Welcome to Scribd. Sign in or start your free trial to enjoy unlimited e-books, audiobooks & documents.Find out more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Hikmet Kıvılcımlı - Tarih, Devrim, Sosyalizm-3

Hikmet Kıvılcımlı - Tarih, Devrim, Sosyalizm-3

Ratings:
(0)
|Views: 49|Likes:
Published by berk gündoğan
Hikmet Kıvılcımlı - Tarih, Devrim, Sosyalizm-3
Hikmet Kıvılcımlı - Tarih, Devrim, Sosyalizm-3

More info:

Published by: berk gündoğan on Jan 28, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/28/2011

pdf

text

original

 
ÜÇÜNCÜ KİTAPSOMUT GEÇİŞ
Bölüm: VIKENT'TEN MEDENİYETE GEÇİŞ
Marx-Engels "Manifest"e şu sözle başlarlar: "Tarih sınıfların güreşidir." "Tarih"sözcüğünün "Tarihöncesi"nden sonraki "Yazılı Tarih" anlamına geldiğini biliyoruz.Tarih boyunca, 15'inci yüzyıla gelinceyedek geçen "
AntikaTarih
" "barbarlarınmedeniyete geçişleri tarihidir", yahut: "Barbarlığın medeniyetle güreşi tarihidir"dediyebiliriz."Antika Tarih" denilen çağdaki toplumsal gidiş (sosyal prose) iki birbirine zıt,ama birbirini kovalayan ana yayla işler: Birinci yay:
Sosyalsınıflarıngüreşi
dir. Birmedeniyet yaşadığı sürece ağır basan gidiş yayı budur. Son kerteyedek toplumunolaylafların reşi aynlatır, belirlendirir. İkinci yay:
Barbarlığınmedeniyetlereşi
olur. Bir medeniyetten öbürüne geçiş sırasında ağır basangidiş yayı budur. Derin tarihsel ve sosyal şartlar antika sınıflar güreşinin bütün bir
SosyalDevrim
sağlamasına elvermediği için, bir an gelir, eski medeniyet içindekikadim sınıflar güreşi kör dövüşüne döner. Toplum ne ileri, ne geri gidemez: İçindeyaşayan insanların hemen hemen tümü için dayanılmaz bir cehennem haline gelir.En kabadayı Stoisyenlik-Dervişliği bile insao gidişe katlandıramaz. O zaman,Antika Tarihin ikinci yayı zembereğinden boşanır. Barbarlığın medeniyetle güreşi üstplâna çıkar. İnsanlık bir adım geriye de atsa, çöken medeniyetin yıkıntıları tarih yoluüstünde temizlenerek, yeni bir medeniyete doğru geçilmiş olur.Bu gidişin olaylaancak barbarğın medeniyetle reşi yeterceaydınlatabilir. Bu antika tarih gidişi tabiatte geceyle gündüze benzetilirse daha iyianlılmış olur: Sınıfların güreşi gündüzün dünya olaylarını aydınlatan güneşebenzer; barbarlıkla medeniyetin güreşi gece dünyayı aydınlatan aya benzer. Aslındaayın ışığı da gene güneşten yansıtılmadır.Antika tarih boyunca barbarlığın medeniyetle güreşinden doğma kaç türlü
TarihselDevrim
görülür? Daha doğrusu barbarlıktan medeniyete kaç türlü geçişolmuştur? Soruya, insanlık düşüncesini yazıya geçirdiği günden beri verilmiş dolaylıkarşılıklardan bir kaçını herkes biliyor. Bunlar içinde, 18 ve 19'uncu yüzyıl tarihçi veiktisatçılarının kıyısından köşesinden keşfettikleri ekonomi temeline dayanmışfların reşi problemini yepyeni bir doktrin sentezine ultıran tarihselmaddecilikten başka ayakta durur açıklama olmamıştır. Ancak tarihsel maddecilikkurucuları "Modern Toplum" çerçevesini ana program yaptıkları ve AmerikalıMorgan'ın tarihsel maddeciliği tarih öncesinde keşf etmesi geç geldiği için, antikatarihten modern tarihle en doğrudan doğruya bağıntılı elemanlara dokunmakfırsatını bulabildiler.Barbarlık konağından medeniyete geçiş, tarihsel maddeciliği en çok devletindoğumu bakımından ilgilendirdi. Çünkü, üzerinde en çok "mistifikasyon" yapılankonu o idi. Bilimin olaydan başka hiç bir temele dayanmadığını ispat eden Engels,sıkı bilim olay ve örneklerine dayanarak devletin doğuşu için 3 tip geçidi ele aldı:
Atina-Roma-Cermen
devletleşmeleri...
 
"Atina" bunun en saf, en klâsik biçimini verdi. Orada devlet doğrudan doğruya
Kan
'lardan kurulu toplumun kendi içinde gelişmiş sınıf zıtlıklarından doğarak üstüngeldi. Roma'da, o toplum kapalı bir aristokrasi haline geldi; kendi dışında kalmış,hukuktan yoksun ama bir takım görevler yüklenmiş bir plebe kalabalığının ortasındabulunuyordu. Plebe'in zaferi, kadim kandaş anayasayı tahrip ederek, onun yıkıntılarıüzerinde devleti kurdu. Bu devletin içinde
Kan
aristokratlığı ile plebe birbirlerinebüsbütün kaynaşmakta gecikmediler. En sonra Roma İmparatorluğunu yenenCermenlerde devlet, Kan rejiminin hiçbir kimiyet vasıtaveremediği genyabancı arazilerin doğrudan doğruya fethedilmesinden fışkırdı. Ama, bu fütuhata, neeski ahaliyle ciddî bir güreş, ne daha ileri bir işbölümü bağlı bulunmadığından;fethedilenlerin ekonomik gelişim derecesiyle fethedenlerinki hemen hemen aynıolduğundan; ve dolayısıyla, toplumun ekonomik temeli eskisinin aynı kaldığındankandaş anayasa, uzun yıllar boyunca olduğu gibi muhafaza edilebilir. Arazi biçiminegöre
marche
anayasası içinde değişir; daha sonra da asil ve patriçi hânedanlarıiçinde, hattâ Dithmarse'larda görüldüğü gibi köylü aileleri içinde bir süre hafıfçegençleşir." 
(1)
Devlet biçimleri bakımından gerçeği aydınlatan Engels'in 3 geçiş tipi, 20'nciyüzyılın tarih öncesi buluşları topyekûn göz önünde tutularak (İnsanlık+Tarih) üreticigüçleri bâkımından ele alınırsa, başlıca iki tipe indirilebilir:1- Atina'daki gelişim, örneğin, Irak'ın Sümer kentlerindeki gelişimin tıpkısıdır.Româ daki gelişim ise Hicaz'ın Mekke-Medine kentlerindeki gelişimin tıpkısıdır.Sümer ve Atinâ da: Kan teşkilâtlı toplumun içinden; Roma ve Mekke'de Kan teşkilâtlıtoplumun dışından gelmiş görünen zıtlıklar Kan anayasası yerine devleti geçirmiştir.Ama, her iki biçim geçişte Kent'ten, Yukarı Barbarlıktan medeniyete geçiştir. Onuniçin, Atina medeniyeti de, Roma medeniyeti de, İslâm medeniyeti de ORİJİNAL birermedeniyet olmuşlardır.Kentleşme, Atina'ya: Mısır'dan gelmiş Cekrops dölü, Româ ya: Truva'dangelmEnee , Mekke'ye: Irak'tan (Ur'dan) gelmİbrahim ilemayalanmıştır. Demek (Irak'ın ilk adsız kenti bir yana bırakılırsa) bütün Kentlerdışarıdan etkilidirler. Atinâ da, Româ da, Mekke'de: Ekonomi ve politika bakımından,
stratejikbezirgânyolları
üstünde en elverişli barbar ortamına, daha eski ve ilkmedeniyetlerden sıçrama kolonileşmelerdir.
Kan
teşkilâtı Aşağı Barbarlık konağında
ANAHAN
(MADERŞAH) tipi iken, OrtaBarbarlık konağında
BABAHAN
(Pederşah) tipine döndürüldü.
KENT
düzeni dahadoğarken, hem o Babahan tipi
Kan
teşkilâtına dayanmış, hem onu inkâr etmiştir.(Bugünkü Birleşmiş Milletler'in pratikte bağımsız devletlere dayandığı halde, teorideonları inkâr edişi gibi.) Kentin içinde doğacak olan Devlet, o bakımdan Atinâ da da,Româ da da, Mekke'de de
KAN
teşkilâtını tahrip edecektir. Yalnız tahribin derecesibaşka başka kentlerde, başka başka tarihsel düzeye erişecektir.Tezatların Kan içinden veya Kan dışından gelmesi ise gerçekten izafidir. Kentinkendisi az çok "dışarıdan gelme"dir. Atina'ya dışardan gelmiş yabancılar,
Roma'dakiPleblerdenyahutMekke'dekiMüslimlerdendahaazdildirler
. Roma'nınPatriçi'leri, Mekke'nin Kureyşî' leri gibi Atina'nın Ağa'ları (Agadoy: İyi kişileri, yânikent'in "asil"leri, aristokratları) yanında da, tıpkı Pleb ve Müslim gibileri "kent dışındavahşî hayvanlar gibi yaşıyorlardı." (Fustel de Coulange:
LaCiteantique
). Atina'nın"kökişiler"i (Khakhoy'ları) gittikçe çoğalan büyük kalabalıktı. Şair Teognis,Atina'da "İyi kişi" (Ağa) kızları zenginleşmiş "Kötü kişi"lerin "bayramlarında içip,sofralarında yiyorlar" diye yakındı. En sonunda İsocrate (İ. Ö. 436-338): "BüyükAtina aileleri artık olsa olsa mezarda vardırlar" dedi.Demek, Atina ile Roma'da devlet biçimleri ne kadar başka olursa olsun, kökleriaynı tezatlara dayanır, medeniyete geçiş Yukarı Barbarlıktan olur.2 - Engels, antika Roma medeniyetinin çöküşü üzerine çullanan barbarlariçinden özellikle Cermenlerde
KandaşAnayasa
nın bir türlü kolay kolaykalkamadığını, "
uzunzyıllarboyuncakorunabildini
", hattâ arasıra "
Hafifçe
 
gençleştiğini
" söyler. Bu karakteristik, medeniyete Yukarı Barbar kentinden değil,Orta Barbarlık konağından geliş yüzündendir. Roma ve Cermenlere has değil, bütünYandu Çin, Hint kadim orijinal medeniyetleri üzerine yalmış çebeakınlarından sonraki uzun vâdeli "
Rönesanslar
" (Gençleşmeler) de görülen genelbir kuraldır.
KAN
teşkilâtı ve anayasası: Orta barbarlıkta
BABAHAN
hegemonyasınasokulmuştur; ama, henüz kent kadar mutlak bir üst teşkilâtın taşları arasındaöğütülüp soysuzlaştırılmamıştır.
SosyalDemokratikKan
teşkilâtından doğruKişisel
AristokratikDevlet
teşkilâtına geçişin ne kadar güç olduğunu OsmanlıNaima'n çizdi beş "
Tavır
" gibi, Osmanlı tarihinin toprak ve lkiyetmünasebetleri de pek güzel gösterir. Antika orijinal medeniyetlerin hepsi çökerkengöçebe Orta Barbar akınlarıyla bir yandan aşınırlar, bir yandan gençleşirler. Bu"Rönesanslar", ayrı tipte bir barbarlıktan medeniyete geçişi temsil ederler.Onun için antika tarihte barbarların medeniyete geçişleri başlıca iki örnektetoplanabilirler:1- Yukan Barbarlık konağından (kentten) medeniyete geçiş. 2 - OrtaBarbarlık konağından (göçebelikten) medeniyete geçiş.Ana çizileri aynı olan bu iki tip
genel
geçişler yere, zamana ve topluma görepek çok ayrıntılı çeşitler gösterir. Onlar ancak
özel
ve kongret tarih anlatılırkenbelirtilebilir. Burada tümüyle tarihin genel gidişi üzerindeyiz.Önce KENT'ten medeniyete geçişi inceliyelim.
KENT NEDİR 
Yazılı tarihin başı, medeniyetin başlangıcıdır. Medeniyet, insanlığın YukaBarbarlık konağı ile birlikte içine girdiği
ziraat
adını almaya lâyık ziraat, tarımtemeline dayanmış bulunan
kent
te doğar. Yaşanan tarihi canlı bir cudabenzetirsek,
kent
, o vücudun yaratıcı birimi:
Hücresi
olur. Tarihi anlamak için,tarihin canlı hücresi olan
kent
i,- biraz soyutlaştırmak pahasına da olsa - ayrıcainceleyip iyi kavramak şarttır. Çünkü, kent kurulmadıkça, medeniyet ve dolayısıyle
tarih
başlayamamıştır.Lâtince "
Cité
", Grekçe "
Polis
", Arapça "
Medine
" sözcüklerinin tam karşılığı
KEND
olabilir. Bir de Kurgan veya Korgan vardır: Kırgısızca'da duvar, mezar çiti,koyun ağılı, A. Battal'a göre "türbe, ölü kubbesi", "Sonradan... duvarlara ve nihayetdüşmanın atlı hücumuna karşı... surlara alem olmuştur." (Ve. B., s. 627.) Bubakımdan Korgan, daha ziyade göçebe
OrtaBarbarlığın
ağıl çitinden gelir.
Kend
ise, ancak ziraate kavuşm
YukarıBarbarlığın
oturganlığını karşılar.İpekböceğinin kozasını ören gezici kurd gibi, Yukarı Barbarlık toplumu da kendibaşına kend kozasını örüp içine kapanır. Orada barbarlıktan medeniyete biçimdeğiştirilmesi olacaktır: İpek böceğinin kanatlanarak kozasını delmesini andıran birçabayla, medeniyete geçen insanlık kelebekleşmişçe, kend surlarını delerek yazılıtarih sahnesine çıkar.Barbarlıktan, medeniyete çıkış ondan önceki toplumun kurum ve kurullarındanbüyük ölçüde yararlanır. Aşağı barbarlık konağında
anahanlık
(matriyarkalizm) adıverilen ana hukukunu temel edinmiş
Kan
teşkilâtının şaşılacak derecede güçlüinsancıl teşkilâtlığını görmüştük. Zamanla o ilk kadınsal kandaşlık değişti. Ortabarbarlık çağında, sürü ile gücü artan erkek "
Babahan
" (patriyark) olurken isteristemez
Kan
kurum ve kurallarını baba hukukuna uydurdu. Erkeksel kan düzenidoğdu. Erkek, Kanın mekanizmasında hiç bir değişiklik yapmaksızın kadın iktidarınıdevirip yerine kendi iktidarını geçirdi. Bu geçişin o zamanki kandaşlar ortasında nekadar güç olduğunu bütün mitolojiler uzun masallarla anlatırlar. Erkek bu işibecerebilmek in her hileye ve lığa girdi. z yerinde ise en "kana"davranışlara başvurdu: Tsin dininde ilk Şaman anahan Amagat-AM idi; kadınınyerine er kişi açıkça geçemedi; bir yandan
Amagat-AM
adı yerine Kam adını

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->