûru ile bakan şöyle anlar ki,Günâh “
Zehir
” gibidir, yâhut da “
Ateş
” gibi.
*Zehir yiyebilir mi bir insan bile bile?Yâhut tutabilir mi ateşi eli ile.?
*Lâkin nefis ve şeytan, zehiri “
Bal
” gösterir.Ancak ârif olanlar, bu sırrı görebilir.
*Süleymân-ı Dârânî buyurur ki şöylece:
“
Kul, boşa geçirdiği ömrü için sâdece,
*Gözünden,
"yaş"
yerine
"kan"
gelinceye kadar,Ağlasa, yeri vardır devamlı leyl-ü nehâr.”
*Çok kıymetli “Cevher”e sâhip olan bir kimse,Üzülür, içi yanar onu kaybetti ise.
*Cezâ da görecekse hele o bunun için,Daha fazla üzülür, doğrusu budur işin.
*İşte insan ömrünün “
Her nefes
”i de aynen,Çok kıymetli mücevher hükmündedir esâsen.
*Çünkü o nefeslerin bilinirse kıymeti,Ele geçirebilir ebedî seâdeti.*Gelince melek-ül mevt kula mevt zamanında,
“
Ölüyorum” diyerek, telâşlanır ânında.
*Ve der ki: “Ey Azrâil, bir miktar ver de izin,İstiğfâr eyliyeyim Rabbime affım için.”