Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Halkların Anlaşması

Halkların Anlaşması

Ratings: (0)|Views: 19 |Likes:
İklim Değişikliği ve Doğa Ana Hakları
Dünya Halkları Konferansı
22 Nisan, Koçabamba, Bolivya
İklim Değişikliği ve Doğa Ana Hakları
Dünya Halkları Konferansı
22 Nisan, Koçabamba, Bolivya

More info:

Published by: Serhat Elfun Demirkol on Jan 18, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF or read online from Scribd
See more
See less

01/18/2011

pdf

 
İklim Değişikliği ve Doğa Ana HaklarıDünya Halkları Konferansı22 Nisan, Koçabamba, BolivyaHALKLARIN ANLAŞMASI
Çeviri: Serhat Demirkol, Türkiye Su Meclisi SekreteryasıBugün, Doğa Anamız yaralı ve insanlığın geleceği tehlikede.Eğer küresel ısınma "Kopenhag Anlaşmasının" yol açabileceği gibi 2 santigrat dereceden daha fazlaartarsa, Doğa Anamıza verilen hasar yüzde 50 olasılıkla tümüyle geri dönüşsüz olacak. Türlerin yüzde20 ile yüzde 30'u yok olma tehlikesi altında. Geniş yayılıma sahip orman alanları etkilenecek, kuraklıkve seller gezegenin farklı bölgelerini etkisi altına alacak, çöller genişleyecek, kutup buzulları, And veHimalaya buzullarındaki erime kötüleşecek. Pek çok ada ülkesi yok olacak. Afrika 3 santigratdereceden daha yüksek bir sıcaklık artışına maruz kalacak. Aynı şekilde, gıda üretimi azalacak vedünyada açlık çeken insan sayısında dramatik bir artış olacak. Halihazırda açlık çeken insan sayısı1.02 milyarı geçmiş durumda.Sözde "gelişmiş" ülkelerin hükümetleri ve şirketleri, bir kesim bilim insanın suç ortaklığıyla, iklimdeğişikliğinin nedeni olan kapitalist sistemi sorgulamadan sıcaklık artışıyla sınırlandırılmış bir sorunutartışmamıza neden oldu.Sanayi devriminden bu yana hızlanarak insanın ve doğanın boyun eğdirilmesini ve yok edilmesinitemel alan ataerkil bir uygarlık modelinin nihai kriziyle karşı karşıyayız.Kapitalist sistem, rekabet, ilerleme ve sınırsız büyüme mantığını bizlere empoze etmiş durumda. Buüretim ve tüketim modeli, insanı doğadan ayırarak ve doğa üzerinde egemenlik mantığını dayataraksonu olmayan bir kâr arayışında. Su, toprak, insan genomu, kâdim kültürler, biyoçeşitlilik, adalet,ahlak, insan hakları ve yaşamın kendisi dahil herşeyi metaya dönüştürüyor.Kapitalizm, Doğa Anayı bir hammadde kaynağına, insanları tüketicilere ve üretim araçlarınadönüştürür. İnsanlar oldukları gibi değil sahip olduklarıyla değerlendirilir.Kapitalizm, halk direnişlerini bastırarak bölgeler üzerinde kontrolün dayatılması için güçlü bir askerisanayiye gerek duyar. Gezegeni sömürgeleştiren emperyalist bir sistemdir.İnsanlık büyük bir ikilemle karşı karşıya: ya kapitalizmin, yağma ve ölümün yoluna devam edilecek yada doğa ile uyum ve yaşama saygı yolu seçilecek.İnsanlar arasında ve doğa ile uyumu yeniden sağlayan yeni bir sistem oluşturmamız gerekiyor. Busistemin doğa ile dengeli olması için öncelikle insanlar arsında eşitlik olmalı. Dünya halklarından "İyiYaşam" düşünce ve pratikleriyle kabul görmüş Yerli İnsanların bilgi, bilgelik ve kâdim pratiklerininiyileştirilmesi, yeniden değerlendirilmesi ve güçlendirilmesini öneriyoruz. Doğa Anabölünemez,birbirimize bağımlı, birbirimizi tamamlayıcı ve ruhsal bir ilişkiye sahip olduğumuz canlı bir varlık olarak
 
tanımlıyoruz. İklim değişikliğiyle yüzleşmek için, Doğa Anayı yaşam kaynağı olarak tanımalı veaşağıdaki prensipleri temel alan yeni bir sistem oluşturmalıyız:
herşey ile ve her şey arasında uyum ve denge;
birbirini tamamlayıcılık, dayanışma ve eşitlik;
kolektif refah ve herkesin temel ihtiyaçlarının karşılanması;
doğayla uyumlu insanlar;
insanların sahip olduklarıyla değil oldukları gibi kabul edilmesi;
her türlü sömürgecilik, emperyalizm ve müdahaleciliğin tasfiye edilmesi;
insanlar arasında ve Doğa Ana ile barış;Sınırsız ve yıkıcı bir kalkınma modelini desteklemiyoruz. Bütün ülkelerin sahip oldukları nüfusun temelihtiyaçlarını karşılaması için hizmet ve maddeler üretmesi gerekir. Ancak hiçbir şekilde zengin ülkeleringezegenin destekleyebileceğinden beş kat daha büyük bir ekolojik ayakizine sahip olmasına yol açanbir kalkınma modelini sürdürmemeliler. Günümüzde, gezegenimizin yenilenme kapasitesi yüzde30'dan daha fazla aşılmış durumda. Doğa Anamızın bu şekilde aşırı sömürüsü devam ederse, 2030yılında iki gezegene ihtiyacımız olacak. İnsanların yalnızca bileşeni oldukları bağımsız bir sistemiçerisinde, bütün bir sistemde dengesizliğe yol açmadan sadece insanlara hak tanımak mümkün değil.İnsan haklarını garanti altına almak ve doğa ile uyumu yeniden sağlamak için Doğa Ana haklarınıtanımak ve etkili bir şekilde uygulamak gerekir. Bu amaçla, Doğa Ana Hakları Evrensel Beyannamesiniöneriyoruz:
Yaşama ve var olma hakkı;
Saygı duyulma hakkı;
Yaşamsal döngülerini ve süreçlerini insan tarafından bozulmadan devam ettirme ve biyolojikkapasitesini yeniden oluşturma hakkı;
Kendi kimliklerini ve bütünlüklerini ayrı, öz-düzenlemeli ve birbiriyle ilişkili varlıklar olaraksürdürme hakkı;
Yaşam kaynağı olarak su hakkı;
Temiz hava hakkı;
Kapsamlı sağlık hakkı;
Kirlenmeden, zehirli ve radyoaktif atıklardan muaf olma hakkı;
Bütünlüğünü ya da yaşamsal ve sağlıklı işleyişini tehdit edecek şekilde genetik yapısındakibozulma ve değişikliklerden muaf olma hakkı;
 
Bu Beyannamede kabul edilmiş hakların insan faaliyetleri nedeniyle ihlal edilmesi durumundabunların gecikmeden ve tam olarak iyileştirilmesi hakkı."Ortak vizyon", "atmosferdeki sera gazı birikimlerini, iklim sistemi üzerindeki tehlikeli insan kaynaklıetkiyi önleyecek bir zeyde durdurmayı" belirten Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği ÇerçeveSözleşmesi'nin 2. Maddesini gerçekleştirmek için sera gazı birikimlerini sabitlemeye uğraşır. Bizimvizyonumuz, gelişmiş ülkelerin sera gabirikimlerini 300 ppm miktarına şürecek şekildesalınımlarını azaltmayı taahhüt etmeleri prensibine dayanır. Böylece dünyanın ortalama sıcaklığındaen fazla bir santigrat derecelik bir artışı talep etmek için ortak ancak farklı sorumluluklar alınır.Bu vizyonun başarılması için acil eylem ihtiyacı önem arz eder. Halkların, hareketlerin ve ülkelerindesteğiyle, gelişmiş ülkeler sera gazı salınımlarını düşürme konusunda kısa dönem hedeflerinbaşarılmasına imkan sağlayan iddialı hedefler taahhüt etmeli. Dünya'nın iklim sisteminden yanavizyonumuzu sürdürürken, Sözleşmenin nihai amacına mutabık kalmalıyız.İklim değişikliği müzakerelerinde "uzun dönemli ortak eylem için ortak vizyon" atmosferdeki sera gazıbirikimine ve sıcaklık artışında sınırlama getirilmesine indirgenmemeli. Kapasite gelişimi, üretim-tüketim modelleri ve doğa ile uyum için Doğa Ana Haklarının kabul edilmesi gibi diğer önemli faktörlereilişkin dengeli ve bütünleyici önlemler içermeli.İklim değişikliğinin ana nedeni olan gelişmiş ülkeler, tarihsel sorumluluklarıdikkate alarak tümboyutlarıyla iklim borçlarını kabul etmeli ve ödemeliler. Bu, iklim değişikliğine karşı etkili ve bilimsel bir çözümün temelini oluşturur. Bu bağlamda, gelişmiş ülkelerden şunları talep ediyoruz:
Sera gazı salınımlarıyla ele geçirdikleri atmosferik alanın eski haline getirilmesi. Salınımınazaltılması ve soğurulmasıyla atmosferin sömürgelikten kurtarılması;
Kısıtlı atmosferik alanda yaşam nedeniyle kalkınma fırsatlarının kaybından kaynaklananmaliyet ve teknoloji transferi gereksinimlerinin üstlenilmesi;
Neden oldukları iklim değişikliği nedeniyle göç etmeye zorlanacak yüz milyonlarca insanınsorumluluğunun üstlenilmesi ve göçmenlere insan haklarının garanti altına alındığı kabuledilebilir bir yaşam sunarak kısıtlayıcı göçmenlik politikalarının tasfiye edilmesi;
Sera gazı salınımlarından kaynaklı hasarların önlenmesi ve bu hasarlarla başa çıkılması içinyöntemler sağlayarak gelişmekte olan ülkelerdeki iklim değişikliğinin etkilerine ilişkin uyumborcunun üstlenilmesi;
Birleşmiş Milletler Doğa Ana Hakları Evrensel Beyannamesini benimseyerek ve uygulayarakDoğa Anaya olan çok daha büyük uyum borçlarını ödemek.Sadece finansal tazminata odaklanılmamalı, ayzamanda Doğa Anamız ve tüm varlıklarıylabütünlüğün onarılacağı güçlendirici bir adalet sağlanmalı.Gelişmiş ülkelerin sera gazı salınımlarını azaltmalarına yönelik tek yasal bağlayıcı belge olan KyotoProtokolününün fesh edilmesi için çalışan ülkeleri kınıyoruz.

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->