Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Maddelerin analizi-26-2010

Maddelerin analizi-26-2010

Ratings: (0)|Views: 133|Likes:
Published by Erol Tokalacoglu

More info:

Categories:Types, Speeches
Published by: Erol Tokalacoglu on Sep 09, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/09/2010

pdf

text

original

 
Referandumda Neden Evet, Neden Hayır? (**)(Değişen Anayasa Maddeleri ve Analizleri)
Prof Dr Ramazan Demir 
Giriş:
12 Eylülde oylayacağımız Anayasa Değişikliği ile ilgili yazdığım yazılara verilenolumlu tepkilerin yanı sıra şöyle bir istem öne çıktı;
‘değişen maddelerin orijinal hali iledeğişik halini içeren makaleler yazılması.’ 
Okuyucularımın bu istemine yanıt olacakşekilde, Anayasa’nın hangi maddesinin nasıl değiştiğine dair özet düzeyde bir derlemeve bu maddeler hakkındaki yorumları kapsayan bir makaleyi takdirlerinize sunuyorum.Umarım ki referandumda
“neyi ne için oyluyoruz”
sorusuna yanıt arayan okuyucuya,vatandaşlarımıza yardımcı olmuş oluruz.Değişen Anayasa maddelerinin çok kapsamlı ve karmaşık düzeni nedeniyle en dikkatliaraştırmacılar bile sıkıntı çekerken sade vatandaşın bu maddeler hakkında bilgi sahibiolması mümkün değildir. Bu nedenle değişen maddelerin ne kadarının önceki halini nekadarının da yeni ekleri taşıyor olduğunu bilmek hayli sıkıntılır, sayfalar dolusukarşılaştırmayı gerektirir. Bununla birlikte bunları, özet düzeyde de olsa, araştırıpderlemek, konu hakkında fikir sahibi olmak ve sizlerle paylaşmak amacıyla bu çalışmayapılmaktadır. Bunun, bir akademisyenin halkına karşı temel bir revi olduğunainanıyorum. Bendeniz de bu görevi yapmaya çalışıyorum.**
DEĞİŞİKLİK PAKETİ MADDELERİ“Kanun Önünde Eşitlik” KonusundaMadde–1:
Mevcut Anayasanın 10. maddesinde değişiklik hakkında.Anayasa madde 10 da yer alan,
“...kadınlar ve erkekler eşik haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” 
ifadesine ek yapılmıştır.
Eklenen ifade:
 
“Bu maksatla alınacak tedbirler, itlik ilkesine ayolarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler, gibi özel süratle korunması gerekenler için alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.” 
 
 Yorum-İrdeleme:
Mevcut Anayasamızda bu hüküm genel anlamda zaten vardır. Kadın-erkek ayrımını yapan hiçbir yasamız yoktur. Birey olarak hem kadın hem erkek her türlühukuksal haklara sahiptirler. Burada sadece detaylandırılmıştır.
“...
alınacak tedbirler,eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” 
İfadesi eşitlik ilkesini tekrarıdır, tabii ki aykırıyorumlanamaz. Bunu tekrara gerek yoktur. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler zikredilmekletoplumsal yapının birey bağlamında ayırımcılığı yapılmış izlenimi veriliyor. Devlet her vatandaşına karşı zaten sorumludur.Normal bir birey kadar engelli vatandaşına karşıda aynı görevleri yapmak zorundadır.Kadın, çocuk ve engelli haklarına ilişkin zaten yürürlükte olan uluslararası mevzuatauygun yasalarımız var. Var olanı
“reform”
diye sunulup vatandaşın aldatılması,kandırılması
“demokrat”
geçinenlere hiç, ama hiç yakışmıyor.Kaldı ki engelli vatandaşlarımız için
“özel
” yasalar da vardır; devlet kurumları bu kesimiçin özel tedbirler almaktadır. Örneğin, engellilerin arabalarını kaldırıma rahat çıkmasıiçin kaldırım zeni, belediye otoslerinin kapı iklerinin rükolarak alçalıpyükselmesi, özel park alanlarının ayrılması, binalarda özel asansörlerin tahsisi v.s. gibi
1
 
önlemler bu özellikteki vatandaşlara sağlanmaktadır. Tabii ki uygulamalarda eksiklikler vardır. Bunun telafisi de yürütmeye düşer.Toplumda yaşlının, çocukların ve engellilerin yaşamını kolaylaştırmak için Anayasamaddesine yle detay yazmaya gerek yoktur. O zaman çocuklara hangi tip
“mama”
nın hangi tip
“biberon
”la verileceği de yazılması mı gerek!? Anayasalar genelmutabakat metinleri olduğu göz ardı edilmiştir.Buradaki detayın amacı,
“göz boyama”
kurnazlığıdır.
Sonuç:
Bu göz boyama amacına rağmen
“EVET”
denebilir.**
“Özel Hayatın Gizliliği” KonusuMadde–2:
Mevcut Anayasa’nın 20. maddesinde değişiklik yapılmış.
Eklenen ifade:
 
“Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkınasahiptir. Bu hak, kişinin kendisi ile ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirme, bu verilereerişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusundakullanılıp kullanılmağıöğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanundaöngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilir.” 
 Yorum-İrdeleme:
Kişisel verilerin korunması hakkı zaten yürürlükteki yasalarla korumaaltındadır. Ayrıca uluslararası yasalar gereğince ilkeleri ve mahkeme kararlarınayansımış mahkeme içtihatları vardır. Yapılan değişiklik ulusal ve uluslararası yasalarcagüvence altında olan kişisel verilerin korunması
“yenilik”
olarak sunulması son dereceilginç.Ancak burada eklenen ifadelerde
gizli bir tehlike
seziliyor; devlet kurumları kişihakkında bir 
“fişleme yapar”
anlamı çıkıyor, örneğin telefonları dinlenir, yaşamındakiözel anlar kayırt altına alınır ve
gerektiğinde aleyhine delil olarak kullanılabilecekihtimali var demektir.
 Burada açık olmayan pek çok sorgulama yapılabilir; örneğin: birey hakkında devletçetutulmuş
“kişisel veriler”
ne anlama gelir?Devlet neden her birey için bu fişlemeyi yapsın?Devletin görevi mi, kişilerin özel verilerinin kaydını tutmak?O takdirde kişinin hürriyetini kısıtlamış olmaz mı?Özgür yaşama felsefesini kontrol etmiş olmuyor mu?
Bu verileri kim kontrol edecek?İktidar partisince seçilmiş TBMM den bir komisyon!
Yani siyasi partilerin vekilleri ya da tayin ettikleri bürokratlar tarafından kişilerin özelhayatları
“kontrol”
edilecek!!!Buna nasıl
“evet”
denilebilir?Vatandaşlarımızın kaçı bunun böyle olduğunu biliyor?Diğer yandan Devletin elinde kişisel kayıtlar olacak ve kişi gidip devletten bunların ‘
kendialeyhine kullanıp kullanılmadığısorgulayacak
ş,’ ya da
‘ben bu katlarıbeğenmedim silin’
diyecekmiş!Devlete egemen olan siyasi irade bu madde ile her ferdi
“kontrol altında tutar”
vebireye korkuyla yaşatma yetkisini veriyor.Diğer bir bakış açısıyla konu irdelendiğinde; diyelim ki bir politikacı hakkında, yada bir STK mensubu hakkında bilgi toplayıp
arşivleyen araştırmacı yazarın
bu topladığıbilgileri kullanma yetkisi de bu
“kontrol
” mekanizmasına takılacaktır. Bir ihtimal ki her dönemdeki siyasi iradeler, kendi aleyhine olan her türlü bilginin yerinde kullanılmasınagerektiğinde engel de olabilecek. 
2
 
Sonuç olarak bu madde kümleri, yürütmeyi yapan siyasi iradeye dokunulmazderecesinde
“denetlenemeyecek”
bir güç kazandırıyor.
Bu mler bereyi vetoplumu zayıflatıyor, fakat devlet adına denetimi yapan yürütmeyi yetkili ve güçlükılıyor.Sonuç: “Hayır”
verilmelidir.**
“Seyahat Hürriyeti” KonusuMadde–3:
1982 Anayasa’sının 23. maddesi değiştiriliyor.
Eklenen ifadeler:
 
“...vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturmasıveya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırabilecek.” 
 Yorum-İrdeleme:
Uygulanan mevcut yasalarımıza göre
“yurtdışı yasağı”
, herhangi bir şekilde işlediği suçtan dolayı aranan ya da şüpheli durumdaki potansiyel suçlu insanlar için geçerli olan bir emniyet supabıdır. Bir an için düşünelim; hırsızlık, adam öldürme,gasp, soygun, cumhuriyet aleyhtarı rejim düşmanı suçlardan aranıp da soruşturması yada kovuşturması süren insanlar rahatça yurtdışına çıkabilecek. Burada açık olmayan buşartlardan sadece biri mi yoksa hepsi mi gerekli, çıkışı sınırlandıran? Henüz soruşturmave hakim kararı olmadan bir suçlu çıkabilecek, yani kaçabilecektir. Dahası devleti milyar düzeyde dolandırmış çeşitli vergi borçları olan şahıs hakkında soruşturma-kovuşturmadevam ederken, hakim kararı olmadığı için yurtdışına çıkması engel değil, yani ne kadar vergi kaçakçısı, vergi borçluları varsa yurt dışına çıkma hürriyetleri olacak. Böylecedevlete vergi borcu olanlar rahatlıkla yurtdışına kaçabilecek ve orada kaçırdıklarıvergilerle aldıkları villalarda yaşayabilecekler...
Sonuç:
Devletinin ve milletinin menfaatini düşünen, haksızlığa karşı gelenler 
“Hayır”
,kendi ve yakınlarının menfaatini düşünen, vergi borcu olan, suç işlemişler 
“evet”
diyeceklerdir.
**
İstismara Karşı Tedbir Konusu”
(Ailenin Korunması)
Madde–4
: 1982 Anayasa’nın 41. maddesi değiştiriliyor. Maddenin başlığı
“AileninKorunması ve Çocuk Hakları” 
olarak değiştirilmiş ve baekler yalmış.
Eklenen ifadeler:
“..Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararınaaçıkça aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürmehakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara karşı, çocukları koruyucu tedbirleri alır.” 
 Yorum-İrdeleme:
Asnda mevcut yasalarımız çekirdek ailenin desteklenmesi vegeliştirilmesi, aile mahremiyetinin korunması için yeterince kanun hükümleri vardır. Örneğinçocuğuna şiddet uygulayan anne-babaya karşı çocuğun korumaya alınması, yetim ya daöksüz kalmış çocukların
“çocuk esirgeme kurumu”
gibi birimlerde devletin himayesinealınması, çocuklara yönelik
“porno”
ticaretinin ağır cezalarla cezalandırılması gibi koruyucuve destekleyici yasa hükümleri vardır. Bu maddenin taşıdığı içerik bağlamında
“evet”
ifadesini hak ediyor. Fakat yine bir aldatmaca ya da bir saptırma amaçlandığı izlenimi var.Örneğin halkın gerçekten değişmesini istediği Anayasa maddeleri değil de var olan yasahükümlerine paralel ifadeler içeren madde değişiklikleri yapılıyor. Bize gör halkın esasgündemini saptırmak, halkın değişimle birlikte gelişim isteklerinin üzerini örtmek, gözden ıraktutmak için geliştirilen
ince ayarlı bir değişikliktir.Sonuç:
Aldatmaca amacına yönelik de olsa,
çocukların hatırı için “Evet”
denilmelidir.
3

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->