Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
9Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
FRANKFURT OKULU VE ELEŞTİREL TEORİ: SOSYOLOJİK POZİTİVİZMİN ELEŞTİRİSİ

FRANKFURT OKULU VE ELEŞTİREL TEORİ: SOSYOLOJİK POZİTİVİZMİN ELEŞTİRİSİ

Ratings: (0)|Views: 1,306|Likes:
Published by kronikasistan

More info:

Published by: kronikasistan on Aug 01, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/25/2012

pdf

text

original

 
FRANKFURT OKULU VE ELE
Ş
T
İ
REL TEOR 
İ
: SOSYOLOJ
İ
POZ
İ
T
İ
V
İ
ZM
İ
N ELE
Ş
T
İ
İ
S
İ
 
Bekir BALKIZ
 
ABSTRACT
In this article the basic arguments that ‘critical social theory’ accompanied withFrankfurt School has put forward for critique of sociological positivism will bediscussed. Having many variations in itself, critical theory can be read as a kind of criticism of positivism as well.Being initially systematized by Comte, sociological positivism identifies the perception of social reality with the perception of physical reality. According to criticaltheory the identification of natural sciences with social sciences i.e. methodologicalmonism, leads to the inevitable reification of social events. Whereas positivist socialtheory aims to control and maintain society as it is, critical theory strives to go beyondgiven situation and to put forward that society has the potentiality of a different reality.If a theory is "critical", this means that it is based on an opposing andquestioning way of analysis. Critical theory aims to reveal the ideological illusions penetrated into social relations and to analyse the theories that expose "false"explanations of social reality. Critical theory is not only a criticism of social facts butalso a criticism of the theories that make "false" representations of these facts. But thisdoes not mean that critical theory is not a "scientific" theory. When social world isconsidered, critical theory asserts that through criticism scientific knowledge can be produced. Consequently it also calls itself "critical social science".
Keywords:
Critical Theory, Positivism, Ideology, Social Reality, Power andDomination, Emancipation, Appearance and Reality.
Yard. Doç. Dr., Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü.135
 
1. Giri
ş
 
Bu yaz
ı
da sosyolojik pozitivizmin bir ele
ş
tirisi olarak ‘ele
ş
tirel teori’nindayand
ı
ğ
ı
epistemolojik ve metodolojik önvarsay
ı
mlar (assumptions) üzerindedurulacak ve ard
ı
ndan bu teori hakk 
ı
nda kapsaml
ı
bir de
ğ
erlendirme yap
ı
lacakt
ı
r.Buradaki amac
ı
m
ı
z, ele
ş
tirel teorinin yöntem anlay
ı
ş
ı
ve toplum teorisi bak 
ı
m
ı
ndanfarkl
ı
bir sosyolojik ‘paradigma’
y
ı
temsil etti
ğ
ini ortaya koymak ve bu paradigman
ı
nsosyolojik pozitivizme yöneltti
ğ
i ele
ş
tirilerin ana noktalar 
ı
n
ı
tespit etmektir. Budo
ğ
rultuda, kendi içinde farkl
ı
varyasyonlar 
ı
olmakla birlikte ele
ş
tirel teorinin, pozitivizm ele
ş
tirisinde bir iç tutarl
ı
l
ı
ğ
a sahip oldu
ğ
u gösterilecek ve bu ele
ş
tirinintemel parametreleri formüle edilecektir. Sosyolojik çal
ı
ş
malarda belli bir ara
ş
t
ı
rmayönteminin kullan
ı
lmas
ı
, insan ve topluma ili
ş
kin belirli önvarsay
ı
mlar 
ı
n kabul edilmesianlam
ı
na gelmektedir. Bu yaz
ı
da yapaca
ğ
ı
m
ı
z analiz ve de
ğ
erlendirme çerçevesinde,ele
ş
tirel teorinin yöntemi ve toplum teorisi aras
ı
nda da içsel bir ba
ğ
lant
ı
n
ı
n mevcutoldu
ğ
u gösterilmeye çal
ı
ş
ı
lacakt
ı
r. Ele
ş
tirel sosyal teori, konuyla ilgili literatürde bazen‘radikal sosyoloji’, ‘müdahaleci sosyoloji’, ‘ele
ş
tirel (hermeneutik) yorumlay
ı
c
ı
 sosyoloji’, ‘refleksif/dü
ş
ünümsel sosyal teori’ vb. kavramlarla da ifade edilmektedir.Ancak bu farkl
ı
adland
ı
rmalara ra
ğ
men, ele
ş
tirel teorinin, pozitivist metodoloji vetoplum teorisine yönelik bir itiraz
ı
ve sorgulamay
ı
temsil etti
ğ
i anla
ş
ı
lmaktad
ı
r.Ele
ş
tirel sosyal teori paradigmas
ı
içinde yeralan dü
ş
ünür ve ekollerin önemli bir bölümünün, pozitivizm ele
ş
tirisinde temel esinlerini yeniden in
ş
a edilmi
ş
veyorumlanm
ı
ş
bir Marksizmden ald
ı
klar 
ı
görülmektedir. Bu e
ğ
ilim, özellikle FrankfurtOkulu’na mensup teorisyenlerin çal
ı
ş
malar 
ı
nda belirgin bir biçimde ortaya ç
ı
kmaktad
ı
r.Ele
ş
tirel teorinin pozitivizm ele
ş
tirisine zemin olu
ş
turan Marksizm, bu teorisyenlerinkatk 
ı
lar 
ı
yla anti-pozitivist bir okumaya tâbi tutulmakta, yeni kavram ve aç
ı
l
ı
mlarlazenginle
ş
tirilmektedir. Bu tutum, özellikle Habermas’
ı
n çal
ı
ş
malar 
ı
nda aç
ı
k bir  biçimde göze çarpmaktad
ı
r. O, ele
ş
tirel bir sosyal teori olarak Marksizmin pozitivistik unsurlar 
ı
içinde bar 
ı
nd
ı
rd
ı
ğ
ı
n
ı
iddia eder ancak, ondan tümüyle devazgeçmez. Bununla birlikte, ele
ş
tirel teorisyenlerin Marksizme yak 
ı
nl
ı
klar 
ı
, onlar 
ı
n pozitivizmle yap
ı
c
ı
ve verimli bir diyaloga girmelerine engel te
ş
kil etmemektedir. Zira
Burada ‘paradigma’ kavram
ı
n
ı
, ihtiyat koymak suretiyle Thomas Kuhn’un tarif etti
ğ
ianlamda kullan
ı
yoruz. Buna göre bir paradigma, belirli bir bilim sahas
ı
içindeara
ş
t
ı
rmalara ili
ş
kin imajlar üretir. Paradigma, neyin ara
ş
t
ı
ı
lmaya de
ğ
er oldu
ğ
unu,ara
ş
t
ı
rma s
ı
ras
ı
nda hangi sorular 
ı
n ve nas
ı
l sorulmalar 
ı
gerekti
ğ
ini; ara
ş
t
ı
rmasonucunda elde edilen bulgular 
ı
n nas
ı
l de
ğ
erlendirilece
ğ
ini ve bu de
ğ
erlendirmeyeili
ş
kin kurallar 
ı
önceden belirler. Paradigma bir bilim sahas
ı
içinde olu
ş
mu
ş
olankonsensüs birli
ğ
idir ve o, bir bilim toplulu
ğ
unu di
ğ
erinden ay
ı
rt eden s
ı
n
ı
r çizgisiniolu
ş
turur. Paradigma, belirli bir bilim sahas
ı
içinde mevcut olan modelleri, teorileri,yöntem ve araçlar 
ı
s
ı
n
ı
fland
ı
ı
r, tan
ı
mlar ve onlar 
ı
birbiriyle ili
ş
kilendirir. Bu konudadaha ayr 
ı
nt
ı
l
ı
bilgi için bkz. Kuhn, Thomas,
Bilimsel Devrimlerin Yap
ı
s
ı
, Çev. Nilüfer Kuya
ş
, Alan Yay
ı
nlar 
ı
,
İ
stanbul, 1982136
 
onlar, pozitivizmin bilimsel bilgiye yönelik olumlay
ı
c
ı
tutumunu de
ğ
il, onun ‘bilimcilik ideolojisi’sini ele
ş
tirel bir sorgulamaya tâbi tutmaktad
ı
rlar.Frankfurt Okulu’nun ele
ş
tirel teorisini, esas itibariyle bir ideoloji ele
ş
tirisiolarak tan
ı
mlamak mümkündür. Okul’un ideoloji ele
ş
tirisi, Marx’
ı
n ekonomi-politik ele
ş
tirisinden türetilmi
ş
tir. Do
ğ
a üzerinde tesis edilen bilimsel-teknik rasyonalitenintopluma uygulanmas
ı
sonucunda bilim, Adorno ve Horkheimer’a göre, ideoloji halinegelir (Dant, 1991:86). Ele
ş
tirel teorinin kökeninde, Marx’
ı
n ekonomi-politik ele
ş
tirisiile Lukacs’
ı
n Hegelci Marksizminin bulundu
ğ
u ileri sürülebilir. Ele
ş
tirel teori,Lukacs’
ı
n ‘bütünsellik’ (totalite) kavram
ı
ndan hareketle, toplumsal ya
ş
am
ı
n hiçbir 
ı
sm
ı
n
ı
n, tarihsel bütünle yani, sosyal yap
ı
ile ili
ş
kilendirilmedikçe kavranamayaca
ğ
ı
n
ı
 iddia eder. Horkheimer ve Adorno, ekonomi-politik ele
ş
tirisine araçsal akl
ı
n ele
ş
tirisinide ilâve etmi
ş
ve Marksizmi yeniden yorumlam
ı
ş
lard
ı
r. Onlara göre kapitalizm, üzerineoturdu
ğ
u araçsal ak 
ı
l yani rasyonalite ilkesi göz önünde bulundurulmadan kavranamaz(Connerton, 1976:12-27).Marx’
ı
n ekonomi politik ele
ş
tirisi, asl
ı
nda ‘bilim’ maskesine bürünmü
ş
bir ideolojinin ele
ş
tirisiydi ve bu ele
ş
tiri Frankfurt Okulu dü
ş
ünürlerinin metodolojikonusundaki yakla
ş
ı
mlar 
ı
na temel olu
ş
turmaktayd
ı
. Bu dü
ş
ünürlerin yapt
ı
ğ
ı
 
ş
ey, bir  bak 
ı
ma, Marx’
ı
n ekonomi politik ele
ş
tirisini sosyolojik pozitivizmin ele
ş
tirisineuyarlamaktan ibaretti. Onlara göre ekonomi politik, ekonomik kategorileri ve olgular 
ı
 nas
ı
l do
ğ
al gerçeklikler olarak al
ı
yor idiyse, sosyolojik pozitivizm de toplumsal olgular 
ı
 do
ğ
rudan gözleme aç
ı
k olan yönleriyle, yani göründükleri halleriyle inceleme konusuyap
ı
yor ve bu olgular 
ı
n tarihsel olarak kurulmu
ş
gerçeklikler oldu
ğ
unu gözard
ı
 ediyordu. Adorno, toplumun mekanik bir biçimde i
ş
ledi
ğ
i izlenimi veren metamübadelesi ili
ş
kisini, t
ı
 pk 
ı
Marx gibi, kapitalizme özgü ancak evrensel olmayan bir ili
ş
ki olarak nitelendirir. Pozitivist sosyoloji ve iktisat, bu de
ğ
i
ş
im ili
ş
kisini kapitalizmin(sanayi toplumunun) nedensel yasalara dayal
ı
mekanik i
ş
leyi
ş
inin zorunlu bir sonucuolarak görür ve bu ili
ş
kiyi ebedîle
ş
tirir. Onlar 
ı
n teorik kategorileri ise, bir ‘gerçeklik’olarak bu ili
ş
kiyi me
ş
rula
ş
t
ı
ı
r. Adorno, pozitivist iktisat ve sosyolojinin, kendi toplumanalizinde ç
ı
ı
ş
noktas
ı
yapt
ı
ğ
ı
öncülü, yani toplumsal olgular 
ı
n
ş
ey’ benzeri do
ğ
alolgular oldu
ğ
u
ş
eklindeki öncülü, sorgulanmas
ı
ve ele
ş
tirilmesi gereken bir önkabulolarak görür. Ona göre, meta mübadelesi ve de
ğ
i
ş
im ili
ş
kisi; piyasa, ücret, sermaye gibikategori ve olgularla birlikte analiz edildi
ğ
i taktirde, onlar 
ı
n belirli toplumsal ko
ş
ullar 
ı
nürünü olarak ortaya ç
ı
km
ı
ş
olduklar 
ı
anla
ş
ı
l
ı
r hale gelebilir. Ele
ş
tirel teori, kendianalizini, mevcut toplumsal durumdaki çeli
ş
kilerin analizine dayand
ı
ı
r. T
ı
 pk 
ı
Marx’
ı
n,metalar 
ı
n de
ğ
i
ş
imi ve kullan
ı
m de
ğ
erleri aras
ı
ndaki çeli
ş
kiyi gözler önüne sermesi gibi.Sosyal gerçekli
ğ
in çeli
ş
kili karakterini ortaya koymak, Adorno’ya göre, keyfî bir hareketnoktas
ı
de
ğ
il, aksine ele
ş
tirel bir sosyolojiyi olanakl
ı
ı
lan motivdir (Frisby, 1974:222).Marx gibi, ele
ş
tirel teorisyenler de, bireysel ve toplumsal özgürlü
ğ
üngerçekle
ş
mesine katk 
ı
da bulunacak bir ele
ş
tirel toplum teorisi geli
ş
tirmeyeçal
ı
ş
m
ı
ş
lard
ı
. Özgürle
ş
im amaçl
ı
bir teori, toplumun dönü
ş
türülmesini mümkün k 
ı
lacak do
ğ
ru bilgiyi de temin edecekti. Ele
ş
tirel teorisyenler, pozitivist sosyolojiyi tam da bunoktada sorgulam
ı
ş
lar ve onu statükocu olmakla suçlam
ı
ş
lard
ı
. Zira onlara göre,137

Activity (9)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
Cemil Aksu liked this
Gulsen Ulker liked this
291789 liked this
ahmetcilgin liked this
ahmetcilgin liked this
İpek Coşkun liked this
msktufan3022 liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->