Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Yerli Ruhunu Kurtarmak

Yerli Ruhunu Kurtarmak

Ratings: (0)|Views: 31 |Likes:
Derrick Jensen'in Martin Prechtel ile röportajı
Derrick Jensen'in Martin Prechtel ile röportajı

More info:

Categories:Types, Speeches
Published by: Serhat Elfun Demirkol on Jan 07, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF or read online from Scribd
See more
See less

11/08/2012

pdf

 
Yerli Ruhunu Kurtarmak:
Martín Prechtel ile Röportaj
 Nisan 2001’de “The Sun” dergisinde yayınladı
Martín Prechtel, New Mexico’da, insanların Avrupalılardan önceki eski yaşamlarını hâlâ sürdürdükleribir Pueblo Yerlisi Rezervasyonunda büyüdü. Annesi, Pueblo okulunda öğretmenlik yapan bir KanadaYerlisiydi. Babası beyaz bir paleontologtu. Martín, buradaki kültürü ve toprağı sevmişti. “Hayatımın ilk  yıllarını, bu yaşam tarzının güzelliğini anlayamayan bir kaç beyaz adamın ellerinde bu güzel dünyanıntamamen yok olabileceği korkusuyla yaşadım.” diyordu. Prechtel güzelliği öldüren bu tehlikeli güce karşıçalışmaya başladı. “Yerliler buna ‘beyaz adamın tarzı’ diyordu, ama bundan daha fazlasıydı. Bulaşıcı gücü beyazları da yemişti ve onları destekçisi yapmıştı. Bu korkunç sendromun halkların doğal ve vahşidoğasına hiç bir faydası yoktu.”1970'te ilk evliliği bittikten ve annesi öldükten sonra, Prechtel kafasını toplamak için Meksika’ya gitti.Görünüşe göre kaza eseri, kendini Guatemala’da buldu. Bir sene boyunca ülkeyi dolaştıktan sonraSantiago Atitlán adında bir köye ulaştı. Köyde Tzutujil halkı yaşıyordu. Bu kültür pek çok Maya alt kültüründen biriydi. Kendi farklı gelenekleri, giyim tarzları ve dilleri vardı.Santiago Atitlán’da garip bir adam Prechtel’e yaklaştı ve “Neden bu kadar geç kaldın? Senelerdir seniçağırıyorum. Haydi, işe koyulalım!” dedi. Böylece en büyük Tzutujil Maya şamanlarından biri olan Nicolas Chiviliu’ya çırak oldu. Çıraklık seneler sürdü. Bir şaman olarak Prechtel insanların ataları ve ruhlarla ilişkilerindekidengesizlikleri düzeltmeyi öğrendi. Bunu yapabilmesi için Tzutujil dilini de öğrenmek zorunda kaldı.(Tzutujik dilini önce kadınlar öğretti, çünkü Tzutujil’de erkekler ve kadınlar farklı konuşur. Halk önündekonuşmaya başladığında ise Prechtel insanlar için büyük bir eğlence kaynağı oldu). Prechtel, yerli olmasa da bir süre sonra köyden birisi oldu. Köyden bir kadınla evlendi, üç çocuğu oldu,biri öldü. Chiviliu ölünce yerine Prechtel geçti ve yaklaşık otuz bin kişinin şamanı oldu. Daha sonra Nabey Mam’ın ilk şefi oldu. Şef olarak görevlerinden biri, köydeki genç erkeklerin yetişkinliğe kabul törenlerinde onlara yardımcı olmaktı.  Prechtel sonsuza dek Santiago Atitlán’da kalmak istiyordu ama orada yaşadığı süre boyunca, Guatemalabir iç savaşın eşiğindeydi. Hükümet - ABD destekli ölüm timleri ile - bin yıllık Maya ritüellerini yasa dışıilan etti. Nihayetinde, Prechtel hayatını kurtarmak için kaçmak zorunda kaldı. “Kalacaktım amaöğretmenim ölmeden önce öldürülmemem için buradan gitmemi istemişti. Bana verdiği bilgileri sürdürmemi istiyordu”. 
 
 Prechtel ailesini ABD’ye getirdi, burada Robert Bly ve adamları onları bulana dek bir şekilde açlık çektiler. (Bly, erkekler hareketinden etkin bir şair olup Prechtel’den övgüyle bahseder. Onu “insanolasılıklarının tarlalarında ağzından çiçekler dökülerek dört nala koşan küçük bir midilliye” benzetir). Prechtel’in eşi Guatemala’ya dönmeye karar verdi ama Prechtel çocuklarıyla birlikte ABD’de kalmayıtercih etti ve şu anda doğduğu yerden en fazla 80 kilometre uzakta yaşıyor. Prechtel "Secrets of the Talking Jaguar" isimli kitabın yazarıdır. Bu kitapta, Santiago Atitlán’daki yerli geleneklerinden açık, saygı dolu ve müziksel bir şekilde bahseder. Aldığı eğitimle ilgili ipuçları verir;ama başkalarının Mayaların topraklarını çaldıkları gibi okuyucuların da Mayaların ruhsal öğretileriniçalmasına neden olabilecek detaylar vermez. "Long Life, Honey in the Heart" isimli son kitabında, Prechtel ölüm timleri köye varmadan önce köyün yapısını, Tzutujil rahipliğini ve günlük köy hayatınınnasıl olduğunu anlatır. Kitap yazmanın yanı sıra, Prechtel hem Mayalıların mitolojileri ve günlük etkinliklerini çizen bir ressam hem de bir çok CDsi bulunan bir müzisyen.  Prechtel, dünyanın çeşitli yerlerinde genç erkeklerin kabul töreni ile alakalı konferanslara katılıyor. (“Bukonuda kadınlarla da çalışıyorum ama bu biraz daha yavaş bir süreç, o da kadın olmamamla alakalı.”) Ayrıca insanların olağan hayatlarının kutsallığı ve mekan duyularıyla yeniden bağlantı kurmalarına yardım eden atölyeler yönetiyor. “Ruhsallık son derece pratik bir şey. Hafta sonları yapmayı seçtiğiniz türden bir şey değil. . . . Günlük bir olay, yemek yemek, el tutmak ya da kışın ısınmak gibi önemli bir  şey.”  Prechtel’le röportaj yapmak için New Mexico’daki evine gittiğimde ses kayıt cihazımın çalışmadığını görünce utandım. Neyse ki şu andaki eşi Hanna bana bir kayıt cihazı verdi. O da kırk dakika kadar çalıştı, sonra da geri sardı. Martín bu tür şeylerin her zaman başına geldiğini söyleyerek özür diledi.“Makineler üzerinde böyle bir etkim var. Dişçim artık kapısından bile uğramamı istemiyor çünkü beniçeri girince bütün bilgisayarları donuyor.”Onunla asla yolculuk yapmamam gerektiğini bir kenara not ettim.  Hanna bir şekilde kayıt cihazının yeniden çalışmasını sağladı, böylece röportajı bitirebildik. Benim seskayıt cihazım ise ertesi sabah ben artık 110 kilometre kadar uzaktayken yeniden çalışmaya başladı.
Jensen:
Şaman nedir?
Prechtel:
Şamanlar bazen doktor ya da şifacı diye bilinir, aslında hayatta kalma arayışımız sırasındasebep olduğumuz hasarı, yaşam ağında yarattığımız yırtıkları ve delikleri onaran insanlardır. Bir anlamda,hepimiz - hatta teknolojiden en uzak olanlarımız, en ruhsal, en iyi insanlar bile - sürekli dünyaya zarar veriyor. Soru şu: bu yıkıma nasıl karşılık veriyoruz? Eğer modern kültürde olduğu gibi yapıyorsak, yanisadece yaşayarak sebep olduğumuz ruhsal borcu görmezden geliyorsak, o zaman o borç ileride olumsuzsonuçlar doğuracaktır. Ancak yıkıma karşılık vermenin başka yolları da var. Bunlardan biri, bu borcugüzel hediyeler verip kutsal olanı, bize hayat veren görünmez dünyayı yücelterek ödemeye çalışmak.Şamanlar, bizi besleyen öteki dünya ile aramızdaki ilişkiyi unuttuğumuzda ya da sebep ne olursa olsunkarşılık olarak biz o öteki dünyayı beslemediğimizde ortaya çıkan problemlerle uğraşır.
 
Bunların hepsi modern, sanayileşmiş insanlara garip gelebilir, ama insanlık tarihinin çoğunda, şamanlar sıradan hayatın bir parçasıydı. Dünyanın dört bir yanındalar. Şimdi Batılılara garip geliyor; çünkü onlar öteki dünyayı sistematik olarak değersizleştirdiler ve artık o dünyayla gündelik hayatlarının bir parçasıolarak ilgilenmiyorlar.
Jensen:
Mesela, Sibirya’daki şamanlar Guatemala’daki şamanlardan ne anlamda farklılar?
Prechtel:
Farklı diller olduğu kadar şaman olmak için de farklı yollar var. Ancak ortak bir yanı da var.Çünkü hepimiz aynı dünya üzerindeyiz, nereye gidersek gidelim okyanusta su var, nereye gidersek gidelim altımızda toprak var. Bir anlamda hepimiz ortak bir tecrübeye sahibiz. Hepimiz hâlâ insanız.Bazılarımız insanlığını derinlere gömdü, onu uyuşturdu; ama bugün yaşayan herkes, ister modern olsunister bir kabilede yaşasın, ilkel ya da evcilleşmiş olsun, özgün, doğal ve hepsinden önemlisi öyle ya da böyle bir yerli ruhuna sahip. Modern insanın yerli ruhu ya hayal dünyasının uzak köşelerine sürülmüş yada modern aklın doğrudan saldırısı altında. Yerli ruhunuzu bilinçli bir şekilde ne kadar çok anımsarsanız,fiziksel olarak da o kadar çok anımsarsınız.Şamanlar normal insanın aptallığının etkilerini düzeltmeye, hayatın görünmez kaynaklarıyla ilişkilerinionarmaya çalışıyor. Pek çok durumda da bu olaya müdahale etme biçimleri birbirine benziyor. Örneğin;Sibiryalılar Afrika’da kullanılana benzeyen bir trans metoduna sahip. Bu metotla öteki dünyayagiriyorlar.
Jensen:
Birkaç kez “öteki dünya”dan bahsettiniz. Çoğu modern insan bilinçli olarak böyle bir yerinvarlığını kabul etmez. Öteki dünya nedir?
Prechtel:
Eğer bu dünya bir ağaç olsaydı o zaman öteki dünya onun kökleri olurdu - ağacıngöremediğimiz ancak ona özünü veren parçası. Öteki dünya bu görülebilen dünyayı besler - acıduyabilen, yiyip içebilen ve başarısız olabilen dünyayı; çemberler halinde hareket eden dünyayı;öldüğümüz dünyayı. Öteki dünya, bu dünyanın görevini yerine getirmesini sağlayan şeydir. Ve bizimöteki dünyaya yardım etme şeklimiz de onu güzelliğimizle beslemek.Bütün insanlar öteki dünyadan gelir, ama doğduktan birkaç ay sonra orayı unuturuz. Bu unutkanlık budünyanın fizikselliği ve güzelliğinden başımız döndüğü için meydana gelir. Hayatlarımızın geri kalanınıöteki dünyaya ait anılarımızı bir araya getirerek, yeni unutkanlara - çocuklara - nasıl hatırlanmasıgerektiğini öğreterek ve daha büyük bir amaca hizmet ederek geçiririz. Çoğu kez, bu ders yetişkinliğegeçerken öğretilir.Mayalılar öteki dünyanın bize şarkı söylediğini söyler. Bizler onun şarkısıyız. Sesten yapılmışız ve ses budünyayla öteki dünya arasındaki süzgeçten geçerken kuş, çimen, masa şeklini alır - bunların hepsi sestenyapılmıştır. İnsanlar, kendi sesiyle öteki dünyayı besleyebilir, oradakilerin büyümesini ve şarkısöylemeye devam etmelerini sağlayabilir.
Jensen:
“Onlar “ kim?

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->