Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more ➡
Download
Standard view
Full view
of .
Add note
Save to My Library
Sync to mobile
Look up keyword
Like this
9Activity
×
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Türk-kürt ilişkilerinin tarihteki kökeni

Türk-kürt ilişkilerinin tarihteki kökeni

Ratings:

1.0

(1)
|Views: 5,724|Likes:
Published by kemal

More info:

Published by: kemal on Nov 30, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, DOC, TXT or read online from Scribd
See More
See less

11/06/2012

pdf

text

original

 
Türk-Kürt ilişkilerinin tarihteki kökleri
Soner Yalçın, bugün Hürriyet’te yazdığı ve Odatv’de de yayınlanan yazısında, put kırıcı bir aydın olarakDoğan Avlu’nu anve ktığı tabular arasında “Kürt Sorunu”nun da bulundunu yazdı.Gerçekten’de Avcıoğlu, “Kürt” sözcüğünün bile yasaklı ve korkulur bir sözcük olduğu dönemlerde, 16Aralık 1966 tarihinde yazdığı bir başyazıyla bu tabunun yıkılmasını sağlamış ve sorunu “Kürt sorunu” adıyla tartışmaya açmıştı.Daha sonra da yazdığı yazılarda bu soruna sık sık değinmiş olan yazar, ölümünden kısa bir süre öncetamamladığı bir kitabında da Türk-Kürt ilişkilerinin tarihçesini irdeledi:
Türklerin Tarihi dizisininbeşinci cildinin 2. bölüolan “Anadolu’nun İslamlaşma ve rkleşme reci” başlıkbölümünün son kısmı “Türkler ve Kürtler” başlığı altında bu konuya ayrılmıştır.
13 sayfalık bu bölümde XI. Yüzyılda Anadolu’nun İslamlaşma ve Türkleşme sürecinde ve özellikleGüneydoğu Anadolu ve Musul, Erbil bölgesinde, İran’da ve Azerbaycan’da Türk-Kürt aşiretleri arasındakiilişkiler incelenir.Bölümdeki temel tezlerden biri özetle şöyledir: Tarihsel süreç, bölgedeki Türkmen ve Kürt oymaklarınınkaynaşması, bütünleşmesi yolunda ilerliyordu. Kürtler Türkmenleşiyor, Türkler Kürtleşiyor ve birbütünleşme gerçekleşiyordu. Ancak, Türkmenlerin İran’a ve Azerbaycan’a göçmeleri sonucu bu gelişmedurdu.
Güneydoğu Anadolu Safevilerin elinde kalsaydı Türkleşebilirdi
.
Ama Osmanlı Türkmenekarşı çoğu Sünni ve Şafii rt beylerini tuttu. “Kürdistan” adıverdiği genbölgede,devletin temel dayanağı olan tımar sistemini uygulamadı ve bölgenin yönetimini geniş ölçüdebabadan oğula geçen hükümetler kuran feodal rt beylerine bıraktı. Bölgede kalanTürkmenlerin önemli bir bölümü, dilini unuttu ve Kürt kabilelerine karıştı.
Avcıoğlu bu bölümde başka bazı ilginç noktalara da değinir.
Örneğin “Kürdistan” sözü ilk kez Selçuklu Sultanı Sancar tarafından kullanılmıştır.
Sancar dönemine kadar, “Kürtlerin yurdu” anlamına bir bölge adı geçmez. Ermenistan,Cizre gibi adlar kullanılır. İlk kez Selçuklu Sultanı Sancar, yeğeni Süleyman Şah içinrdistan adbir eyalet kurar. Merkezi, Hamedan yakınındaki Bahar kalesi olaneyalet, Hamedan, Dinaver, Kirmanşah, Şehrizor, Sincar bölgelerini kapsar.
Yavuz Sultan Selim Farsça şiir yazarken, Şah İsmail güzel Türkçe şiirler söyler veAnadolu Türkmenlerini peşinden İran’a sürükler.
Son zamanların çok tartışılan bir konusuna değişik bir boyut getirmesi ve tarih meraklılarına yardımcıolması açısından, kitabın ilgili bölümünü aynen sunuyoruz.
Doğan Avcıoğlu – Türklerin Tarihi-V. CİLT, (s.2030-2043)
(Not: kitaptaki sayfa numaraları parantez içinde verilmiştir. Kitap sonunda verilen kaynakça notlarıgeçtiği yere alınmıştır. Sayfa sonlarındaki dipnotlar da yıldızların bulunduğu yerlere yerleştirilmiştir.)
TÜRKLER VE KÜRTLER (s.2030)
Bu Türkleşme sürecinin öyküsüne geçmeden önce, Anadolu Türk tarihinin önemli bir öğesiolan Kürtlerin bu oluşuma katkısı üzerinde durmak gerekir.Türkmenler, XI. Yüzyılın ilk yarısında Batı İran’daki genişlemeleri sırasında, Kürtlerle karşılaşırlar.Türkler ve Deylamliler gibi, Kürtler de savaşçılıklarıyla tanınırlar ve İslam ordularında iyi askerler olarakaranırlar. XI. Yüzyıldan önce de Halife ve Gazneliler ordularında bu üç öge yer alır. Batıda ilerleyenTuğrul Bey’in yanından ayırmadığı Hezaresb gibi en sadık vasalleri Kürt beyleridir.Alparslan Anadolu’nun Türkleşmesine yol açan Malazgirt yengisini, Kürt askerlerinin önemli desteğiylekazanır. Melikşah, amcası Kavurd’a karşı tahtı, Kürt ve Arap bey ve savaşçılarının desteğiyle elde eder.Kürt kökenli Selahaddin Eyyubi’nin ordusu Türklere ve ikincil olarak Kürtlere dayanır. Birçok Türk beyi,Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde beylikler kurarlar. Örneğin Revadi Kürtlerinden Tebriz egemeniAhmedil, Selçuklu emirlerindendir, ölünce azatlıTürk Aksungur ve oğulları, onun hanedanınısürdürürler. Salur Türkmenlerinden Karabeli, Dinaver bölgesinde beylik kurar. Türkmen Kıfçaoğlu soyuŞehrizor ve çevresi beyi olur. Bölge “Kıfcakiyye” diye soyun adıyla anılır. Yine aynı lgede YivaTürkmenlerinden erçemoğullarının beyliği, Mogol Hülagu dönemine değin yaşar. BerçemoğullarındanSüleyman Şah büyük ün kazanır. Avşar Şumlaoğulları, Huzistan ve (s.2031) Luristan’ın bir bölümündeegemenlik kurar. Türkmen Salgurluların Fars Atabeyler Devleti, Kürtler ile Kürtlere yakın Lur, Şul,Şabankare topluluklarıyla iç içedir. Musul yakınlarında Türkmen Kür-yavı egemendir. Erbil’de Türk Beğ-tigin soyu beylik meydana getirir. O kadar ki, bazı Kürt tarihçileri, kesinlikle Türk olan Beğ-tiginler ileBerçemoğullarını Kürt soyları sayarlar. Güneydoğu Anadolu’da Türk beylikleri ortaya çıkar.
 
Mardin, Hısn-ı Keyfa, Silvan’da Artukoğulları, Amid’de (Diyarbakır) İnaloğulları, Harput ve Muş’taÇubukoğulları, Bitlis’te Togan-Arslanoğulları, Ahlat’ta Ermenşahlar, Erzurum’da Saltukoğulları Türkbeylikleridir.Kürt tarihi Şerefnâme’ye göre, Melkışi denilen Çemişkezek Kürt hükümdarları, Erzurum Selçuklarısoyundandır. “Melkış”, Anadolu Selçuklularının ortadan kaldırdığı son Erzurum beyi Melikşah’ın Kürtdilinde değişmiş biçimdeki adıdır. Şerefnâme şöyle yazar:
“Çemkezek mdarlan adlada, onlan rklerin çocuklarından vetorunlarından olduklarını kanıtlar. Çünkü adlarının hiçbir bakımdan Arap ve Kürt adlarıylailgisi yoktur, Arap ve Kürt adlarına hiç benzemez” 43 (43. Şerefnâme, Bozarslan çevirisi,s.208).
Yine Şerefnâme’ye göre, “Buldukani” diye anılan Eğil Kürt hükümdarları, Türk Emir Bulduk soyundangelir. Palu Kürt hükümdarları ve Çermuk beyleri de aynı soydandır
44 (44. y.a.g.e. s.227 ve 231 ve239)
Gelbaği beyleri, bir Kürt reisine damat olup yerine geçen Ustaçlu Türklerinden Abbas Aka’dangelir. Şerefnâme şöyle yazar:
“Bu adam Türk olduğu ve aynı zamanda bağ dikmeye, üzüm yetiştirmeye de meraklıbulunduğu için, toprağında bir üzüm bağı dikmiştir. Kendisi cömertlik ve iyilik yapmakla datanınmış olduğundan, bağındayken yanından geçen herkasi kendi diliyle çağırır ve “Gel bağa”derdi.
Oradaki Kürtler Türkçeyi garipsedikleri için bu Türkçe cümleyi (s.2032) Abbas Aka’nın adı gibikullanmışlar ve sonradan adamın lakabı “Gelbaği” olmuştur… (Abbas Aka), Ustaçlu aşiretine adamgönderip orada kalmış olan kızkardeşlerini yanına getirtti, sonra da bu kızkardeşlerini Kürt aşiretininadamlarıyla evlendirdi, kendi de daha önce aynı aşiretten evlenmişti. Böylece yerli halkla akrabalık vedostluk bağları kurdu, bu toplumsal bağların kendilerini birbirine bağladığı bir halk topluluğunuçevresinde topladı” 45(45. y.a.g.e. s.403)Daha pek çok Türk kökenli Kürt beyleri bulunabilir. Nikitine,
“Kürt yıllıkları karıştırılınca, Türkadlarının ve lakaplarının büyük sayıda olduğu hayretle görülür”
der. 46 (46. B.Nikitine, LesKurdes, s. 21) Esasen Sancar dönemine değin, “Kürtlerin yurdu” anlamına bir bölge adı geçmez.Ermenistan, Cizre gibi adlar kullanılır. İlk kez Selçuklu Sultanı Sancar, yeğeni Süleyman Şah içinKürdistan adlı bir eyalet kurar. Merkezi, Hamedan yakınındaki Bahar kalesi olan eyalet, Hamedan,Dinaver, Kirmanşah, Şehrizor, Sincar bölgelerini kapsar.
KÜRTLERİN KÖKENİ
Kürtlerin kökenleri, bilginler arasında uzun süre tartışma konusu olur. Kökenleri ilkin Mezopotamya’daSümerler gibi büyük uygarlıklar kuran “ne Hint-Avrupai, ne de Semit” olan topluluklar arasında aranır.Hitit öncesi Anadolu’da da bu gruptan topluluklar bulunur. Bunlar arasında Dicle’nin kolu Bohtansuyunun Doğusundaki Kardu’lar (Karduk), Van bölgesinde Ermenilerden önce parlak bir uygarlık kuranHaldi’ler (Urartu, Ararat topluluğu), Gürcü atası Kartvel’ler, Zagros dağındaki Gûti’ler, Kürtlerin atasıolarak belirtilir. Hatta Hıristiyan kutsal kitaplarında yurtları Doğu Kürdistan bölgesinde gösterine SemitKaldeliler bile, Kürtlerin atası olarak düşünülür. Bununla birlikte Kardu ve Kürt deyişlerinin benzerliği
1 
(s.2033) ve Bohtan suyu Doğusunun Kürt yurdu olarak tanınışı, Kardu savına ağırlık kazandırır. Ne varki, Nöldeke, Hartmann, Weisbach gibi otoriteler, dil bilgisi açısından Kardu-Kürt yaklaşımına karşıçıkarlar. İran’da Küçük Medya ve Persua’da yaşayan Cyrtii’lerin Kürt atası sayılabileceğini ileri sürerler.Eski Mezopotamya tarihi uzmanlarından Lehmann-Haupt, Karduların Kürtlerin değil, Milattan önce V. veI. yüzyıllar arasında Kafkasya’ya göçen Gürcü-Kartvel’lerin atası olduğunu söyler. Kartvel’ler, Haldiler(Urartu) ile akrabadırlar. Ünlü Rus bilgini N.I. Marr ise Kardu-Kartvel bağlantısını kabul etmekle birlikte,Kardu-Kürt bağlantısını da geçerli sayar. Ona göre, Kardu’lar, tarihleri çok eskiden ayrılmakla birlikte,Gürcülerin de, Kürtlerin de atalarıdır. Hatta yalnız Kardu’lar değil, Marr’ın “yafeti” gruptan dediği neSemit, ne de Hint-Avrupalı olan Ön Asya toplulukları, Kürtlerin kökeninde bulunur. Anadolu dervişliğinide az çok etkileyen bölgenin İslam öncesi inancı yezidi ya da çelebi dininin Kürtler arasında yaşayışı, bugörüşü destekler. Ne var ki, Marr’ın savı, dil açısından engelle karşılaşır. Zira Kürtler İranî, yani Hint-Avrupabir dil konuşurlar. Marr, bu itirazı Kürtçe’nin evrim aşamalarıyla Hint-Avrupalı özellikkazanmasıyla açıklar. Dildeki bu değişiklik, bölgeye kütlesel göçlerin olmasıyla değil, nesnel yaşamkoşullarında ve toplumsal rejimde vuku bulan nitliksel değişikliklerin sonucudur. Nitekim (s.2034)Kürdistan’ın feodal döneminde Kürtçe, Türkçe’nin etkisinde kalır.
1
 
(*dipnot: Bazı Türk yazarları da Yenisey yazılarında bir “Kürt” sözünün geçişine ve Macar kabileleri arasında bu adlabir topluluğun bulunuşuna bakarak, Kürtlerin Türk kökenli olduklarını ileri sürerler. Ne var ki, tarihsel ve coğrafi bir bilgiye dayanmadan, yalnızca bir ad benzeyişini temel almak, yanıltıcı olabilir. Bu mantıkla Trak’lar Türk sayılabilir. İranŞahı Kürtlerin İranlı, Irak yöneticileri de Arap olduklarını iddia ederler.)
 
Konunun uzmanlarından Minorsky ise, daha farklı bir sav geliştirir. Minorsky’ye göre, pek çok lehçelerebölünmekle birlikte, özellikleri bakımından Kürt dili büyük bir istikrar gösterir. Bu dil, kuşkusuz İrandillerinin Kuzeybatı grubundandır ve Med etkilerinin katkısı olmadıkça, Kuzeybatı lehçelerinin meydanagelişinin açıklanması olanaksızdır. Minorsky, bu dil biçimlendikten sonra Kürtlerin Küçük Medya’dan, yanibugünkü Azerbaycan’dan çevreye yayıldıklarıdüşünür ve görüşüetnik ve tarihsel olgularladesteklemeye çalışır: Azerbaycan’da Urmiye Gölü’nün Güneyinde Hint-Avrupalı olmayan ufak prensliklervardır. Güneybatıda il kez Milattan önce 844 yılında Persua ülkesi geçer. Burası Perslerin yurdudur.Onların Güneydoğusunda ise, 836 tarihinden itibaren ilk kez Med’ler anılır. Persler, Güneye göçünce,Med’ler bütün bölgenin egemeni olurlar. 856-830’da Persus Doğusunda Manne ya da Manneen’lerzikredilir. Kökeni tam bilinmese de, Manneen’le Med’lerle iyice karışır. Aralarına İraİskitlerinyerleşmesi, Manneen’lerin İranîleşmesini hızlandırır.*
2
Kirzioğlu Sakaları Kürt saydığından, böyleceKürtlerin Türk kökenli olduklarını kanıtlar. Nikitine de, Kuzey Kürt şivelerinde çoğul eki “te”nin varlığınadayanarak, Manneen’lerin arasına İskitlerin karışmış olabileceğini ileri sürer (Les Kurdes, s.25). İskitKonfederasyonunda Türk topluluklarının da yer aldığı kabul edilir, fakat onların İrabir toplulukolduğunda kuşku yoktur.)Kimmer’ler ve daha sonra İskitler, Van (Urartu) Krallığı’na darbe indirirler. Van Krallığı’na son verenİskitler, (s.2035) M.Ö. 642-615 döneminde bölgeye egemen olurlar. Fakat mücadeleyi Med’lerkazanırlar, İskit kırımı yaparlar. Zayıflayan Asurluları yenerler. 612’de Ninova’yı alırlar. Asurlulara saldırısırasında Med’lerin müttefiki, Asur kaynaklarına göre, “Manda” kabileleridir. Asurlular, genellikle Kimmerve İskit kabilelerine “Manda” adı verirler. Manda ve Manne birbirlerinin yerini alabilir. Asurlularınyenilgisi bölgede bir boşluk yaratır. Med Kralı Batı Anadolu’ya Lidya fethine giderken, İran kabileleri buboşluğu doldurur. Van bölgesine o sıralarda, Trakya Hint-Avrupakabilelerden Ermeniler gelir.Ermeniler, Hint-Avrupalı olmayan Urartu’lara (Haldi) dayalı bir krallık kurarlar. Böylece Van havzası,Doğu’dan gelen İranî kabilelere kapandığından, onlar, Van Gölünün Güneyi ile Dicle’nin sol kollarınıkapsayan bölgeye yerleşirler. Bu kabilelerden biri, Asur ülkesine bitişik oturan Manneen’ler olsa gerektir.Asur yıkılışından en çok Manneen’ler yararlanır ve genişlerler.Grek kaynaklarında, Azerbaycan göçebeleri olarak Kyrtioi ve Mardoi geçer. Dil açısından Mard’lar,Manneen’ler ile birleştirilebilir. Kyrtioi’nin yerli biçimi ise, görünüşe göre Kort’tur. Bunlar, M.Ö.220 ve171 yıllarında Medya ve Antakya Roma krallıklarında ücretli savaşçılar olarak görülürler. Kort’lar Urmiyegölünden Bohtan’a geçerler. IV. Yüzyıldan itibaren orada Mahkert Kürt Prensliği vardır.Minorsky’ye göre, Kürtler Med lehçeleri konuşan ve Urmiye Gölü’nden Botan çevresine göçen kardeşKort (Kyrtioi) ve Manneen (Mardoi) kabilelerinin karışımından meydana gelir. Kürtlerin kendilerineverdikleri “Kurmanç” adı, belki de Kur(d) ve Manneen’den gelen bir birleşik addır. Minorsky’nin Kürtlerinİranî, yani Hint-Avrupalı köken savı, Prof. Marr’ın Hint-Avrupalı olmayan Urartu, Gürcü, Kardu hattaErmeni karışımı yerli (s.2036) köken savından ayrılır. Bununla birlikte, Minorsky, onların yerli halklarlageniş ölçüde karıştıklarını kabul eder. Ermeni ve Kürt dillerindeki iki “r” ve iki “l” varlığını belirtir.Kürtlerin İranî sayılmalarını ırkî olmaktan çok, dil ve tarih verilerine bağlar 47 (47. İslam AnsiklopedisiKürtler maddesi) Dil de bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir
3
Antropolojik tipler için de aynı şeyler söylenebilir. Nikite, Kürtlerdeki, Arap, Nasturi, Türkmen tiplerindensöz eder 48 (48. B.Nikitine, Les Kurdes, s.21). Minorsky, “Kürtler içinde birçok yerlerde, sırası ile yenigelenlerin egemenliğine dayalı toplumsal tabakalar görülmüştür… Sistemli incelemeler, Kürt adı ileörtülen bir tabaka altında birçok eski kavimlerin varlığını ortaya çıkaracaktırder 49 (49.İslamAnsiklopedisi, Kürtler maddesi). Gerçekten Araplar, Ermeniler, Nasturiler vb. ile kaynaşmalar meydanagelir. Mamakan aşiretinin Ermeni kökenli Mamikon’dan geldiği ileri sürülür. XIX. Yüzyıl gezginleri,Ermeni kökenli olduklarını söyleyen Kürt kabileleri görürler. Ayrıca Ermeni Kilisesi’ne bağlı, ana diliKürtçe olan Ermeniler vardır. Ermeni Kilisesi’nden kopan Kürtlerin yezidi inancına yakın inanç sahibiErmeni toplulukları bulunur. Marko Polo, (s.2037.) Hıristiyan ve İslam Kürtlerin varlığını belirtir. Musulovalarını bırakıp Hakkari dağlarına çekilen ve Asuri denilen Nasturi Hıristiyanları, birçok bakımdankomşuları Kürtlerle kaynaşırlar. Lerch, Garzoni gibi yazarlar, dağlı Nasturilere “Hıristiyan Kürt” adınıverirler 50 (50. İslam Ansiklopedisi, Nesturiler maddesi). Mısır bölgesi Hıristiyan Nasturilerinin bir
2
 
Kimmerler ve İskitler, İranî Saka topluluklarıdır. Fahreddin Kirzioğlu, Kürtlerin Sakalardan indiğini ileri sürer. Onagöre, Kuzey Azerbaycan’a yerleşen Sakalara, Araplar Kürt der. M.Ö. 625 yılında Medya Kralına yenilen SakalarınAzerbaycan’a çekilmeyen kolları, Zap-Bohtan suları arasındaki dağlık bölgeye çekilip Kürtlerin atası olurlar (KürtlerinKökü, Bölüm I).
3
 
(*Minorsky, bu konuda şu bilgiyi verir: Farsça gibi Kürtçe de Batı İran dillerindendir, fakat kökeni Farsça’dan ayrıdır.Kürtçenin birbirinden oldukça farklı şiveleri vardır. Başlıca şive Kurmançi’dir. Şerefnâme Kürt kavmini dört bölümeayırır: Kurman, Lur, Kelhur, Guran. Lur’lar, Güneybatı İran zümresine yaklaşan dillerine bakılırsa, ayrı bir topluluk meydana getirir. Guran’lar aynı kökene sahip bulunan Avrami’ler, Zaza’lar gibi, Kürtçeden büyük ölçüde farklı Kuzeybatı şiveleri konuşurlar. Christiensen, Zaza’ları eski Deylemlilerin akrabası sayar. Kelhur’lar, İran’da “Kurmançi” olmayanKürt zümresidir. Minorsky, Batı İran’ın Güney Kürt şivelerinin Kürtçeyi belirleyen önemli özellikleri yitirdiğini yazar. Salt Kurmanç alanında ise, Doğu ve Batı olmak üzere iki şive görülür. Batı kolu yöresel özellikler taşır. Örneğin Kuzey SuriyeKürtleri, Türkçeden alınmış ögeler taşıyan çeşitli şiveler konuşur. (İslam Ansiklopedisi, Kürtler maddesi): Tunceli  Zazaları, dil ve inanç bakımından Kurmançlardan ayrı bir zümre meydana getirir.)
 

Activity (9)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
Ruhum Ektedir liked this
Dae_Jang_Geum liked this
Dae_Jang_Geum liked this
Dae_Jang_Geum liked this
TARIH liked this
gonupba liked this
umutgunerorkun liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->