Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
35721220 Friedrich Nietzsche Nice Cilt1

35721220 Friedrich Nietzsche Nice Cilt1

Ratings: (0)|Views: 19|Likes:
Published by Ersan Elmas

More info:

Published by: Ersan Elmas on Dec 09, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/09/2010

pdf

text

original

 
Friedrich Nietzsche _ Niçe Cilt1Friedrich Nietzsche _ Niçe Cilt1----{ kutupyýldýzý }----FRIEDRICH NIETZSCHEFriedrich Wilhelm Nietzsche, 15 Ekim 1844'de, Kuzey Doðu Almanya'nýn, babasýnýn papaz olduðu küçük bir kasabasýnda, Röcken'de doðdu. Beþ yaþýndayken babasý ölünce, annesi, kýzkardeþi, çeþitli teyze ve halalarýyla birlikte Naumburg'a giden küçük Fritz, orta öðretimini ünlü 'klasik' okul Schulpforta'da tamamladý. Yüksek öðrenimi için önce teoloji okumaya baþlayan Nietzsche, hocasý olan ünlü bilgin Ritschl'ýn etkisiyle, filolojiye, özellikle de Eski Yunan incelemelerine kaydý. Bonn ve Leipzig üniversitelerinde okuduktan sonra, henüz doktorasýný bile vermemiþken, 1869 yýlýnda (yirmibeþ yaþýndayken) Ýsviçre'nin Basel Üniversitesinin Klasik Filoloji Kürsüsüne olaðanüstü Profesör olarak çaðrýldý.Bu sýralarda Schopenhauer'in felsefesi ve Wagner'in müziðine hayranlýk besleyen gencin ilk yapýtý, Musikinin Ruhundan Tragedyanýn Doðuþu, getirdiði yepyeni kültür anlayýþý ve çaðdaþlýk yorumuyla, hem ilgi uyandýrdý hem de üzerine þimþekler çekti. Bunu, özellikle ahlak konularýnda yoðunlaþan çeþitli kitaplarý izledi.1879'da, gönüllü olarak katýldýðý 1870 Alman - Fransýz savaþýnda geçirdiði hastalýklarýn iyice artmasýyla, üniversitedeki görevinden emekliye ayrýlarak, saðlýðýný koruyabileceði bir yer arayýþý içinde, kýþlarý Ýtalya kýyýlarýnda, yazlarýÝsviçre daðlarýnda yaþayarak, kendini tamamiyle yazýlarýna verdi. 1883'de, biryýl önce tanýþtýðý Rus asýllý kadýn þair Lou Salome'nin de verdiði yücelme duygusuyla, Böyle Buyurdu Zerdüþt 'ün ilk kitabýný yazdý. Bunu 1885'e dek, ikinci, üçüncü ve dördüncü kitaplar ile, Zerdüþt 'ün içeriðine 'düzyazý' olarak yaklaþan Ýyi ve Kötünün Ötesinde (1885) ve Ahlakýn Soykütüðü (1887) izledi.Zerdüþt sonrasý döneminde, çeþitli zamanlarda çeþitli baþlýklar tasarlayarak,bir Büyük Yapýt yazmaya giriþen Nietzsche, son üretken yýlý olan 1888'de, sýrasýyla Wagner Olayý, Putlarýn Batýþý, Deccal, Ecce Homo ve Dionysos Dityramboslarýadlý kitaplarýný yazdý. 1889 yýlýnýn ilk günlerinde, Torino'da, sokakta kýrbaçlanan bir sütçü beygirinin boynuna sarýlýp aðlamaya baþlayan düþünür, öðrencilikyýllarýnda aldýðý frengi mikrobu sonucu olduðu tahmin edilen çýlgýnlýða gömüldü.1900 yýlýna dek tinsel karanlýk içinde bitkisel denebilecek yaþamýný sürdüren Nietzsche, kendisinden sonraki yüzyýlda etkileri en yaygýn olacak düþünce ürünlerini geride býrakarak 25 Aðustos'da 'bengiliðe' göçtü... ÖNSÖZBu kitap en azlarýndýr. Belki de onlardan hiçbiri yaþamýyor daha. Onlar, benim Zerdüþt'ümü anlayanlar olacaklar : kendimi, daha bugünden iþitilecek kulaklarbulanlar ile nasýl karýþtýrabilirdim ki? Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doðar.Kiþinin beni anlamasýnýn, hem de zorunlukla anlamasýnýn koþullarý, -bunlarý pek iyi bilirim. Benim yalnýzca içtenliðime, tutkuma dayanabilmek için, düþünselkonularda katýlýk kertesinde dürüst olmasý gerekir kiþinin. Daðlarda yaþamaya, alýþkýn olmasý gerekir- çaðýn siyasetinin ve halklarýn çýkarcýlýklarýnýn sefil gevezeliðini kendi altýnda görmeðe. Aldýrmaz olmuþ olmasý gerekir, hiç sormamasý gerekir, doðruluk yararlý mýdýr diye, bir kötü kader olup çýkar mý diye... Bugünkimsenin sorma yürekliliðini göstermediði sorulara sertliðin verdiði yatkýnlýk;yasaklanmýþ olana yüreklilik; labirente önceden-belirlenmiþlik. Yedi yalnýzlýktaedinilmiþ bir deneyim. Yeni bir müzik için yeni kulaklar. En uzaklar için yenigözler. Þimdiye dek saðýr kalýnmýþ doðrular için yeni bir vicdan. Ve yüce üslubun iktisat istemi: gücünü, heyecanlanmalarýný derli-toplu tutmak... Kendi kendinesaygý; kendi kendine sevgi; kendi kendisi karþýsýnda koþulsuz bir özgürlük...Ýþte! Bunlardýr benim okurlarým ancak, benim sahici okurlarým, benim öncedenbelirlenmiþ okurlarým: geri kalan neye yarar ki -geri kalan, insanlýktýr yalnýzc
 
a.- Kiþinin, gücüyle, ruhunun yüksekliðiyle, insanlýða tepeden bakmasý gerekir -hor görüþüyle... Friedrich Nietzsche1.-Kendimizi aldatmayalým. Hiperborlularýz biz,- pekâlâ biliriz ne denli kopuk yaþadýðýmýzý. «Ne karadan ne de denizden bulabilirsin Hiperborlulara giden yolu» :bunu daha Pindaros bilip söylemiþti bizim için. Kuzeyin ötesinde, buzun, ölümünötesinde -bizim yaþamýmýz, bizim mutluluðumuz... Mutluluðu keþfettik biz, yolu biliyoruz artýk, binlerce yýlýn labirentinden çýkýþý bulduk. Baþka kim bulabilirdi ki bu çýkýþý? -Modern insan mý? -«Ne ettiðimi bilmiyorum; ne ettiðim bilmeyenherþeyim ben» diye iç geçirir modern insan... Bu modernlikti bizi hasta eden, -tembel barýþlar, korkak tavizler, modern Evet ve Hayýr'ýn bütün erdemli kirliliðiydi. Herþeyi «kavradýðýndan» dolayý herþeyi «baðýþlayan» bu hoþgörü, bu manda -yüreklilik, bizim için scirocco'dur. Çaðdaþ erdemler ile öteki güney yelleri arasýnda yaþamaktansa, buzlar içinde yaþamak yeðdir!... Yeterince yürekliydik, ne kendimizi ne de baþkalarýný esirgedik: ama, uzun süre, yürekliliðimizi nereye yönelteceðimizi bilemedik. Karamsarlaþtýk, durgunlaþtýk; bize yazgýcý dediler. Bizim yazgýmýz -doluluktu, gerilimdi, güçlerin birikimiydi. Þimþeðe, eyleme açtýk, zayýflarýn mutluluðundan, «boyuneðiþ»ten uzaktýk... Göðümüzde saðanak vardý; doða, bizim doðamýz, bulutlanýyor, kararýyordu - çünkü hiç yolumuz yoktu. Mutluluðumuzun formülü : Bir Evet, bir Hayýr, düz bir çizgi, bir hedef ...2.Ýyi nedir? -Ýnsanda güç duygusunu, güç istemini, gücün kendisini yükselten herþey.Kötü nedir? -Zayýflýktan doðan herþey.Mutluluk nedir? -Gücün büyüdüðü duygusu -bir engelin aþýldýðý duygusu.Doygunluk deðil, daha çok güç; genel olarak barýþ deðil, savaþ; erdem deðil,yetenek (Rönesans tarzý erdem, virtü, moralinsiz erdem).Zayýflar, nasibi kýtlar yýkýlýp gitmelidir: bizim insan sevgimizin baþ ilkesi. Ve onlara yýkýlýp gitsinler diye de yardým edilmelidir.Herhangi bir günahtan daha zararlý olan nedir? -Nasibi kýtlara, zayýflara duyulan acýmadan doðan eylem - Hristiyanlýk. 3.Burada ortaya koyduðum sorun, varlýklar sýralamasýnda insanlýðýn yerini ne almalýdýr sorunu deðildir (-insan bir sondur) : sorun, hangi tip insanýn, daha yüksek deðerlidir, yaþamaya daha deðerdir, geleceði daha saðlamdýr diye. yetiþtirilmesi -gerektiði, istenmesi gerektiði sorunudur.Bu yüksek deðerli tip bundan önce de sýk sýk ortaya çýkmýþtýr: ama bir mutluraslantý olarak, istisna olarak; hiçbir zaman da istenerek deðil. Tersine, dahaçok korkulmuþtur ondan, þimdiye dek korkunç olanýn ta kendisi olmuþtur neredeyse; -ve bu korkudan dolayý da onun karþýtý olan tip istenmiþ, yetiþtirilmiþ, eldede edilmiþtir: evcil hayvan olan, sürü hayvaný olan, hasta hayvan olan insan, -Hristiyan... 4.Ýnsanlýk, bugün inanýldýðý gibi, daha iyiye ya da daha güçlüye ya da daha yükseðe doðru bir geliþme göstermemektedir, «ilerleme», modern bir düþüncedir yalnýzca, yani, yanlýþ bir düþünce. Bugünün Avrupalýsý, deðerlilik bakýmýndan, Rönesans Avrupalýsýnýn fersah fersah altýnda kalýr; ileriye doðru geliþme, herhangi bir zorunlukla, yükselme, yücelme, güçlenme deðildir hiç de.Bir baþka anlamda, yeryüzünün en farklý yerlerinde, en farklý kültürlerde tek
 
tek durumlarda bir baþarýya ulaþma hep görülür, bu baþarýya ulaþanlar da sahiden bir yüksek tip oluþtururlar: insanlýk toplamýna göre bir çeþit üstinsan... Böylesi þanslý, büyük basarý örnekleri hep olanaklý olmuþtur, hep de olacak belki.Hatta, bütün bir soy, bir kavim, bir halk, bazý durumlarda böylesi isabetler olarak ortaya çýkabilir. 5.Hristiyanlýðý cicileyip bicileyip, allayýp pullamamalý: Hristiyanlýk bu yüksek tip insana karþý ölümüne bir savaþ vermiþtir, bu tipin bütün temel içgüdülerini yasaklamýþ, bastýrmýþ, bu içgüdülerden, kötüyü, kötünün ta kendisini imbiklemiþ, süzüp çýkarmýþtýr, -üzerine suç atýlan tipik insan olarak güçlü insan, «lanetli insan». Hristiyanlýk bütün zayýflarýn, düþkünlerin, nasibi kýtlarýn yanýný tutmuþ, güçlü yaþamýn ayakta duruþ koþullarýnýn çeliþiðinden bir ideal çýkarmýþtýr; tinselliðin en üst deðerlerinin günahkârlýk, sapýklýk, ayartýlma olarak duyulmalarýný öðreterek, tinsel bakýmdan güçlü doðalýlarýn bile akýllarýný yozlaþtýrmýþtýr. En sefil örnek -Pascal'ýn yozlaþmasý, aklýnýn kalýtsal ilk günahça yozlaþtýrýldýðma inanan Pascal'ýn; oysa Hristiyanlýðýndan baþka birþey deðildi aklýný yozlaþtýran!-6.Acý verici, tüyler ürpertici bir oyundu karþýma çýkan : insanýn yozluðunun önündeki perdeyi çektim, açtým. Bu sözcük, benim aðzýmda, en azýndan bir kuþkuya karþý korunmuþtur: insan konusunda ahlaksal bir yakýnma içerdiði kuþkusuna. Bu sözcük -yeniden altýný çizmek istiyorum- m o r a l i n s i z bir anlamdadýr : öylesine ki, bu yozluðu en güçlü bir biçimde, duyduðum yer, þimdiye dek en bilinçliolarak «erdem»e, «tanrýsallýða» yönelinen yer olmuþtur. Yozlaþmýþlýktan anladýðým, sanýrým þimdiden sezinlendi, décadence anlamýnda: savým da, insanlýðýn bugünkendi en üst istenebilirliklerini biraraya topladýðý deðerlerin hepsinin, décadence deðerleri olduðu.Bir canlýya, bir türe, bir bireye, içgüdülerini yitirmiþse, kendisine zararlýolaný seçiyor, yeðliyorsa,, yozlaþmýþ derim. «Yüce duygular»ýn, «insanlýk idealleri»nin bir tarihi -olasý ki bu tarihi anlatmak da bana düþecek- insanýn nedenböylesine yozlaþtýðmýn açýklamasý olurdu neredeyse.Yaþamýn kendisiydi benim için büyümenin, dayanýklýðýn, kuvvetlerin birikmesinin içgüdüsü, gücün içgüdüsü : güç isteminin eksik olduðu yerde, düþüþ vardýr. Savým, insanlýðýn bütün en üst deðerlerinde bu istemin eksik olduðudur, -en kutsaladlara bürünerek egemenliði elinde, tutanlarýn, düþüþ-deðerleri, nihilistik deðerler olduðu. 7.Hristiyanlýða, acýmanýn dini denir. -Acýma, yaþam duygusunun erkesini artýrangerilim verici duygularýn karþýtý bir duygudur: çöküntü verici bir etkisi vardýr. Kiþi, acýma duyduðunda, gücünden yitirir. Acýma yoluyla, zaten acý çekmenin kendisinin yaþama getirdiði güç eksilmesi, yoðunlaþýr, çeþitlenir. Acý, acýma yoluyla bulaþýcý hale gelir; bazý durumlarda, acýmayla, neden birimleri ile çarpýkbir orantý oluþturan bir toplam yaþam eksilmesine, yaþam erkesi eksilmesine ulaþýlabilir (-Nasýralý'nýn ölümünde, olduðu gibi), ilk bakýþ açýsý bu; ama daha daönemli bir açý var. Acýmanýn, doðurageldiði tepkilere göre ölçüldüðünü düþünürsek, yaþam için taþýdýðý tehlikeli nitelik daha da açýk bir ýþýða çýkar. Acýma, geliþmenin yasasýný, seçi yasasýný büyük çapta etkisiz kýlar, çeler Batýp gitmek için olgunlaþmýþ olanlarý ayakta tutar, yaþamýn bozuk kalýtýmlýlarýnýn, sonu belirlenmiþlerinin yararýna kendini ayakta tutar, yaþar tuttuðu her tür nasibi kýtýnbolluðuyla da, yaþamýn kendisine karamsar, sorunsal bir görünüm verir. Acýmayabir erdem demeye kadar vardýrýlmýþtýr iþ (-oysa her soylu ahlakta zayýflýk olarak görülür-); daha da ileri gidilmiþ, acýma, erdemin ta kendisi, bütün erdemlerintemeli ve kaynaðý kýlýnmýþtýr, -tabiî, hep göz önünde tutulmasý gerekir ki, bu,nihilist bir felsefenin bakýþ açýsýndan yapýlmýþtýr, kalkanýna yaþamýn yadsýnma

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->