Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
6Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Karadeniz Bölgesinde yapımı planlanan Hidroelektrik santrallere dair Eleştirilerimiz ve Görüşlerimiz

Karadeniz Bölgesinde yapımı planlanan Hidroelektrik santrallere dair Eleştirilerimiz ve Görüşlerimiz

Ratings: (0)|Views: 776 |Likes:
Published by Türkiye Su Meclisi
Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu'nun hazırladığı rapor
Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu'nun hazırladığı rapor

More info:

Published by: Türkiye Su Meclisi on Feb 08, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF or read online from Scribd
See more
See less

08/19/2010

pdf

 
Karadeniz Bölgesinde yapımı planlanan Hidroelektrik santrallere dair Eleştirilerimiz veGörüşlerimiz.
1-Öncelikle belirtmek gerekir ki, santralin regülatör noktasından mansaba ekolojik yaşamsuyu olarak bırakılması önerilen su miktarları son derece yetersizdir. Çed Yönetmeliğinin2008 yılı Temmuz ayındaki değişikliğinden önce 10 MW kurulu güçte planlanan hidroelektriksantrallerin ekolojik yaşam suyu DSİ tarafından belirlenmiştir. DSİ projelerde ekolojik yaşamsuyunun yeterliliğini değil ama en çok elektrik üretme için santralin ne kadar suya ihtiyacıolduğundan hareketle su miktarlarını saptamıştır. Bu sebeple DSİ tarafından ÇedYönetmeliği gereğince kurulu gücüne göre çed yönetmeliğinden muaf tutulan hidroelektriksantrallerine ilişkin belirlenen su miktarları nedeni ile (30lt-50lt/sn gibi) taşlık kayalık vahşidere yataklarında dere yatağı adeta susuz kalacaktır. Dere yataklarının dikdörtgen kesitşeklinde olmadığı dikkate alınmalıdır.Her bir dere yatağında en az 15-20 cm derinlikte bir su kesitinin dere yatağının tamamındavar olması gerekir. Dünyada uygulanan ve doğal ekolojik yaşamın hangi miktar suda orta-iyişekilde devam edeceğine dair tüm yaklaşım ve yöntemlerde kabul edilen dere yatağınıntümünün su altında kalacağı bir miktar suyun yatağa bırakılmasıdır.Karadeniz’deki derelerde dere yataklarının orta noktası en kayalık olan bölüm olup,DSİ’ninönerdiği su miktarlabu taşlık kayak yatağın en derin noktasından akacındangörülmeyecektir. Diğer yandan balıkların yumurtlama alanları derelerin kenarlarındaki kumlukçakıllık alan olup,bu alanların su altında kalmaması halinde kısa bir süre içinde balıkpopulasyonu bu derelerde ya kalkacak ya da son derece azalacaktır.Bu sebeple öncelikle 2008 Temmuz ayından önce yani Çed Yönetmeliği ile kurulu gücü 0,5MW ve üzeri olanların Çed Yönetmeliğine tabi tutulduğu yönetmelik değişikliğinden önce DSİtarafından belirlenen ekolojik yaşam suyu debileri tümden gözden geçirilmelidir.Diğer yandan Karadeniz’de açtığımız tüm davalarda ,her platformda; yakın tehlike nedeni ileÇevre ve Orman Bakanlığı’nın ilkesiz bir yaklaşımla su miktarlarını belirlemesi,yada DSİ’ninbelirlediği yetersiz ekolojik yaşam suyu miktarları nedeni ile tarafımızdan ucuz,hızlı ve masabaşı bir teknik olan,dünyada da yaygın kullanım alanı olan Tennant (Montana)Yöntemi ile suhakları hesap edilsin,hiç değilse belirlenen su miktarının bir standardı olsun talebimiz,2008yılından bu yana Çevre ve Orman bakanlığınca kabul görmüş gözükmektedir. Ancakbakanlık halen Tennant yöntemini uygulayarak ekolojik yaşam suyunu tespit ettiğini bildirdiğitüm projelerde yıllık ortalama debinin %10’nu civarındaki bir miktarı, can suyu(ekolojik yaşamsuyu) olarak belirleme eğilimine girmiştir. Oysa bakanlığında da benimsediğini bildirdiğiTennant Yöntemi ekolojik yaşam suyu olarak %10 ve aşağısını hiçbir zaman önermez.%10gibi oran bu yöntemde kötü-çok kötü ekolojik sınıfı temsil eder ve bu miktar suda canlı yaşamçok kısa süreli devam eder,denir. Bu yönteme göre yıl su yılı olarak iki kısma ayrılır. Suyunçok olduğu dönemde yıllık ortalama debinin %40’ı orta-iyi ekosistem sınıfını,suyun az olduğukurak dönemlerde ise yıllık ortalama debinin %30’u orta-iyi ekosistem dönemini ifadeeder,denir.Oysa bakanlık metodun önermesini yaz ve kış %10 civarında almakta olup,bumetodun uygulanmadığı ilk dönemlerdeki uygulamalarından olan örneğin Cevizlik Hesuygulamasında yıllık ortalama debisi 28 m3/sn olan İyidere’den ortalama 300 lt/sn suyunekolojik yaşamın devamı için yeterli olabileceğine karar vermiştir ki bu oran yıllık ortalamadebinin %1 gibi bir oranına isabet etmiştir.Açılan dava neticesinde 2800 lt/sn, yani yıllıkortalama debinin halen yetersiz de olsa %10’u gibi bir orana çıkartılmışsa bu sivil toplumunhukuki mücadelesi nedeni iledir. Çevre ve Orman Bakanlığı en başından beri konuyaduyarsız kalmış, kendisinin belirlediği can suyu yada ekolojik yam suyumiktarlarında,ekolojik yaşamı değil ama santralin fizibilite raporlarına göre üretmeyiplanladığı elektriğin üretilmesine yetecek suyu bırakmayı uygulamasına esas almıştır. Çed
 
sürecinden önce hazırlanan fizibilite raporlarına göre hazırlanan çed raporlarının eleştirisiniise aşağıda daha ayrıntılı olarak ele alacağız.Ancak Cevizlik Hes örneği için bir hesaplama yaparak,hem elektrik üretmenin hem de dereekosisteminin mükemmel bir şekilde devamının ne şekilde sağlanabileceğini de göstermekistiyoruz.Cevizlik Hes regülatör noktasında yani su yılının sulak dönemi olan Nisan mayıs Haziran vetemmuz aylarında İyidere’nin debisi ortalama 100m3/sn civarına çıkmaktadır. Bu 4 ay santraltam kapasite ile çalışsa; (Bununla beraber Cevizlik hes’in tünel kapasitesi 50m3/sn taşımakapasiteli olarak planlanmıştır.)N=Y.Q.Hm.Sabit sayı/102=Yani=N=1000x50x230x0.9/102=103.500kw/h, yani bir saatleüretilebilecek elektik.24 saatte; 103.500x24=2.500.000kw30 günde; 2.500.000x30=75.000.000kw4ayda;75.000.000kwx4=300.000.000kw,yani 300 milyon kilowatt enerji üretilebilir.Yani sadece 4 ayda 300milyon kw saat elektrik üretilmesi mümkündündür.Cevizlik santralinde ekosistemin devamı için 4m3/sn su dere yatağına bırakılırsa;N=Y.Q.Hm.Sabit sayı/102=1000x4x230x0.9/102=8680 kilowatt/saat,24 saattle,8680x24=208.320 kw,Bir ayda,208.320x30=6.240.000kw’tır.Yılın 8 ayı 4 m3/sn su dere yatağına bırakılırsa;(geri kalan 4 ay zaten derenin taşkın olduğudönemdir ve derenin debisi 100m3/sn civarlarına çıkmaktadır)6.240.000kwx8=49.920.000kw yani 50 milyon kilowatt daha az enerji üreteceği anlamınagelir.Yani yamcı sadece 4 ayda(tn debi nemi) planlağı üretiminin %75’nigerçekleştirebilmekte,geri kalan %25’lik üretim için ise tüm derenin sularını kullanmakistemektedir.Yıllık 400 milyon kilowatt değil de 350 milyon kw elektrik üretmeye razıgelinmemektedir. Yatırımcı 50 milyon kw saatten feragat etmemekte,ilgili kurumlar bu miktar elektrikten feragat etmemekte ama buna karşılık tüm vadileri gözden çıkarmakta her hangibir beis görmemektedir. Bunun anlamı bu vadilerin gerek firmaların gözünde,gerek ilgilikurumların gözünde 50 milyon kw saatlik bir kayıp kadar bile değerli olmadığıdır. Buvadilerde yaşayan insanlardan buna rağmen yatırım adına fedakarlık beklenmektedir. Buvadilerin insanları hidroelektrik santrallerine değil ama yaşam alanlarının sömürülmesinekarşıdırlar. Bu durumda sivil toplum örgütleri planlanan tüm santrallere karşı yargı yolunagitmekten başka çare bulamamaktadır.Daha da kötüsü, yargı süreci bir şekilde sona erdikten sonra vatandaş ile yatırımcı 49 yılboyunca karşı karşıya kalacaktır. Bunun sorumluluğu, vebali ise Karadeniz halkının haklı vemeşru taleplerini bir türlü görmek istemeyen ilgili bakanlık ile kamu kurum ve kuruluşlarına aitolacaktır. Suyun ne olduğunu,boşa da akmadığını,suyun bitmesi halinde belki Türk’ün değil
 
ama bu vadilerin biteceğini bu halk gayet iyi bilmektedir.Can suyu miktarları yönünden durumbudur.2-10MW ile 50 MW arası olarak belirlenen ve 2003-2008 Temmuz ayı arasında geçerli olanÇed Yönetmeliğinde seçme eleme kriterleri ek II listesine tabi olan projelerin hementamamında hazırlanan proje tanıtım dosyalarında Çevre ve Orman Bakanlığı, DSİ’ninbelirlediği su miktarlarını aynen kabul ettiğini bildirerek “çed gerekli değildir” kararlarıvermiştir.Yani 10-50 MW kurulu çteki hidroelektrik santrallerinin çed gerekli değildir kararıverilenlerinde; ekolojik yaşam suyunun ne kadar olacağını yine DSİ belirlemiştir. DSİ’ninkuruluş ve görevlerine dair teşkilat kanunda DSİ’nin doğal ekolojik yaşamın devamınıkorumak, geliştirmek gibi bir görevinin olmadığı değerlendirildiğinde, bu kurum tarafındanbelirlenen ekolojik yaşam suyu miktarlarının “ekolojik amaca hizmet” etmeyeceğinin dikkatealınması gerekir. DSİ de çeşitli yazılarında kurumlarının çevre koruma gibi bir göreviolmadığını örneğin Manyas Kuş Gölü’nde yürüttüğü bir sulama projesi nedeni ile kuşlarınüreme-yaşama alanlarını su altında bıraktığı eleştirilerine karşın cevap olarak vermiştir.3-10 MW-50 MW arası kurulu güçteki bir hidroelektrik santralin projesi ile 51 MW kurulugüçteki bir hidroelektrik santralin projesi arasında çevreye verilebilecek zararlar açısındanher hangi bir fark yoktur. 50 MW ve altı kurulu güçteki hidroelektrik santrallerinin hementamamına “çed gerekli değildir” kararı verilerek son derece yetersiz proje tanıtım dosyası ileyetinilmesi,buna karşılık 50 MW ve üstü nehir tipi hesler için Çed raporu hazırlatılmasıuygulamada anlaşılır bir durum değildir. 2003 tarihli yönetmelik döneminde 9 MW için ÇedYönetmeliğinden muafiyet verilmesi ile 11 MW için çed yönetmeliğine tabi olma durumu daaynı şekilde anlaşılır değildir.Çünkü tüm nehir tipi hidroelektrik santrallerinde projeler bir birinin aynıdır. Kurulu gücün azyada çok olma, projenin çevreye daha az yada daha çok zarar verdi anlanagelmemektedir. Kurulu güç,proje debisi ile denge bacası arasındaki yükseklik farkı ile ilgilidir.Yani ister kurulu gücü az, ister çok olsun hemen her nehir tipi hes projesinde, derelerin suyuyamaçlarda belli bir mesafe ister kanallı,ister tünelli,ister kapalı boru sistemli taşınmaktadır.Suyun yamaçlarda taşınması in orman kesilmesi,patlatma yalması,hafriyatçıkartılması,yol yapılması gereklidir.Yani 51 MW yada 10 MW yada 8 MW hatta 3 MW kurulugüçteki bir hidroelektrik santralin çevreye vereceği zarar açısından bir fark yoktur.Çünküçevresel zararlar zaten öncelikle yatağın yeterli su ile beslenmemesi,yamaçlarda yeniyollar,tüneller,kanallar açılması ve çıkan hafriyat nedeni ile ve bu faaliyetlerin yürütümüsırasında tercih edilen inşaat tekniği nedeni ile oluşmaktadır.Dolayısı ile kurulu güce göre projelerin tasnif edilmesi ve buna göre seçme eleme kriterlerineya da doğrudan çed raporuna tabi olması uygulamasından vazgeçilmelidir.Teorik olarak Çevre ve Orman Bakanlığı her bir projeyi ayrı ayrı değerlendiriyoruz diyorsa dauygulamada yerel halkın da şu yada bu sebeple tepki göstermemesi durumunda, kurulune re pek çok projede “çed gerekli değildirkaraverilmekte, bu durumdaproje,teoride dahi olsa daha ayrıntılı ve daha kapsamlı olan çed raporlarının kapsamıdışında tutulmakta,bunun neticesi olarak da uygulama safhası yatırımcı açısından daha dakeyfi bir şekilde sürdürülmektedir. Buna en güzel örnek Çayeli Uzundere I-II hesler ,Murgulprojeleridir.Bu tür projelerin kurulu gücüne bakılarak Çed yönetmeliğinin seçme eleme kriterlerine tabitutulması uygulamasından ivedilikle vazgeçilmelidir. Tüm nehir tipi hidroelektrik santraller içinÇed raporu istenmelidir.

Activity (6)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
Togay Balik liked this
Alpaslan liked this
hurilayn liked this
svarteridder liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->