Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
20Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
imam şatıbi - el itisam

imam şatıbi - el itisam

Ratings: (0)|Views: 1,339|Likes:
Published by bestmyworld
el itisam
imam şatıbi
el itisam
imam şatıbi

More info:

Published by: bestmyworld on Jun 09, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/06/2013

pdf

text

original

 
 
İMAM eş-ŞÂTIBΠel- İ'TİSÂM
 
İMAM eş-ŞÂTIBÎ ve el- İ'TİSÂMI ÜZERİNEDoç. Dr. Ahmet Yaman:
Endülüs'ün Gırnata kentinde doğan Ebu İshâk İbrahim b. Musa eş-Şâtıbî, hicrî 8/ milâdî 14.yüzyılın önde gelen bilginlerinden birisidir. Mâliki kültürü içinde yetişmiş müctehid bir hukukçuolmasının yanında o, hadis, tefsir, edebiyat ve Arap dili alanında da eserler vermiştir. Fakat onun enfazla temayüz eden yönü fıkıh usûlü ve nahivdir.
[1]
 İslam kültürü içinde yetişmiş şahsiyetleri ve eserlerini tanıtan biyobibliyografik (tabakât, terâcimve a’lâm türü) eserlerde doğum yeri, hoca ve talebeleriyle eserleri dışında hayatına ait geniş bilgilerene yazık ki rastlayamadığımız
[2]
İmam eş-Şâtıbî, Mağrip Mâlikî kültürü içinde yetişmiş müceddid bir alimdir Özellikle İbnü'l-Fahhar el-Bîrî (veya el-İlbîrî) (v. 754/1353), Ebû Kasım es-Sebtî (v.760/1358),Ebû Abdillah et-Telemsânî (v. 771/1369), Ebû Saîd b. Lübb et-Tağlebî'den dil ve din ilimlerini tahsileden Ebû İshak eş-Şâtıbî İslamî ilimlerin hemen her şubesinde telifi olan velûd bir alimdir.
[3]
 
Eserleri:1. El-Muvâfakât Fi Usûli'ş-Şerî'a:
Fıkıh usûlü eserlerinden olan el-Muvâfakât'i klasik usûlkitaplarının sistem ve muhtevasından çok farklı bir yapıya sahiptir. eş-Şâtıbî bu eserinde metodolojikbilgiler yanında daha ziyade kanun koyucunun (şâriin) maksat ve gayesinin hukukî hükümlerdekirolünü ortaya koymaya çalışmıştır.İslam hukukunun ruhuna yönelik esprileri incelediği eserine önce "Unvânu't-Tâ'rîf bi Esrâri't-Teklîf” ismini veren eş-Şâtıbî, daha sonra bir hadiseden dolayı bu ismi "el-Muvâfakât fi Usüli’ş-Şerîa"olarak değiştirmiştir.Müellif, bu hadisenin seyrini, eserinin mukaddimesinde şöyle anlatır: "Kitabı yazmayabaşladıktan sonra hocalarımdan birisi ile karşılaştım. Görünce bana şöyle dedi:Dün seni rüyamda gördüm, elinde de hazırlamış olduğun bir kitap vardı.‘Nedir o elindeki?’ deyince'el-Muvâfakât' diye cevap verdin.Bu kelimeyle neyi kastettiğini sorunca da,"Ben onunla İbn Kasım (İmam Mâlikin en büyük talebesi) ile Ebû Hanîfe'nin mezhebinin arasınıbuldum’ dedin."
[4]
 Kitabı tahkik eden Abdullah Draz’ın da takdim de ifade ettiği gibi eş-Şâtıbî eserinde, hükümlerinkonulmasında kanun koyucunun maksatlarını kapsayan genel esasları tesbit etmiş, kaideleri bellitemellere bağlamıştır. Kitabın bahislerini hukuk metodolojisi (usûl-i fıkıh) ile hukuk felsefesi (rûhu'ş-Şeria) arasında bağlantı kurarak işlemiştir.Daha sonra kaleme aldığı anlaşılan el-İ'tisâm’da müellif, bu yönde bir çalışma yaptığına şucümlelerle işaret eder:"Aklım eşyayı kavramaya ve arzum bilgi doğrultusunda yoğunlaşmaya başladığından beriŞeriatın mantıkî bütünlüğünü ve hukukî tutarlığını; temellerini/usûlünü ve detaylarını/furüunu inceler oldum. Bunun için hiçbir ilmi gözardı etmedim. İmkan ve zaman ölçüsünde hepsini irdeledim.Fıtratımda bulunan yeteneğimi kullanarak derinlere daldım. Öyleki, neredeyse boğulacakken Rauf veRahmi olan cömert Rabbim sonunda bana lütfetti ve Şeriatın benim için tahayyül sınırlarımın dışındaolan anlamlarını açığa çıkardı...”
[5]
 Buna göre şer’î hükümlerin kaynaklarından çıkarılabilmesi, yani istinbâtı için iki şart gereklidir:Biri. Arap dilini iyi bilmek; diğeri de İslam'ın esasını ve gayesini iyi kavramaktır. Usûlcüler genelliklebirinci unsura yani dil bahislerine önem vermişler, bunun yanında İslâm hukukunun gaye ve hedeflerini(Makâsıdu'ş-Şerîa'yı) yeterince ele alamamışlardır.İşte hicrî 8. asırda yaşayan eş-Şâtıbî, ikinci unsuru temel kabul etmiş ve kanun koyucununmaksat ve gayesini ortaya koyabilmek amacıyla bu eserini hazırlamıştır, eş- Şâtıbî'nin bu eserle ortayakoyduğu sonuçlar, dini tam öğrenmek, İslâm hukukunun sistem ve ruhunu kavramak ve teşriinesaslarına vakıf olmak gibi kabiliyetleri kazandırır.Bu kıymetli eser ilk defa 1302/1884 yılında Tunus'ta neşredilmiştir. İkinci tanı neşri Kahire'de1341/1923 yılında olmuştur. Abdullah Draz’ın yorum ve notlarıyla yapılan üçüncü neşri de yineKahire'de (ty. Mustafa Muhammed Matbaası) yapılmıştır. Son tam neşri ise Muhammed MuhyiddinAbdulhamid'in tahkiki ile 1969'da Kahire'de olmuştur. Bu arada Kazan âlimlerinden Musa Cârullah da,başına eklediği bir Türkçe mukaddime ile 1327/1909'da Kazan'da bir bölümünü yayımlamıştır.Mehmet Erdoğan tarafından Türkçe'ye yapılan çevirisi ise 1990-93 yılları arasında 4 cilt olarakİstanbul'da yayımlanmıştır.
 
2-
 
Unvânu't-Tarîf bi Esrâri't-Teklîf:
İlimler tarihi yazan Ö. Rıza Kehhâle tarafından İslâm hukukilminin esaslarına yani fıkıh usûlüne dair müstakil bir eser olarak tanıtılmıştır;
[6]
halbuki bu eser, el-Muvâfakât'in la kendisidir. Zira yazdığı esere önce yukarıdaki ismi vermiş sonra da "el-Muvâfakât"şeklinde ğiştirmiştir.
3-
 
el-Mecâlis:
İmanı Buhâri'nin (256/70) es-Sahih isimli hadis kitabının alışverişlerle ilgili bölümüolan Kitâbu'l-Bey'in şerhidir.
4-
 
Şerhu'l-Elfiye:
Dil bilimci İbn Mâlik'in nahivle ilgili olan "'Elfiye" isimli eserinin şerhidir. Tamadı "Şerh ale'l-Hulâsa tî'n-Navh"dir. Bir nüshası Ezheriyye Kütüphanesi'nde 1487/10806 numaradabulunmaktadır.
5-
 
el-İfâdât ve'1-İnşâdât:
Edebiyatla ilgili bir eserdir.
6-
Unvânu'l-İttifâk fi İlmi'l İştikak:Bu da Arap diliyle ilgili bir çalışmadır.
7-
 
Makâsidü'ş-Şâfiye fi Şerhi Hulâsati'l-Kâfiye:
Gramer kitabıdır.
8
-
Fetâvâ'1-İmâm eş-Şâtıbî:
İslâm hukukunun pratik yönüyle ilgili bazı meselelerini ihtiva eder.Tunus 1984
9
-
el-İ'tisâm:
Bid'atlere karşı Kitap ve Sünneti savunan, bid'atin mahiyetine ve tehlikelerineişaret eden ve halk arasında yayılan hurafe ve bid'atleri açıklayıp tedavi yollarını gösteren kıymetli bir eserdir.Yaşadığı devirde halk arasında yaygınlaşmış hurafe ve bid'atlerle kıyasıya uğraşan eş-Şâtıbî,toplumunu, Kuran ve Sünnet çizgisinde doğru bir İslâm anlayışına davet etmiştir. Üstlendiği İmam-hatiplik görevini bu yönde sürdürmüş, ama alışılmış bid'atlere karşı çıktığı için de birçok tenkide maruzkalmıştır. el-İ'tisâm'ın baş taraflarında eş-Şatıbî, kendisine yöneltilen bu tenkitleri şu cümlelerlenakleder:"Çoğunluğun yaptığı gibi ben de imamlık ve hatiplik gibi görevler aldım. İstikamet üzere olupgidişatımı düzelteyim dediğimde çağdaşlarımın çoğunluğu arasında kendimi yabancı hissettim. Çünküonların davranışlarını adetler bürümüş, aslî sünnetleri bid'atler kaplamıştı. Bunlar önceki dönemlerdebulunan bid'atler değildi. Selef, bu konuya pek çok defa dikkat çekmiştir. Meselâ Ebu 'd-Derdâ 'nınşöyle dediği nakledilir:Eğer Rasulullah şimdi çıkıp gelse, aranızda kendisinin ve dostlarının amelinden sadece namazıbulurdu.Bu sözlere el-Evzâ'î,Acaba Ebu'd-Derdâ bugünü görseydi ne derdi?İlavesini yaparken İsa b. Yunus da,Ya el-Evzâ'î bugüne yetişseydi acaba nasıl değerlendirirdi? demiştir.İşte ben, ya insanların uygulaya geldikleri adetleri/bid'atleri terkederek Sünnet'e uyacaktım ya daSünnet'e ve selefin uygulamalarına rağmen âdetlere/bid'atlere kulak verecektim. Sonuçta Sünnet'eittiba uğrunda karşılaşılan sıkıntının aslında kurtuluş olduğunu gördüm ve bu doğrultuda yavaş yavaşbazı konular üzerinde çalışmaya başladım. Tabi hemen kıyamet koptu, suçlandım, kınandım ve hedef tahtası haline geldim. Nasıl mı?Namazdan sonra topluca yapılan dualara katılmadığım için duayı anlamsız bulmakla suçlandım.Hutbede Râşit halifelerin isimlerini anmadığım için Rafızîlik ve sahabe düşmanlığıyla, itham edildim.Yine hutbede dönemin yöneticilerini zikretmediğim için devlete isyan yanlısı okluğum söylendi.Herkesin gönlüne göre değil, sağlam nakil görüşlere göre fetva verdiğim için dini zorlaştırmaklasuçlandım. Sünnete ters düşen bid'atçi sûfîlere karşı çıktığım için evliyaullah'a düşmanlık beslediğimsöylendi. Bunların hepsi tabii ki bana yöneltilmiş birer yalandı. Her şeye rağmen Allah'ahamdolsun..."
[7]
 el-İ'tisâm ilk defa Kahire'de 1331/1913 yılında Muhammed Reşid Rıza tarafından neşredilmiş,bunu takiben değişik zamanlarda birçok defa yayımlanmıştır. Ömer Süleyman isimli bir araştırmacı da1405 yılında Ehâdîsü'l-İ’tisâm li'ş-Şâtıbî ismiyle Muhammed b. Suûd el-İslâmiyye Üniversitesinde bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır.Bid'at gerçeği ve bununla mücadele niyetinin bir ürünü olan el-İ'tisam üzerinde. eş-Şatıbî’nindaha önce kaleme aldığı el-Muvafakâtı'nın etkili olduğu görülmektedir. Bid'atlerin ortaya çıkışı, dînî tecrübedeki yeri ve insanları sünnete döndürme ekseninde kanaatlerini temellendirirken eş-Şatıbî et-Muvâfakâtın özellikle ikinci cildini teşkil eden Kitabu'l-Makâsıd'ına atıflar yapmaktadır. Hem bu atıflarıanlamlandırabilmek, hem de el-İ'tisâm'ın fikir örgüsünü daha iyi tanıyabilmek için adı geçen Kitabu'lMakâsıd'ın muhtevasını ana başlıklar halinde buraya almak istiyorum:
[8]
 
Kitâbu'ı-MakâsıdA- Kanun Koyucunun Şeriatın Konulmasındaki Kasdı

Activity (20)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
nuritok liked this
Orhan Kapar liked this
Hakktan liked this
Hakktan liked this
olur61 liked this
karcicegi06 liked this
nickytogo liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->