Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
5Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
ÜNLÜ TÜRK MATEMATİKÇİLERİ

ÜNLÜ TÜRK MATEMATİKÇİLERİ

Ratings: (0)|Views: 1,166 |Likes:
Published by samet7171
wwwwwwwwooooooooowwwwwww
wwwwwwwwooooooooowwwwwww

More info:

Published by: samet7171 on Dec 26, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

08/09/2012

pdf

text

original

 
ÜNLÜ TÜRK MATEMATİKÇİLERİ1-)
ÖMER HAYYAM
2-)
GELENBEVİ İSMAİL EFENDİ
3-)
MOLLA LÜTFİ
4-)
HÜSEYİN TEFHİK PAŞA
5-)
MATRAKÇI NASUH
6-)
CAHİT ARF
7-)
ALİ KUŞÇU
8-)
KERİM ERİM
9-)
SELMAN AKBULUT
10-)
HAREZMİ
11-)
SALEH ZEKİ
12-)
ULUĞ BEY 
ÖMER HAYYAM’IN MATEMATİĞE KATKILARI
Onun katkıda bulunduğu ilimlerin başında cebir gelir. 3. dereceden denklemler de dahilolmak üzere bir çok cebir denklemini sınıflandırmak için uğraşmıştır ve bunların bir kısmınaçözüm de bulmuştur." Makalat fi el cebir ve el Mukabele" cebir üzerine bir başyapıttır vecebirin gelişmesinde büyük öneme sahiptir. On bölümden oluşan bu kitabın dört bölümündekübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik tarihinde ilk kez busınıflandırmayı yapan kişidir.O cebiri, “ sayısal ve geometrik bilinmeyenlerin belirlenmesiniamaçlayan bilim” olarak tanımlardı.Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesinde olanÖmer Hayyam denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yapmıştir. Nitekim,Hayyam 13 farklı 3.dereceden denklem tanımlamıştır. Denklemleri çoğunlukla geometrik metod kullanarakçözmüştür ve bu çözümler zekice seçilmiş konikler üzerine dayandırılmıştır. Bu kitabında ikikoniğinara kesitini kullanarak 3. dereceden her denklem tipi için köklerin bir geometrik çizimibulunduğunu belirtir ve bu köklerin varlık koşullarını tartışır.Bunun yanı sıra Hayyam,Binomaçılımını da bulmuştur.Aslında binomteo terimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişiolduğu düşünülmektedir. (Pascal üçgeni diyebildiğimiz şey aslında bir Hayyamüçgenidir ).Geometri alanında Öklid'in çalışmaları üzerinde durmuş ve paralel doğrular teoremine katkıda bulunmuştur. Bir kitabında da Öklit'in aksiyomlarıyla ilgili çalışmalarıtoplayan Hayyam, Öklit'in paralellik aksiyomunu başka bir önerme kümesiyle değiştirdi.
 
Bunun sonucunda bugün öklit-dışı geometride kullanılan “geniş, dar ve dik açı hipotezleri” ileilgili biçimlere ulaştı. Öklit'in yapıtı üzerine yorumlarında, irrasyonel sayıların datıpkı rasyonelsayılar gibi kullanılabileceğini kanıtlaması matematik tarihinde bir dönüm noktası oluşturdu 
ALİ KUŞÇU
Türk-İslam Dünyası astronomi ve matematik alimleri arasında, ortaya koyduğu eserleriylehaklı bir şöhrete sahip Ali Kuşçu, Osmanlı Türkleri'nde, astronominin önde gelen bilginisayılır. "Batı ve Doğu Bilim dünyası onu 15. yüzyılda yetişen müstesna bir alim olarak tanır.Ali Kuşcu'nun özellikle, matematik ve astronomi ile ilgili eserleri, gerçek ilmi kişiliğini ortayakoymaktadır. Bu eserlerinin adları şunlardır;Risale-i fi'l Hey'e (Astronomi Risalesi)Risale-i fi'l Fehiye (Fetih Risalesi)Risale-i Hisap (Aritmetik Risalesi)Risale-i Muhammediye (Cebir ve Hesap konularından bahseder)Tecrid'ül Kelam (Sözün Tecridi)Risale-i AdudiyeUnkud-üz zvehir fi Man-ül Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)Vaazİstiarad 
ULUĞ BEY
Ünlü Türk matematikçilerinden birisi olan Uluğ Bey kısa zamanda çalışmaları ile şöhretkazanmıştır. Takiyüddin döneminin önemli bilginlerindendir. Matematik ve Gökbilim baştaolmak üzere birçok alanda araştırmaları vardır. Özellikle trigonometri alanındaki çalışmalarıövgüye değerdir. 16. yüzyılın ünlü astronomu Kopernik, sinüs fonksiyonunu kullanmamış,sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjanttan söz etmemiştir; oysa Takiyüddin bunların tanımlarınıvermiş, kanıtlamalarını yapmış ve cetvellerini hazırlamıştır.Takiyüddin, trigonometrikfonksiyonların kesirlerini, ilk defa ondalık kesirlerle göstermiş ve birer derecelik fasılalarla 1dereceden 90 dereceye kadar hesaplanmış sinüs ve tanjant tabloları hazırlamıştır. Budönemde, logaritma tabloları veya hesap makineleri olmadığı için, trigonometrikhesaplamalarda ya bu cetveller ya da rub, yani “trigonometrik çeyreklik” denilen basit bir aletkullanmıştır.Takiyüddin’in aritmetik alanındaki çalışmaları da oldukça önemlidir. Kendisineözgü pratik bir rakamlama sistemi geliştirmiş ve çok eskiden beri kullanılmakta olanaaltmışlık kesirlerin yerine ondalık kesirleri kullanmaya başlamıştır. Takiyüddin, ondalık
 
kesirleri kuramsal olarak incelemiş ve bunlarla dört işlemin nasıl yapılacağını örnekleriylegöstermiştir. Batı’da, bu düzeye, yaklaşık on sene sonra yazılmış olan (1585) SimonStevin’in (1548 - 1620) eseri ile ulaşılabilmiştir.Ondalık kesirleri, Uluğ Bey’in SemerkandGözlemevi’nde müdürlük yapan Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşi’nin Miftâhü’l-Hisâb (AritmetiğinAnahtarı, 1427) adlı yapıtından öğrenmiş olan Takiyüddin’e göre, el-Kâşi’nin bu konudakibilgisi, kesirli sayıların işlemleriyle sınırlı kalmıştır; oysa ondalık kesirlerin, trigonometri veastronomi gibi bilimin diğer dallarına da uygulanarak genelleştirilmesi gerekir.AcabaTakiyüddin’in ondalık kesirleri trigonometri ve astronomiye uygulamak istemesinin gerekçesinedir? Osmanlıların kullanmış oldukları hesaplama yöntemlerini, yani Hind Hesabı denilenonluk yöntemle Müneccim Hesabı denilen altmışlık yöntemi tanıtmak maksadıyla yazmışolduğu "Bugyetü’t-Tüllâb min İlmi’l-Hisâb" (Aritmetikten Beklediklerimiz) adlı çok değerliyapıtında Takiyüddin, ondalık kesirleri altmışlık kesirlerin bir alternatifi olarak gösterdiktensonra, dokuz başlık altında, ondalık kesirli sayıların iki katının ve yarısının alınması,toplanması, çıkarılması, çarpılması, bölünmesi, karekökünün alınması, altmışlık kesirlerinondalık kesirlere ve ondalık kesirlerin altmışlık kesirlere dönüştürülmesi işlemlerinin nasılyapılacağını birer örnekle açıklamıştır.Ancak Takiyüddin’in tam sayı ile kesrini birbirindenayırmak için bir simge kullanmadığı veya geliştirmediği görülmektedir; örneğin 532.876sayısını, “5 Yüzler 3 Onlar 2 Birler 8 Onda birler 7 Yüzde birler 6 Binde birler” biçiminde veya“532876 Binde birler” biçiminde sözel olarak ifade etmekle yetinmiştir.Ayrıca, yüzbinler basamağı ile yüzbinde birler basamağı arasında kalan kesirli sayıların kolaycamertebelendirilebilmesi, yani tam ve kesir kısımlarının birbirlerinden ayrılabilmesi için bir tablo düzenlemiştir. Çarpma, bölme ve karekök alma işlemlerinden sonra sonuç sayısınıntam ve kesir kısmını anlayabilmek için bu tabloya bakmak yeterlidir. Yalnız bu tablonunişlemlerde sağlayacağı kolaylık, ondalık simgesinin sağlayacağı kolaylıktan daha fazladeğildir.Takiyüddin, bu yapıtında göksel konumların belirlenmesinde kullanılan altmışlıkyöntemin hesaplama açısından elverişli olmadığını bildirir; çünkü altmışlık yöntemde, kesir basamakları çok olan sayılarla çarpma ve bölme işlemlerini yapmak çok vakit alan bıktırıcı veyıldırıcı bir iştir; bugün kullandığımız onluk kerrat cetveline benzeyen altmışlık kerrat cetvelibile bu güçlüğün giderilmesi için yeterli değildir. Oysa onluk yöntemde, kesir basamakları nekadar çok olursa olsun, çarpma ve bölme işlemleri kolaylıkla yapılabileceği için, Ay veGüneş’in yanında gözle görülebilen Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn’ün gökyüzündekidevinimlerini gösterir tabloları düzenlemek ve kullanmak eskisi kadar güç olmayacaktır.Buönerisiyle gökbilimcilerinin en önemli güçlüklerinden birini gidermeyi amaçlayan Takiyüddin,açıları veya yayları ondalık kesirlerle gösterirken, bunların trigonometrik fonksiyonlarınıaltmışlık kesirlerle gösteremeyeceğini anlamış ve ondalık kesirleri trigonometriye uygulamakiçin "Sidretü’l-Müntehâi’l-Efkâr fi Melekûti’l-Feleki’d-Devvâr" (Gökler Bilgisinin Sınırı) adlıyapıtında birim dairenin yarıçapını 60 veya 1 olarak değil de, 10 olarak aldıktan sonrakesirleri de ondalık kesirlerle göstermiştir.Zâtü’l-Ceyb olarak bilinen bir gözlem aletinitanıtırken, “Bir cetvelin yüzeyini altmışlı sinüse göre, diğerini ise bilginlere ve gözlemsonuçlarının hesaplanmasına uygun düşecek şekilde kolaylaştırıp, yararlılığını veolgunluğunu arttırdığım onlu sinüse göre taksim ettim.” demesi bu anlamagelmektedir.Takiyüddin, ondalık kesirlerin trigonometri ve astronomiye nasıluygulanabileceğini kuramsal olarak gösterdikten sonra, 1580 yılında bitirmiş olduğu TeshiluZici’l-A’şâriyyi’ş-Şâhinşâhiyye (Sultanın Onluk Yönteme Göre Düzenlenen TablolarınınYorumu) adlı katalogunda uygulamaya geçmiştir. İstanbul Gözlemevi’nde yaklaşık beş seneboyunca yapılmış gözlemlere göre düzenlenen bu katalog, diğer kataloglarda olduğu gibikuramsal bilgiler içermez; yalnızca Yermerkezli sistemin ilkelerine uygun olarak belirlenmgezegen konumlarını gösterir tablolara yer verir.Takiyüddin 1584 yılında İstanbul’datamamlamış olduğu Ceridetü’d-Dürer ve Haridetü’l-Fiker (İnciler Topluluğu ve Görüşlerinİncisi) adlı başka bir yapıtında, son adımı atmış ve birim dairenin yarıçapını 10 birim almakve kesirleri, ondalık kesirlerle göstermek koşuluyla bir Sinüs - Kosinüs Tablosu ile bir Tanjant- Kotanjant Tablosu hesaplayarak matematikçilerin ve gökbilimcilerin kullanımına sunmuştur.Eğer Takiyüddin bu tabloları hazırlanırken birim uzunluğu 10 birim olarak değil de, 1 birimolarak benimsenmiş olsaydı, bugün kullanmakta olduğumuz sisteme ulaşmış olacaktı.Batı’daondalık kesirleri kuramsal olarak tanıtan ilk müstakil yapıt, Hollandalı matematikçi Simon

Activity (5)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
Rıza Güler liked this
umutgunerorkun liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->