Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
5Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Imami Rabbani - Maarifi Ledunniyye (Necdet Tosun)

Imami Rabbani - Maarifi Ledunniyye (Necdet Tosun)

Ratings: (0)|Views: 327|Likes:
Published by Abdullah Muceddidi

More info:

Published by: Abdullah Muceddidi on Dec 12, 2010
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/09/2013

pdf

text

original

 
 
AR 
İ
FLER 
İ
N HALLER 
İ
 
Ma’ârif-i Ledünniyye
  
İ
MÂM-I RABBÂNÎ
 Tercüme: Doç. Dr. Necdet Tosun Sufi Kitap
 
1
 
İ
Ç
İ
NDEK
İ
LER 
r
t
n
s
n
r
k
n
 
2
 
MA’ÂR
İ 
F-
İ 
LEDÜNN 
İ 
YYE 
İ
mâm-
ı
Rabbânî Ahmed Sirhindî'nin (ö. 1034/1624)
Ma'ârif-i Ledünniyye
isimli eseri, seyru sülûk, tasavvufta manevî mertebeler, varl
ı
k (vücûd), Allah'
ı
n zât
ı
ve s
ı
fatlar
ı
gibikonular
ı
ele alan Farsça bir eserdir. “Ma'rife” ba
ş
l
ı
ğ
ı
n
ı
ta
ş
ı
yan 41 parça yaz
ı
dan olu
ş
ur. Bueserin hicrî 1015-1016 (1606-1607) y
ı
llar
ı
aras
ı
nda yaz
ı
ld
ı
ğ
ı
söylenir
1
.
İ
mâm-
ı
Rabbânîfarkl
ı
zamanlarda yazd
ı
ğ
ı
notlar
ı
n
ı
bir araya getirmek suretiyle bu eseri olu
ş
turmu
ş
 olmal
ı
d
ı
r. Eser farkl
ı
zamanlarda yaz
ı
ld
ı
ğ
ı
için için de konu bütünlü
ğ
ü bulunmamaktad
ı
r.Bununla birlikte eserin ilk k
ı
s
ı
mlar
ı
Allah'
ı
n zât
ı
, s
ı
fatlar
ı
ve bunlar
ı
n dünyâ ile ili
ş
kisi gibihem kelâm, hem de felsefenin temel konular
ı
hakk
ı
nda yazar
ı
n tasavvufî yorumlar
ı
n
ı
 ihtiva eder.
İ
mâm-
ı
Rabbânî bu eseri yazarken ço
ğ
unlukla kendisine gelen ilhamlar
ı
esasald
ı
ğ
ı
için esere
Ma'ârif-i Ledünniyye
(Allah kat
ı
ndan gelen bilgiler, ilhamlar) ad
ı
n
ı
 vermi
ş
tir.
Ma'ârif-i Ledünniyye
'nin Farsça metni ilk kez Haf 
ı
z Muhammed Ali Hân taraf 
ı
ndanyay
ı
nlanm
ı
ş
(Râmpûr, Matba-
ı
Ahmedî, 1898), sonra 1965'te Lahor'da
Resâil-i Müceddidiyye
içinde
2
, ard
ı
ndan 1968'de Karaçi'de Farsça metni ve Zevvâr Hüseyin
Ş
âh'
ı
n(ö. 1981) Urduca tercümesi ile birlikte ne
ş
redilmi
ş
tir. Bu Urduca tercüme hâricindeherhangi bir dile tercüme edildi
ğ
i bilinmemektedir. Türkçe'ye de ilk kez tercüme edilmi
ş
 bulunuyor. Tercümede Karaçi ve Lahor bask
ı
lar
ı
esas al
ı
nm
ı
ş
, ayr
ı
ca Lahor bask
ı
s
ı
nana
ş
irin ekledi
ğ
i bölüm ba
ş
l
ı
klar
ı
da tercümeye kat
ı
lm
ı
ş
t
ı
r. Konular
ı
n derinli
ğ
i ve s
ı
k s
ı
kteknik terimlerin kullan
ı
lm
ı
ş
olmas
ı
sebebiyle, tercümede mecburen parantez içisadele
ş
tirme ve aç
ı
klamalara yer verilmi
ş
tir.
İ
mâm-
ı
Rabbânî bu eserde zaman zaman vahdet-i vücûd dü
ş
üncesinin baz
ı
yönlerineele
ş
tiriler yöneltmektedir. Ona göre vahdet-i
ş
uhûd (tevhîd-i
ş
uhûdî), vahdet-i vücûddandaha üst bir mertebedir. Ancak bu eserde vahdet-i
ş
uhûdun mâhiyeti hakk
ı
nda derli toplubilgiler bulunmamaktad
ı
r.
İ
mâm-
ı
Rabbânî'nin ve bu eserin daha iyi anla
ş
ı
labilmesi içinonun vahdet-i
ş
uhûd telakkisi hakk
ı
nda bir miktar bilgi vermek faydal
ı
olacakt
ı
r.
VAHDET-
İ 
 
Ş 
UHÛD
İ
mâm-
ı
Rabbânî Ahmed Sirhindî'ye göre, sûfîlere seyr u sülûk esnas
ı
nda tevhîd iki türlüzuhur eder: 1. Tevhîd-i vücûdî, 2. Tevhîd-i
ş
uhûdî. Tevhîd-i vücûdî (vahdet-i vücûd)mertebesinde sâlik “varl
ı
ğ
ı
bir olarak bilir” ve böyle inan
ı
r. Allah'tan ba
ş
kas
ı
n
ı
yok bilir,tecellîlerini de hayâl olarak kabul eder. Tevhîd-i
ş
uhûdî (vahdet-i
ş
uhûd) mertebesindeise sâlik “varl
ı
ğ
ı
bir görür”. Sâdece Allah'
ı
n varl
ı
ğ
ı
n
ı
görür ancak ondan ba
ş
ka varl
ı
klar daoldu
ğ
unu inkâr etmez.Ahmed Sirhindî bu iki vahdet (birlik) telakkisini Güne
ş
ve y
ı
ld
ı
zlar örne
ğ
iyle anlatm
ı
ş
t
ı
r:Gündüz Güne
ş
do
ğ
unca y
ı
ld
ı
zlar görünmez hâle gelir. Bu esnada bir kimsenin“Gökyüzünde y
ı
ld
ı
z yok, sadece Güne
ş
var” demesi ve böyle inanmas
ı
vahdet-i vücûdehlinin hâline örnektir, ilme'l-yakîn mertebesidir. Yani Sirhindî'ye göre, vahdet-i vücûd biralg
ı
yan
ı
lmas
ı
d
ı
r. “Gökyüzünde Güne
ş
'ten ba
ş
ka bir
ş
ey göremiyorum, ancak bu durumy
ı
ld
ı
zlar
ı
n olmad
ı
ğ
ı
anlam
ı
na gelmez, y
ı
ld
ı
zlar vard
ı
r ancak Güne
ş
'in yo
ğ
un
ı
ş
ı
ğ
ı
sebebiyleörtülmü
ş
, görünmez hâle gelmi
ş
lerdir” diye dü
ş
ünen ki
ş
i ise vahdet-i
ş
uhûd ehlinin hâlineörnektir, ayne'l-yakîn mertebesidir. E
ğ
er bu ki
ş
inin görü
ş
ü güçlenir ve Güne
ş
ile y
ı
ld
ı
zlar
ı
 ayr
ı
ayr
ı
görebilirse bu, di
ğ
er ikisinden daha yüksek bir mertebe olan hakka'l-yakîn(abdiyyet: kulluk) mertebesidir.Dolay
ı
s
ı
yla sûfîler varl
ı
k konusunda üç grup olmaktad
ı
r: 1.Varl
ı
ğ
ı
bir bilenler (vahdet-ivücûd ehli), 2. Varl
ı
ğ
ı
bir görmekle beraber iki oldu
ğ
una inananlar (vahdet-i
ş
uhûd ehli),
 
1
Abul Hasan Ali Nadwî, Saviours ofhlamic Spirit, Lucknow 1983, III, 336.
2
Resâil-i Müceddidiyye (n
ş
r. Mahbûb
İ
lâhî), Lahor 1965 içinde, s. 141-216.
 
3

Activity (5)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
merttaner liked this
ozmeen liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->