Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Siyasal İslam’ın Türkiye’deki Evrimi - Bariş Çetin

Siyasal İslam’ın Türkiye’deki Evrimi - Bariş Çetin

Ratings: (0)|Views: 511|Likes:
Published by GuncelYorum
Siyasal İslam’ın Türkiye’deki Evrimi
Barış Çetin ODTÜ-ADT Makine Mühendisi 2003 Mezunu
Bu araştırmanın yapılmasındaki temel amaç, ülkemizde bir kısım aydın tarafından ileri sürülen “ Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri süregelen bazı hayali korkuları ( büyük ölçüde siyasal İslam kastediliyor) olduğu ve Türkiye’nin çağdaşlaşmasının yegane yolunun bu saplantıların bir kenara atılmasından geçtiği” görüşünün incelenmesidir. Gerçekten Atatürkçü çevreler hayali canavarlarla mı savaşmaktadırlar y
Siyasal İslam’ın Türkiye’deki Evrimi
Barış Çetin ODTÜ-ADT Makine Mühendisi 2003 Mezunu
Bu araştırmanın yapılmasındaki temel amaç, ülkemizde bir kısım aydın tarafından ileri sürülen “ Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri süregelen bazı hayali korkuları ( büyük ölçüde siyasal İslam kastediliyor) olduğu ve Türkiye’nin çağdaşlaşmasının yegane yolunun bu saplantıların bir kenara atılmasından geçtiği” görüşünün incelenmesidir. Gerçekten Atatürkçü çevreler hayali canavarlarla mı savaşmaktadırlar y

More info:

Published by: GuncelYorum on May 24, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/12/2014

pdf

text

original

 
Siyasal
İ
slam’
ı
n Türkiye’deki Evrimi
Bar
ı
ş
ÇetinODTÜ-ADTMakine Mühendisi2003 Mezunu
Bu ara
ş
t
ı
rman
ı
n yap
ı
lmas
ı
ndaki temel amaç, ülkemizde bir k 
ı
s
ı
m ayd
ı
n taraf 
ı
ndan ileri sürülen“ Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulu
ş
undan beri süregelen baz
ı
hayali korkular 
ı
( büyük ölçüde siyasal
İ
slam kastediliyor) oldu
ğ
u ve Türkiye’nin ça
ğ
da
ş
la
ş
mas
ı
n
ı
n yegane yolunun bu saplant
ı
lar 
ı
n bir kenara at
ı
lmas
ı
ndan geçti
ğ
i” görü
ş
ünün incelenmesidir. Gerçekten Atatürkçü çevreler hayalicanavarlarla m
ı
sava
ş
maktad
ı
rlar yoksa tam aksine bu iddian
ı
n sahipleri mi tarihi bir yan
ı
lg
ı
 içindedirler? Bu noktay
ı
ayd
ı
nlatmak istiyoruz.Bu ara
ş
t
ı
rmada öncelikle So
ğ
uk Sava
ş
dönemi ve bu dönemin ülkemize dayatt
ı
ğ
ı
kal
ı
 plar incelenecek daha sonra ülkemizde siyasal
İ
slam kavram
ı
teorik bir bak 
ı
ş
la özetlendikten sonra sonolarak da varolan tehdidin boyutlar 
ı
n
ı
kan
ı
tlayabilmek için ülkemiz yak 
ı
n tarihinden somut belgeler sunulacakt
ı
r.
ş
ün
grubu olarak, 21. yy’da dünyan
ı
n ve Türkiye’nin gidece
ğ
i yönü kavrayabilmek,dünyam
ı
z
ı
n içinde bulundu
ğ
u ba
ş
döndürücü bili
ş
im devrimi sürecini anlayabilmek için So
ğ
uk Sava
ş
 döneminin dü
ş
ünce kal
ı
 plar 
ı
ndan ve terminolojisinden uzak durmam
ı
z gerekti
ğ
ini defalarca dilegetirdik. Fakat, bu yaz
ı
n
ı
n konusu olan siyasal
İ
slam’
ı
anlayabilmek için So
ğ
uk Sava
ş
y
ı
llar 
ı
n
ı
veülkemizin So
ğ
uk Sava
ş
süreci içindeki konumu göz ard
ı
etmememiz gerekir. Bu nedenle çok önemli buldu
ğ
umuz bu dönemi ve sonuçlar 
ı
n
ı
özetlemek zorunlulu
ğ
unday
ı
z.
So
ğ
uk Sava
ş
 
Bilindi
ğ
i gibi II. Dünya Sava
ş
ı
henüz bitmemi
ş
ken ABD,
İ
ngiltere ve SSCB blo
ğ
u (Büyük Üçlü) sava
ş
sonras
ı
dönemin kurgulanmas
ı
çal
ı
ş
malar 
ı
na ba
ş
lam
ı
ş
lard
ı
r. 1942 San FranciscoKonferans
ı
ile Birle
ş
mi
ş
Milletler örgütü yine ayn
ı
y
ı
lda Bretton Woods Konferans
ı
ile IMF ve DünyaBankas
ı
örgütü olu
ş
turulmu
ş
tur..Sava
ş
sonras
ı
dünya düzenini görü
ş
mek üzere toplanan 1943 Tahran ve 1945 Yaltakonferanslar 
ı
da oldukça önemlidir. Fakat 1945 y
ı
l
ı
nda bu güçlü i
ş
 birli
ğ
i yava
ş
yava
ş
zedelenmeye ba
ş
lam
ı
ş
t
ı
r. ABD ve müttefiklerinin bir tehlike olarak görmedi
ğ
i SSCB’nin (hatta bu nedenlekendisine Güvenlik Konseyinde daimi üyelik verilmi
ş
tir) üzerindeki alg
ı
lamalar ciddi
ş
ekildede
ğ
i
ş
mi
ş
tir. Bu de
ğ
i
ş
imde 1945 temmuzunda düzenlenen Potsdam Konferans
ı
oldukça kritik bir öneme sahiptir. “Do
ğ
u ile Bat
ı
aras
ı
ndaki çeki
ş
me (non-cooperation), Churchill taraf 
ı
ndan Truman’a12 May
ı
s 1945’te gönderilen özel telgrafta “Demir Perde” olarak tan
ı
mlanm
ı
ş
t
ı
r.”
1
Bu de
ğ
i
ş
imin di
ğ
er  bir kan
ı
t
ı
olmas
ı
ı
s
ı
ndan: “Riga’daki Amerikan Elçili
ğ
i’nde diplomat olan Kennan
*
tüm bu korkuyu,Bol
ş
evikleri askeri güçlerini artt
ı
rmak için ülkesini zorlayan ac
ı
mas
ı
z ve kanl
ı
Rus liderlerinin ensonuncusu olarak niteledi
ğ
i,
ş
ubat 1946’daki “Long Telegram”
ı
nda aç
ı
klam
ı
ş
t
ı
r.”
2
Son olarak 1947-48 döneminde Do
ğ
u Avrupa’da gerçekle
ş
tirilen genel seçimlerde hep Sovyet Rusya yanl
ı
s
ı
partilerin ba
ş
ar 
ı
l
ı
olmas
ı
yla iki büyük güç SSCB ve ABD kar 
ş
ı
kar 
ş
ı
ya gelecek ve art
ı
k So
ğ
uk Sava
ş
  ba
ş
layacakt
ı
r.
Çevreleme Politikas
ı
(Containment Policy)
*
 
George KENNAN, ABD d
ı
ş
i
ş
lerindeki en önemli Sovyet uzmanlar 
ı
ndan
 
 
So
ğ
uk sava
ş
psikolojisinin dünyaya hakim olmas
ı
yla birlikte ülkeler kendilerine bir taraf seçmek zorunda kald
ı
lar. Özellikle üçüncü dünyan
ı
n 1945’lerden itibaren ya
ş
amaya ba
ş
lad
ı
ğ
ı
  ba
ğ
ı
ms
ı
zla
ş
ma süreci (dekolonizasyon) Do
ğ
u ve Bat
ı
bloklar 
ı
n
ı
n yak 
ı
ndan takip etti
ğ
i bir olgu halinegelmi
ş
tir. Bu yeni ba
ğ
ı
ms
ı
zla
ş
m
ı
ş
ülkeleri her iki blokta kendi taraf 
ı
na çekmek istemi
ş
tir. Bunusa
ğ
laman
ı
n en kolay yolu olarak da bu ülkelere hat
ı
ı
say
ı
l
ı
r miktarlarda maddi destek sa
ğ
lamas
ı
yoluseçilmi
ş
tir.Bu pozisyonda Bat
ı
Blo
ğ
u’nun güttü
ğ
ü çevreleme politikas
ı
ndaki amaçlar 
ı
: “ Sovyetleri pazarl
ı
kta kö
ş
eye s
ı
ı
ş
t
ı
racak direnç noktalar 
ı
yaratmakt
ı
. Sovyet liderlerinin, alternatif politikalar 
ı
nyarars
ı
zl
ı
ğ
ı
görüldü
ğ
ünde bar 
ı
ş
ç
ı
politikalar izleme kapasitesine sahip olduklar 
ı
na önemli vedestekleyici delillerle inand
ı
lar bu çevreleme politikas
ı
n
ı
n tamamen sald
ı
rgan olmayan, vurgulananumuduydu ve bu umut sözü edilen politikan
ı
n yerle
ş
me olas
ı
l
ı
ğ
ı
ndaki inanca dayan
ı
yordu.”
3
 G. Kennan’
ı
n bu politikaya bak 
ı
ş
ı
biraz daha farl
ı
d
ı
r. Kennan için: “Endüstri güç için anahtar  bile
ş
endi. (endüstri gücün hammaddesiydi.) Ve ABD endüstri merkezlerinin ço
ğ
unu kontrol ediyordu.Dünyada be
ş
tane merkez vard
ı
, bunlar; Birle
ş
ik Devletler,
İ
ngiltere, Bat
ı
Almanya, Japonya veSovyetler Birli
ğ
iydi. Birle
ş
ik devletler ve gelecekteki müttefikleri bunlardan dördüne sahipti veSovyetler tek ba
ş
ı
nayd
ı
. Çevreleme politikas
ı
, Sovyetleri kendi bölgesine hapsetmekti.”
4
 
Ş
u da vurgulanmal
ı
d
ı
r ki; J. Stalin’in güttü
ğ
ü e
ş
zamanl
ı
d
ı
ş
politika Bat
ı
Blo
ğ
u’nun i
ş
ini oldukçakolayla
ş
t
ı
rmaktayd
ı
. “Stalin, Sovyetler Birli
ğ
i’ni fiziksel ve ideolojik olarak dünyan
ı
n gerikalanlar 
ı
ndan izole etti; Ruslar komünist blo
ğ
un d
ı
ş
ı
nda pek az görülebildi ve çok az say
ı
dakikomünist olmayanlar 
ı
n ülkeye giri
ş
ine izin verildi. Resmi politikaya göre bir ülke ya Sovyetlerinyan
ı
ndayd
ı
ya da kar 
ş
ı
s
ı
nda.”
5
 
Truman Doktrini
Truman Doktrini, Türkiye’nin So
ğ
uk Sava
ş
içindeki konumunu belirleyen en temel geli
ş
meolmas
ı
bak 
ı
m
ı
ndan önemlidir. (Bu doktrin çevreleme politikas
ı
n
ı
n bir parças
ı
olarak dü
ş
ünülmelidir.)Bu noktada ayr 
ı
nt
ı
lar 
ı
na fazla girmeden
ş
u saptama yap
ı
labilir: SSCB ve Türkiye aras
ı
nda kayna
ğ
ı
n
ı
 Bo
ğ
azlar sorunun olu
ş
turdu
ğ
u bir anla
ş
mazl
ı
k süregelmi
ş
tir. Sava
ş
bittikten sonra bu gerilim daha daartm
ı
ş
t
ı
r. “19 mart 1945’te Molotov
*
Türkiye ve Sovyetler aras
ı
nda 1925’te imzalanan sald
ı
rmazl
ı
 pakt
ı
n
ı
n geçersiz oldu
ğ
unu aç
ı
klam
ı
ş
t
ı
r.”
6
 1947’ye geldi
ğ
imizde içinde bulundu
ğ
u ekonomik zorluklardan ötürü Balkanlarda sava
ş
 sonras
ı
nda önemli bir güç olmas
ı
planlanan
İ
ngiltere bölgeden çekilme karar alm
ı
ş
t
ı
r. (“1946 y
ı
l
ı
nda
İ
ngiltere’nin ödemeler dengesi aç
ı
ğ
ı
380 milyon sterline ula
ş
m
ı
ş
t
ı
r.”
7
)Sovyetlerin Balkanlar üzerindeki bask 
ı
lar 
ı
ve
İ
ngiltere’nin çekilme karar 
ı
üzerine ABD Ba
ş
kan
ı
HarryTruman kongrede kendi ad
ı
yla an
ı
lacak doktrini aç
ı
klam
ı
ş
t
ı
r:”
İ
nan
ı
yorum ki; Birle
ş
ik Devletlerin politikas
ı
, silahlanm
ı
ş
az
ı
nl
ı
klar 
ı
n bask 
ı
s
ı
na veya d
ı
ş
bask 
ı
lara direnen özgür insanlara destek vermek olmal
ı
.
İ
nan
ı
yorum ki; kendi kaderlerini, kendi yollar 
ı
yla belirlemek isteyen insanlara yard
ı
metmeliyiz.
İ
nan
ı
yorum ki; yard
ı
mlar 
ı
m
ı
z öncelikle ekonomik ve politik istikrar 
ı
sa
ğ
lamak için gerekliolan finansal yard
ı
m
ş
eklinde olmal
ı
.”
8
 Bu ba
ğ
lamda “bunun bir ba
ş
lang
ı
ç oldu
ğ
unun anla
ş
ı
lmas
ı
 
ş
art
ı
yla Türkiye’ye 150 milyondolarl
ı
k bir yard
ı
m için kongreden istekte bulunmu
ş
tur.”
9
 Bu noktadan sonra rahatl
ı
kla Türkiye So
ğ
uk Sava
ş
ta taraf 
ı
n
ı
belli etmi
ş
tir denebilir. Ve bunoktadan sonra bir çok 
ş
ey ülkemizde eskisi gibi olmayacakt
ı
r.
*
Dönemin SSCB D
ı
ş
i
ş
leri bakan
ı
 
 
Modernizasyon Projesi
(Modernizasyon projesi ba
ş
l
ı
ba
ş
ı
na bir ara
ş
t
ı
rma konusu olabilecek boyutlarda bir olgudur.Bulundu
ğ
umuz noktada modernizasyon oryantalizm ili
ş
kisine veya modernizasyon ve ba
ğ
ı
ml
ı
l
ı
(modernization and dependency) kavram
ı
na de
ğ
inilmeyecek ve olgu
ı
sa bir 
ş
ekilde aç
ı
klanmayaçal
ı
ş
ı
lacakt
ı
r.)Bu proje 1955’lerden ba
ş
lamak üzere ABD’li baz
ı
bilim adamlar 
ı
taraf 
ı
ndan ortaya at
ı
lm
ı
ş
t
ı
r,W. Rustow, D. Bell gibi. Hatta W. Rostow’un ülkemize gelip baz
ı
ı
rsal bölgelerde ara
ş
t
ı
rmalar yapt
ı
ğ
ı
bilinmektedir. Sözü edilen projenin amac
ı
kendi ba
ş
lar 
ı
na kalk 
ı
namayacak, ça
ğ
da
ş
la
ş
amayacak olan üçüncü dünya ülkelerinin bu hedeflere ula
ş
mas
ı
n
ı
sa
ğ
lay
ı
c
ı
programlar olu
ş
turmakt
ı
r. Tabi ki;sa
ğ
lanacak geli
ş
me Bat
ı
n
ı
n ç
ı
karlar 
ı
na ters dü
ş
memelidir.(Bir örnek vermek gerekirse, sözü edilenazgeli
ş
mi
ş
ülkeler sanayile
ş
irken geli
ş
mi
ş
ülkeler için ula
ş
ı
labilir bir pazar olma niteli
ğ
inikaybetmemelidirler.)Üçüncü dünya üzerindeki alg
ı
lamalar 
ı
n daha iyi kavranmas
ı
konusunda W. Rostow’
ı
n “How itall began?” isimli kitab
ı
n
ı
n ilk sayfas
ı
ndaki
ş
u tespitin yararl
ı
olabilece
ğ
ini dü
ş
ünüyoruz. “Moderniteöncesi (premodern) dünya birçok sebepten dolay
ı
çal
ı
ş
maya de
ğ
er. Bunlar merak 
ı
m
ı
z
ı
gidermek,insanl
ı
ğ
ı
n durumu ve yarat
ı
c
ı
l
ı
ğ
ı
konusundaki bilgimizi geni
ş
letmek, modernle
ş
ememi
ş
dünyan
ı
nmodern medeniyet ve kültürleri gölgelemesini anlamam
ı
za yard
ı
m etmektedir. Bu kitab
ı
n amac
ı
, dar anlamda, modernle
ş
ememi
ş
dünyayla ba
ş
laman
ı
n matematiksel nedeni: bu dünyan
ı
n kendi kendinekalk 
ı
nmas
ı
n
ı
gerçekle
ş
tirememi
ş
olmas
ı
. E
ğ
er 
ş
u an modern dünyan
ı
n aksine hangi faktörlerinoldu
ğ
unu veya olmad
ı
ğ
ı
n
ı
tespit edersek; bu, 18. yüzy
ı
lda ba
ş
layan kalk 
ı
nmay
ı
iki yüzy
ı
ld
ı
r sürdürenözgün elementleri belirlememize yard
ı
mc
ı
olur.”
10
 
So
ğ
uk Sava
ş
ı
n Türkiye’ye “Arma
ğ
anlar
ı
”!
 
Türkiye Cumhuriyeti 1947 Truman Doktrini’nin uygulamaya konulmas
ı
ve 1952 y
ı
l
ı
nda NATO’ya kabul edilmesiyle taraf 
ı
n
ı
net bir 
ş
ekilde ortaya koymu
ş
tur. Bunun ard
ı
ndan bütün bat
ı
dünyas
ı
nda oldu
ğ
u gibi ülkede kirli bir propaganda yürütülecek ve komünizmin panzehiriolarak kabul edilen (Komünizmin reddetti
ğ
i iki kavram olan) D
İ
 N ve M
İ
LLYETÇ
İ
L
İ
kavramlar 
ı
ülke içinden ve ülke d
ı
ş
ı
ndan k 
ı
ş
ı
rt
ı
lmaya ba
ş
lanacakt
ı
r. Sözü edilen dönemdekihükümetler bu sürece hiçbir müdahale de bulunmad
ı
klar 
ı
gibi bu süreci hukuka ayk 
ı
ı
 olmas
ı
na ra
ğ
men beslemi
ş
lerdir. (Türkiye bu süreçte Özel Harp Dairesi, ak 
ı
nc
ı
gençlik kamplar 
ı
, ülkücü gençlik kamplar 
ı
gibi yap
ı
lanmalarla tan
ı
ş
acakt
ı
r.)
 
6 Haziran 1964 tarihli “Johnson Mektubu”
ş
okunun ard
ı
ndan Türkiye; Endonezya, M
ı
s
ı
r veHindistan’
ı
n ba
ş
ı
n
ı
çekti
ğ
i, 1955 Bandung Konferans
ı
ile ortaya ç
ı
kan Ba
ğ
lant
ı
s
ı
zlar Hareketi!ni ça
ğ
ı
ş
t
ı
ran bir politika gütmü
ş
tür. 1963 ve 1964 y
ı
llar 
ı
nda çe
ş
itli diplomatik yak 
ı
nla
ş
malardan sonra Kas
ı
m 1967’de dönemin ba
ş
 bakan
ı
Süleyman Demirel on günlük resmi bir ziyaret için SSCB’ye gitmi
ş
tir. Görü
ş
melerde
ş
u konular 
ı
n konu
ş
uldu
ğ
u belirtilmi
ş
tir: “Hükümet ba
ş
kanlar 
ı
, Sovyetlerle Türkiye aras
ı
nda Türkiye’de birçok giri
ş
iminkurulmas
ı
konusunda kurulan birlikteli
ğ
in iki taraf 
ı
da tatmin edecek 
ş
ekilde oldu
ğ
unu notettiler.
İ
ki tarafta bu çabalar 
ı
n sürmesi ve ba
ğ
lar 
ı
n kuvvetlendirilmesi konusunda tamkararl
ı
d
ı
rlar.”
11
Bu geli
ş
melerin ard
ı
ndan yukar 
ı
da bahsedilen müdahale ve k 
ı
ş
ı
rtma daha dah
ı
z kazanm
ı
ş
ve Türkiye çalkant
ı
l
ı
bir döneme sürüklenmi
ş
tir.
 
Dini duygular 
ı
n
ı
ş
ı
rt
ı
lmas
ı
ve istismar 
ı
ile köktencilik hareketlerin ülkemizde tekrardancanlanmas
ı
na yol açm
ı
ş
t
ı
r. Planl
ı
olarak uygulanan bu politikan
ı
n gölgesinde büyüyenköktenci
İ
slam anlay
ı
ş
ı
gün gelmi
ş
yine ABD taraf 
ı
ndan uygulanan modernizasyon projesiyleçat
ı
ş
ı
r duruma gelmi
ş
tir. Bu çeli
ş
kinin a
ş
ı
lmas
ı
için hepimizin bugünlerde duymaya al
ı
ş
t
ı
ğ
ı
 
ı
l
ı
ml
ı
 
İ
slam” projesi olu
ş
turulmu
ş
tur. (Bu kavrama modern
İ
slam adland
ı
rmas
ı
n
ı
kullanançevreler de vard
ı
r fakat biz bu tan
ı
mlamaya kat
ı
lm
ı
yoruz.)So
ğ
uk Sava
ş
sürecinin sonuçlar 
ı
ortaya konuldu
ğ
unda bu sürecin ne kadar önemli oldu
ğ
ukonusundaki sav
ı
m
ı
z
ı
n daha iyi anla
ş
ı
ld
ı
ğ
ı
ş
üncesindeyiz. Çal
ı
ş
mam
ı
z
ı
n “Türkiye” ba
ş
l
ı
kl
ı
  bölümde de di
ğ
er faktörlere de
ğ
inilecektir.

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->