Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more ➡
Download
Standard view
Full view
of .
Add note
Save to My Library
Sync to mobile
Look up keyword
Like this
1Activity
×
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
111 FETİH SURESİ.DOC

111 FETİH SURESİ.DOC

Ratings: (0)|Views: 456|Likes:
Published by Ozgur Islam
Uploaded from Google Docs
Uploaded from Google Docs

More info:

Published by: Ozgur Islam on Feb 22, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, DOC, TXT or read online from Scribd
See More
See less

02/22/2011

pdf

text

original

 
111 Fetih suresi111 (48). SÛREFETİH SÛRESİ111 (48). FETİH SÛRESİMEDENÎ, 29 ÂYETGİRİŞAdını 1. âyetteki حتتق[
 feth
] sözcüğünden ve bu sûrenin ana konusu olanMekke'nin fethinden alan sûrenin, Medîne döneminde 111. sırada indiği kabuledilir. rih katlarına re bu re, hicret'in 6. nda Hudeybiye BaşAntlaşması sonrasında Medîne'ye dönüşte inmiştir.Sûrede, birtakım hayırhâdiselerin [Hayber ve Mekke'nin fethi] müjdesiverilir, ’minlerin ölünceye kadar Allah yolunda cihad edeceklerine dair Rasûlullah'a verdikleri sözden [Biatu'r-Rıdvân'dan] övgüyle söz edilerek mü’minler onurlandırılır. Rasûlullah ile birlikte sefere çıkmayanlar, ikiyüzlüler kınanır. AyrıcaElçi'nin görevi ve gönderiliş amacı bir kez daha hatırlatılır.renin iyi anlaşılabilmesi in önce Hudeybiye Baş Antlma'nınansiklopedik düzeyde de olsa bilinmesi gerekir:HUDEYBİYE BARIŞI ve RIDVAN BİATIRasûlullah ve Muhâcirlerin Mekke'den ayrılmasının üzerinden altı yıl geçmişve bu re erisinde kimse öz yurdu ve akrabalaile temas kuramaştı.Muhâcirlerde hasret ve gurbet duyguları kabarmış, Medîneli Ensâr'da da Ka‘be'yekarşı özlem oluşmuştu. Müslümanların hepsi, Mekke'yi ve Ka‘be'yi ziyaret etmek istiyorlardı.Bu genel istek üzerine, Ralullah, Mekke'ye gitmek isteyenlerinhazırlanmasını istedi.Hazırlıklar yapıldı ve Zilkâde'nin ilk Pazartesi günü [13 Mart 628] 1.400 kişiile birlikte Mekke'ye doğru hareket edildi. Amacın barış olduğunu göstermek içinyanlarına, yolcu kılıcı denilen kılıçtan başka silah almadılar.Mekkeli müşrikler bu durumu öğrenince toplandılar ve ne pahasına olursaolsun Rasûlullah'ı Mekke'ye sokmamaya karar aldılar. Rasûlullah'ın Mekke'ye dahafazla yaklaşmasına engel olmak üzere de Hâlid b. Velîd komutasında 200 atlıdanoluşan bir birlik gönderdiler.Bu arada Rasûlullah ve beraberindeki mü’minler Mekke yakınlarındakiHudeybiye mevkiine gelmişlerdi.Rasûlullah, amaçlarını bildirmek, Mekke müşriklerinin durum ve tutumlarınıöğrenmek için Mekke'ye, Hudâalılardan Hırb. Umeyye'yi elçi olarak elçigönderdi. Elçi Umeyye, müşriklere, savaşmak niyetinde olmayıp yalnızca Ka‘be'yiziyaret için geldiklerini ve umre yapıp döneceklerini bildirdi. Buna rağmenmüşrikler devesine vurup onu yere düşürerek öldürmek istediler. Mekkeli olmayançoğu Habeşli bazı kimseler araya girip Umeyye'yi kurtardılar. Umeyye geri dönerek durumu Rasûlullah'a anlattı.1
 
Mekkeli müşrikler, Müslümanların Mekke'ye sokulmasını kendileri için büyük onursuzluk sayıyor ve bütün Arap dünyasının gözünden düşecekleri şeklindeyorumluyorlardı.Bu gelişmeler üzerine Rasûlullah, Ömer'i göndermek için yanına çağırdı.Ömer, Mekkelilerin kendisine olan kinlerinden dolayı güvende olamayacağını,kimsenin de kendisine yardıma gelmeyeceğini ileri sürerek, Mekke'de hâlâ hatırısayılan ve etkin birçok akrabası bulunan Osman b. Affân'ı göndermesini istedi.Bunun üzerine Rasûlullah Osman b. Affân'ı çağırıp, onu Kureyş'e gönderdi.Osman b. Affân Mekke-i Mükerreme'ye varınca, önce Rasûlullah'ın mesajını ilettive, “Biz Hudeybiye'ye muharebeye gelmedik, yalnızca ziyaret ve umre yapmak içingeldik” dedi.Bu arada Kureyşliler Osman'a, “İstersen sen Ka‘be'yi tavaf et; ancak hepinizinMekke'ye girmesine ve Ka‘be'yi tavaf etmesine izin veremeyiz” dediler. Osman'ın bunu reddetmesi üzerine de onu Mekke'de alıkoyup göz hapsinde tuttular.Bu arada Hudeybiye'de bulunan Müslümanlar arasında, Osman'ın öldürüldüğüşayiaçıktı. Bu haber üzerine Rasûlullah, ’minleri biata davet etti. Bütünmü’minler, Allah adına o'na biat ettiler; ölmek pahasına da olsa savaştan kaçmamave asla çekinmemek üzere söz verdiler. Bu sözleşme, semure ağacı altında olmuştu.Bu konu, sûrenin 10, 18 ve 19. âyetlerinde yer almaktadır. Bu âyetlerden ilhamalınarak bu biata, “Biatu'r-Rıdvân” [razılık biatı] ve biatın alınışında altında durulanağaca da “Şeceretu'r-Rıdvân” [razılık ağacı] adı verilmiştir.sa bir aradan sonra, Osman ile ilgili ölüm haberinin asılz olduğuanlaşılmıştır.Bu arada karşılıklı elçiler gidip geliyor, bir uzlaşma yolu aranıyordu. Müşrikler Müslümanları Mekke'ye sokmamaya kararlı gözüküyorlardı. Rasûlullah ise, “Biz buraya kesinlikle savaşmak için gelmedik. Amacımız Ka‘be'yi ziyarettir, umreyapmaktır. Kureyşliler eski savaşlarda zayıf düşmüşlerdir. Dilerlerse onlarla bir anlaşma, bir süre için barış anlaşması yapmak isterim. Kabul ederlerse ne âlâ, aksitakdirde Allah'a yemin ederim ki, ölünceye kadar onlarla savaşırım” diyerek barışöneriyordu.Mekkeli şrikler, Allah Ra'nün kararlılığı nden savaşı zealamadılar, Osman b. Afn ve bir m Mekke'deki slümanlaserbest bıraktılar. Arkasından, Suheyl b. Amr'ın başkanlığında bir heyeti anlaşma yapmak üzere Rasûlullah'a gönderdiler. Burada meşhur “Hudeybiye Andlaşması” yapıldı.Rasûlullah ile Süheyl uzun görüşmelerden sonra anlaşma şartlarını tesbitettiler. Buna göre;1) Müslümanlarla müşrikler 10 yıl reyle savaşmayacaklar, birbirlerinesaldırmayacaklardı.2
 
2) Müslümanlar bu yıl Ka‘be'yi ziyaretten vazgeçerek geri dönecekler, ancak gelecek yıl umre yapacaklar, müşriklerin boşaltacağı Mekke'de üç gün kalacaklar veyanlarında yolcu kılıçlarından başka silah taşımayacaklardı.3) Mekke'den birisi slüman olarak Mene'ye ğındığı zaman iadeedilecek; fakat Medîne'den Mekke'ye sığınanlar iade edilmeyecekti.4) Arap kabileleri istedikleri tarafla anlaşma yapmakta serbest olacaklardı.Bu antlaşmasının bütün şartları, görünüşte Müslümanların aleyhine idi. Bunedenle Müslümanlar büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Bu antlaşmayı bir aşağılanma, bir küçük düşürülme olarak kabul ettiler. “Sen Allah'ın Rasûlü değilmisin? Davamız hakk dava değil mi? Bu zilleti neden kabul ediyoruz?” diyeserzenişte bulundular.Hudeybiye'de 19 gün kalındıktan sonra Medîne'ye doğru yola çıkıldı. Yolda, bu sûre indi.RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINAMEAL:1-3.Şüphesiz Biz, Allah, senin nahlarından geçmve gelecek olanla bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni dosdoğru yola kılavuzlasın ve Allah,sana çok güçlü bir zaferle yardım etsin diye sana apaçık bir fethi açtık.4.O, kendi imanları ile birlikte, imanca fazlalnlar diye mü’minlerinkalplerine kalbi teskin eden güven ve yatışma duygusu; moral indirendir. Göklerinve yerin orduları da yalnızca Allah'ındır. Ve Allah en iyi bilendir, en iyi yasakoyandır.7.Göklerin ve yeryüzünün orduları da Allah'ındır. Allah azîz'dir,hakîm'dir.8-9, 5-6.Şüphesiz Biz, Allah'a ve Eisi'ne iman etmeniz, O'na yardımetmeniz, O'na saygı göstermeniz ve sabah-akşam [her zaman] O'nu tesbih etmeniziçin, mü’min erkekler ve mü’min kadınları, içinde sürekli kalanlar olarak altlarındanırmaklar akan cennetlere girdirmesi, onların kötülüklerini örtmesi için
 – 
işte bu,Allah katında büyük bir kurtuluştur– ve o, Allah hakkında kötü zannda bulunanmünâfık erkekleri ve münâfık kadınları, Allah'a ortak koşan erkekleri ve ortak koşan kadınları azaplandırması için
 – 
kötülük onların üzerine olmuştur. Allah onlaragazap etmiş, onları lânetlemiş ve kendileri için cehennemi hazırlamıştır. Orası nekötü bir yerdir!– 
 
seni şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere elçi yaptık.10.Şüphesiz, şu, sana bağk yemini eden kimseler, ancak Allah'a biatetmektedirler. Allah'ın eli [gücü; nimetleri, yardımları] onların ellerinin [güçlerinin;yardımlarının, hizmetlerinin] üzerindedir. O nedenle, kim sözünden dönerse, artık sadece kendisi aleyhine olmak üzere dönmüştür. Kim de Allah'a verdiği ahde vefagösterirse, Allah ona hemen büyük bir ödül verecektir.3

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->